A'râf suresi

A'râf suresi, 157. ayet

A'râf suresi, 157. ayet. ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلرَّسُولَ ٱلنَّبِىَّ ٱلْأُمِّىَّ ٱلَّذِى يَجِدُونَهُۥ مَكْتُوبًا عِندَهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَٱلْإِنجِيلِ يَأْمُرُهُم بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَىٰهُمْ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ ٱلْخَبَٰٓئِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ إِصْرَهُمْ وَٱلْأَغْلَٰلَ ٱلَّتِى كَانَتْ عَلَيْهِمْ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِهِۦ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلنُّورَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ مَعَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

elleẕîne yettebi`ûne-rrasûle-nnebiyye-l'ümmiyye-lleẕî yecidûnehû mektûben `indehüm fi-ttevrâti vel'incîl. ye'müruhüm bilma`rûfi veyenhâhüm `ani-lmünkeri veyüḥillü lehümu-ṭṭayyibâti veyüḥarrimü `aleyhimü-lḫabâiŝe veyeḍa`u `anhüm iṣrahüm vel'aglâle-lletî kânet `aleyhim. felleẕîne âmenû bihî ve`azzerûhü veneṣarûhü vettebe`ü-nnûra-lleẕî ünzile me`ahû ülâike hümü-lmüfliḥûn.

Diyanet İşleri

Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 154–160 · surenin 157. ayeti / 206

Konu Buzağı, levhalar, yetmiş kişi ve ümmî peygamber A'râf 148–157 3

  1. A'râf 154

    Musa'nın öfkesi dinince (attığı) levhaları aldı. Onların yazısında Rableri için korku duyanlara bir hidayet ve bir rahmet vardı.

  2. A'râf 155

    Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Musa, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın" dedi.

  3. A'râf 156

    "Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

  4. 157

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  5. A'râf 158

    (Ey Muhammed!) De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Resulüne, o ümmi peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

  6. A'râf 159

    Musa'nın kavminden (insanları) hak ile doğru yola ileten ve onunla adaletli davranan bir topluluk da vardı.

  7. A'râf 160

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur" diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin" (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

157. Allah’ın âyetlerinin anlamlarını bilmek ve gereklerince amel etmek de o ayetlere iman etmenin tamamlayıcı bir unsurudur. İşte dinin aslında ve fürunda, zahiren ve batinen peygambere uymak da bunun bir parçasıdır. İşte bu nedenle devamla şöyle buyrulmaktadır: “Onlar ki yanlarında bulunan Tevrat ve İncil’de” sıfatı ve ismi ile “yazılı buldukları, ümmi peygamber olan o Rasûle tabi olurlar.” Buradaki “ümmi” kaydı ile diğer peygamberlerden çok özellikle Allah Rasulü vurgulanmış olmaktadır. Çünkü bundan kasıt, Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah’ın oğlu Muhammed’dir. Bu buyrukların akışı, İsrailoğullarının durumları hakkındadır. O nedenle bu, onların imana girmeleri için Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmelrinin şart olduğunu, ona iman edip tabi olan kimselerin de Allah’ın, rahmetini kendileri için yazmış olduğu mutlak rahmete ehil kimseler olduklarını anlatmaktadır. Peygamber’in “ümmi” olmakla nitelendirilmesi de okuma yazma vasfı bulunmayan ve Kur’an-ı Kerim’den önce herhangi bir kitaba sahip olmayan ümmi ümmet olan Araplardan olması dolayısı iledir.

İşte onlar, bu peygamberin niteliklerini yanlarındaki Tevrat ve İncil’de bulmaktadırlar ki bu niteliklerin en önemlisi ve en büyüğü ise onun davet ettiği ve yasakladığı şeylerdir. Bu peygamber “onlara iyiliği” yani güzel, faydalı ve doğru olarak bilinen her bir şeyi “emreder, onları kötülüklerden” Akıl ve fıtrat itibari ile çirkin olduğu bilinen şeylerden “alıkoyar.” Buna göre onlara namaz kılmayı, zekât vermeyi, oruç tutmayı, haccetmeyi, akrabalık bağlarını gözetmeyi, anne-babaya ve komşulara iyilik etmeyi, kölelere güzel muamele etmeyi, diğer insanlara karşılıksız olarak faydalı olmayı, doğru ve samimi olmayı, iffetli olmayı, iyiliği, içtenlikle öğüt vermeyi vb. iyi şeyleri emreder. Allah’a ortak koşmayı, haksız yere adam öldürmeyi, zinayı, aklı sarhoş eden her bir şeyi içmeyi, yaratılmışlara zulmetmeyi, yalanı, hayasızlığı, günahkârlığı vb. kötülükleri de yasaklar.

Onun Allah’ın peygamberi olduğunun en büyük delili, kendisine davet ettiği, yerine getirilmesini emrettiği, yasak kılındığını belirttiği, helâl ve haram olduğunu bildirdiği şeylerdir. Çünkü o peygamber “onlara” yiyecek, içecek, evlenme, söz ve davranışlardan “temiz ve hoş şeyleri helâl, pis ve murdar şeyleri de haram kılar, üzerlerindeki ağır yükü ve zincirleri indirir.” Onun nitelikleri arasında getirdiği dinin, kolay ve müsamahakar olması da vardır. Onda ağır bir mükellefiyet, insanların zorlanacakları yükümlülükler, altından kalkılamayacak sorumluluklar yoktur.

