Nahl suresi

Nahl suresi, 103. ayet

Nahl suresi, 103. ayet. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِىٌّ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّ مُّبِينٌ

veleḳad na`lemü ennehüm yeḳûlûne innemâ yü`allimühû beşer. lisânü-lleẕî yülḥidûne ileyhi a`cemiyyüv vehâẕâ lisânün `arabiyyüm mübîn.

Diyanet İşleri

Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 100–106 · surenin 103. ayeti / 128

Konu Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor" Nahl 98–105 3

  1. Nahl 100

    Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

  2. Nahl 101

    Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

  3. Nahl 102

    Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

  4. 103

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

  5. Nahl 104

    Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  6. Nahl 105

    Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.

  7. Nahl 106

    Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

103. Allah, Rasûlünü yalanlayan müşriklerin gerçekle ilgisi olmayan sözlerini şöylece haber vermektedir: “Andolsun ki biz, onların: Ona muhakkak” getirmiş olduğu bu kitabı “bir insan öğretiyor, dediklerini biliyoruz.” Onların işaret ettikleri bu insanın dili ise “yabancıdır. Bu” Kur’an-ı Kerim “ise apaçık bir Arapçadır.” Peki, böyle bir iddianın doğru olması mümkün müdür? Az da olsa doğru olma ihtimali var mıdır? Ancak yalan söyleyen kimse, söylediği yalanın nereye varacağını düşünmeden yalan söyler. Böylece o sözün sadece anlaşılması ile reddedilmesini gerektiren çelişki ve tutarsızlıkları hemen ortaya çıkar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bizler müşriklerin şöyle dediklerini biliyoruz: "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e Kur’an’ı sadece bir insan öğretiyor. Hâlbuki onlar, ortaya attıkları bu iddialarında yalancıdırlar. Arap olmayan birinin öğrettiğini iddia ettikleri lisan, kimin lisanıdır? Bu Kur’an yüksek derecede belagate sahip, açık bir Arapça diliyle inmiştir. Öyleyse nasıl olur da onu Arap olmayan birinden aldığını iddia ederler?

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve elbette
  2. نَعْلَمُ nea'lemu biliyoruz kök: علم
  3. أَنَّهُمْ ennehum onların
  4. يَقُولُونَ yekulune dediklerini kök: قول
  5. إِنَّمَا innema muhakkak
  6. يُعَلِّمُهُۥ yuallimuhu ona öğretiyor kök: علم
  7. بَشَرٌۭ ۗ beşerun bir insan kök: بشر
  8. لِّسَانُ lisanu dili kök: لسن
  9. ٱلَّذِى llezi şahsın
  10. يُلْحِدُونَ yulhidune nisbet ettikleri kök: لحد
  11. إِلَيْهِ ileyhi ona
  12. أَعْجَمِىٌّۭ ea'cemiyyun a'cemi (yabancıdır) kök: عجم
  13. وَهَـٰذَا vehaza bu ise
  14. لِسَانٌ lisanun bir dildir kök: لسن
  15. عَرَبِىٌّۭ arabiyyun Arapça kök: عرب
  16. مُّبِينٌ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجم (4 geçiş) · Aynı kök: عرب (22 geçiş)

    Eğer biz onu başka dilde bir Kur'an yapsaydık onlar mutlaka, "Onun ayetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: عجم (4 geçiş)

    (198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    (193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde…

  • Aynı kök: لحد (6 geçiş)

    En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına…

  • Aynı kök: لحد (6 geçiş)

    Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz onların "Onu (Kur'an'ı ona) ancak bir insan öğretiyor!" dediklerini biliyoruz. dipnot 1 İtham ettikleri şahsın dipnot 2 dili yabancıdır. (Oysa) bu (Kur'an), apaçık bir Arapça'dır. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Furkân 25:4-5.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mekkeli müşrikler, vahyi Hz. Muhammed'e bir insanın öğrettiğini söyleyerek, vahyin insan sözü olduğunu iddia etmişlerdir. Onu öğreten kişinin müşrik mi hristiyan mı yahudi mi Acem mi [hanîf] mi olduğu konusunda çeşitli iddialar vardır. Meselâ bunun Huvaytıb b. Abdüluzzâ'nın daha sonra müslüman olan ‘Aiş (veya ‘Addâs) adındaki İran'lı kölesi olduğu ifade edilmektedir (bkz. Zemahşerî, [el-Keşşâf], III, 256; Ferrâ, [Me‘âni'l-Kur'an], II, 113). Elbette bu kişinin kim olduğu çok da önemli değildir; önemli olsaydı Yüce Allah onun adına yer verirdi. Ancak bu kişinin konuştuğu dilin yabancı bir lisan olduğu ayetin devam eden cümlesinde ifade edilmektedir. Ana dili Arapça olanlar da dahil, dili yabancı olan birinin böyle Arapça bir şaheser meydana getirmesi elbette imkânsızdır. Bu nedenle Kur'an'da meydan okuma ayetleri vardır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:195.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz onların; "Ona bu (vahyi) öğreten bir insandan başkası değil" dediklerini çok iyi biliyoruz. Onların gerçeği saptırmak için kendisini ima ettikleri kişinin dili yabancı bir dil olduğu halde, bu (vahyin) dili hem özünde açık hem de hakikatı açıklayan bir Arapça'dır.

Muhammed Esed

Hiç kuşkusuz onların, "Ona (bütün) bunları mutlaka bir insan öğretiyor!" dediklerini pekala biliyoruz. Oysa, onların karalamak amacıyla ima ettikleri kimsenin dili bütünüyle yabancı bir dil olduğu halde, bu mesaj (hem kendisi) açık olan, (hem de gerçeğin özünü) apaçık gösteren Arapça bir söylemdir.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki: "Onu ancak bir beşer öğretiyor" demelerini biliyoruz. . . Hak'tan saparak kendisine nispet ettikleri kimsenin dili, Arapçayı iyi konuşamayan bir dildir. . . Bu ise apaçık Arapça bir lisandır.

Ali Bulaç

Andolsun ki biz, onların: "Bunu kendisine ancak bir beşer öğretmektedir" dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse)nin dili a'cemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz biz onların: «Kur'an’ı ona ancak bir insan öğretiyor» dediklerini biliyoruz. (Oysa müşriklerin, Muhammed'in kendisinden öğrendiğini iddia edip Kendisine nispet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık (fasih) bir Arapçadır.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, "Ona, bir insan öğretiyor!" dediklerini biliyoruz. İlişkilendirdikleri kişinin dili zor anlaşılır. Oysa bu, çok kolay anlaşılacak apaçık bir dildir.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, onların "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" demekte olduklarını biliyoruz. Nisbet etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır. Oysaki bu Kur'an apaçık bir Arapça'dır.

Edip Yüksel

"Ona bir insan öğretiyor" biçimindeki sözlerini elbette biliyoruz. Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'ın dışındaki mukaddes kitaplar kısmen tahrife uğramışlardır. Kuran'ı mevcut Tevrat ve İncil çevirileriyle karşılaştırırsak Kuran'ın orijinalliği ortaya çıkar. Örneğin, Tevrat'ın Çıkış 32:20 ayetiyle Kuran'ın 2:93 ayetini karşılaştırınız. Dr. Maurice Bucaille'nin "The Bible, the Quran and Science" (Tevrat-İncil, Kuran ve Bilim) adlı kitabı bu konuda bir klasiktir. Bu ayetin son bölümü şu biçimde de anlaşılabilir: "Amaçladıkları kişinin dili anlaşılmaz bir dil, bu ise mükemmeldir, apaçıktır". * Bak 43:3.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ona bir insan öğretiyor' biçimindeki sözlerini elbette biliyoruz. Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak biliyoruz ki onlar: "Mutlaka onu bir insan öğretiyor!" da diyorlar. Haktan saparak isnatta bulunmak istedikleri kimsenin dili yabancıdır; bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhakkak biliyoruz ki onlar "mutlaka onu bir beşer ta'lim ediyor" da diyorlar, ilhad etmek istedikleri kimsenin lisanı A'cemidir, bu Kur'an ise gayet beliğ bir Arabi lisan

