Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 76. ayet

Mü'minûn suresi, 76. ayet. وَلَقَدْ أَخَذْنَٰهُم بِٱلْعَذَابِ فَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ

veleḳad eḫaẕnâhüm bil`aẕâbi feme-stekânû lirabbihim vemâ yeteḍarra`ûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 73–79 · surenin 76. ayeti / 118

Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3

  1. Mü'minûn 73

    Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.

  2. Mü'minûn 74

    Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.

  3. Mü'minûn 75

    Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

  4. 76

    Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

  5. Mü'minûn 77

    Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

  6. Mü'minûn 78

    Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  7. Mü'minûn 79

    O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sadece O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

76. “Andolsun ki onları azaba uğrattık...” Müfessirlerin açıklamalarına göre bununla kastedilen, Mekkelilerin yedi yıl boyunca açlık/kıtlık ile imtihan edilmeleridir. Allah zillet ve teslimiyet ile kendisine dönsünler diye onları böyle bir belâya maruz bırakmıştır. Ancak bunun, onlara hiçbir faydası olmamıştır. “ama onlar Rablerine boyun eğmediler” O’nun huzurunda zillet göstererek itaate yönelmediler “ve yalvarıp yakarmadılar.” O’na dua ve niyaz ile muhtaç olduklarını arz etmediler. Aksine bu açlık, üzerlerinden gelip geçti ve adeta başlarına böyle bir musibet gelmemiş gibi azgınlıklarını, küfürlerini sürdürmeye devam ettiler. Ancak bundan sonra geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap daha bulunmaktadır. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğu ile dile getirilmektedir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, onları musibet çeşitleri ile imtihan ettik de onlar; Rablerine boyun eğip itaat etmediler ve musibetlerin indiği anda kendilerinden bu musibetlerin kaldırılması için huşu ile O'na yalvarmadılar.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad andolsun
  2. أَخَذْنَـٰهُم ehaznahum biz onları yakaladık kök: اخذ
  3. بِٱلْعَذَابِ bil-azabi azab ile kök: عذب
  4. فَمَا fema ama yine
  5. ٱسْتَكَانُوا۟ stekanu boyun eğmediler kök: كين
  6. لِرَبِّهِمْ lirabbihim Rabblerine kök: ربب
  7. وَمَا ve ma ve
  8. يَتَضَرَّعُونَ yetederraune O'na yalvarmıyorlar kök: ضرع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كين (2 geçiş)

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…

  • Aynı kök: ضرع (8 geçiş)

    Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye…

  • Aynı kök: ضرع (8 geçiş)

    Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını…

  • Aynı kök: ضرع (8 geçiş)

    De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz onları azapla yakalamıştık da Rablerine yine boyun eğmemişler, yalvarıp yakarmamışlardı.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz onları azab ile kuşatmıştık da, yine de Rablerine boyun eğmemişlerdi. Nitekim bundan böyle de acziyetlerini itiraf edecek değiller.

Muhammed Esed

Ve gerçek şu ki, Biz onları azapla da sınadık, ama onlar yine de Rablerine boyun eğmediler; (bundan sonra da bağışlanma için) yalvarıp yakaracak değiller;

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onları azap ile yakaladık. . . Rablerine boyun eğmediler ve yakarmadılar!

Ali Bulaç

Andolsun, biz onları azabla yakalayıverdik, fakat yine de Rablerine boyun eğmediler ve yakarıp yalvarmadılar.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürüp azapla yakaladığımızda da yine Rablerine boyun eğmemişler ve yalvarmamışlardır.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, onları cezayla da yakaladık. Yine de Efendilerine boyun eğmediler ve yakarışlarda bulunmadılar.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler ve niyazda bulunmadılar.

Edip Yüksel

Onları cezaya çarptırmamıza rağmen Efendi'lerine boyun eğmediler, yalvarmadılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları cezaya çarptırmamıza rağmen Rab'lerine boyun eğmediler, yalvarmadılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten Biz, onları azaba tuttuk da yine Rablerine karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar da.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakika biz, onları azaba tuttuk da yine rablarına karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar

Erhan Aktaş

Ant olsun, onları azap ile yakaladık. dipnot 1 Ancak Rabbleri için uslanmadılar ve tedarruda dipnot 2 bulunmadılar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce verdiğimiz sıkıntılarla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun, onları azap ile yakaladık dipnot 1 . Ancak Rabbleri için uslanmadılar ve tezarruda dipnot 2 bulunmadılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce verdiğimiz sıkıntılarla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun, onları azap ile yakaladık dipnot 1 . Ancak Rabb'leri için uslanmadılar ve boyun eğip yakarmadılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce verdiğimiz sıkıntılarla.