“Ona iman edenler, onu destekleyip yüceltenler” onu tazim edenler “ona yardım edenler ve onun beraberinde indirilen nura” yani şüphe ve bilgisizlik karanlıklarında ışığı ile aydınlanılan ve görüşler birbiri ile çeliştiğinde kendisine uyularak doğru yola ulaşılan Kur’an’a “tâbi olanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” Dünya ve âhiret hayrını elde eden, her ikisindeki kötülüklerden de kurtulan kimselerdir. Çünkü bunlar kurtuluşun en büyük ve önemli sebeplerini gerçekleştirmiş kimselerdir. Bu ümmi peygambere iman etmeyip onu gereği gibi yüceltmeyen, ona yardım etmeyen, onunla birlikte indirilen nura uymayan kimseler ise hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- okuma yazma bilmeyen ümmî bir peygamberdir. Rabbi ona vahiy göndermiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e tabi olanlar, Mûsâ -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat'ta ve İsâ -aleyhisselam-'a indirilen İncil'de onun ismini, özelliğini ve peygamberliğini kendisine indirilenleri yazılı olarak bulurlar. Onlara güzel ve doğru olan şeyleri emreder. Aklıselim ve temiz fıtratın çirkin gördüğünü de yasaklar. Onlara içinde zararlı şeyler bulunmayan lezzetli yiyecekleri, içecekleri ve evlilikleri helâl kılar. Kötü ve şerli olanları ise haram kılar. İster kasten öldürmüş olsun veya hatayla öldürmüş olsun her iki halde de katilin öldürülmesini gerekli kılan hükümler gibi, onların sorumlu tutulduğu zor ve meşakketli sorumlulukları onlardan kaldırır. İsrailoğulları ve başkalarından ona iman edenler, onu yüceltenler, ona düşmanlık yapan kâfirlere karşı yardım edenler, yolu aydınlatan ve hidayete erdiren bir nûr olan Kur'an'a uyanlar, işte onlar talep ettiklerine ulaşacaklar ve korktuklarından emin ve uzak olacaklardır.

Kelimeler

43 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  2. يَتَّبِعُونَ yettebiune uyarlar kök: تبع
  3. ٱلرَّسُولَ r-rasule o Elçi'ye kök: رسل
  4. ٱلنَّبِىَّ n-nebiyye o nebiye kök: نبا
  5. ٱلْأُمِّىَّ l-ummiyye ümmi kök: امم
  6. ٱلَّذِى llezi
  7. يَجِدُونَهُۥ yecidunehu buldukları kök: وجد
  8. مَكْتُوبًا mektuben yazılı kök: كتب
  9. عِندَهُمْ indehum yanlarında kök: عند
  10. فِى fi
  11. ٱلتَّوْرَىٰةِ t-tevrati Tevrat
  12. وَٱلْإِنجِيلِ vel'incili ve İncil'de
  13. يَأْمُرُهُم ye'muruhum kendilerine emreden kök: امر
  14. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-mea'rufi iyiliği kök: عرف
  15. وَيَنْهَىٰهُمْ ve yenhahum ve kendilerini meneden kök: نهي
  16. عَنِ ani -ten
  17. ٱلْمُنكَرِ l-munkeri kötülük- kök: نكر
  18. وَيُحِلُّ ve yuhillu ve helal kılan kök: حلل
  19. لَهُمُ lehumu onlara
  20. ٱلطَّيِّبَـٰتِ t-tayyibati güzel şeyleri kök: طيب
  21. وَيُحَرِّمُ ve yuharrimu ve haram kılan kök: حرم
  22. عَلَيْهِمُ aleyhimu onlara
  23. ٱلْخَبَـٰٓئِثَ l-habaise çirkin şeyleri kök: خبث
  24. وَيَضَعُ ve yedeu ve kaldırıp atan kök: وضع
  25. عَنْهُمْ anhum onlardan
  26. إِصْرَهُمْ israhum ağırlıkları kök: اصر
  27. وَٱلْأَغْلَـٰلَ vel'eglale ve prangaları kök: غلل
  28. ٱلَّتِى lleti öyle ki
  29. كَانَتْ kanet idiler kök: كون
  30. عَلَيْهِمْ ۚ aleyhim onların üzerinde
  31. فَٱلَّذِينَ fellezine artık onlar
  32. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  33. بِهِۦ bihi O'na
  34. وَعَزَّرُوهُ ve azzeruhu ve O'na saygı gösterenler kök: عزر
  35. وَنَصَرُوهُ ve nesaruhu ve O'na yardım edenler kök: نصر
  36. وَٱتَّبَعُوا۟ vettebeu ve uyanlar kök: تبع
  37. ٱلنُّورَ n-nura nura kök: نور
  38. ٱلَّذِىٓ llezi
  39. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  40. مَعَهُۥٓ ۙ meahu O'nunla beraber
  41. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  42. هُمُ humu onlar
  43. ٱلْمُفْلِحُونَ l-muflihune felaha erenlerdir kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…

  • Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: اصر (3 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Yani) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları Elçi'ye, o ümmi dipnot 1 Peygamber'e uyanlara (yazacağım) ki (o Peygamber), onlara iyiliği emreder (öğütler), onları kötülükten engeller (sakındırır); onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; dipnot 2 kendilerinden ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kaldırır (atar). Ona (o Peygamber'e) inanıp saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar, kurtulanların ta kendileridir."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Ümmî] kavramı "okuma-yazma bilmeyen" değil, "[el-Kitab]'ı (Tevrat'ı) bilmeyen", "kitap ehlinden olmayan" veya "Mekkeli" demektir. Buna göre söz konusu kavram, [el-ümmiyyûn] şeklinde çoğul kalıpta Bakara 2:77'de "Kitabı (Tevrat'ı) bilmeyenler", Al-i İmrân 3:20, 75'te "kitap verilmeyenler, kitap ehlinden olmayanlar", Cum‘a 62:2'de "Mekkeliler" anlamına gelmekte, bu ayetlerde ise [el-ümmî] şeklinde tekil kalıpta "Hz. Muhammed" için kullanılmaktadır. Hz. Muhammed'in ümmiliği, peygamberlikten önce Tevrat'ı yani dini metinleri bilmemesi ve onlar hakkında yazılı veya sözlü yorumda bulunmaması, kitap ehlinden olmaması ve Mekkeli oluşu anlamındadır; konunun okuma-yazma bilmemeyle ilişkisi yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümle A‘râf 7:32-33, Enfâl 8:24, Tevbe 9:29 ve Kehf 18:26. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Çünkü dinde helal ve haram kılma yetkisi sadece Yüce Allah'a aittir. Allah'ın Elçisi ise neyin helal, neyin haram kılındığını bildirir. Bu arada bir yetkili, devlet başkanı, komutan, aile babası vs. olması itibarıyla bazı yasaklar koyabilir; ancak bunlar haram kapsamında değerlendirilmemelidir. Aksi takdirde A‘râf 7:32-33 ve Tahrîm 66:1'deki mesajlar anlamını yitirir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Buradaki [ısr] yani "ağır yük", Al-i İmrân 3:81'de geçen ve Hz. Muhammed'e kadar gönderilen bütün peygamberlerden alınan "yeni gelecek olan Elçi'ye iman edip ona yardım etmeleri" şeklindeki sözdür.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu konuda örnek ayetler için bkz. Nisâ 4:174; Mâide 5:15; Tevbe 9:32; Hacc 22:8; Nûr 24:35; Lokmân 31:20; Şûrâ 42:52; Saff 61:8; Teğâbun 64:8.