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Biz, onların: "Ona ancak bir beşer dipnot 1 öğretiyor." dediklerini biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu ise apaçık bir Arapça'dır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İlahi hiçbir özelliği olmayan, sıradan bir insan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Biz, onların: "Ona ancak bir beşer dipnot 1 öğretiyor." dediklerini biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu ise apaçık bir Arapça'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İlahi hiçbir özelliği olmayan, sıradan bir insan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Biz, onların: "Ona ancak bir beşer öğretiyor." dediklerini biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu ise apaçık bir Arapçadır.

Gültekin Onan

Andolsun ki biz onların: "Bunu kendisine ancak bir beşer öğretmektedir" dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse)nin dili acemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz onların: "Bunu mutlakaa bir beşer öğretiyor" diyeceklerini biliyoruz. Hakdan sapmak suretiyle kendisine nisbet edecekleri (o mefruz kimse) nin lisanı (olsa olsa) a'cemi (olabilir. Arabi değil). Bu (Kur'anın dili) ise (bütün fesaahat ve belağati ile) apaçık Arabca bir dildir.

İbni Kesir

Andolsun ki; ona mutlaka bir insan öğretiyor, dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır. Kur'an ise apaçık arapçadır.

Mehmet Alagaş

(98-104) Kuran okuduğun zaman taşlanmış / recm edilmiş şeytandan Allah’a sığın , muhakkak ki O / şeytan iman edenler ve Rablerine vekalet verenler üzerinde bir delile dayalı otoritesi / sultanlığı yoktur. Onun / sultanlığı, onunla ilgilenen / ona yüzünü çevirenleredir, onlar onu ortak edinenlerdir. (Şeytanı ortak edinen / Allaha ortak koşanlar) Biz bir ayetin yerini başka bir ayet ile değiştirdiğimizde (ayeti değil mekanını değiştirmek nesih / hükmün iptali değildir) ki Allah neyi indirdiğini en iyi bilendir, buna rağmen “sen bir iftiracısın” dediler , bilakis onların çoğunluğu bilmiyorlar. Ku tsal Ruh / Cebrail onu Rabbinden hak ile iman edenleri sabitlemesi için / sebat vermesi için teslim olanlara bir hidayet bir müjde olması için indirdi de. Kesin olan şu ki, onların onu bir beşerden öğreniyor dediklerini biliyoruz. Meylettikleri o kişinin dili / lisanı yabancıdır / acemidir , bu ise apaçık arabidir, Kesinlikle o kimseler Allah’a iman etmiyorlar, Allah da onları yola yönlendirmiyor, onlara acıtıcı bir azap vardır. Yalanı iftira edenler Allah’ın ayetlerine iman etmezler ve işte o kimseler yalancıdırlar, imanından sonra kim Allah’ı yok sayar ise, kalbi iman ile tatmin olduğu halde inkara zorlananlar hariç, kim kalbini küfre açar ise onların üzerine Allah ’ın öfkesi / gazabı vardır, onlara büyük bir azap vardır. Bu onların dünya hayatını ah irete tercih e dip sevmelerindendir, m uhakkak ki Allah yok sayan kavmi yola yönlendirmez. İşte onların kalplerini işitmelerini ve görmelerini mühürler işte onlar fakında olmayanlardır / gafillerdir. Hiç şüphesiz ki onlar ahirette hasara uğrayanlardır. Muhakkak ki Rabbin, fitne sonrası hicret edenleri, çaba gösterenlerin ve sabredenlerin kesinlikle Rabbidir, tüm bunların ardından Rabbin çok bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.

Süleyman Ateş

Biz onların, "Ona bir insan öğretiyor!" dediklerini biliyoruz. Hak'tan saparak kendisine yöneldikleri adamın dili a'cemi (yabancıdır, açık değildir), bu ise apaçık Arapça bir dildir.

