Nahl suresi

Nahl suresi, 47. ayet

Nahl suresi, 47. ayet. أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

ev ye'ḫuẕehüm `alâ teḫavvuf. feinne rabbeküm leraûfür raḥîm.

Diyanet İşleri

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 44–50 · surenin 47. ayeti / 128

Konu Zikir ehline sorun; tuzak kuranlar; gölgelerin secdesi Nahl 43–50 3

  1. Nahl 44

    (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

  2. Nahl 45

    Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?

  3. Nahl 46

    Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

  4. 47

    Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

  5. Nahl 48

    Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

  6. Nahl 49

    Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler (boyun eğerler).

  7. Nahl 50

    Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 45–47. ayetler için yazılmıştır.

45 - 47. Bu buyrukla Yüce Allah; kâfirleri, yalanlayanları ve çeşitli masiyetler işleyenleri farkında olmaksızın azabın ansızın onları yakalayabileceği gerçeği ile uyarmaktadır. Bu azap, onların ya üstlerinden tepelerine inecek yahut da altlarından, yerin dibine geçirilmek sureti ile veya başka bir şekille onlara gelecektir. Ya da onlar gezip dolaşırken, işleri ile meşgul olurken ve azaba uğramak hatırlarına bile gelmediği bir zamanda yahut da azaptan korktukları bir sırada azaba duçar olacaklardır. Onlar, hiçbir halde Allah’ı âciz bırakamazlar, aksine Allah’ın kabzasındadırlar, idareleri de O’nun elindedir. Ne var ki O, “çok şefkatli, pek merhametlidir.” İsyankârları cezalandırmakta acele etmez. Aksine onlara mühlet verir, afiyet verir, kendisine ve gerçek dostlarına eziyet vermelerine rağmen onlara rızık verir. Hatta tevbe kapılarını önlerinde açık tutar ve onları kendilerine zararlı olan kötülüklerden vazgeçmeye çağırır. Bunları yaptıkları takdirde de hem en büyük lütuf ve ihsanları hem de işledikleri günahların affedilip bağışlanacağını vaat eder. O halde günahkâr kimseler, bütün hallerinde Allah’ın nimetleri üzerlerine inerken, isyanlarının her an Rablerinin huzuruna yükselmesinden utanmalıdırlar ve bilmelidirler ki Yüce Allah, mühlet verse de ihmal etmez. O, isyankârları yakaladı mı aziz ve kudretli olanın yakalayışı gibi yakalar. Öyleyse isyankâr kimseler, O’na tevbe etmeli, bütün hallerinde O’na dönmelidirler. Çünkü O, “çok şefkatli, pek merhametlidir.” O halde O’nun geniş rahmetine, her şeyi kapsayan lütuf ve ihsanına koşmakta, Rahim olan Rabbin lütfuna ulaştıran yolları izlemekte eli çabuk tutmak gerekir. Bu ise O’nun takvası gereğince ve O’nun sevdiği, razı olacağı şeyler çerçevesinde amelde bulunmakla olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ya da O'ndan korktukları halde, Allah’ın azabının başlarına gelmesinden emin mi oldular? Allah Teâlâ her hâlükârda onlara azap etmeye kadirdir. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli ve merhametlidir. Umulur da kulları O'na tövbe eder diye onları cezalandırmak için acele etmez.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوْ ev yahut
  2. يَأْخُذَهُمْ ye'huzehum kendilerini yakalamayacağından? kök: اخذ
  3. عَلَىٰ ala üzerinde
  4. تَخَوُّفٍۢ tehavvufin bir korku kök: خوف
  5. فَإِنَّ feinne doğrusu
  6. رَبَّكُمْ rabbekum Rabbiniz kök: ربب
  7. لَرَءُوفٌۭ lera'ufun çok şefkatlidir kök: راف
  8. رَّحِيمٌ rahimun çok acıyandır kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: راف (13 geçiş)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: راف (13 geçiş)

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.

  • Aynı kök: راف (13 geçiş)

    Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah,…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Veya (Allah'ın) kendilerini bir korkuyla yakalamasından (güvende midirler?) Şüphesiz ki Rabbin çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Yahut da, bir süreç içerisinde içten içe çözülmeye mahkum edip ortadan kaldırmayacağından... Şunu da unutmayın ki Rabbiniz, elbet çok şefkatli, pek merhametlidir.

Muhammed Esed

ya da onları içten içe çürütüp (sonunda) tepelemeyeceğine dair?... Ama bilin ki, Rabbiniz gerçekten de çok şefkatli, çok merhametlidir!

Ahmed Hulusi

Yahut yavaş yavaş tüketerek yakalamayacağından (yana emin mi oldular)? Muhakkak ki Rabbiniz, Rauf'tur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Veya onları bir korku üzerinde yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Öyleyse Rabbin, gerçekten şefkatli ve merhamet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Yoksa Allah'ın kendilerini yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından (emin mi oldular)? Kuşkusuz Rabbin çok şefkatli, pek merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Veya korku içindelerken, onları yakalamayacağına ilişkin? Kuşkusuz, Efendiniz, Sevecendir; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa Allah'ın kendilerini yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından emin mi oldular ? Şüphesiz Rabbin affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Yahut onları korku ve endişe içinde iken yakalamayacağından? Efendiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yahut onları korku ve endişe içinde iken yakalamayacağından..? Rabbiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Veya kendilerini korkuta korkuta, eksilte eksilte alıvermesinden? Demek ki, Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

yahut da kendilerini korkuta korkuta, eksilte eksilte alıvermesinden? Demek ki Rabbımız çok refetli çok merhametli

