Nisâ suresi

Nisâ suresi, 48. ayet

Nisâ suresi, 48. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفْتَرَىٰٓ إِثْمًا عَظِيمًا

inne-llâhe lâ yagfiru ey yüşrake bihî veyagfiru mâ dûne ẕâlike limey yeşâ'. vemey yüşrik billâhi feḳadi-fterâ iŝmen `ażîmâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 45–51 · surenin 48. ayeti / 176

Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3

  1. Nisâ 45

    Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.

  2. Nisâ 46

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  3. Nisâ 47

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

  4. 48

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

  5. Nisâ 49

    Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.

  6. Nisâ 50

    Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

  7. Nisâ 51

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

48. Yüce Allah yaratıklardan herhangi birisini kendisine şirk koşan kimseleri bağışlamayacağını, bunun dışında kalan küçük ya da büyük diğer günahları ise bağışlayabileceğini haber vermektedir. Bu ise böyle bir günahı bağışlamayı dilemesi ve hikmetinin onu bağışlamayı gerektirmesi halinde söz konusu olur. Şirkin dışındaki günahların bağışlanması için Yüce Allah pek çok sebepler tayin etmiştir: Günahları silen iyilikler, dünyada, berzahta ve Kıyamet gününde keffarete sebep olabilecek musibetler, mü’minlerin birbirlerine dua etmeleri, şefaatçilerin şefaatte bulunmaları vb. gibi. Bütün bunlardan üstünde iman ve tevhid sahiplerine ihsan edeceği rahmeti de vardır.

Ancak şirk böyle değildir. Çünkü müşrik, mağfiret kapılarını kendi yüzüne kendisi kapatmış, rahmet kapılarını kendisine karşı kendisi kilitlemiştir. O bakımdan tevhidsiz olarak itaatlerin ona bir fayda sağlaması söz konusu olmadığı gibi, musibetlerin de ona (kefaret olma yönünde) hiçbir faydası olmayacaktır. Kıyamet gününde şefaatçilerin şefaati onlara bir fayda sağlamayacağı gibi onların candan bir dostları da olmayacaktır.

Bundan dolayıdır ki Yüce Allah: “Allah’a şirk koşan kimse şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur” buyurmaktadır. Yani onun bu iftirası çok büyük bir suçtur. Topraktan yaratılmış, bütün yönleri ile eksik, her bakımdan bizatihi muhtaç, kendisine tapınanlara şöyle dursun bizzat kendisine dahi bir fayda sağlayamayan, bir zararı önleyemeyen, ölüm ve hayatına kendisi malik olamayan, kendisini öldükten sonra diriltmeye gücü yetmeyen bir yaratılmışı, her şeyi yaratan, bütün yönleri ile kemale sahip, bütün yaratıklarına zatı ile muhtaç olmayan, fayda ve zararı elinde bulunduran, vermek ve engellemek kudretine sahip olan, mahlukların sahip oldukları bütün nimetleri ihsan etmiş bulunan Yaratıcıya eş kabul etmekten daha büyük bir zulüm olabilir mi? Hiç bundan daha büyük bir zulüm düşünülebilir mi? Bundan dolayı Yüce Allah bu şekilde şirk koşan kimselerin kesin olarak ebediyen azapta kalacağını ve ilâhi mükâfattan mâhrum olacaklarını hükme bağlamıştır: “Kim Allah’a ortak koşarsa hiç şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ise ateştir.” (el-Maide, 5/72)

