Nahl suresi

Nahl suresi, 42. ayet

Nahl suresi, 42. ayet. ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

elleẕîne ṣaberû ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

Diyanet İşleri

Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 39–45 · surenin 42. ayeti / 128

Konu "Allah dileseydi" bahanesi; her ümmete elçi; hicret Nahl 35–42 3

  1. Nahl 39

    (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

  2. Nahl 40

    Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.

  3. Nahl 41

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..

  4. 42

    Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

  5. Nahl 43

    Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

  6. Nahl 44

    (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

  7. Nahl 45

    Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

42. Sonra Allah Teala gerçek velilerinin/dostlarının niteliklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Onlar” Allah’ın emirlerini yerine getirmede, yasaklarından kaçınmada, acı ve ızdırap verici takdirlerine, Allah uğrunda işkence ve mihnetlere dayanıp “sabredenler ve yalnızca Rablerine tevekkül edenlerdir.” O’nun sevdiği şeyleri yerine getirmek hususunda kendilerine değil, yalnızca O’na güvenenlerdir. İşte bu vesile ile işleri başarıya ulaşır, durumları istikamet üzere olur. Şüphesiz ki sabır ve tevekkül, bütün işlerin esasını teşkil eder. Bir kimse eğer hayır namına herhangi bir şeyi elinden kaçırmışsa hiç şüphesiz bu, sabırsızlığı, kendisinden istenen şeyleri yerine getirme uğrunda gayretini harcamadığı yahut da Allah’a tevekkülsüzlüğü ve O’na güvenip dayanmaması dolayısı iledir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah yolunda hicret edenler, kavimlerinin eziyetlerine, ailelerinden ve vatanlarından ayrı kalmaya ve Allah'a itaat etmeye sabırlı olan kimselerdir. Onlar her işlerinde sadece Rablerine güvenirler. Bu yüzden Allah da onlara bu büyük mükâfatı vermiştir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  2. صَبَرُوا۟ saberu sabrettiler kök: صبر
  3. وَعَلَىٰ ve ala ve sadece
  4. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerine kök: ربب
  5. يَتَوَكَّلُونَ yetevekkelune dayanmaktadırlar kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Habeşistan'a hicret · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı olay: Habeşistan'a hicret

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    "Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O'na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler,…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

eza cefaya karşı direnen ve sadece Rablerine dayanan kimseleri (bekleyen bu güzellikleri)...

Muhammed Esed

güçlüklere göğüs gerip, yalnızca Rablerine güven bağlayan kimseleri (bekleyen bu bahtiyarlığı)!...

Ahmed Hulusi

Onlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkül ederler.

Ali Bulaç

Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Ali Özek ve heyeti

İşte bunlar, sabredenler ve Rablerine güvenip dayananlardır.

Ali Rıza Safa

Onlar, dirençli olanlar ve Efendilerine güvenenlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar sabredenler ve Rabblerine güven bağlayan kimselerdir.

Edip Yüksel

Onlar, sabrederek Efendi'lerine güvenenlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, sabrederek Rab'lerine güvenenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, sabretmişlerdir ve hep Rablerine dayanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki sabretmişlerdir ve hep Rablarına tevekkül kılarlar

Gültekin Onan

Onlar sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.

Hasan Basri Çantay

(O muhacirler hak yolunda) sabr-u sebat edenler ve ancak Rablerine güvenib dayanmakda olanlardır.

İbni Kesir

Onlar sabreden ve yalnız Rabblarına tevekkül edenlerdir.

Mehmet Alagaş

(41-42) Zulüm gördükten sonra Allah için hicret edenleri dünya da güzel yerlere yerleştireceğiz , ahiret ödülü ise daha büyük olacaktır, keşke bilselerdi, bunlar, sabredendirler ve Rablerine tevekkül edenlerdir . (Kendilerini savunma işini Allah’a bırakmışlardır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, sabreder ve Rablerine tevekkül ederler.

Süleyman Ateş

Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar sabırlı olan ve Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.

Şaban Britch

Onlar, sabreder ve Rablerine tevekkül ederler.

Şaban Piriş

Onlar, sabreder ve Rablerine bağlanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

O Allah yolunda hicret edenler, sabrederler ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are the votaries who possessed their souls in patience purposed to fulfill their obligation to Allah and satisfy their conscience and their hearts, and in Him they put their trust.

Abdul Haleem

They are the ones who are steadfast and put their trust in their Lord.

Abdullah Yusuf Ali

(They are) those who persevere in patience, and put their trust on their Lord.

Abul A'la Maududi

those who remain steadfast and put their trust in their Lord.

Aisha Bewley

– those who are steadfast and put their trust in their Lord.

Al-Hilali & Khan

(They are) those who remained patient (in this world for Allâh’s sake), and put their trust in their Lord (Allâh Alone).

Ali Quli Qarai

—Those who are patient and put their trust in their Lord.

Amatul Rahman Omar

These are those (emigrants) who patiently persevered and put their trust in their Lord (alone).

Arthur John Arberry

even such men as are patient, and put their trust in their Lord.

Bijan Moeinian

Such is the reward of those who choose the patience and in God they put their trust.

E. Henry Palmer

Those who are patient, and upon their Lord rely!

Edip-Layth

Those who are steadfast, and put their trust in their Lord.

George Sale

They who persevere patiently, and put their trust in their Lord, shall not fail of happiness in this life and in that which is to come.

Hamid S. Aziz

Those who are patient, and put their trust (or reliance) upon their Lord,

Mahmoud Ghali

(Such are) the ones who have endured patiently and have put their trust in their Lord.

Marmaduke Pickthall

Such as are steadfast and put their trust in Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

(For) those who persevere and place their trust in their Lord.

Muhammad Asad

those who, having attained to patience in adversity, in their Sustainer place their trust!

Mustafa Khattab

˹It is˺ they who have patiently endured, and in their Lord they put their trust.

Progressive Muslims

Those who are patient, and put their trust in their Lord.

Rashad Khalifa

This is because they steadfastly persevere, and in their Lord they trust.

Sahih International

[They are] those who endured patiently and upon their Lord relied.

Sam Gerrans

Those who are patient, and in their Lord place their trust.

Shabbir Ahmed

They have been steadfast, and have put their trust in their Sustainer.

Syed Vickar Ahamed

Those (are the people) who remain constant with patience, and put their trust on their Lord.

Taqi Usmani

- those who kept patient, and who place trust in their Lord.

The Monotheist Group

Those who are patient, and put their trust in their Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