Süleymaniye Vakfı

"Kur'an'ı ona bir beşer (insan) öğretiyor." dediklerini elbette biliyoruz dipnot 1 . Gönderme yaptıkları kişinin dili açık ve düzgün dipnot 2 değildir. Halbuki bu (Kur'an'ın dili) apaçık bir Arap dilidir. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Arap olsun veya olmasın, açık ve düzgün konuşamayan kişiye Araplar "el- a'cem (الأعجم)" derler (Müfredat). Anlaşılması zor bir dil ile kastedilen iki şey olabilir. Birincisi Arapçanın ağızlarıdır. Her dilin bir fasih hali, bir de ağızları vardır. Mesela Türkçenin fasih hali İstanbul Türkçesidir. Yazı dili ve iletişim dili olarak İstanbul Türkçesi kullanılır. Bunun yanı sıra çeşitli bölgelerde konuşma dilleri yani ağızlar vardır: Karadeniz ağzı, Ege ağzı vb. Bu ağızlar fasih sayılmaz. A'cemi kelimesiyle kastedilen ikinci şey ise Arapçanın dışında kalan diğer dillerdir.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bunu ona bir kişi dipnot 1 öğretiyor" dediklerini elbette biliyoruz. Dillerine doladıkları o kişi Arapça bilmez ama Kur'an'ın dili apaçık Arapçadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsan

Şaban Britch

Onların, “(Kur'an'ı) O'na ancak bir insan öğretiyor” dediklerini elbette biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Kur’an ise apaçık Arapça'dır.

Şaban Piriş

Onların, "Muhammed'e bir insan öğretiyor" dediklerini elbette biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Kur'an ise apaçık Arapça'dır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz, onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" demekte olduklarını biliyoruz. Nispet etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır. Oysaki bu, apaçık Arapça bir dildir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We do know what they say, thus: "He -Muhammad- is being taught by a man who dictates to him the words he expresses to the people". But the man they refer to is foreign while the Quran is being revealed in plain Arabic literary form.

Abdul Haleem

We know very well that they say, ‘It is a man who teaches him,’ but the language of the person they allude to is foreign, while this revelation is in clear Arabic.

Abdullah Yusuf Ali

We know indeed that they say, "It is a man that teaches him." The tongue of him they wickedly point to is notably foreign, while this is Arabic, pure and clear.

Abul A'la Maududi

Surely We know well that they say about you: "It is only a human being who teaches him," dipnot 1 (notwithstanding) that he whom they maliciously hint at is of foreign tongue, while this (Qur'an) is plain Arabic speech.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this connection, traditions mention the names of several persons, one of whom is Jabar. According to the disbelievers of Makkah he taught the Prophet (peace be upon him). However, one thing particularly noteworthy about all these persons is that they were non Arab slaves. Whosoever he might be, the fact that he used to recite the Torah and the Gospel and had an acquaintance with the Prophet (peace be upon him). This gave an opportunity to the disbelievers for spreading this false report that it was the particular slave who was the real author of the Holy Quran, but Muhammad (peace be upon him) presented it as the Word of God. This not only shows that his opponents were very impudent in spreading false accusations against the Prophet (peace be upon him) but also that, in general, people are not just in judging the worth of their contemporaries. They were ill treating like this that great personality who has had no parallel in history. Nevertheless, these people who had become blind in their opposition, preferred to attribute the authorship of the matchless Arabic Quran to a non Arab slave who had a smattering of the Torah and the Gospel. Instead of accepting the claim of the Prophet (peace be upon him), who was an embodiment of truth, they attributed its authorship to an insignificant foreign slave.

Aisha Bewley

We know that they say, ‘It is only a human being who is teaching him. ’ The language of him they allude to is a foreign one whereas this is in clear and lucid Arabic.

Al-Hilali & Khan

And indeed We know that they (polytheists and pagans) say: "It is only a human being who teaches him (Muhammad صلى الله عليه و سلم)." The tongue of the man they refer to is foreign, while this (the Qur’ân) is a clear Arabic tongue.