Gültekin Onan

Andolsun, biz onları azabla yakalayıverdik, fakat yine de rablerine boyun eğmediler ve yakarıp yalvarmadılar.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz onları (evvelce de açlık) azab (ı) ile yakaladık da yine Rablerine baş eğmediler. Onlar yalvarıb yakarmazlar.

İbni Kesir

Andolsun ki Biz, onları azabla yakaladık. Ama yine de Rabblarına boyun eğmediler. Onlar yalvarıp yakarmazlar.

Mehmet Alagaş

(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki onları azap ile aldığımız halde yine de Rablerine itaatle boyun eğmediler. Yalvarıp, yakarmadılar.

Süleyman Ateş

Andolsun biz onları azab ile yakaladık, ama yine Rabblerine boyun eğmediler, O'na yalvarmıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hepsini çeşit çeşit azaba uğrattık ama Rablerine karşı yumuşamadılar, yalvarıp yakarmadılar da.

Şaban Britch

Gerçekten biz onları azap ile yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler, O'na dua edip yalvarmadılar.

Şaban Piriş

Gerçekten biz onları azaba tuttuk da yine Rab'lerine karşı uslanmadılar. Yalvarıp yakarmazlar da.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz onları azapla yakaladık. Ama yine de Rablerine boyun eğmediler. Sığınıp yakarmıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In fact, We formerly inflicted them with punishment and penalized them for disobedience and transgression that they may hopefully repent. But they never submitted nor humbled themselves to Allah, their Creator, nor did they entreat Him for mercy nor did they entreat of Him what He would have mercifully given.

Abdul Haleem

We have already afflicted them, yet they did not submit to their Lord: they will not humble themselves

Abdullah Yusuf Ali

We inflicted Punishment on them, but they humbled not themselves to their Lord, nor do they submissively entreat (Him)!-

Abul A'la Maududi

(They are such) that We seized them with chastisement (and yet) they did not humble themselves before their Lord, nor do they entreat

Aisha Bewley

We seized them with the punishment, but they did not go low before their Lord; nor will they humble themselves

Al-Hilali & Khan

And indeed We seized them with punishment, but they humbled not themselves to their Lord, nor did they invoke (Allâh) with submission to Him.

Ali Quli Qarai

Certainly We have seized them with punishment, yet they neither humbled themselves to their Lord, nor did they entreat [Him for mercy].

Amatul Rahman Omar

And We did seize them with punishment (in the past) but they did not humble themselves before their Lord, nor would they supplicate (to Him for mercy).

Arthur John Arberry

We already seized them with the chastisement, yet they abased not themselves to their Lord nor were they humble;

Bijan Moeinian

Even now that they have a miserable life (which can be translated in our today’s rampant divorces, increasing homosexuality, being infected with AIDS and other "Social Disease", mean job environment, etc. ), they do not return to their Lord and implore for help and forgiveness.

E. Henry Palmer

And we caught them with the torment, but they did not abase themselves before their Lord, nor did they humble themselves;

Edip-Layth

When We seized them with the punishment, they did not humble themselves to their Lord nor did they invoke Him.

George Sale

We formerly chastised them with a punishment: Yet they did not humble themselves before their Lord, neither did they make supplications unto Him;

Hamid S. Aziz

But if We had mercy on them, and relieved their distress, they still would persist in their rebellion, blindly wandering on.

Mahmoud Ghali

And indeed We already took them (to task) with torment, yet in no way did they yield themselves to their Lord, and in no way did they supplicate (Him).

Marmaduke Pickthall

Already have We grasped them with punishment, but they humble not themselves unto their Lord, nor do they pray,

Mohamed Ahmed - Samira

We had seized them with the punishment, but they did not bow before their Lord nor turned to Him in humility,

Muhammad Asad

And, indeed, We tested them through suffering, but they did not abase themselves before their Sustainer; and they will never humble themselves

Mustafa Khattab

And We have already seized them with torment, but they never humbled themselves to their Lord, nor did they ˹submissively˺ appeal ˹to Him˺.

Progressive Muslims

And when We seized them with the punishment, they did not humble themselves to their Lord nor did they invoke Him.

Rashad Khalifa

Even when we afflicted them with retribution, they never turned to their Lord imploring.

Sahih International

And We had gripped them with suffering [as a warning], but they did not yield to their Lord, nor did they humbly supplicate, [and will continue thus]

Sam Gerrans

(And We seized them with the punishment[...], but they yielded not to their Lord, nor humbled themselves.

Shabbir Ahmed

And, indeed, We tested them through suffering, but they did not humble themselves before their Lord, nor implored Him.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We seized them with Punishment, still they did not humble themselves to their Lord, and they do not humbly receive (Him)!

Taqi Usmani

We have already seized them with punishment, but they did not turn humble to their Lord, nor do they supplicate in humility,

The Monotheist Group

Andwhen We seized them with the punishment, they did not humble themselves to their Lord nor did they invoke Him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