Mustafa İslamoğlu

onlar ki, ellerinde Tevrat ve İncil'de tanıtılmış bulacakları Rasul'un, o Kitap Ehli'nden olmayan peygamberin izinden gidecekler; (o peygamber) onlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracak, temiz ve yararlı şeyleri onlara helal kılıp pis ve zararlı şeyleri onlara yasaklayacak; sırtlarına vurulmuş olan yüklerini indirip öteden beri (özgürlüklerine) vurulan zincirleri çözecek. Sonuçta ona inanan, onu el üstünde tutup destekleyen ve ona yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler kurtuluşa erenler olacak.

Muhammed Esed

onlar ki, ellerindeki Tevratta ve (daha sonra da) İncilde tanımlanmış bulacakları Elçinin, okuması yazması olmayan Habercinin izinden gidecekler; (ve o Elçi ki) onlara yapılması doğru olanı buyurup yapılması yanlış olanı yasaklayacak; yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal, kötü ve çirkin şeyleri haram kılacak; onların sırtlarına vurulmuş yükü indirip boyunlarına geçirilmiş zincirleri çözecek. Ve sonuç olarak, ona inanan, onu yüce tutup destekleyen ve yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri, nihai kurtuluşa, esenliğe erişen kimseler olacak".

Ahmed Hulusi

Onlar ki ellerindeki Tevrat ve İncil'de belirtilmiş O Rasul'e, Ümmi (asıl fıtratı bozulmamış - yaratıldığı saflık üzere) Nebi'ye tabi olurlar. . . Onlara, Allah'a göre olumlu olanları emreder ve olumsuz fiilleri yasaklar; onlara temiz şeyleri helal kılar; pis, çirkin şeyleri haram eder; onlardan sırtlarındaki ağır yükü (benliklerinin getirilerini) kaldırır ve üzerlerindeki zincirleri (yüzlerini Allah'a döndürmelerini engelleyen tüm bağlarını) çözer. . . İşte O'na iman eden, O'na saygı gösteren (destekleyen), O'na yardım eden ve O'nunla birlikte inzal olunan Nur'a (Kur'an) tabi olanlar var ya, işte onlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!

Ali Bulaç

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır.

Ali Özek ve heyeti

Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber’e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen Nûr'a (Kur'an a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.

Ali Rıza Safa

Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları O elçiyi; önceki kitaplardan bilgisi olmayan O peygamberi izlerler. Onlara, iyiliği zorunlu yapar; kötülüğü yasaklar. Temiz şeyleri helal yapar; pis şeyleri yasaklar. Ağır yüklerini ve zincirlerini kaldırır. Ona inananlar, Ona saygı gösterenler, Ona yardım edenler ve Onunla birlikte indirilen aydınlığı izleyenler; kurtuluşa erişenler, işte onlardır. dipnot 128

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 128
    Tevrat ve İncil'de yazılı olduğu bildirilen elçi, Tevrat ve İncil ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Yasanın Tekrarı 18:15-18; "Onlara, kardeşleri arasından, senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi, Ondan işiteceksiniz; kendisine verdiğim buyrukların tümünü onlara bildirecek." İncil,
    Yuhanna 16:13 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Yuhanna 16:13

    Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; "Ne var ki, O, yani Gerçeğin Ruhu geldiğinde, sizi, tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak; yalnızca duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O, Beni yüceltecek. Çünkü Benim olandan alıp, size bildirecek."

Bayraktar Bayraklı

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi/annesinden doğduğu gibi saf peygambere uyarlar; peygamber onlara iyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarındaki ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri kırıp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Edip Yüksel

Nitekim onlar yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış/başkentli) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Onu onaylayanlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Muhammed, Tevrat'ın
    Tesniye 18:15-19 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:15

    Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyin.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , İncil'in
    Yuhanna 14:16-17 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Yuhanna 14:16

    Ben de Babadan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhunu verecek. Dünya Onu kabul edemez. Çünkü Onu ne görür, ne de tanır. Siz Onu tanıyorsunuz…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ve 16:13 ayetlerinde önceden haber verilmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim onlar (vakti gelince) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları elçiye, o okuyup yazma bilmeyen peygambere uyarlar. O, onlara iyilik emreder ve onları kötülükten alıkoyar, temiz, hoş şeyleri kendileri için helal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini, üzerlerindeki bağları ve zincirleri indirir atar. İşte o zaman ona iman eden, ona tam saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler; işte o asıl maksada ulaşan kurtulmuşlar, onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki yanlarında Tevrat ve İncilde yazılı bulacakları o Resule o, ümmi Peygambere ittiba' ederler o onlara ma'ruf ile emreder ve onları münkerden nehyeyler, ve temiz hoş şeyleri kendileri için halal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir atar, o vakıt ona iyman eden, ona kuvvetle ta'zım eyliyen, ona yardımcı olan ve onun nübüvvetiyle beraber indirilen nuru ta'kib eyliyen kimseler, işte o murada iren müflihin onlar

