Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 48. ayet

Mü'minûn suresi, 48. ayet. فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ

fekeẕẕebûhümâ fekânû mine-lmühlekîn.

Diyanet İşleri

Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 45–51 · surenin 48. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 45–46

    (45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

  2. Mü'minûn 47

    Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.

  3. 48

    Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

  4. Mü'minûn 49

    Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  5. Mü'minûn 50

    Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

  6. Mü'minûn 51

    Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

48. “Böylece onları yalanladılar da sonunda” denizde, İsrailoğullarının gözü önünde boğularak “helâk edilenlerden oldular.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O ikisinin Allah katından getirdiklerini yalanladılar. Yalanlamaları sebebi ile boğularak helak edilenlerden oldular.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَكَذَّبُوهُمَا fekezzebuhuma onları yalanladılar kök: كذب
  2. فَكَانُوا۟ fe kanu ve oldular kök: كون
  3. مِنَ mine -den
  4. ٱلْمُهْلَكِينَ l-muhlekine helak edilenler- kök: هلك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Böylece o ikisini yalanlamış ve helak edilenlerden olmuşlardı.

Mustafa İslamoğlu

Böylece onları yalanladılar; bu yüzden de helake uğrayanlardan oldular.

Muhammed Esed

İşte böyle (diyerek) bu iki (elçiyi) yalanladılar ve böylece helak edilenlerin arasındaki yerlerini aldılar:

Ahmed Hulusi

O ikisini yalanladılar; bu yüzden de yok edilenlerden oldular.

Ali Bulaç

Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.

Ali Özek ve heyeti

Böylece o iki peygamberi yalanlamışlar ve helak edilenlerden olmuşlardı.

Ali Rıza Safa

Böylece, ikisini de yalanladılar. Sonunda, yıkıma uğratılanlar arasında oldular.

Bayraktar Bayraklı

Böylece onları yalanladılar ve bu sebeple helak edilenlerden oldular.

Edip Yüksel

İkisini yalanladılar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İkisini yalanladılar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böylece onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu suretle onları tekzib ettiler de helak edilenlerden oldular

Erhan Aktaş

Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.

Gültekin Onan

Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.

Hasan Basri Çantay

İşte onları tekzib etdiler ve helak edilenlerden oldular.

İbni Kesir

Onları yalanladılar ve bu yüzden helake uğratılanlardan oldular.

Mehmet Alagaş

(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.

Süleyman Ateş

Onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylece ikisini de yalancı saydılar ve ortadan kaldırılanlardan oldular.

Şaban Britch

Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.

Şaban Piriş

Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.

Yaşar Nuri Öztürk

İkisini de yalanladılar, böylece helak edilenler arasına katıldılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they accused them of falsehood, and in consequence were they added to the list of those who perished.

Abdul Haleem

and so they called them both liars: they became another ruined people.

Abdullah Yusuf Ali

So they accused them of falsehood, and they became of those who were destroyed.

Abul A'la Maududi

So they rejected them, calling them liars, and they too eventually became of those that were destroyed. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For further details of the story of Prophet Moses (peace be upon him) and Pharaoh, see(Surah Al-Baqarah, Ayats 49-50); (Surah Al-Aaraf, Ayats 103-136); (Surah Younus, Ayats 75-92), (Surah H0ud, Ayats 96-99), (Surah Bani Israil, Ayats 101-104),(Surah TaHa, Ayats 9-80 )along with the relevant E. Ns.

Aisha Bewley

They denied them and so they were destroyed.

Al-Hilali & Khan

So they denied them both [Mûsâ (Moses) and Hârûn (Aaron)] and became of those who were destroyed.

Ali Quli Qarai

So they impugned the two of them, whereat they were among those who were destroyed.

Amatul Rahman Omar

So they cried lies to both of them with the result they became of those who were destroyed.

Arthur John Arberry

So they cried them lies, and they were among the destroyed.

Bijan Moeinian

They rejected those two Prophets; consequently, they deserved their destruction.

E. Henry Palmer

So they called them liars, and were of those who perished.

Edip-Layth

So they denied them, and they became of those who were destroyed.

George Sale

And they accused them of imposture: Wherefore they became of the number of those who were destroyed.

Hamid S. Aziz

And they said, "Shall we believe two mortals like ourselves, and whose people are servile unto us?"

Mahmoud Ghali

Then they cried lies to them (both); so they were among the perished.

Marmaduke Pickthall

So they denied them, and became of those who were destroyed.

Mohamed Ahmed - Samira

Then they accused them of lies, and joined the company of those who were destroyed.

Muhammad Asad

Thus, they gave the lie to those two, and earned (thereby) their place among the doomed:

Mustafa Khattab

So they rejected them both, and ˹so˺ were among those destroyed.

Progressive Muslims

So they denied them, and they became of those who were destroyed.

Rashad Khalifa

They rejected the two, and consequently, they were annihilated.

Sahih International

So they denied them and were of those destroyed.

Sam Gerrans

Then they denied them, and were among those destroyed.

Shabbir Ahmed

Thus they denied them, and earned their place among the doomed.

Syed Vickar Ahamed

So they denied them both (and accused them of lying), and they became of those who were destroyed.

Taqi Usmani

Thus they rejected both of them and were among the destroyed.

The Monotheist Group

So they denied them, and they became of those who were destroyed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