Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 14. ayet

Mü'minûn suresi, 14. ayet. ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَٰلِقِينَ

ŝümme ḫalaḳne-nnuṭfete `aleḳaten feḫalaḳne-l`aleḳate muḍgaten feḫalaḳne-lmuḍgate `iżâmen fekesevne-l`iżâme laḥmâ. ŝümme enşe'nâhü ḫalḳan âḫar. fetebârake-llâhü aḥsenü-lḫâliḳîn.

Diyanet İşleri

Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 11–17 · surenin 14. ayeti / 118

Konu İnsanın yaratılış evreleri ve gökten inen su Mü'minûn 12–22 3

  1. Mü'minûn 11

    Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  2. Mü'minûn 12

    Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

  3. Mü'minûn 13

    Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.

  4. 14

    Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

  5. Mü'minûn 15

    Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.

  6. Mü'minûn 16

    Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.

  7. Mü'minûn 17

    Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. “Sonra” daha önce rahimde yerleşmiş bulunan “o nutfeyi” üzerinden kırk gün geçtikten sonra “alaka” kırmızı bir kan “yaptık. Sonra” yani bir kırk gün daha geçtikten sonra “o alakayı bir çiğnem et” yani küçüklüğü dolayısı ile ancak ağızda çiğnenecek kadar olan bir et parçası “ve o” yumuşak olan “bir çiğnem eti” sert ve sağlam “kemik yaptık.” Bu kemikler de bedenin bunlara ihtiyacına göre etin arasında yer alır. “Kemiğe de et giydirdik.” Yani kemikleri eti tutan direk durumunda kıldığımız gibi, eti de kemiklere giydirilen bir elbise gibi yaptık. Bu da üçüncü kırk günlük süre içerisinde olur. “Sonra onu bambaşka bir varlığa dönüştürdük.” Ona ruh üflendikten sonra artık cansız bir varlık olmaktan çıkıp canlı bir varlığa dönüşür. “En güzel yaratıcı olan Allah’ın!” Ki O, “yarattığı her bir şeyi güzel yapmıştır. İnsanı da yaratmaya bir çamurdan başladı. Sonra O, onun soyunu hakir bir sudan (meniden) meydana gelen bir süzme (nutfe)den var etti. Sonra O, ona şekil verip tamamlamış ve ruhundan üfürmüştür. Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (es-Secde, 32/7-9) “şanı ne yücedir!” Ne kadar şanlı, ne büyüktür, O’nun hayırları, bereketleri ne kadar da çoktur! Allah’ın bütün yarattıkları güzeldir. İnsan ise O’nun yarattıklarının en güzelidir. Hatta kayıtsız ve şartsız olarak bütün yaratıkların en güzeli odur. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki biz insanı gerçekten en güzel suret ve biçimde yarattık.” (et-Tin, 95/4) İşte bundan dolayı onun özellikleri de bütün mahlukatın en üstün ve en mükemmel özellikleridir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rahimde yerleşmiş olan bu nutfeden (su damlasından) sonra kırmızı alakayı/embriyoyu yarattık. Sonra bu embriyoyu kırmızı bir çiğnem et parçası haline getirdik. Sonra bu et parçası için sert kemikleri yarattık ve sonra da o kemiklere et giydirdik. Sonra onu kendisine ruhun üflenmesi ve hayata çıkarılması ile bambaşka bir varlık olarak inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. خَلَقْنَا halekna çevirdik kök: خلق
  3. ٱلنُّطْفَةَ n-nutfete nutfeyi kök: نطف
  4. عَلَقَةًۭ alekaten alaka(embriyo)ya kök: علق
  5. فَخَلَقْنَا fehalekna sonra çevirdik kök: خلق
  6. ٱلْعَلَقَةَ l-alekate alaka(embriyo)yı kök: علق
  7. مُضْغَةًۭ mudgaten bir çiğnemlik ete kök: مضغ
  8. فَخَلَقْنَا fehalekna sonre çevirdik kök: خلق
  9. ٱلْمُضْغَةَ l-mudgate bir çiğnemlik eti kök: مضغ
  10. عِظَـٰمًۭا izamen kemiklere kök: عظم
  11. فَكَسَوْنَا fekesevna sonre giydirdik kök: كسو
  12. ٱلْعِظَـٰمَ l-izame kemiklere kök: عظم
  13. لَحْمًۭا lehmen et kök: لحم
  14. ثُمَّ summe sonra
  15. أَنشَأْنَـٰهُ enşe'nahu onu yaptık kök: نشا
  16. خَلْقًا halkan bir yaratık kök: خلق
  17. ءَاخَرَ ۚ ahara bambaşka kök: اخر
  18. فَتَبَارَكَ fetebarake ne yücedir kök: برك
  19. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  20. أَحْسَنُ ehsenu en güzeli kök: حسن
  21. ٱلْخَـٰلِقِينَ l-halikine yaratanların kök: خلق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مضغ (3 geçiş) · Aynı kök: علق (7 geçiş) · Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: كسو (5 geçiş) · Aynı kök: لحم (12 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: علق (7 geçiş) · Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk…