Erhan Aktaş

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi dipnot 1 Nebi Resule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf olanı yapar ve tavsiye eder ve onları münker olandan alıkoyar dipnot 2 ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri dipnot 3 onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura dipnot 4 tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ummi kelimesi, "umm" yani "ana" ile nispet "ya"sından oluşan bir kelime olup, "anaya mensup", "analı" demektir. Tıpkı Ankaralı, Medineli vb. gibi. Buradaki "ana" kelimesi özel isimdir, anne demek olan 'ana' ile bir ilgisi yoktur. Mekke'nin diğer bir ismi de Ümmu'l qura' dır. "El-Umm" ün sonuna nispet "ya"sı geldiği zaman, "Ana kentli" yani "Mekkeli" anlamına gelmektedir. Ayetteki "El- Ummi" kelimesi ile kast edilen şey, daha önce kendilerine kitap verilmemiş olan, yani "Kitap Ehli" olmayan "Mekkelilerdir." El-Ummi: Ana kentli, şehirli, yani "bedevi" olmayan demektir. Ummi/okuryazar olmayan kelimesi ile El-Ummi/Anakentli kelimeleri farklı anlamlara sahiptir. Dolayısıyla Muhammed Nebi için okuryazar olmadığı görüşü doğru değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kelimesi kelimesine, "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker." Bu terkip, İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir." Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kendi yanlarından dine yaptıkları gereksiz ilaveleri, ağır kuralları.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kurtuluşa erdiren, aydınlığa çıkaran, aydınlatan rehber.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi dipnot 1 nebi resule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf olanı yapar ve tavsiye eder ve onları münker olandan alıkoyar dipnot 2 ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri dipnot 3 onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura dipnot 4 tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ummi sözcüğü, "umm" yani "ana" ile nispet "ya"sından oluşan bir sözcük olup, "anaya mensup", "analı" demektir. Tıpkı Ankaralı, Medineli vb. gibi. Buradaki "ana" sözcüğü özel isimdir, anne demek olan ‘ana' ile bir ilgisi yoktur. Mekke'nin diğer bir ismi de Ümmu'l qura' dır. "el-Umm" ün sonuna nispet "ya"sı geldiği zaman, "Ana kentli" yani "Mekkeli" anlamına gelmektedir. Ayetteki "el- Ummi" sözcüğü ile kast edilen şey, daha önce kendilerine kitap verilmemiş olan, yani "Ehl-i Kitap" olmayan "Mekkelilerdir." el-Ummi: Ana kentli, şehirli, yani "bedevi" olmayan demektir." Ummi"/okuryazar olmayan sözcüğü ile "el-Ummi"/ ana kentli sözcükleri farklı anlamlara sahiptir. Dolayısıyla Nebi Muhammed için, okuryazar değildi görüşü doğru değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker, " terkip olarak: İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir. " Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf" terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kendi yanlarından dine yaptıkları gereksiz ilaveleri, ağır kuralları.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kurtuluşa erdiren, aydınlığa çıkaran, aydınlatan rehber.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ummi dipnot 1 nebi rasule, tabi olurlar. O ki, onlara ma'ruf dipnot 2 olanı buyurur ve onları münker dipnot 3 olandan alıkoyar ve temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar, zahmet ve sıkıntı veren şeyleri dipnot 4 onlardan kaldırır, onlardan bağları çözer, ona iman eden, ona saygı gösterenler ve ona yardım edenler ve ona indirilen nura dipnot 5 tabi olanlar işte kurtuluşa erenler bunlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ümmi sözcüğü, "ümm" yani "ana" ile nispet ‘ya'sından oluşan bir sözcük olup, "anaya mensup", "analı" demektir. Tıpkı Ankaralı, Medineli vb. gibi. Buradaki "ana" sözcüğü özel isimdir, anne demek olan ‘ana' ile bir ilgisi yoktur. Mekke'nin diğer bir ismi de Ümmu'l qura' dır. "el-Ümm" ün sonuna nispet "ya"sı geldiği zaman, "Ana kentli" yani "Mekkeli" anlamına gelmektedir. Ayetteki "el- Ümmi" sözcüğü ile kast edilen şey, daha önce kendilerine kitap verilmemiş olan, yani "Ehl-i Kitap" olmayan "Mekkelilerdir." el-Ümmi: Ana kentli, şehirli, yani "bedevi" olmayan demektir." Ümmi"/okuryazar olmayan sözcüğü ile "el-Ümmi"/ ana kentli sözcükleri farklı anlamlara sahiptir. Dolayısıyla Nebi Muhammed için, okuryazar değildi görüşü doğru değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru, iyi ve yararlı kabul edilen toplumsal değer yargılarına ve vahye uygun olan.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yanlış, kötü ve zararlı kabul edilen, vahye ve toplumsal değer yargılarına uygun olmayan.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kendi yanlarından dine yaptıkları ilaveleri, ağır kuralları.
  5. metne dön, dipnot 5
    Kurtuluşa erdiren, aydınlığa çıkaran rehber.

Gültekin Onan

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi nebi olan elçiye uyarlar; o onlara marufu buyuruyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.

Hasan Basri Çantay

(Onlar) nezdlerindeki Tevrat ve İncilde (ismini ve sıfatını) yazılı bulacakları ümmi nebiy olan o resule tabi' olanlardır. O, kendi terine iyiliği emrediyor, onları kötülükden nehyediyor, onlara (nefislerine haram kıldıkları) temiz şeyleri halal, (halal kıldıkları) murdar şeyleri de üzerlerine haram kılıyor. Onların ağır yüklerini, sırtlarında olan zincirleri indiriyor o. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla (onun nübüvvetiyle) birlikde indirilen nura tabi' olanlar! Onlar selamete erenlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Onlar ki; yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulacakları; okuma, yazma bilmeyen ve nebi olan Rasule tabi olurlar. O, kendilerine ma'rufu emreder, münkerden nehyeder. Temiz şeyleri helal kılar, murdar şeyleri de haram eder. Onların ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nura tabi olanlar, işte onlar; felaha erenlerin kendileridir.

