Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 51. ayet

Mü'minûn suresi, 51. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُوا۟ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعْمَلُوا۟ صَٰلِحًا إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

yâ eyyühe-rrusülü külû mine-ṭṭayyibâti va`melû ṣâliḥâ. innî bimâ ta`melûne `alîm.

Diyanet İşleri

Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 48–54 · surenin 51. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 48

    Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

  2. Mü'minûn 49

    Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  3. Mü'minûn 50

    Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

  4. 51

    Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

  5. Mü'minûn 52

    Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.

  6. Mü'minûn 53

    (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

  7. Mü'minûn 54

    Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. Yüce Allah, peygamberlerine temiz ve helal rızıkları yemelerini ve şükür olarak da salih amel işlemelerini emretmektedir. Salih amel sayesinde kalp ve beden ıslah olur, dünya ve âhiret işleri iyiye gider. Yüce Allah, bu buyruğunda onların yaptıklarını bildiğini de haber vermektedir. Onların bütün yaptıkları işleri, kazandıkları bütün hayırları şüphesiz Allah bilir ve bunun karşılığını onlara en mükemmel ve üstün şekli ile verecektir. Bu buyruk, bütün peygamberlerin hoş ve temiz bütün yiyecekleri helâl kıldıklarını, buna karşılık pis ve murdar olan bütün yiyecekleri de haram kılmakta ittifak ettiklerini, salih her türlü ameli yine ittifakla teşvik ettiklerini göstermektedir. Emrolunan şeylerin bazı türleri ve birtakım şer’i hükümler farklı olsa bile hepsi de salih ameldir, ancak zamanın değişmesiyle bunlar da değişebilir. Bütün çağlarda geçerli ve salahı sağlayan salih ameller ise bütün peygamberler ve şeriatler tarafından ittifakla emredilmiştir. Allah’ın tevhid edilmesi, dinin yalnızca O’na halis kılınması, Allah’ın sevilmesi, O’ndan korkulması, mükâfatının umulması, iyilik, doğruluk, ahde vefa, akrabalık bağını gözetmek, anne-babaya iyilik, zayıf, yoksul ve yetimlere iyilikte bulunmak, bütün insanlara şefkat, merhamet ve ihsanda bulunmak vb. bütün salih ameller bu kabildendir. Bundan dolayı ilim ehli, önceki kitapların mensupları ve akıl sahipleri, Allah Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i peygamber olarak gönderdiğinde onun peygamberliğine verdiği emirleri ve koyduğu yasakları delil olarak görmekteydiler. Nitekim Herakliyus ve diğerleri böyle yapmışlardır. Çünkü Muhammed’in, kendisinden önceki peygamberlerin verdiği emirleri emredip onların yasakladıklarını yasaklaması, onun da o peygamberler gibi bir peygamber olduğuna delildir. Yalan söyleyenlerin durumu ise böyle değildir. Yalan söyleyen bir kimsenin bir kötülüğü emretmesi ve hayrı yasaklaması kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı Allah, peygamberlere hitaben şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamberler! Sizin için helal kıldığım şeylerden yemesi hoş ve tatlı olanları yiyin ve şeriate uygun salih ameller işleyin. Şüphesiz ben, amel eden kimsenin amelini çok iyi bilenim. Sizin amellerinizden hiçbir şey bana gizli kalmaz.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلرُّسُلُ r-rusulu elçiler kök: رسل
  3. كُلُوا۟ kulu yeyin kök: اكل
  4. مِنَ mine -den
  5. ٱلطَّيِّبَـٰتِ t-tayyibati güzel şeyler- kök: طيب
  6. وَٱعْمَلُوا۟ vea'melu ve yapın kök: عمل
  7. صَـٰلِحًا ۖ salihen yararlı iş kök: صلح
  8. إِنِّى inni çünkü ben
  9. بِمَا bima şeyleri
  10. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل
  11. عَلِيمٌۭ alimun bilmekteyim kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(Onları izleyenlere dedik ki): "Siz ey elçiler(in tabileri)! (Dünya nimetlerinin) temiz ve helal olanlarından yiyin, doğru ve yararlı şeyler yapın! Çünkü Ben, yaptığınız her şeyin bilgisine detaylarına vakıfım.

Muhammed Esed

Siz ey elçiler! Dünya hayatının temiz ve meşru nimetlerinden payınızı alın; ve dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyun; ve bilin ki, yaptığınız her şeyi eksiksiz biliyorum.