Bu âyet-i kerime tevbe etmeyip o halde ölen kimse hakkındadır. Tevbe eden kimseye ise Yüce Allah daha önceki şirkini de onun dışındaki günahlarını da bağışlayabilir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: Ey nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” (ez-Zümer, 39/53) Yani Yüce Allah kendisine tevbe eden ve yönelerek gelenlerin günahlarını bağışlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Allah, kendisine mahlukatından bir şeyin ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Şirk ve küfrün dışında olan günahları ise, lütfuyla dilediği kimseden affeder. Veya onlardan dilediğine, günahları miktarınca adaletiyle azap eder. Her kim Allah'tan başkasını O'na ortak koşarsa çok büyük bir günah uydurmuştur. Bu günahla ölen kimse de affedilmez.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  3. لَا la
  4. يَغْفِرُ yegfiru bağışlamaz kök: غفر
  5. أَن en
  6. يُشْرَكَ yuşrake ortak koşulmasını kök: شرك
  7. بِهِۦ bihi kendisine
  8. وَيَغْفِرُ veyegfiru ve bağışlar kök: غفر
  9. مَا ma
  10. دُونَ dune başkasını kök: دون
  11. ذَٰلِكَ zalike bundan
  12. لِمَن limen kimseden
  13. يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği kök: شيا
  14. وَمَن ve men ve kimse
  15. يُشْرِكْ yuşrik ortak koşan kök: شرك
  16. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  17. فَقَدِ fekadi gerçekten
  18. ٱفْتَرَىٰٓ ftera iftira etmiştir kök: فري
  19. إِثْمًا ismen bir günah kök: اثم
  20. عَظِيمًا azimen büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…

  • Ortak kavram: Şirk

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Ortak kavram: Şirk

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. dipnot 1 Allah'a ortak koşan kişi büyük bir günah(la) iftira etmiş olur.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu mesaj Nisâ 4:116. ayetle birlikte okunmalıdır. Demek ki Yüce Allah'ın bağışlamayacağını ilan ettiği tek günah şirk, yani Allah'a ortak koşmak üzere ölmektir.

Mustafa İslamoğlu

Kuşkusuz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; fakat dileyen kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlamayı diler. Zira Allah'a ortak koşan kimseler, (O'na) iftira ederek korkunç bir günah işlemiş olmaktadırlar.

Muhammed Esed

Şüphesiz Allah, dilediği kimselerin daha hafif günahlarını bağışladığı halde, Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz: zira Allaha ortak koşanlar, gerçekten korkunç bir günah işlemiş olurlar.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah kendisine (afaki - açık veya enfüsi - gizli) şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dunundakileri (bundan daha küçük suçları) dilediklerine bağışlar. Kim Esma ül Hüsna'sı itibarıyla varlığının da hakikati olan Allah'a ("B"illahi) şirk koşarsa, gerçekten aziym bir suç olarak, iftira etmiş olur.

Ali Bulaç

Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Ali Özek ve heyeti

Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, Kendisine ortaklar koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanları ise dilediği kişi için bağışlar. Allah'a kim ortaklar koşarsa, iftira ederek büyük bir suç işlemiş olur. dipnot 88

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 88
    Halk arasında bilinenlerin tersine, Allah'ın bağışlamayacağı tek suçun, kul hakkı değil; Allah'a ortaklar koşmak olduğu bildirilmiştir. Bu uyarının tıpkısı, 4:116 ve 9:113 ayetlerinde de bildirilir. Bu konuda, önyazıların ikinci bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah ile iftira etmiş olur.

Edip Yüksel

ALLAH kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan aşağısını dilediğini bağışlar. Kim ALLAH'a ortak koşarsa çok büyük bir hakaret etmiş olur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Ölümden önce putperestlikten dönülebilir (4:18; 40:66). Maalesef Müslümanların büyük çoğunluğu müşrik din adamlarının oluşturduğu mezheplere kapılarak bu büyük suçu işlemektedirler (9:31; 12:40; 42:21; 6:145-150).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını dilediğine bağışlar. Kim ALLAH'a ortak koşarsa çok büyük bir hakaret etmiş olur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa pek büyük bir cinayeti iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını mağfiret etmez, ondan berisini dilediğine mağfiret buyurur, kim de Allaha şirk koşarsa pek büyük bir cinayet iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur

Erhan Aktaş

Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 3:129. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, kendisine ortak koşanları asla affetmez. Bunun dışında uygun gördüğünü dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae: "şey edeni"; bağışlanmak için gayret göstereni/bağışlanmayı gerektirecek "şey"ler yapanı.