  • Aynı kök: كسو (5 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: كسو (5 geçiş)

    Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin…

  • Aynı kök: علق (7 geçiş)

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem…

  • Aynı kök: علق (7 geçiş)

    Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra o nutfeyi (zigotu) ‘alaka (embriyo) yaptık. Sonra o ‘alakayı (embriyoyu) bir mudğa (et parçacığı) hâline soktuk; o et parçacığını kemiğe çevirdik; o kemiği de etle (kasla) kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla oluşturduk. dipnot 1 Yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hacc 22:5; Secde 32:7-9; Sâffât 37:11; İnsân 76:2; Mürselât 77:20-24; ‘Alak 96:2.

Mustafa İslamoğlu

daha sonra, o hayat tohumundan döllenmiş hücreyi yarattık; hemen sonra döllenmiş hücreden cenini yarattık; ve ceninden de kemikleri yarattık; en sonunda kemiklere kas giydirdik; sonuçta, onu bağımsız bir varlık olarak inşa ettik: işte her şeyi en güzel şekilde yaratan Allah'ın şanı böyle yücedir!

Muhammed Esed

sonra bu döl suyu damlasından döllenmiş hücreyi yaratıyoruz; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yaratıyoruz; ve sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir yaratık halinde var edip ortaya çıkarıyoruz: öyleyse, yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir!

Ahmed Hulusi

Sonra o nutfeyi bir alaka (genetik yapılı embriyo) yarattık, sonra o alakayı bir mudga (bir çiğnemlik et) yarattık, sonra o mudgaya kemikler yarattık, nihayet o kemiklere de et giydirdik. . . Sonra onu bir başka (ruhun oluşumu) ile inşa ettik. . . Yaratıcıların en güzeli Allah, ne yücedir!

Ali Bulaç

Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.

Ali Özek ve heyeti

Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp-yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Ali Rıza Safa

Sonra, damlacığı, asılarak tutunan olarak yarattık. Asılarak tutunanı, et parçası olarak yarattık. Et parçasını, kemik olarak yarattık. Sonunda, kemiklere et giydirdik. Sonra, onu, bambaşka bir yaratık yaptık. İşte, Yaratıcıların En Güzeli Allah'ın şanı çok yücedir.

Bayraktar Bayraklı

Sonra bu dölsuyu damlasından, döllenmiş hücreyi yarattık; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yarattık; sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir varlık halinde ortaya çıkarttık. Yaratanların en üstünü olan Allah'ın şanı ne yücedir!

Edip Yüksel

Sonra, o damlacığı, embriyo olarak biçimlendirdik, sonra embriyoyu dölüt olarak biçimlendirdik, sonra dölütü kemik olarak biçimlendirdik, sonra kemiğe et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Biçim verenlerin en güzeli ALLAH çok yücedir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Embriyo, meninin yumurta ile döllenmesinden sonra rahim duvarına sülük gibi asılarak gelişen maddenin adıdır. Embriyo olarak çevirdiğimiz "alak" sözcüğü, Arapçada üç anlama sahiptir: 1) Kan pıhtısı. / 2) Asılı duran madde. / 3) Sülük. Eski Kuran yorumcularının embriyolojiye olan yabancılıkları sonucu yanlış olarak birinci anlamı seçmeleri normaldir; ancak embriyolojinin açıklığa kavuşturduğu bir konuda, çağdaş yorumcuların "alak" sözcüğünü, insanın yaratılış evrelerinden biri olmayan "kan pıhtısı" diye çevirmekte direnmeleri gariptir. * Bak 95:2.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, o damlacığı, embriyo olarak biçimlendirdik, sonra embriyoyu dölüt olarak biçimlendirdik, sonra dölütü kemik olarak biçimlendirdik, sonra kemiğe et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Biçim verenlerin en güzeli ALLAH çok yücedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra o nufteyi bir aleka yarattık derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli

Gültekin Onan

Sonra o su damlasını bir alak olarak yarattık; ardından o alakı bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Tanrı, ne yücedir.

Hasan Basri Çantay

Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haaline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnem et yapdık, o bir çiğnem eti de kemik (ler) e kalb etdik de o kemiklere de et giydirdik. Bil'ahare onu başka yaratılışla inşa etdik. Suret yapanların en güzeli olan Allahın sanı (bak) ne yücedir!

İbni Kesir

Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik. Derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık. Bir çiğnemlik et parçasını kemik olarak yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu apayrı bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir.