Mehmet Alagaş

(157-158) Kitaba muhatap olmamış / Ummi Nebi Resule uyanlar, onu yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı olarak bulurlar, tanınanı / bilineni / marufu emrediyor, onları tanınmayandan / bilinmeyenden münkerden men ediyor / nehyediyor, hoş olanı onlara helal, pis olanı da onlara haram ediyor, üzerlerindeki zincirleri ve dayatmayı / meşakkat li yükü onlardan kaldırıyor, Ona iman eden kimseler O’na saygı / hürmet edenler, O’na yardım edenler, Onunla beraber inen nura tabi olanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerdir / felaha erenlerdir. Deki ey insanlar, Allah’ın sizin hepinize gönderdiği elçisiyim / Resulüyüm, semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti O’nundur, O’ndan başka ilah yoktur, Diriltir ve öldürür, Allah’a ve kelimelerine iman ediniz, O’na uyun ki böylelikle belki yola sokulursunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmî Peygambere, Rasûle tâbi olurlar. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve kötülüklerden nehyeder, temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zorlukları kaldırır. Ona iman edenler, onu destekleyip yardım eden ve onunla indirilen nura uyanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Süleyman Ateş

Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felaha erenler onlardır.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları ümmi dipnot 1 nebi olan bu resule uyanlardır dipnot 2 . O resul onların iyi şeyleri yapmalarını ister ve kötü şeylerden sakındırır. Onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar dipnot 3 . Onların ısrını /ağır yükünü dipnot 4 ve üzerlerindeki prangaları dipnot 5 kaldırır. Ona güvenen, onun değerini bilen, ona yardımcı olan ve onunla birlikte indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya işte umduklarına kavuşacak olanlar onlardır."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da ümminin üç anlamı vardır: Biri, kendisine kitap verilmemiş olan (Al-i İmran 3/20), ikincisi inandığı kitabın içeriğini bilmeyen (Bakara 2/78), üçüncüsü de Mekkeli (Cum'a 62/2) anlamındadır. Nebimiz de daha önce ilahi kitap bilgisine sahip değildi (Şura 42/52-53, Ankebut 29/47-48). Son nebinin İsmail aleyhisselamın soyundan geleceği ve Mekke'den çıkacağı Tevrat ve İncil'de yazılı olduğundan (A'raf 7/157-158), (Tevrat /
    Tesniye 18:18 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

    ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,19,
    Mezmurlar 84:6 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 84:6

    Baka Vadisinden geçerken, 2 Pınar başına çevirirler orayı, 2 İlk yağmurlar orayı berekete boğar.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , 118:22-26), (İncil /
    Matta 21:42-44 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 21:42

    İsa onlara şunu sordu: “Kutsal Yazılarda şu sözleri hiç okumadınız mı? ‹Yapıcıların reddettiği taş, İşte köşenin baş taşı oldu. Rabbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş!›

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ) Kur'an'da onunla ilgili olarak kullanılan ümmi kavramı, Mekkeli anlamındadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tevrat'taki ifade şöyledir: "'Onlara kardeşleri (İsmailoğulları) arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek. Adımla konuşan bu peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım." (
    Tesniye 18:18 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

    ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,19). Yuhanna İncil'inde de şu ifadeler yer alır: "Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, 'Nereye gidiyorsun?' diye sormuyor. Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu. Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Paraklit size gelmez." (
    Yuhanna 16:5-7 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Yuhanna 16:5

    “Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, ‹Nereye gidiyorsun?› diye sormuyor.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). "Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız. Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu (Paraklit) gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek. Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur." (
    Yuhanna 16:12-15 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Yuhanna 16:12

    “Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ).
  3. metne dön, dipnot 3
    Fıkıh geleneğinde bu ayete dayanılarak Muhammed aleyhisselama haram koyma yetkisinin verildiği ve onun bu yetkiyle Kur'an'da bulunmayan bazı haramlar koyduğu kabul edilir. Halbuki Allah'ın elçisinin iyiliği emredip kötülüğü yasaklaması, tayyibatı (iyi ve temiz şeyleri) helal, habaisi (kötü ve pis şeyleri) haram kılması, insanların üzerlerindeki 'ısr'ı yani yeni gelecek resule inanmak gibi ağır bir yükü kaldırıp zincirleri kırması, esasında Kur'an'da var olanı bildirmesidir. Bu fiillerin Resulullah'a izafe edilmesi, onun resul /elçi olması sebebiyledir. Allah'ın elçileri, Allah'ın kitabındaki emir ve yasakları, hiçbir ilave veya eksiltme yapmaksızın olduğu gibi tebliğ ederler. Pek çok ayette Allah'ın, tayyibatı helal, habaisi haram kıldığı bildirildiğine göre (Bakara 2/168; Maide 5/88; Nahl 16/114-115) aynı fiillerin Resulullah'a nispet edilmiş olması, onun, yalnızca kitapta yani Kur'an'da bulunan hükümleri tebliğ etmesi anlamına gelir, ona kendiliğinden hüküm koyma yetkisi vermez. Bu sebeple Nebimiz, Allah'ın helal kıldığı bir şeyi kendisine haram kıldığı için uyarılmıştı (Tahrim 66/1). Bu, onun "nebi" vasfıyla yaptığı kişisel bir tercihi idi. Eğer bir şeyi haram kılma yetkisi olsaydı böyle bir uyarı yapılmazdı.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu, önceki ümmetlere yüklenen, gelecek nebiye inanma ve ona destek olma sorumluluğudur. (Bkz. Bakara 2/286 ve dipnotu).
  5. metne dön, dipnot 5
    Yaptıkları hatalar yüzünden İsrailoğullarına ağır sorumluluklar yüklenmişti. Tevrat'ta da bu durum benzer bir şekilde "zincir" kavramıyla mecazileştirilmiştir. "Alay etmeyin artık, yoksa zincirleriniz daha da kalınlaşır. Çünkü bütün ülkenin kesin bir yıkıma uğrayacağını Rab'den, Her Şeye Egemen Rab'den duydum." (
    Yeşaya 28:22 — Eski Ahit, Yeşaya; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yeşaya 28:22

