Nahl suresi

Nahl suresi, 62. ayet

Nahl suresi, 62. ayet. وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ ٱلْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلْحُسْنَىٰ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ

veyec`alûne lillâhi mâ yekrahûne veteṣifü elsinetühümü-lkeẕibe enne lehümü-lḥusnâ. lâ cerame enne lehümü-nnâra veennehüm müfraṭûn.

Diyanet İşleri

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 59–65 · surenin 62. ayeti / 128

Konu Cezanın ertelenmesi ve kitabın indiriliş sebebi Nahl 61–65 3

  1. Nahl 59

    Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

  2. Nahl 60

    Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah'ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nahl 61

    Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

  4. 62

    Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.

  5. Nahl 63

    Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

  6. Nahl 64

    Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

  7. Nahl 65

    Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

62. “Allah’a kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri” kız çocukları ve çirkin sıfatları “isnad ediyorlar.” Bu çirkin sıfatlar da şirktir ki bu da ibadetlerin az bir bölümünü dahi olsa Allah’ın kulları olan yaratılmışlara yöneltmekle olur. Yine onlar, yaratılmış ve kendi türlerinden olan kölelerinin, kendilerine Allah’ın kendilerine ihsan ettiği rızıklarda ortak olmalarından hoşlanmadıklarına ve buna razı olmadıklarına göre nasıl olur da Yüce Allah’a, yarattığı kulları arasından ortaklar koşarlar? Bu kadar büyük kötülük ve saygısızlıklarına rağmen bir de “dilleri yalan yere en güzel akıbetin kendilerinin olduğunu söylüyor.” Yani dünyada da âhirette de durumlarının iyi ve güzel olacağını iddia ediyorlar. Yüce Allah da onların bu iddialarını şöylece reddetmektedir: “Hiç şüphesiz onlar için ateş vardır ve onlar” o ateşe “en önde gideceklerdir.” ve ebediyen çıkmamak üzere sürekli orada kalacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, kendilerine nispet edilmesinden hoşlanmadıkları kız çocuklarını, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya nispet ederler. Dilleri ile kendileri için Allah katında -şayet tekrardan bir diriliş var ise- güzel bir makam vardır diyerek yalan söyler. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır. Onlar oraya terk edilecekler ve kesinlikle oradan çıkamayacaklardır.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَجْعَلُونَ ve yec'alune ve isnad ediyorlar kök: جعل
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'a kök: اله
  3. مَا ma şeyi
  4. يَكْرَهُونَ yekrahune hoşlanmadıkları kök: كره
  5. وَتَصِفُ ve tesifu ve uyduruyorlar kök: وصف
  6. أَلْسِنَتُهُمُ elsinetuhumu onların dilleri kök: لسن
  7. ٱلْكَذِبَ l-kezibe yalan kök: كذب
  8. أَنَّ enne hakkında
  9. لَهُمُ lehumu kendilerinin olacağı
  10. ٱلْحُسْنَىٰ ۖ l-husna en güzel sonucun kök: حسن
  11. لَا la hiç yok ki
  12. جَرَمَ cerame şüphe kök: جرم
  13. أَنَّ enne mutlaka
  14. لَهُمُ lehumu onlara vardır
  15. ٱلنَّارَ n-nara ateş kök: نور
  16. وَأَنَّهُم ve ennehum ve onlar
  17. مُّفْرَطُونَ mufratune ona sürüleceklerdir kök: فرط

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah'ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi.

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir."

  • Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    "Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz,…

  • Aynı kök: وصف (14 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz.

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: فرط (8 geçiş)

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a yakıştırıyorlar; dipnot 1 dilleri de (mahşerde) en güzel (ödülün) kendilerinin olduğu yalanını yakıştırıyor. Şüphesiz ki onlar için sadece ateş vardır ve onlar şüphesiz ki (ateşe) terk edileceklerdir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Nahl 16:57; Sâffât 37:151-153; Zuhruf 43:15-16; Tûr 52:39; Necm 53:21.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetin sonundaki [mufratûne] kelimesi eğer [râ] harfinin [fetha]sıyla okunursa "sürüklenmek, terk edilmek, bırakılmak, unutulmak" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Hem kendilerinin hoşlanmadığı şeyi Allah'a layık görürler, hem de en güzel akıbete kendileri layıkmış gibi yalan beyanda bulunan dilleriyle kendilerini aldatırlar. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki, ellerine geçen sadece ateş olacaktır; üstelik de onlar önden buyur edilecekler.

Muhammed Esed

Ve bir de, hoşlanmadıkları şeyi (önce) Allah'a yakıştırırlar; sonra da kalkıp bunu dile getirirken, sanki en güzel, en erdemli olan neyse onu hak etmişler gibi, gerçek dışı, yalan açıklamalarda bulunurlar. Aslında, onlar sadece ateşi hak etmektedirler ve şüphesiz kendileri (Allah'ın rahmetinden) uzak tutulacaklar!

Ahmed Hulusi

(Müşrikler) hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a yakıştırırlar (melekler kızlarıdır diyerek). . . Üstelik de yalan söyleyip, en güzel geleceğin kendilerine ait olduğunu iddia ederler. Şüphesiz onlara ateş vardır ve onlar en önde götürüleceklerdir.