Erhan Aktaş

Veya kendilerini, korku üzerinde yakalamayacağından. Buna rağmen, doğrusu Rabb'iniz, Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya kendilerini, korku üzerinde yakalamayacağından. Buna rağmen, doğrusu Rabb'iniz, Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya kendilerini, yavaş yavaş yok etmeyeceğimizden. Buna rağmen, doğrusu Rabb'iniz, Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Veya onları bir korku üzerinde yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Öyleyse rabbin, gerçekten şefkatli ve merhamet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Yoksa onlar (Allahın) kendilerini tedricen azaltmak suretiyle cezalandıracağından (emniyyete mi girdiler)? Demek ki Rabbin hakıykat çok esirgeyici, çok merhamet edicidir.

İbni Kesir

Yahut yok olmak endişesindeyken yakalamasından mı? Muhakkak ki Rabbın, Rauf'tur, Ramim'dir.

Mehmet Alagaş

(45-47) Kötü tuzak kuranlar, Allah’ın arzı başlarına geçirmesinden yahut farkında olmadıkları bir taraftan azabı getirmesinden veya kararsızca gezip dolaşırlarken o kaçıp kurtulamayacakları azabın, endişeyle karşıladıkları azabın , kendilerini yakalamasından emin midirler? Muhakkak ki Rabbin şefkatlidir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Yahut (azabın) kendilerini bir korku üzerinde yakalamayacağından (emin midirler)? Doğrusu Rabbiniz, çok şefkatli, çok acıyandır!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ya da korkudan titrerlerken onları yakalarsa ne yaparlar? Sizin Rabbiniz pek şefkatlidir ve ikramı boldur.

Şaban Britch

Veya onları korku üzerineyken kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? İşte Rabbiniz, çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Veya Onlar, korktuklarının başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? Şüphesiz Rabbin çok şefkatli, çok merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa kendilerini korkuta korkuta, sindire sindire yakalamayacağından emin midirler? Kuşkusuz ki, sizin Rabbiniz gerçekten Rauf'tur, Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or that He shall not punish them by inspiring to them constant sense of danger and cause their gradual fall from power, in His own manner, until it is vanished, -re- conquest of Macca, and many other recent events-, to give them a chance, that at some point they may wake up to their senses. Allah is indeed Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

or that it will not catch up with them gradually? Indeed your Lord is kind and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Or that He may not call them to account by a process of slow wastage - for thy Lord is indeed full of kindness and mercy.

Abul A'la Maududi

or that He will not seize them when they are apprehensive of the impending calamity? Surely your Lord is Most Compassionate, Most Merciful.

Aisha Bewley

Or that He will not seize them little by little? For your Lord is All-Compassionate, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Or that He may catch them with gradual wasting (of their wealth and health). Truly! Your Lord is indeed full of Kindness, Most Merciful?

Ali Quli Qarai

Or that He will not visit them with attrition? Indeed your Lord is most kind and merciful.

Amatul Rahman Omar

Or it may be that He will take them to task through (a process of) gradual diminition (until disbelief is completely annihilated)? For surely your Lord is All-Compassionate, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Or that He will not seize them, little by little destroying them? Surely thy Lord is All-clement, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Their punishment may even be sent down while they are fearfully expecting it. The fact of the matter is that your Lord is the Most Compassionated, the Most Merciful (and that is why He is giving them more time so that they may wake up.)

E. Henry Palmer

Or that He should seize them with a gradual destruction? for, verily, your Lord is kind, merciful.

Edip-Layth

Or that He will take them while they are in fear? Your Lord is Kind, Compassionate.

George Sale

or that He will not chastise them by a gradual destruction? But your Lord is truly gracious and merciful in granting you respite.

Hamid S. Aziz

Or that He should seize them with a gradual wasting? Verily, your Lord is indeed Kind, Merciful.

Mahmoud Ghali

Or that He will not take them (away) by constant fright? Then, surely your Lord is indeed Ever-Compassionate, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Or that He will not seize them with a gradual wasting? Lo! thy Lord is indeed Full of Pity, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Or He may seize them by diminishing their portion. Yet your Lord is compassionate and kind.

Muhammad Asad

or take them to task through slow decay? And yet, behold, your Sustainer is most compassionate, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

Or that He will not destroy them gradually? But your Lord is truly Ever Gracious, Most Merciful.

Progressive Muslims

Or that He will take them while they are in fear. Your Lord is Compassionate, Merciful.

Rashad Khalifa

Or it may strike them while they are fearfully expecting it. Your Lord is Compassionate, Most Merciful.

Sahih International

Or that He would not seize them gradually [in a state of dread]? But indeed, your Lord is Kind and Merciful.

Sam Gerrans

Or that He will not seize them through slow decay? And your Lord is kind and merciful.

Shabbir Ahmed

Or that His Law could cause such nations to decline slowly. (6:65), (7:182). And yet, your Lord is most Compassionate, Merciful. (He has ordained the Law of Respite for individuals and nations).

Syed Vickar Ahamed

Or that He may not bring them to account by a process of slow wasting (of themselves)— For your Lord is truly full of Kindness (Ra'uf) and Mercy (Raheem).

Taqi Usmani

or that He seizes them while they are in apprehension? So, indeed your Lord is Very-Kind, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Or that He will take them while they are in a state of fear? Your Lord is Compassionate, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