Ahmed Hulusi

Ey Rasuller. . . Temiz gıdalardan yeyin ve yararlı fiiller yapın. . . Muhakkak ki Ben, amellerinizi Aliym'im (amellerinizin karşılığı var).

Ali Bulaç

Ey elçiler, güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun; çünkü gerçekten ben yapmakta olduklarınızı biliyorum.

Ali Özek ve heyeti

«Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yiyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim.»

Ali Rıza Safa

"Ey elçiler! Güzel ve temiz şeylerden yiyin; erdemli edimler yapın. Kuşkusuz, Ben, yaptığınız her şeyi Bilenim!"

Bayraktar Bayraklı

Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz, iyi işler yapınız; doğrusu ben yaptıklarınızı bilirim.

Edip Yüksel

Elçiler, iyi nimetlerden yiyiniz ve erdemli işler yapınız. Ben sizin yaptıklarınızı çok iyi bilirim.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Elçiler, iyi nimetlerden yiyiniz ve erdemli işler yapınız. Ben sizin yaptıklarınızı çok iyi bilirim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey peygamberler, helal ve hoş şeylerden yiyin ve güzel işler yapın; çünkü Ben, bütün yaptıklarınızı bilirim.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Resuller! Halal ve hoş şeylerden yiyin ve güzel işler yapın, çünkü ben ne yaparsınız tamamen bilirim

Erhan Aktaş

Ey Resuller! Helal ve temiz şeylerden yiyin. Ve salihatı yapın. Kuşkusuz yaptığınız şeyleri bilirim.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey resuller! Helal ve temiz şeylerden yiyin. Ve salihatı yapın. Kuşkusuz yaptığınız şeyleri bilirim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey rasuller! Helal ve temiz şeylerden yiyin. Ve salihatı yapın dipnot 1 . Kuşkusuz yaptığınız şeyleri bilirim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Ey elçiler, güzel ve temiz olan şeylerden yiyin ve salih amellerde bulunun, çünkü gerçekten ben yapmakta olduklarınızı biliyorum.

Hasan Basri Çantay

Ey Resuller, temiz ve halal olan şeylerden yeyin. Güzel amel (ve hareket) lerde bulunun. Çünkü ben ne yaparsanız hakkıyle bilenim.

İbni Kesir

Ey peygamberler; temiz şeylerden yeyin ve salih amel işleyin. Doğrusu Ben; yaptığınızı bilirim.

Mehmet Alagaş

(51-56) Ey Resuller! Hoş şeylerden yiyin ıslah edici amel işleyin, muhakkak ki ben yaptıklarınızı bilirim. İşte bu tek olan toplum, sizin toplumunuzdur, ben de Rabbinizim, benden sakının. Emirleri aralarında hiziplere parçalayarak kitaplara ayırdılar, her bir hizip elindeki ile sevindi şımardı , onları belirli bir süreliğine derin gafletleri içinde / şaşmış halde bırak. (Gamr/Ğumur Zâriyât 11 de de bu anlamdadır) Mal ve oğullar ile onları desteklemiş olmamızı ne hesap ediyorlar ? Onların hayırlarına koşuşturduğumuzu mu hesap ediyorlar? Onlar bilincinde değiller / şuurunda değiller.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey rasûller! Temiz şeylerden yiyin ve salih ameller işleyin. Çünkü ben yaptığınız bütün amelleri çok iyi bilirim.

Süleyman Ateş

"Ey elçiler, güzel şeylerden yeyin ve yararlı iş yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı bilmekteyim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey elçiler! Temiz şeylerden yiyin ve iyi iş yapın. Ben ne yaptığınızı bilirim.

Şaban Britch

Ey rasûller! temiz şeylerden yiyin ve salih ameller işleyin. Çünkü ben yaptığınız bütün amelleri çok iyi bilirim.

Şaban Piriş

-Ey peygamberler, temiz şeylerden yiyin ve doğruları yapın. Çünkü ben ne yaptığınızı bilirim.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey resuller! Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın! Çünkü ben, yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmekteyim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

-We said to each and all Our Messengers- "O you Messengers:" exhort your people to: eat of all that has been rendered lawful and all that is worthy, good and wholesome and imprint your deeds with wisdom and piety, for I am 'AlimUn (Omniscient) of all that you do.

Abdul Haleem

Messengers, eat good things and do good deeds: I am well aware of what you do.

Abdullah Yusuf Ali

O ye messengers! enjoy (all) things good and pure, and work righteousness: for I am well-acquainted with (all) that ye do.