    Alay etmeyin artık, yoksa zincirleriniz daha da kalınlaşır. Çünkü bütün ülkenin kesin bir yıkıma uğrayacağını Rabden, Her Şeye Egemen RABden duydum.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    )

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar ümmi dipnot 1 nebi olan bu Rasul'e uyan kimselerdir. Onun özelliğini yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulurlar. O Resul onlara, marufa dipnot 2 uygun olanı emreder ve münkeri dipnot 3 yasaklar. Temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Isr'larını, üzerlerindeki ağır yükleri dipnot 4 kaldırıp atar. Kim ona inanır, onu destekler, ona yardım eder ve onunla birlikte indirilen nura (Kitaba) uyarsa, işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ümmi: Kitap bilmeyen, Bkz: Bakara 2/78 ve dipnotu
  2. metne dön, dipnot 2
    Maruf; Kur'an'a uygun olduğu bilinen davranıştır. Bkz. Maruf.
  3. metne dön, dipnot 3
    Münker: Marufun zıttıdır. Ne olduğu belli olmayan, fıtrata(tabiat kanunlarına) ve Kur'an'a uymayan, uygunsuz, anlamlarına gelir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu, önceki ümmetlere yüklenen, gelecek nebiye inanma ve ona destek olma sorumluluğudur. Bkz. Bakara 2/286 ve dipnotu

Şaban Britch

Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmi Peygambere, Rasûle tâbi olurlar. (O peygamber) Onlara iyiliği emreder ve kötülüklerden nehyeder, iyi/temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zorlukları kaldırır. Ona iman edenler, onu destekleyip, yardım eden ve onunla indirilen nura uyanlar, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.

Şaban Piriş

Ümmi Peygambere, elçiye tabi olan kimseler, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de, onun, "kendilerine iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, temiz şeyleri kendilerine helal; pis şeyleri onlara haram kılar, onlardan boyunlarını büken ağır yükü kaldırır" yazdığını görürler. Ona iman edenler, onu destekleyip, yardım eden ve onunla gönderilen aydınlatıcıya uyanlar, işte onlar, kurtuluşa erecek olanlar onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi peygambere uyarlar; o onlara iyiliği emreder, kötü ve çirkinden onları alıkoyar. Güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who acknowledge the mission of Our Messenger, the unlettered Prophet whom they find well described in their AL-Tawrah (Torah) and AL-Injil (Gospel). Who enjoins them equity and the general principles of justice and forbids them all that is wrongful and obscene; He informs them of all that Allah has rendered lawful for them to eat and of all that is unlawful. He shall release them from the rules fettering them and from the restrictions imposed upon them, and release their minds from what had burdened them of anxious thoughts. Therefore, those who recognize his mission; give credence to his message, honour him, afford him the help he needs and act in accordance with the spiritual and intellectual enlightenment imparted to him, shall be the recipients of Allah's mercy and blessings and it is these whom Heaven shall prosper.

Abdul Haleem

who follow the Messenger- the unlettered prophet they find described in the Torah that is with them, and in the Gospel- who commands them to do right and forbids them to do wrong, who makes good things lawful to them and bad things unlawful, and relieves them of their burdens, and the iron collars that were on them. So it is those who believe him, honour and help him, and who follow the light which has been sent down with him, who will succeed.’

Abdullah Yusuf Ali

"Those who follow the messenger, the unlettered Prophet, whom they find mentioned in their own (scriptures),- in the law and the Gospel;- for he commands them what is just and forbids them what is evil; he allows them as lawful what is good (and pure) and prohibits them from what is bad (and impure); He releases them from their heavy burdens and from the yokes that are upon them. So it is those who believe in him, honour him, help him, and follow the light which is sent down with him,- it is they who will prosper."

Abul A'la Maududi

[To-day this mercy is for] those who follow the ummi Prophet, dipnot 1 whom they find mentioned in the Torah and the Gospel with them. dipnot 2 He enjoins upon them what is good and forbids them what is evil. He makes the clean things lawful to them and prohibits all corrupt things, dipnot 3 and removes from them their burdens and the shackles that were upon them. dipnot 4 So those who believe in him and assist him, and succour him and follow the Light which has been sent down with him, it is they who shall prosper.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The preceding verse concludes God's response to Moses' prayer. This was the appropriate moment to invite the Israelites to follow the Message preached by the Prophet Muhammad (peace be on him). The upshot of what is being said here is that people can even now attain God's mercy exactly as they could in the past. These conditions require that people should now follow the Prophet Muhammad (peace be on him), since refusal to follow a Prophet after his advent amounts to gross disobedience to God. Those who do not commit themselves to follow the Prophet (peace be on him) cannot attain the essence of piety, no matter how hard they try to make a pretence of it by observing the minor details of religious rituals generally associated with piety. Likewise, the Israelites had been told that paying Zakah was essential to win God's mercy. However, payment of Zakah is meaningless unless one supports the struggle to establish the hegemony of truth which was being carried on under the leadership of the Prophet (peace be on him). For unless one spends money to exalt the word of God, the very foundation of Zakah are lacking, even if a person spends huge amounts in the way of charity. They were also reminded that they had been told in the past that God's mercy was exclusively for those who believed in His Revelation. Now those who rejected the Revelation received by Muhammad (peace be on him) could never be considered believers in Revelation no matter how zealously they claim to believe in the Torah. Reference to the Prophet (peace be on him) in this verse as umimi is significant as the Israelites branded all other nations as Gentiles (ummis). Steeped in racial prejudice, they did not consider members of other nations as their equals, let alone accept any person not belonging to them as a Prophet. The Qur'an also states the Jewish belief that they would not be taken to ask for whatever they might do to non-Jews. See (Al'Imran 3: 75). Employing the same term which they themselves had used, the Qur'an tells them that their destiny was linked with the ummi Prophet. By obeying him they would become deserving of God's mercy. As for disobedience to the Prophet (peace be on him). it would continue to arouse God's wrath which had been afflicted upon them for centuries.
  2. metne dön, dipnot 2
    Pointed and repeated reference to the coming of the Prophet Muhammad (peace be on him) is made in the Bible. (See
    Deuteronomy 18: 19 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:19

    Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ;
    Matthew 21: 33-46 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 21:33

    “Bir benzetme daha dinleyin: Toprak sahibi bir adam, bağ dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkma çukuru kazdı, bir de bekçi kulesi yaptı. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıktı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ;
    John 1: 19-25 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Yuhanna 1:19

    Yahudi yetkililer Yahyaya, “Sen kimsin?” diye sormak üzere Yeruşalimden kâhinlerle Levilileri gönderdikleri zaman Yahyanın tanıklığı şöyle oldu -açıkça konuştu, inkâr etmedi- “Ben Mesih değilim”…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ; 14: 15-17, 25-30; 15: 25-26; 16: 7-15.)
  3. metne dön, dipnot 3
    The Prophet declares the pure things which they had forbidden as lawful, and the impure things which they had legitimized as unlawful.
  4. metne dön, dipnot 4
    The Israelites had fettered their lives by undue restrictions which had been placed on them by the legal hair-splitting of their jurists, the pietistic exaggerations of their spiritual leaders, the introduction of superstitions and self-contrived laws and regulations by, their masses. The Prophet, by relieving them of every unnecessary burden and releasing them from every unjustified restriction, in fact liberated their shackled lives.

Aisha Bewley

those who follow the Messenger, the Unlettered Prophet, whom they find written down with them in the Torah and the Gospel, commanding them to do right and forbidding them to do wrong, making good things halal for them and bad things haram for them, relieving them of their heavy loads and the chains which were around them. Those who have iman in him and honour him and help him, and follow the Light that has been sent down with him, they are the ones who are successful.’

Al-Hilali & Khan

Those who follow the Messenger, the Prophet who can neither read nor write (i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم) whom they find written with them in the Taurât (Torah) (Deut, xviii 15) and the Injeel (Gospel) (John xiv, 16)[1], - he commands them for Al-Ma‘rûf (i.e. Islâmic Monotheism and all that Islâm has ordained); and forbids them from Al-Munkar (i.e. disbelief, polytheism of all kinds, and all that Islâm has forbidden); he allows them as lawful At-Tayyibât (i.e. all good and lawful as regards things, deeds, beliefs, persons, foods), and prohibits them as unlawful Al-Khabâ’ith (i.e. all evil and unlawful as regards things, deeds, beliefs, persons and foods), he releases them from their heavy burdens (of Allâh’s Covenant with the children of Israel), and from the fetters (bindings) that were upon them. So those who believe in him (Muhammad صلى الله عليه وسلم), honour him, help him, and follow the light (the Qur’ân) which has been sent down with him, it is they who will be successful[2].

Ali Quli Qarai

—those who follow the Apostle, the uninstructed prophet, whose mention they find written with them in the Torah and the Evangel, who bids them to do what is right and forbids them from what is wrong, makes lawful to them all the good things and forbids them from all vicious things, and relieves them of their burdens and the shackles that were upon them —those who believe in him, honour him, and help him and follow the light that has been sent down with him, they are the felicitous. ’

Amatul Rahman Omar

`Those who follow this perfect Messenger, the Arab Prophet whom they find described in the Torah and the Evangel which are with them, who enjoins upon them that which is right and forbids them that which is wrong, and who makes lawful for them all the pure and good things, and makes unlawful all the impure and bad things, and who relieves them of their heavy burden and shackles that weigh them down. Indeed those who believe in him and honour him and serve him and follow the light that has been sent down with him, it is these who will attain their goal.'

Arthur John Arberry

those who follow the Messenger, 'the Prophet of the common folk, whom they find written down with them in the Torah and the Gospel, bidding them to honour, and forbidding them dishonour, making lawful for them the good things and making unlawful for them the corrupt things, and relieving them of their loads, and the fetters that were upon them. Those who believe in him and succour him and help him, and follow the light that has been sent down with him -- they are the prosperers.'

Bijan Moeinian

[Now that you are given this background, ] know that all those who follow this [as mocked at by Jews as] "gentile prophet" {which is prophesized in the old testament [Deuteronomy 15-as well as in the original Gospel [which its fragments can be found here and there such as John 14:16-& 16:13]}who invites them to do good, forbids wrongdoings, makes pure things lawful and impure things unlawful, relieves them of their [falsified legal] burdens and frees them from their shackles [of superstition and fabricated theologies. ] Only those will succeed who believe in his prophet hood, support him in his mission, give him a helping hand and follow the light (Qur'an) which is revealed to him.

E. Henry Palmer

who follow the Apostle - the illiterate prophet, whom they find written down with them in the law and the gospel, bidding them what is reasonable and forbidding them what is wrong, and making lawful for them what is good, and making unlawful evil things; and setting down for them their burdens and the yokes which were upon them; - to those who believe in him and aid him and help him and follow the law which has been sent down with him - they shall be the prosperous. '

Edip-Layth

"Those who follow the gentile prophet whom they find written for them in the Torah and the Injeel; he orders them to goodness, deters them from evil, he makes lawful for them the good things, he forbids for them the evil, and he removes their burden and the shackles imposed upon them. So those who acknowledged him, honored him, supported him, and followed the light that was sent down with him; these are the successful."

George Sale

Those who follow the Messenger, the Prophet, the Ummi whom they find mentioned in the Torah and the Gospel which are with them. He enjoins on them good and forbids them evil and makes lawful for them the good things and forbids them the bad things and remove from them their burdens and shackles that were upon them. So those who shall believe in him and honour and support him and help him and follow the light that has been sent down with him -- these shall prosper.'

Hamid S. Aziz

Those who follow the Messenger - the unlettered Prophet - whom they find mentioned in their own Law and Gospel. (Deuteronomy18 and Johnbidding them what is just (reasonable) and forbidding them what is wrong (evil, unreasonable, stupid); and making lawful for them what is good (pure), and making unlawful evil (impure) things. He releases them from their heavy burdens and yokes which were upon them. So it is those who believe in him and honour and help him and follow the Light which has been sent down with him - it is they who are the successful (or shall prosper)."

