Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 50. ayet

Mü'minûn suresi, 50. ayet. وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةً وَءَاوَيْنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ

vece`alne-bne meryeme veümmehû âyetev veâveynâhümâ ilâ rabvetin ẕâti ḳarâriv veme`în.

Diyanet İşleri

Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 47–53 · surenin 50. ayeti / 118

Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3

  1. Mü'minûn 47

    Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.

  2. Mü'minûn 48

    Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

  3. Mü'minûn 49

    Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  4. 50

    Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

  5. Mü'minûn 51

    Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

  6. Mü'minûn 52

    Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.

  7. Mü'minûn 53

    (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Yani biz Meryem oğlu İsâ’ya da lütuf ve ihsanda bulunduk. O’nu ve anasını Allah’ın hayret verici âyetlerinden kıldık. Çünkü annesi, ona babasız olarak gebe kalıp dünyaya getirmişti. Kendisi beşikte henüz küçük bir çocuk iken konuşmuştu. Ayrıca Yüce Allah, onun vasıtası ile pek çok mucizeler göstermişti. “Onları yerleşmeye elverişli ve akarsuyu olan yüksek bir yerde barındırdık” Allah daha iyi bilir ama bu, Meryem’in onu doğurduğu zaman olmuştu. Yüce Allah’ın şu buyruğu da buna delildir: “Rabbin senin alt tarafında” yani yüksekliği dolayısı ile bulunduğun mekanın alt tarafında kalan “bir su arkı var etti.” Bu da kaynayan küçük bir akarsu idi. “Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele de üzerine olgunlaşmış taze hurmalar dökülsün.” (Meryem, 19/24-26)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَا ve cealna ve kıldık kök: جعل
  2. ٱبْنَ bne oğlunu kök: بني
  3. مَرْيَمَ meryeme Meryem
  4. وَأُمَّهُۥٓ ve ummehu ve annesini kök: امم
  5. ءَايَةًۭ ayeten bir mu'cize kök: ايي
  6. وَءَاوَيْنَـٰهُمَآ ve aveynahuma ve onları yerleştirdik kök: اوي
  7. إِلَىٰ ila
  8. رَبْوَةٍۢ rabvetin bir tepeye kök: ربو
  9. ذَاتِ zati
  10. قَرَارٍۢ kararin oturmaya uygun kök: قرر
  11. وَمَعِينٍۢ ve meiynin ve suyu bulunan kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu…

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Meryem oğlunu ve (onun) annesini dipnot 1 de bir ayet (mucize) kılmıştık. dipnot 2 Onları yerleşime elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirmiştik. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki oğul Hz. İsa, anne ise Hz. Meryem'dir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hz. Meryem'in ve Hz. İsa'nın "âyet" yani birer mucize oluşları hakkında Meryem 19:16-25 ve Enbiyâ 21:91'de bilgiler verilmektedir. Hz. Meryem vücut yapısıyla, Hz. İsa da babasız doğumu ve sonrası hayatıyla sıra dışı bir özellik sahibi olarak yaratılmışlardır. Bu nedenle, Yüce Allah onlara ayrıcalıklı bir yer ve önem atfederek vahyinde kendilerine oldukça geniş yer vermiştir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Buradaki kelimelerin verdiği anlamlara bakıldığında kastedilen dünyada yani Filistin yöresinde Kudüs civarında veya Şam'da ya da Mısır'da bir yer olabileceği gibi, mahşerde yükseklerde yaratılacak olan bir cennet de olabilir.

Mustafa İslamoğlu

Yine (aynı amaçla) Meryem oğlunu ve annesini de birer simge kıldık; ve o ikisini kalıcı bir güzelliğin görkemli makamına ve esenliğin bereketli kaynağına yerleştirdik.

Muhammed Esed

Ve (Musa'yı nasıl onurlandırdıysak) Meryem oğlunu ve anasını da (rahmetimiz için) bir sembol kıldık: Ve o'nların her ikisini de ebedi esenliğin, berrak çeşmelerin bulunduğu yüce bir makama eriştirdik.

Ahmed Hulusi

Meryemoğlu'nu ve anasını bir mucize kıldık. . . Ve o ikisini akarsuyu olan yüksek bir yere yerleştirdik.

Ali Bulaç

Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.

Ali Özek ve heyeti

Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.

Ali Rıza Safa

Meryem Oğlu ve annesini de bir mucize yaptık. İkisini de oturmaya elverişli ve akarsuyu olan yüksek bir tepeye yerleştirdik. dipnot 279

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 279
    Ayette bildirilen tanımlara uygun olan bir yerleşke, İzmir'in Selçuk ilçesindeki Bülbül Dağı'nda, Hıristiyan din adamları tarafında.[1881] yılında ortaya çıkarılmıştır. Hıristiyanlar tarafından hac yeri olarak kabul edildiği için, Kuşadası limanına gemilerle her yıl yüz binlerce Hıristiyan gelmesine neden olan bu yerleşkede küçük bir kilise de yer almaktadır.

Bayraktar Bayraklı

Meryemoğlunu ve annesini de bir ders kıldık; onları yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.

Edip Yüksel

Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık, ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Meryem oğlunu ve annesini bir mucize kıldık ve ikisini oturaklı ve temiz sulu bir tepede barındırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

İbni Meryemi de anasiyle bir ayet kıldık ve ikisini bir oturaklı ve temiz sulu bir tepeye barındırdık

Erhan Aktaş

Meryem Oğlu'nu ve annesini bir ayet dipnot 1 kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, mucize.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Meryem oğlunu ve annesini bir ayet dipnot 1 kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, mucize.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet dipnot 1 kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, mucize.

Gültekin Onan

Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.