Ali Bulaç

Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalanın örneğini veriyor. Hiç şüphesiz onlar için sadece ateş vardır ve onlar, (ateşe) terkolunacaklar.

Ali Rıza Safa

Hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a yakıştırıyorlar. Dilleri de en güzel olanın kendilerine özgü olduğu yalanını söylüyor. Kuşkusuz, ateş, kesinlikle onlar içindir. Zaten aslında, onlar, öncüler olacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a mal ediyorlar. En güzel şeylerin de kendilerine ait olduğunu söylüyorlar. Şüphesiz, onlara ateş vardır ve onlar ateşte terkolunacaklardır.

Edip Yüksel

Hoşlanmadıkları şeyleri ALLAH'a malediyorlar ve kendilerinin iyiyi hak ettikleri yalanını dillerinde geveliyorlar. Elbette, ateşe terkedilecekler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hoşlanmadıkları şeyleri ALLAH'a malediyorlar ve kendilerinin iyi hakkettikleri yalanını dillerinde geveliyorlar. Elbette, ateşe terkedilecekler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, kendilerinin hoşlanmayacakları şeyleri Allah'a isnat ediyorlar, dilleri de en güzel akıbetin kendilerinin olduğuna ait yalan söylüyor. Doğrusu, onların hakkı sadece ateştir ve onlar en önde gidecekler o ateşe!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem Allaha kendilerinin hoşlanmıyacakları şeyler isnad ediyorlar, hem de dilleri kendilerine yalan söylüyor: en güzel akıbet onlarınmış! Doğrusu ateş onların, hem onlar ona en önde gidecekler

Erhan Aktaş

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta dipnot 1 olanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aşırılık, haddi aşmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta dipnot 1 olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aşırılık, haddi aşma.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta dipnot 1 olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aşırılık, haddi aşma.

Gültekin Onan

Onlar, Tanrı'ya, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar Allah kendilerinin bile hoşlanmamakda oldukları şeyleri isnad ederler, dilleri de yalan yere en güzel (aakıbet) in muhakkak kendilerine has olduğunu söyler. Hiç şüphe yokdur ki onların hakkı ateşdir ve onlar (cehennemin) öncüler (i) dir.

İbni Kesir

Hoşlanmadıklarını Allah'a mal ederler. Dilleri de güzel şeylerin kendilerinde olduğunu yalan yere söyler durur. Şüphesiz cehennem onlarındır. Ve onlar, gerçekten aşırı gidenlerdir.

Mehmet Alagaş

(60-63) Ahirete inanmayanların hâli kötülüğe benzerdir. Allah’ın hâli ise yüceye benzer, O saygıdeğerdir, hâkimdir, eğer ki Allah zulümleri nedeniyle insanı hemen yakalasaydı, Onun üzerinde tek bir yaratık dahi kalmazdı ve lakin belli bir süreye kadar öteliyor / tehir ediyor, süreleri gelince de bir saat dahi tehir edilmezler yahut önceye alınmazlar. Hoşlanmadıkları vasıfları Allah’a veriyorlar dilleriyle de “Güzel olan onlarınmış” yalanını söylüyorlar , şüphesiz onlar için ateş vardır ve onlar kesinlikle en önde gi rerler / ifrat ederler. Allah’a yemin olsun ki biz senden önce de toplu mlara / ümmetlere gönderdik, şeytan o ümmetlere faaliyetlerini / amellerini süslü gösterdi , bugün de şeytan onların dostudur , onlara acıtıcı bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a isnad ederler. Dilleri de yalan yere en güzel akıbetin kendilerinin olduğunu söyler. Şüphesiz ateş onlaradır ve onlar (cehenneme) önden gönderilecek olanlardır.

Süleyman Ateş

Kendilerinin hoşlanmadıkları şeyi Allah'a veriyorlar, üstelik de dilleri, "En güzel sonuç, kendilerinin olacak" diye yalan söylüyor. Onlara mutlaka ateş vardır ve onlar ona sürüleceklerdir!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dillerinin süslediği yalanla en güzelin kendi hakları olduğunu söyleyerek beğenmedikleri şeyi Allah'a mal ederler. Zerre kadar şüphe yok ki onların hak ettikleri ateştir ve oraya önce onlar sokulacaklardır.

Şaban Britch

Kendileri için hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a yakıştırıyorlar ve dilleri de yalan olarak en güzel olanın kendilerinin olduğunu söylüyor. Kuşkusuz onlara ait olan “ateş”tir. Ve onlar “Cehennem”de terk olunacaklardır.

Şaban Piriş

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a mal ederler ve yalana alışkın dilleri en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu ifade eder. Kuşkusuz onlara ait olan "ateş"tir. Ve onlar "cehennem"e doldurulacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. Dilleri de yalan düzüp donatıyor: En ileri güzellik onlarınmış! Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gideceklerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they ascribe to Allah the female gender which they themselves detest and they give a speaking tongue to falsehood at the grossness of which; common sense revolts. They presume upon Allah that all that is good and pleasing shall fall to their lot. It is no wonder that Hell shall be the sea of misery into which their sail be rushed.