Ali Quli Qarai

We certainly know that they say, ‘It is only a human that instructs him. ’ The language of him to whom they refer is non-Arabic, while this is a clear Arabic language.

Amatul Rahman Omar

And We know fully well what they say (by way of objection) that this (Qur'ân) is (not revealed by God but it is) only what a human being instructs to him (- to Muhammad). But (strange it is) that the tongue of him to whom they (unjustly) allude (of making this insinuation) is foreign and wanting in clearness, whereas the language of this (Qur'ân) is chaste Arabic, plain and clear.

Arthur John Arberry

And We know very well that they say, 'Only a mortal is teaching him. ' The speech of him at whom they hint is barbarous; and this is speech Arabic, manifest.

Bijan Moeinian

I am aware of what they say (in their gatherings) about you: "Such and such person is teaching him the subject matter of Qur’an (from the biblical sources. )" The funny thing is that the maternal language of this such and such person (that they are referring to) is not Arabic and that the Qur’an is presented in a perfect Arabic language.

E. Henry Palmer

We knew that they said, 'It is only some mortal who teaches him. ' - The tongue of him they lean towards is barbarous, and this is plain Arabic.

Edip-Layth

We are aware that they say, "A human is teaching him." The language of the one they refer to is foreign, while this is a clear Arabic language.

George Sale

We also know that they say, verily, a certain man teacheth him to compose the Koran. The tongue of the person unto whom they incline, is a foreign tongue; but this, wherein the Koran is written, is the perspicuous Arabic tongue.

Hamid S. Aziz

We know well that they say, "It is only some mortal who teaches him. " But the tongue of him they point to (Muhammad) is outlandish, while this (Quran) is Arabic, pure and clear.

Mahmoud Ghali

And indeed We already know that they say, "Surely only a mortal is teaching him. " The tongue (i.e., the language) of him about whom they blaspheme is foreign, and this is an evident Arabic tongue.

Marmaduke Pickthall

And We know well that they say: Only a man teacheth him. The speech of him at whom they falsely hint is outlandish, and this is clear Arabic speech.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet We know what they say: "It is only a man who instructs him. " The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.

Muhammad Asad

And, indeed, full well do We know that they say, "It is but a human being that imparts [all] this to him! -[notwithstanding that] the tongue of him to whom they so maliciously point is wholly outlandish, whereas this is Arabic speech, clear [in itself] and clearly showing the truth [of its source].

Mustafa Khattab

And We surely know that they say, "No one is teaching him except a human." But the man they refer to speaks a foreign tongue, whereas this ˹Quran˺ is ˹in˺ eloquent Arabic.[1]

Progressive Muslims

And We are aware that they Say: "A human is teaching him. " The language of the one they refer to is foreign, while this is a clear Arabic language.

Rashad Khalifa

We are fully aware that they say, "A human being is teaching him!" The tongue of the source they hint at is non-Arabic, and this is a perfect Arabic tongue.

Sahih International

And We certainly know that they say, "It is only a human being who teaches the Prophet. " The tongue of the one they refer to is foreign, and this Qur'an is [in] a clear Arabic language.

Sam Gerrans

And We know that they say: “A man but teaches him.” The tongue to which they incline is foreign, but this is a clear Arabic tongue.

Shabbir Ahmed

We know well what they say, "It is but a man teaching him!" The tongue of him they so maliciously point to is notably foreign, while this is Arabic, pure and clear.

Syed Vickar Ahamed

We also know that they (the disbelievers) say, "It is a man who teaches him (the Prophet). " His (the Prophet’s) tongue, that they (wickedly) point to be notably different, whereas this is Arabic, pure and clear.

Taqi Usmani

We know well that they say, "There is a man who teaches him." The language of the one they refer to is non-Arabic while this is clear Arabic language.

The Monotheist Group

And We are aware that they say: "A human being is teaching him." The tongue of the one they refer to is foreign, while this is a clear Arabic tongue.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