Abul A'la Maududi

Messengers! dipnot 1 Partake of the things that are clean, and act righteously. dipnot 2 I know well all that you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the preceding passage (verses 23-50), the stories of some Prophets have been related as individuals, but in this verse all of them have been addressed together. However, it does not mean that they were present at one and the same place at the time of address. As a matter of fact, this way of address has been adopted to show that the message of all the Messengers, who came to different countries in different ages, was the same and they all belonged to one and the same community, (verse 52). Therefore the message to one Messenger was meant to be the message for each one of them. In this verse, they have been addressed together as if they were present at one and the same place in order to emphasize this same aspect of the matter. But it is an irony that some people of this age have concluded that this verse has been addressed to those messengers who were to come after Prophet Muhammad (peace be upon him). It is obvious that this interpretation cannot fit in the context in which the verse occurs.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Pure things" implies that they should be wholesome and must have been earned in lawful ways. Here the instruction, “eat of the pure things”, is meant to refute the theory and practice of asceticism. The Quran teaches the middle way between the life of asceticism and that of licence. The fact that the instruction, “eat of the pure things”, precedes “do righteous deeds”, is meant to impress that righteous deeds are meaningless without eating lawful provisions. The Prophet (peace be upon him) impressed this very thing by saying: O people, Allah is pure and loves pure things. Then he recited this (verse 51) and said: A person makes a long pilgrimage in a disheveled condition and prays with raised hands, O my Lord, O my Lord, whereas he eats unlawful food, wears unlawful clothes and has been brought up on unlawful provisions. How can such a one expect that Allah will grant his prayer? (Related by Abu Hurairah).

Aisha Bewley

Messengers, eat of the good things and act rightly. I most certainly know what you do.

Al-Hilali & Khan

O (you) Messengers! Eat of the Tayyibât [all kinds of Halâl foods which Allâh has made lawful (meat of slaughtered eatable animals, milk products, fats, vegetables, fruits, etc.] and do righteous deeds. Verily! I am Well-Acquainted with what you do.

Ali Quli Qarai

O apostles! Eat of the good things and act righteously. Indeed I know best what you do.

Amatul Rahman Omar

O you Messengers! eat of the things which are clean, good and pure and (thus) do good works. Verily, I am Well-Aware of what you do.

Arthur John Arberry

'O Messengers, eat of the good things and do righteousness; surely I know the things you do.

Bijan Moeinian

I told to each Prophet: "Enjoy eating the pure provision of yours and do good deeds and know that I am aware of all that you are doing. "

E. Henry Palmer

O ye apostles! eat of the good things and do right; verily, what ye do I know!

Edip-Layth

"O messengers, eat from what is good, and do righteous work. I am aware of what you do."

George Sale

O apostles eat of those things which are good; and work righteousness: for I well know that which ye do.

Hamid S. Aziz

And We made the son of Mary and his mother a sign; and We gave them both shelter on high, a place of security and springs.

Mahmoud Ghali

"O you the Messengers, eat of the good things, and do righteousness; surely I am Ever-Knowing of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

O ye messengers! Eat of the good things, and do right. Lo! I am Aware of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good. We are surely cognisant of what you do.

Muhammad Asad

O YOU APOSTLES! Partake of the good things of life, and do righteous deeds: verily, I have full knowledge of all that you do.

Mustafa Khattab

O messengers! Eat from what is good and lawful, and act righteously. Indeed, I fully know what you do.

Progressive Muslims

"O messengers, eat from what is good, and do righteous work. I am aware of what you do."

Rashad Khalifa

O you messengers, eat from the good provisions, and work righteousness. I am fully aware of everything you do.

Sahih International

[ Allah said], "O messengers, eat from the good foods and work righteousness. Indeed, I, of what you do, am Knowing.

Sam Gerrans

“O you Messengers: eat of the good things, and work righteousness; I know what you do.”

Shabbir Ahmed

(This was a brief resume of some of Our Messengers. We had said to them), "O Messengers! Partake of the decent things of life and work for the betterment of humanity. Verily, I am Aware of what you do.

Syed Vickar Ahamed

O you messengers (of Allah)! Eat (all) the good and the pure things, and carry out righteousness: Verily, I am Well Acquainted with what (ever) you do.

Taqi Usmani

O messengers, eat from the good things, and act righteously. Of whatever you do, I am fully aware.

The Monotheist Group

"O messengers, eat from what is good, and do good work. I am aware of what you do."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