Abdul Haleem

They attribute to God what they themselves dislike while their own tongues utter the lie that the best belongs to them. Without doubt it is the Fire that belongs to them: they will be given priority there!

Abdullah Yusuf Ali

They attribute to Allah what they hate (for themselves), and their tongues assert the falsehood that all good things are for themselves: without doubt for them is the Fire, and they will be the first to be hastened on into it!

Abul A'la Maududi

They assign to Allah what they dislike for themselves and their tongues utter a sheer lie in stating that a happy state awaits them. Without doubt the Fire awaits them and it is to it that they shall be hastened.

Aisha Bewley

They allot to Allah what they themselves dislike and their tongues frame the lie that they will receive the Best. There is no doubt at all that they will receive the Fire and that they are people who go to excess.

Al-Hilali & Khan

They assign to Allâh that which they dislike (for themselves), and their tongues assert the falsehood that the better things will be theirs. No doubt for them is the Fire, and they will be the first to be hastened on into it, and left there neglected. (Tafsir Al-Qurtubî)

Ali Quli Qarai

They attribute to Allah what they dislike [for themselves], and their tongues assert the lie that the best reward will be theirs. Undoubtedly, the Fire shall be their lot and they will be foremost [in entering it].

Amatul Rahman Omar

And they ascribe to Allâh what they dislike (for themselves), nevertheless their tongues utter the lie that they shall have the best of every thing (in the Hereafter). As a matter of fact there awaits them the Fire, and indeed they are the ones to be sent (therein) in advance and abandoned.

Arthur John Arberry

They assign to God that they themselves dislike; and their tongues describe falsehood, that the reward most fair shall be theirs. Without any doubt theirs shall be the Fire, and they are hastened in.

Bijan Moeinian

They attribute to God what they consider to be a disgrace for themselves to own. Then they say all kinds of lies to pretend that they are righteous! Beyond any shadow of the doubt they have earned the Hell in which they will be abandoned.

E. Henry Palmer

They set down to God what they abhor themselves; and their tongues describe the lie that 'good is to be theirs. ' Without a doubt theirs is the Fire, for, verily, they shall be sent on there!

Edip-Layth

They attribute to God what they hate, and their tongues assert lies that they will get the best. No doubt they will have the fire, for they have rebelled.

George Sale

They attribute unto God that which they dislike themselves, and their tongues utter a lie; namely, that the reward of paradise is for them. There is no doubt but that the fire of hell is prepared for them, and that they shall be sent thither before the rest of the wicked.

Hamid S. Aziz

They assign to Allah what they abhor themselves; and their tongues expound the lie that all good is to be theirs. " Without a doubt theirs is the Fire, for, verily, they shall be abandoned therein.

Mahmoud Ghali

And they make up to Allah what they (themselves) hate; and their tongues describe the lie that they will have the fairest (reward). No question that theirs will be the Fire, and they have been led far in excess.

Marmaduke Pickthall

And they assign unto Allah that which they (themselves) dislike, and their tongues expound the lie that the better portion will be theirs. Assuredly theirs will be the Fire, and they will be abandoned.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they attribute to God what they find detestable; and their tongues assert the lie that for them is only good. On the contrary, there is Fire for them, and they will be thrown into it.

Muhammad Asad

As it is, they ascribe to God something that they [themselves] dislike -and [all the while] their tongues utter the lie that [by doing so] they earn supreme merit! Truly, they earn but the fire, and will be left out [of God's grace]!

Mustafa Khattab

They attribute to Allah what they hate ˹for themselves˺,[1] and their tongues utter the lie that they will have the finest reward. Without a doubt, for them is the Fire, where they will be abandoned.

Progressive Muslims

And they assign to God what they hate, and their tongues describe with lies that they will have what is good. No doubt they will have the Fire, for they have rebelled.

Rashad Khalifa

They ascribe to GOD what they dislike for themselves, then utter the lie with their own tongues that they are righteous! Without any doubt, they have incurred Hell, for they have rebelled.

Sahih International

And they attribute to Allah that which they dislike, and their tongues assert the lie that they will have the best [from Him]. Assuredly, they will have the Fire, and they will be [therein] neglected.

Sam Gerrans

And they assign to God what they dislike; and their tongues describe the lie that they will have the best. Without doubt, they will have the Fire, and they will be rushed in.

Shabbir Ahmed

They ascribe to Allah what they dislike for themselves, and then utter the lie that the fair reward is for them. Surely, for them is the Fire, and they will be hastened on into it (56:10).

Syed Vickar Ahamed

They give to Allah what they dislike (for themselves), and their tongues insist on the lies that all good things are for themselves: Without doubt, the Fire is for them, and they will be the first to be pushed into it!

Taqi Usmani

They assign to Allah what they themselves dislike, and their tongues make the false statement that for them there is a happy end. No, Fire is imminently theirs, and they are being driven (towards it) speedily.

The Monotheist Group

And they assign to God what they hate, and their tongues describe with lies that they will have what is good. No doubt they will have the Fire, for they have rebelled.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