Gültekin Onan

Gerçekten, Tanrı, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Tanrı'ya şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah, kendisine eş tanımasını yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimseler için, yarlığar. Kim Allaha eş tutarsa muhakkak pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.

İbni Kesir

Allah; kendisine ortak koşmayı bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, hiç şüphesiz pek büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındakilerden dilediğini bağışlar. Kim, Allah’a şirk koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Süleyman Ateş

Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan da gerçekten büyük bir günah işlemiştir.

Süleymaniye Vakfı

Allah, kendisine şirk /ortak koşulmasını bağışlamaz. dipnot 1 Bunun altındaki günahları, gereğini yapan kişi için dipnot 2 bağışlar. dipnot 3 Kim Allah'a ('bunu isteyen Allah'tır' diyerek) dipnot 4 ortak koşarsa büyük bir günahı ona mal etmiş olur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın varlığı ve birliği konusunda kimsenin şüphesi yoktur (A'raf 7/172-174). İlah sayılanlar, Allah ile araya konan aracılardır. Heykelin ilah olamayacağını herkes bilir (Ankebut 29/16-25). Bakara 2/22. ayette yer alan "bile bile Allah'a benzer nitelikte varlıklar uydurmayın." ifadesi, bilmeden işlenen şirk günahının affedileceğini gösterir (Enfal 8/27). Bunun örneği İbrahim aleyhisselamdır. O, buluğa erdiği andan itibaren putların ilah olmayacağını anlamıştı. Ama En'am 6/75-79. ayetlerde belirtildiği gibi, gözlemler yapıp kesin kanaate varıncaya kadar gezegenin, ayın ve güneşin, kendisinin rabbi olduğuna inanıyordu. Yaptığı gözlemler sonucunda onların rab olamayacaklarını anlar anlamaz kesin tavrını ortaya koydu (Enbiya 21/51-64). Onun bu konuda, bile bile yaptığı herhangi bir yanlış olmadığı için Allah onu hiçbir zaman müşrik saymamıştır (Bakara 2/135, Al-i İmran 3/18, 67, 95, En'am 6/161, Nahl 16/123). Nitekim Müslümanlar da Muhammed aleyhisselamın ve ilim adamlarının ilah yapıldığının farkında değillerdir. Allah Teala Kur'an'ı sadece kendisinin açıkladığını, bunu bir ilme göre yaptığını (A'raf 7/52), bu açıklamalara, konuyu bilenlerden oluşan bir ekibin ulaşabileceğini (Fussilet 41/3) bildirmiş ve başkasının yapacağı açıklamayı kabul etmenin onu ilah saymak olduğunu açıkça ifade etmiştir (Hud 11/1). Ama geleneksel yapı, birçok ayeti gizlemiş, bir çoğuna da yanlış anlamlar vermiş ve Muhammed aleyhisselamın da ayetleri açıklama yetkisinin olduğunu, Müslümanlara kabul ettirmiştir. Bu yetki alimlere de verilerek mezhepler oluşturulmuş ve bir ilahlar piramidi meydana getirilmiştir. Bu, kabul edilebilecek bir şey değildir (Bakara 2/103-105, 213, En'am 6/159, Şura 42/13-14). Ancak bu yapıyı, bilmeden kabul edenlerin bir sorumluluğu olmaz (Bakara 2/22, 286). Ama bunu bile bile yapıp Müslümanları bu hale sokanlar, en ağır cezaya çarptırılacaklardır (Bakara 2/159-162, 174-176, A'raf 7/44-45). Bu ayetin benzeri için bkz. Nisa 4/116.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  3. metne dön, dipnot 3
    Bir şeyi insanın var etmesi için çalışması gerekir. Şirkten uzak kalan ve büyük günahlardan kaçınan (Nisa 4/31, Necm 53/31-32) veya günah işledikten sonra tövbe edip /dönüş yapıp kendilerini düzeltenler (Furkan 25/68-71) ile sevapları günahlarından fazla olanlar doğrudan cennete gider, cehennemin hışırtısını bile duymazlar. (Enbiya 21/101-102) Günahları sevaplarından fazla olanlar da cehenneme giderler (Araf 7/9, Meryem 19/71-72, 86-87, Müminun 23/103-104, Karia 101/8-11). Bunlar, cezalarını çektikten sonra cennetteki yakınlarının yanına yerleştirilirler (Tur 52/21).
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah kendisine ortak oluşturulmasını (şirki) bağışlamaz. Bunun altında olan günahları, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak oluşturursa, O'na büyük bir iftirada bulunmuş olur.