Mahmoud Ghali

The ones who closely follow the Messenger, the Prophet, the illiterate one, whom they find written down in their presence in the Tawrah (the Book revealed to Mûsa (Moses) and the Injil, (the Book revealed to Îsa (Jesus) commanding them to beneficence, and forbidding them maleficence, making lawful for them the good things, and prohibiting for them the wicked things, and ridding them of their obligation and the shackles that were upon them. So the ones who believe in him, and rally to him (in assistance) and vindicate him, and closely follow the light that has been sent down with him, those are they (who) are the prosperers.".

Marmaduke Pickthall

Those who follow the messenger, the Prophet who can neither read nor write, whom they will find described in the Torah and the Gospel (which are) with them. He will enjoin on them that which is right and forbid them that which is wrong. He will make lawful for them all good things and prohibit for them only the foul; and he will relieve them of their burden and the fetters that they used to wear. Then those who believe in him, and honour him, and help him, and follow the light which is sent down with him: they are the successful.

Mohamed Ahmed - Samira

Who follow the messenger, the gentile Prophet, described in the Torah and the Gospel, who bids things noble and forbids things vile, makes lawful what is clean, and prohibits what is foul, who relieves them of their burdens, and the yoke that lies upon them. Those who believe and honour and help him, and follow the light sent with him, are those who will attain their goal."

Muhammad Asad

those who shall follow the [last] Apostle, the unlettered Prophet whom they shall find described in the Torah that is with them, and [later on] in the Gospel: [the Prophet] who will enjoin upon them the doing of what is right and forbid them the doing of what is wrong, and make lawful to them the good things of life and forbid them the bad things, and lift from them their burdens and the shackles that were upon them [aforetime]. Those, therefore, who shall believe in him, and honour him, and succour him, and follow the light that has been bestowed from on high through him-it is they that shall attain to a happy state."

Mustafa Khattab

"˹They are˺ the ones who follow the Messenger, the unlettered Prophet, whose description they find in their Torah and the Gospel.[1] He commands them to do good and forbids them from evil, permits for them what is lawful and forbids to them what is impure, and relieves them from their burdens and the shackles that bound them. ˹Only˺ those who believe in him, honour and support him, and follow the light sent down to him will be successful."

Progressive Muslims

"Those who follow the Gentile messenger prophet whom they find written for them in the Torah and the Injeel; he orders them to goodness, and deters them from evil, and he makes lawful for them the good things, and he forbids for them the evil, and he removes their burden and the shackles that are upon them. So those who believe in him, and honour him, and support him, and follow the light that was sent down with him; these are the successful."

Rashad Khalifa

"(4) follow the messenger, the gentile prophet (Muhammad), whom they find written in their Torah and Gospel. He exhorts them to be righteous, enjoins them from evil, allows for them all good food, and prohibits that which is bad, and unloads the burdens and the shackles imposed upon them. Those who believe in him, respect him, support him, and follow the light that came with him are the successful ones.",

Sahih International

Those who follow the Messenger, the unlettered prophet, whom they find written in what they have of the Torah and the Gospel, who enjoins upon them what is right and forbids them what is wrong and makes lawful for them the good things and prohibits for them the evil and relieves them of their burden and the shackles which were upon them. So they who have believed in him, honored him, supported him and followed the light which was sent down with him - it is those who will be the successful.

Sam Gerrans

“Those who follow the Messenger, the unschooled prophet, whom they find written with them in the Torah and the Gospel, who enjoins on them what is fitting and forbids them perversity, and making lawful for them the good things, and making unlawful for them the bad, and relieving them of their burden and the fetters that were upon them — those who believed in him, and supported him, and helped him, and followed the light which was sent down with him: it is they who are the successful.”

Shabbir Ahmed

(Now the Law has been revealed to Prophet Muhammad. ) Follow the Messenger, the Prophet who is a non-Israelite, and who was unlettered before the Revelation (29:48). They find him well described* in the Torah and the Gospel with them. He enjoins upon them the Right, and forbids them the Wrong. He declares Lawful all good things, and declares Unlawful only the unclean things. He relieves people from the burdens they carried. He breaks the shackles that they used to wear, of mental and physical slavery, and brings them from darkness to Light (5:15-16), (65:11), (76:4). Those who believe in him, honor him, support him, and follow the Light that came with him, are the eternally successful. *(Deuteronomy xviii, 15 and 18. Gospel of John 14:16, 15:26, 16:7 PARACLETOS = COMFORTER, from original Greek PERICLYTOS = THE PRAISED ONE. In Aramaic, MAWHAMANA = THE PRAISED ONE)

Syed Vickar Ahamed

Those who follow the Messenger, Prophet (Muhammad), the unlettered who can neither read nor write, whom they find mentioned in their own (books)— In the Torah and the Gospel)— For he (the Prophet) commands them what is just and forbids them what is evil; He allows them as lawful what is good (and pure) and prohibits them from what is bad (and impure); He releases them from their heavy burdens and from the heavy yokes that are upon them. So it is those who believe in him, honor him, help him, and follow the light sent down with him— It is they who will prosper."

Taqi Usmani

those who follow the Messenger, the Ummiyy (unlettered) prophet whom they find written with them in the Torah and the Injīl , and who bids them what is fair and forbids what is unfair, and makes lawful for them good things, and makes unlawful for them impure things, and relieves them of their burden, and of the shackles that were upon them. So, those who believe in him and support him, and help him and follow the light sent down with him, - those are the ones who are successful."

The Monotheist Group

"Those who follow the Gentile messenger prophet whom they find written for them in the Torah and the Gospel; he orders them to kindness, and prohibits them from vice, and he makes lawful for them the good things, and he makes unlawful for them the evil things, and he removes their burden and the shackles that are upon them. So those who believe in him, and support him, and help him persevere, and follow the light that was sent down with him; these are the successful ones."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 157. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 157. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 157. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