Hasan Basri Çantay

Meryemin oğlunu da, anasını da (kudretimize) bir ayet (ibret) kıldık. Onları düz (ya'ni oturmıya yarar) ve akar suya malik bir tepede barındırdık.

İbni Kesir

Biz; Meryem'in oğlunu da, annesini de bir ayet kıldık. Her ikisini de sulak, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.

Mehmet Alagaş

(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki biz Meryem oğlunu da, anasını da birer ayet kıldık ve onları yüksek ve akarsuyu olan rahat bir yerde barındırdık.

Süleyman Ateş

Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Meryemoğlu'nu ve annesini birer belge yaptık. Oturmaya elverişli olan ve gözesi bulunan bir tümseğe yerleştirdik.

Şaban Britch

Meryem’in oğlunu da, annesini de bir ayet kıldık. O; ikisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.

Şaban Piriş

Meryem'in oğlunu da, annesini de bir belge kıldık. O; İkisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We made the son of Maryam (Mary) – Isa (Jesus)- and his mother an emblem of Our Omnipotence and Authority and We provided them with a shelter on a high land affording them security and peace of mind, and beneath which flowed a spring.

Abdul Haleem

We made the son of Mary and his mother a sign; We gave them shelter on a peaceful hillside with flowing water.

Abdullah Yusuf Ali

And We made the son of Mary and his mother as a Sign: We gave them both shelter on high ground, affording rest and security and furnished with springs.

Abul A'la Maududi

And We made Mary's son, and his mother, a Sign, dipnot 1 and We gave them refuge on a lofty ground, a peaceful site with springs flowing in it. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The wording "We made the son of Mary and his mother a sign" is very significant, because it means that neither the son of Mary nor his mother was each a separate sign, but both of them together were a sign. This verse is a clear proof that a son was born to Mary without cohabitation with a man and that Jesus had no father. For further details see (Surah Aal-Imran, Ayats 45-49); (Surah An-Nisa, Ayats 156, 171);(Surah Maryam, Ayats 16-35) and (Surah Al-Anbiya, Ayats 91) and the relevant E.N.s.
  2. metne dön, dipnot 2
    In this connection, it should also be noted that the case of the error in regards to Prophet Jesus (peace be upon him) and his mother was different from the error in regard to other Prophets, who were rejected because they were human beings. But the deviation in regard to Prophet Jesus (peace be upon him) and his mother was that the credulous people raised them from the low position of human beings to the high rank of Godhead. On the other hand, those, who went to the other extreme accused Mary of unchastity, although they were witnesses of the miraculous birth of Jesus and had heard him speak in the cradle.

Aisha Bewley

And We made the son of Maryam and his mother a Sign and gave them shelter on a mountainside where there was a meadow and a flowing spring.

Al-Hilali & Khan

And We made the son of Maryam (Mary) and his mother as a sign, and We gave them refuge on high ground, a place of rest, security and flowing streams.

Ali Quli Qarai

and We made the son of Mary and his mother a sign, and sheltered them in a highland, level and watered by a stream.

Amatul Rahman Omar

And We made the son of Mary and his mother a sign, (and a model of virtue), and We gave them both refuge upon a worth-living lofty plateau abounding in (green and fruitful) valleys and springs of running water.

Arthur John Arberry

and We made Mary's son, and his mother, to be a sign, and gave them refuge upon a height, where was a hollow and a spring:

Bijan Moeinian

I made son of Mary and his mother a sign of Mine, and I gave them both a lovely place (having meadows and springs) on a high ground to rest and have peace.

E. Henry Palmer

And we made the son of Mary and his mother a sign; and we lodged them both on a high place, furnished with security and a spring.

Edip-Layth

We made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.

George Sale

And We appointed the son of Mary, and his mother, for a sign: And We prepared an abode for them in an elevated part of the earth, being a place of quiet and security, and watered with running springs.

Hamid S. Aziz

And We verily gave Moses the Book, that per chance (or possibly) they might be guided.

Mahmoud Ghali

And We made Maryam's (Mary's) son and his mother a sign, and gave an abode to (both of) them upon a mound, with (Literally: owing, comprising) a (refreshing) residence and a profuse (spring).

Marmaduke Pickthall

And We made the son of Mary and his mother a portent, and We gave them refuge on a height, a place of flocks and watersprings.

Mohamed Ahmed - Samira

And We made the son of Mary and his mother a sign, and gave them shelter on an elevated ground, sequestered, watered by a spring.

Muhammad Asad

And [as We exalted Moses, so, too,] We made the son of Mary and his mother a symbol [of Our grace], and provided for both an abode in a lofty place of lasting restfulness and unsullied springs.

Mustafa Khattab

And We made the son of Mary and his mother a sign, and gave them refuge on high ground—a ˹suitable˺ place for rest with flowing water.

Progressive Muslims

And We made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.

Rashad Khalifa

We made the son of Mary and his mother a sign, and we gave them refuge on a mesa with food and drink.

Sahih International

And We made the son of Mary and his mother a sign and sheltered them within a high ground having level [areas] and flowing water.

Sam Gerrans

And We made the son of Mary and his mother a proof, and We gave them shelter upon high ground: a fixed lodging and a running spring.

Shabbir Ahmed

And We made the son of Mary and his mother a symbol (of Our Grace). And, We gave them abode on an elevated resort, affording rest and security and fresh water springs. (As they migrated from Canaan after the attempted crucifixion.)

Syed Vickar Ahamed

And We made (Isa or Jesus) son of Maryam (Mary) and his mother like a Sign: And We gave them both protection on high ground, offering rest and security and gave them springs (for water).

Taqi Usmani

And We made the son of Maryam (Mary) and his mother a sign, and gave them shelter on a height, having a place of rest and running springs.

The Monotheist Group

AndWe made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