Şaban Britch

Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındakilerden dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Şaban Piriş

Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındakilerden dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah'a şirk koşan, gerçekten büyük bir günah işlemiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Never shall Allah forgive the impious irreverence of incorporating with Him other deities, but He forgives all else to whom He will. And he who incorporates with Allah other deities shall have committed the most heinous sin.

Abdul Haleem

God does not forgive the joining of partners with Him: anything less than that He forgives to whoever He will, but anyone who joins partners with God has concocted a tremendous sin.

Abdullah Yusuf Ali

Allah forgiveth not that partners should be set up with Him; but He forgiveth anything else, to whom He pleaseth; to set up partners with Allah is to devise a sin Most heinous indeed.

Abul A'la Maududi

Surely Allah does not forgive that a partner be ascribed to Him, dipnot 1 although He forgives any other sins for whomever He wills. dipnot 2 He who associates anyone with Allah in His divinity has indeed forged a mighty lie and committed an awesome sin.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Although the People of the Book claimed to follow the Prophets and the Divine Books they had, in fact, fallen a prey to polytheism.
  2. metne dön, dipnot 2
    The purpose of this verse is not to tell man that he may commit any sin as long as he does not associate others with God in His divinity. The object is rather to impress upon those who had begun to regard polytheism as a trivial matter that it constitutes the most serious offence in God's sight, an offence so serious that while other sins may be pardoned this will not. Jewish religious scholars were meticulous about questions of subsidiary importance, and devoted all their time to pondering over legal subtleties which their jurists had painstakingly elaborated by far-fetched deductions. Yet they treated polytheism so lightly that they neither abstained from it themselves nor tried to prevent their people from falling a prey to polytheistic ideas and practices nor found anything objectionable in establishing cordial relations with the polytheists nor in supporting them.

Aisha Bewley

Allah does not forgive anything being associated with Him but He forgives whoever He wills for anything other than that. Anyone who associates something with Allah has committed a terrible crime.

Al-Hilali & Khan

Verily, Allâh forgives not that partners should be set up with Him (in worship), but He forgives except that (anything else) to whom He wills; and whoever sets up partners with Allâh in worship, he has indeed invented a tremendous sin.[1]

Ali Quli Qarai

Indeed Allah does not forgive that any partner should be ascribed to Him, but He forgives anything besides that to whomever He wishes. And whoever ascribes partners to Allah has indeed fabricated [a lie] in great sinfulness.

Amatul Rahman Omar

Surely, Allâh does not forgive (unless the sinner turns to Him with repentance) that a partner be associated with Him but He forgives everything short of it to whomsoever He will. And whoso associates a partner with Allâh has indeed committed a very great sin.

Arthur John Arberry

God forgives not that aught should be with Him associated; less than that He forgives to whomsoever He will. Whoso associates with God anything, has indeed forged a mighty sin.

Bijan Moeinian

God will never forgives the one who raises someone or something to His Divine level. Apart from this sin, God may forgive whoever He wants. The one who worships the idols [in any form or shape] has committed the worse possible sin.

