Diyanet İşleri
Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 94. ayet. فَمَنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
femeni-fterâ `ale-llâhi-lkeẕibe mim ba`di ẕâlike feülâike hümu-żżâlimûn.
Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İyiliğe ermek; Kâbe ve hac Âl-i İmrân 92–99 3
Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun."
Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Ka'be'dir.
Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün alemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır.)
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 93–94. ayetler için yazılmıştır.
93-94. Yahudilerin İsa ile Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine dil uzattığı hususlardan birisi de, onların neshin batıl olduğunu iddia etmeleri ve bir peygamberin kendisinden önceki peygambere muhalif bir hüküm getirmesinin imkânsız olduğunu söylemeleridir. Yüce Allah ise onları, bildikleri bir hususu hatırlatarak yalanlamaktadır. Şöyle ki onlar, Tevrat’ın inişinden önce bütün yiyeceklerin İsrailoğullarına helâl olduklarını biliyorlardı. Bunlardan ancak İsrail diye bilinen Yakub aleyhisselam’ın yakalandığı bir hastalıktan ötürü kendisine yasak kıldığı cüz’i bazı şeyler müstesna idi. Diğer taraftan Tevrat da önceden helâl olan pek çok şeyi nesh edip bunların haram olduklarını belirten birçok hüküm ihtiva etmektedir.
Şimdi eğer onlar bu hususu inkâr edecek olurlarsa kendilerine: “Eğer siz doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirin de onu okuyun.” de! Yani sizler neshin olmadığı, yeniden bir takım şeylerin helâl veya haram kılınmadığı iddiasında doğru söylüyorsanız haydi Tevrat’ı getirin ve okuyun. Bir kimsenin dillendirip kabul ettiği ve reddetmediği bir hususu ona karşı delil getirmek, delil getirmenin en ileri derecelerinden birisidir. Eğer bu kimse bu durumda hakka boyun eğerse, yapması gerekeni yerine getirmiş olur. Şâyet bu açıklamadan sonra kabul etmeyip hakka boyun eğmezse, o kimsenin artık yalan söylediği, itiraz ettiği, zulme yöneldiği ve izlediği yolun batıl olduğu açıkça ortaya çıkmış olur ki, yahudilerin yaptığı da işte budur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bunlar yüce Allah'ın haram kılması ile değil, Yakup -aleyhisselam-'ın kendi nefsine haram kılmasıyla haram olan şeylerdir. Bu hususta deliller apaçık ortaya konulduktan sonra Allah adına yalan uyduranlar, bütün bu apaçık delillerden sonra hakkı terk edip, kendi nefislerine zulmeden kimseler olmuşlardır.
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bundan sonra kim Allah'a yalan söylerse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Ve her kim bundan böyle Allah'a iftira atarsa, işte kendilerine zulmedenler onlardır.
Ve artık bundan sonra kim Allah hakkında yalan uydurursa işte onlar zalimlerdir!
Bundan sonra kim Allah üzerine yalan iftira ederse, işte onlar zalimlerdir.
Artık bundan sonra kim Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzerse, işte onlar, zalim olanlardır.
Artık bundan sonra her kim Allah'a karşı yalan uydurursa, işte bunlar, zalimlerin ta kendisidirler.
Bundan sonra, Allah hakkında yalanlar söyleyerek kim iftira ederse; kendilerine yazık edenler, işte onlardır.
Artık bundan sonra her kim Allah hakkında yalan uydurursa işte onlar zalimlerdir.
Artık kim yalanları ALLAH'a yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.
Artık kim yalanları ALLAH'a yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.
Artık bundan sonra Allah adına o yalanı kim uydurmuşsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Demek ondan sonra Allah namına o yalanı kim uydurmuşsa artık onlar, o zalimlerdir
Artık bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Artık bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Artık bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Artık bundan sonra kim Tanrı'ya karşı yalan uydurup iftira düzerse, işte onlar, zalim olanlardır.
Artık kim bundan (ya'ni Tevratı getirib okudukdan) sonra Allaha karşı yalan uydurursa işte onlar zaalimlerin ta kendileridir.
Bundan sonra artık kim Allah'a karşı yalan isnad ederse; işte onlar zalimlerin kendileridir.
(93-94) Tevrat indirilmeden önce Yakub’un / İsrail’in kendisine haram ettikleri (İsrail peygamber sadece kendine haram etmiş) hariç her türlü yiyecek Yakup oğullarına / İsrail oğullarına helal idi. De ki eğer doğru sözlü iseniz getirin Tevrat’ı ve okuyun. (Bu dediğimiz doğru çıkacak, Tevrat’ta haram edilmiş yiyecek yok, göreceksiniz) Her kim bundan sonra Allah’a yalan bir şeyi iftira ederse işte onlar zalimlerdir.
Artık bundan sonra Allah’a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Artık bundan sonra da kim Allah'a yalan uydurursa, işte onlar zalimlerdir.
Kim bundan sonra bu yalanı hala Allah'a mal ederse işte onlar yanlış yapmış olanlardır. dipnot 1
Tevrat'ı okuduktan sonra kendi yalanlarını Allah'a mal edenler yanlış yaparlar dipnot 1 .
Bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, onlar zalimlerin ta kendileridir
(93-94) Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in kendine haram kıldıklarının dışında, İsrail oğullarına her yiyecek helal idi. "Eğer doğru söyleyenler iseniz Tevrat'ı getirip okuyun!" de. Bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Artık bundan sonra kim yalan düzüp Allah'a iftira ederse böyleleri zalimlerin ta kendileridir.
Henceforth, he who relates to Allah falsehood and intentionally asserts what is false shall be seen as those who are wrongful in actions.
Those who persist in making up lies and attributing them to God after this are the wrongdoers.’
If any, after this, invent a lie and attribute it to Allah, they are indeed unjust wrong-doers.
Those who falsely fix lies upon Allah despite this are the wrong-doers.
So any who, after this, invent a lie against Allah are indeed wrongdoers.
Then after that, whosoever shall invent a lie against Allâh, ... such shall indeed be the Zâlimûn (disbelievers).
So whoever fabricates a lie against Allah after that —it is they who are the wrongdoers.
Now, whoso forges a lie against Allâh after that, it is they who are the unjust.
Whoso forges falsehood against God after that, those are the evildoers.
Now those who fabricate something [in support of their argument], and say that it is the word of God, they are indeed the most unjust [to their own soul. ]
But whoso forges against God a lie, after that, they are the unjust.
Whoever invents lies about God after this, these are the wicked.
Whoever therefore contriveth a lie against God after this, they will be evil doers.
But whoever invents against Allah a lie, after that, they are, indeed, the wrong-doers.
So whoever fabricates lies against Allah even after that, then those are they (who are) the unjust.
And whoever shall invent a falsehood after that concerning Allah, such will be wrong-doers.
And anyone who fabricates lies about God even after this, is wicked indeed.
And all who henceforth invent lies about God - it is they, they who are evildoers!
Then whoever still fabricates lies about Allah, they will be the ˹true˺ wrongdoers.
Whoever invents lies about God after this, these are the wicked.
Those who fabricate false prohibitions after this, and attribute them to GOD, are truly wicked.
And whoever invents about Allah untruth after that - then those are [truly] the wrongdoers.
And whoso invents a lie about God after that, it is they who are the wrongdoers.
Those who invent a falsehood after that, concerning Allah, will be wrong-doers.
Then after that, if any (people) invent a lie, and say it is from Allah, they are indeed unjust wrongdoers.
Then those who forge the lie against Allah, after all this,- they are the transgressors.
Whoever invents lies about God after this, these are the wicked.