E. Henry Palmer

Verily, God pardons not associating aught with Him, but He pardons anything short of that to whomsoever He pleases; but he who associates aught with God, he hath devised a mighty sin.

Edip-Layth

God does not forgive that partners be set up with Him, and He forgives what is beside that for whom He wills. Whoever sets up partners with God has indeed invented a great sin.

George Sale

Surely God will not pardon the giving Him an equal; but will pardon any other sin, except that, to whom He pleaseth: And whoso giveth a companion unto God, hath devised a great wickedness.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah pardons not associating anything with Him, but He pardons anything short of that, to whomsoever He pleases; but associating anything with Allah is to devise a mighty sin indeed.

Mahmoud Ghali

Surely Allah does not forgive that (anything) should be associated with Him, and He forgives (anything) whatever apart from that for (Literally: to) whomever He decides; and whoever associates (anything) with Allah, then he has readily fabricated a tremendous vice.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah forgiveth not that a partner should be ascribed unto Him. He forgiveth (all) save that to whom He will. Whoso ascribeth partners to Allah, he hath indeed invented a tremendous sin.

Mohamed Ahmed - Samira

God does not forgive that compeers be ascribed to Him, though He may forgive aught else if He please. And he who ascribes compeers to God is guilty of the gravest sin.

Muhammad Asad

VERILY, God does not forgive the ascribing of divinity to aught beside Him, although He forgives any lesser sin unto whomever He wills: for he who ascribes divinity to aught beside God has indeed contrived an awesome sin.

Mustafa Khattab

Indeed, Allah does not forgive associating others with Him ˹in worship˺,[1] but forgives anything else of whoever He wills. And whoever associates others with Allah has indeed committed a grave sin.

Progressive Muslims

God does not forgive that partners be set up with Him, and He forgives what is beside that for whom He wills. Whoever sets-up partners with God has indeed invented a great sin.

Rashad Khalifa

GOD does not forgive idolatry, but He forgives lesser offenses for whomever He wills. Anyone who sets up idols beside GOD, has forged a horrendous offense.,

Sahih International

Indeed, Allah does not forgive association with Him, but He forgives what is less than that for whom He wills. And he who associates others with Allah has certainly fabricated a tremendous sin.

Sam Gerrans

God forgives not that a partnership be ascribed to Him, but He forgives other than that whom He wills; and whoso ascribes a partnership to God, he has invented a tremendous sin.

Shabbir Ahmed

Allah is the Sovereign in the Universe. Whoever ascribes partners to Allah, or divinity to any of His creation, has indeed invented a tremendous sin. Allah will forgive any transgression but SHIRK. Included in this category are those who worship their own desire (45:23), those who indulge in human worship and in sectarianism (30:31), (42:21), and those who follow man-made books in lieu of the Book of Allah (6:122), (6:137), and those who claim or believe in Revelation after the Qur'an, in any form, including claims of attaining Divine knowledge through mystical experience (6:62), (7:173), (7:191). And those who uphold Trinity (4:171), (5:72-73.) And those who claim that God has a son, and those who follow their religious leaders (9:31) Such people fall from the high station of humanity. Worshiping any entity other than Allah, sinks the human "Self" down to subhuman levels (22:31). But most of those who claim belief (and call themselves Muslims), indulge in SHIRK (12:106).

Syed Vickar Ahamed

Indeed, Allah forgives not that partners should be set up with Him; But He forgives anything else, to whom He pleases; And he who sets up ‘partners’ with Allah has devised a sin most wicked.

Taqi Usmani

Surely, Allah does not forgive that a partner is ascribed to Him, and He forgives anything short of that for whomsoever He wills. Whoever ascribes a partner to Allah commits a terrible sin.

The Monotheist Group

God does not forgive that partners be set up with Him, and He forgives other than that for whom He pleases. Whoever sets up partners with God has indeed invented a great sin.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