Mehmet Alagaş

(12-16) Kesinlikle biz insanı balçı ğın özünden yarattık, sonra onu sağlam bir yerde ki nutfe yaptık , sonra nutfeden de alakayı yarattık, alakadan da et parçası / mud’ğate yarattık, mud’ğateden de kemik yarattık, kemiğe de et giydirdik, sonra onu başka bir yaratma olarak inşa ettik. (Nutfe, alaka, mud’ğate, kemik, kemikli et) Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne mübarektir, sonra siz bunun ardından ölüyorsunuz, kıyamet gününde de tekrar diriltileceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra nutfeyi/spermi, alaka/embriyo haline getirdik. Embriyoyu bir çiğnem et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu (ruh vererek) bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!

Süleyman Ateş

Sonra nutfeyi alaka(embriyo)ya çevirdik, alaka(embriyo)yı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!

Süleymaniye Vakfı

Sonra döllenmiş yumurtayı, rahim duvarına asılı embriyo haline getirdik. O embriyoyu bir çiğnem et haline getirdik. O et parçasını kemikler haline getirdik ve kemiklere et giydirdik. Sonra da onu farklı bir yapıda oluşturup geliştirdik dipnot 1 . Yaratanların en güzeli dipnot 2 olan Allah, ne yüce bir bereket kaynağıdır dipnot 3 !"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Farklı bir yapıda oluşup gelişmesi, yaratılışı tamamlanan cenine ruhun üflenmesi ile başlar. Ruhun üflenmesi, bilgisayara işletim sisteminin yüklenmesi gibidir. İnsanı diğer tüm canlılardan ayıran şey, ruhun üflenmesi ile birlikte kazandığı özelliklerdir (Secde 32/7-9).
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaratma iki türlüdür. Birincisi, maddesi ve benzeri olmayan bir şeyi yoktan var etmektir. Onu Allah'tan başkası yapamaz (En'am 6/101). İkincisi, bir şeyden bir başka şey üretmektir. Bu tür yaratmayı insanlar da yapabilir. Nitekim İsa aleyhisselam, çamurdan bir kuş heykeli yaratmıştır (Al-i İmran 3/49).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra o nutfeyi alaka dipnot 1 yaptık. O alakayı bir çiğnem et parçası yaptık. O et parçasını kemiklere dönüştürdük. Sonra kemikleri etle donattık, sonra onu başka yaratık haline getirdik dipnot 2 . Yaratıcıların en güzeli olan Allah pek yücedir dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rahim duvarına asılı emriyo.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ruh üfleyerek tam bir insan yaptık.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ifadenin bu ayette geçmesi önemlidir. (Secde 32/9)

Şaban Britch

Sonra nutfeyi/spermi, alaka/embriyo haline getirdik. Embriyoyu bir çiğnem et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu (ruh vererek) bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir.

Şaban Piriş

Sonra spermi empriyo haline getirdik. Empriyoyu et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then We made the Notfa develop into a clinging organism*, Then We made the clinging organism develop into a bolus** -like mass of coherent body of matter. Then We made the bolus- like mass develop into bones and We clothed the bones with flesh. Out of this We raised a different being. Glorified be Allah and extolled be His glorious attributes; He is the Unique Creator.

Abdul Haleem

then We made that drop into a clinging form, and We made that form into a lump of flesh, and We made that lump into bones, and We clothed those bones with flesh, and later We made him into other forms––glory be to God, the best of creators!––

Abdullah Yusuf Ali

Then We made the sperm into a clot of congealed blood; then of that clot We made a (foetus) lump; then we made out of that lump bones and clothed the bones with flesh; then we developed out of it another creature. So blessed be Allah, the best to create!

Abul A'la Maududi

then We made this drop into a clot, then We made the clot into a lump, then We made the lump into bones, then We clothed the bones with flesh, dipnot 1 and then We caused it to grow into another creation. dipnot 2 Thus Most Blessed is Allah, the Best of all those that create. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation see( E.Ns 5, 6 and9 of Surah Al-Hajj).
  2. metne dön, dipnot 2
    Now let the disbelievers consider the message of the Prophet (peace be upon him) by observing their own creation, for this will convince them of its truth by proving its doctrine of Tauhid. The origin of man is from a mere inanimate sperm-drop, which undergoes several changes in the womb of the mother. But after this, when it sees the light of the day, it is quite a different creation from the embryo in the womb. Now it can hear, it can see, and in due course of time it can talk and think. Then, when he reaches adulthood and maturity, he is capable of performing wonderful deeds. It is obvious that Allah alone could create all these characteristics in an inanimate sperm-drop.
  3. metne dön, dipnot 3
    The various stages of the creation of man have been cited to prove that Allah is All-Blessed and there is no human language which can describe the praise of which He is worthy, as if to say: That Allah Who is able to develop an essence of clay into a perfect man, does not have any partner in His Godhead. Moreover, He has the power to raise him up again after his death, and is capable of working even greater wonders.

Aisha Bewley

then formed the drop into a clot and formed the clot into a lump and formed the lump into bones and clothed the bones in flesh; and then brought him into being as another creature. Blessed be Allah, the Best of Creators!

Al-Hilali & Khan

Then We made the Nutfah into a clot (a piece of thick coagulated blood), then We made the clot into a little lump of flesh, then We made out of that little lump of flesh bones, then We clothed the bones with flesh, and then We brought it forth as another creation. So Blessed is Allâh, the Best of creators.[1]

Ali Quli Qarai

Then We created the drop of fluid as a clinging mass. Then We created the clinging mass as a fleshy tissue. Then We created the fleshy tissue as bones. Then We clothed the bones with flesh. Then We produced him as [yet] another creature. So blessed is Allah, the best of creators!

Amatul Rahman Omar

Then We form the sperm into a clot; then We develop the clot into a lump of flesh; then We fashion bones out of this lump of flesh, then We clothe the bones with flesh, thereafter We evolve him into another being. Therefore blessed be Allâh the Best of Creators.

Arthur John Arberry

then We created of the drop a clot then We created of the clot a tissue then We created of the tissue bones then We garmented the bones in flesh; thereafter We produced him as another creature. So blessed be God, the fairest of creators!

Bijan Moeinian

From the fertilized egg, I created the embryo; from the embryo I led him into a little lump; then I created his bones; then I covered the bones with flesh; and then, I introduced him to the world in his final stage of evolution. Congratulations to the Lord, the Best of creators.

E. Henry Palmer

then we created the clot congealed blood, and we created the congealed blood a morsel; then we created the morsel bone, and we clothed the bone with flesh then we produced it another creation; and blessed be God, the best of creators!

Edip-Layth

Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.

George Sale

Afterwards We made the seed coagulated blood; and We formed the coagulated blood into a piece of flesh: Then We formed the piece of flesh into bones; and We cloathed those bones with flesh: Then We produced the same by another creation. Wherefore blessed be God, the most excellent creator!

Hamid S. Aziz

Then We made him a drop (sperm) in a safe depository (the womb);

Mahmoud Ghali

Thereafter We created the sperm-drop into a clot, (Or: embryo) then We created the clot into a chewed up morsel, then We created the chewed up morsel into bones, then We dressed the bones (in) flesh; thereafter We brought him into being as another creation. So Supremely Blessed be Allah, The Fairest of creators.

Marmaduke Pickthall

Then fashioned We the drop a clot, then fashioned We the clot a little lump, then fashioned We the little lump bones, then clothed the bones with flesh, and then produced it as another creation. So blessed be Allah, the Best of creators!

Mohamed Ahmed - Samira

Then We fashioned the sperm into an embryo, then fashioned the embryo into a shapeless lump of flesh; then from the lump of flesh We fashioned bones, then clothed the bones with flesh. Thus We formed him into a new creation. So blessed be God the best of Creators.

Muhammad Asad

and then We create out of the drop of sperm a germ-cell, and then We create out of the germ-cell an embryonic lump, and then We create within the embryonic lump bones, and then We clothe the bones with flesh - and then We bring [all] this into being as a new creation: hallowed, therefore, is God, the best of artisans!

Mustafa Khattab

then We developed the drop into a clinging clot, then developed the clot into a lump ˹of flesh˺, then developed the lump into bones, then clothed the bones with flesh, then We brought it into being as a new creation.[1] So Blessed is Allah, the Best of Creators.

Progressive Muslims

Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.

Rashad Khalifa

Then we developed the drop into a hanging (embryo), then developed the hanging (embryo) into a bite-size (fetus), then created the bite-size (fetus) into bones, then covered the bones with flesh. We thus produce a new creature. Most blessed is GOD, the best Creator.

Sahih International

Then We made the sperm-drop into a clinging clot, and We made the clot into a lump [of flesh], and We made [from] the lump, bones, and We covered the bones with flesh; then We developed him into another creation. So blessed is Allah, the best of creators.

Sam Gerrans

Then We created the sperm-drop a clinging thing, and created the clinging thing a fleshy lump, and created the fleshy lump bones, and clothed the bones with flesh; then We produced it as another creation — and blessed be God, the best of creators!

Shabbir Ahmed

Then We fashioned the gametes into zygote, a clot, then the hanging little lump, the embryo. Then We created bones within the embryonic lump, and then clothed the bones with flesh. (Thus We designed it into a fetus). And then We made it into a new creation (the human infant). So Blessed is Allah, The Best of creators. (33:7-9), (71:14).

Syed Vickar Ahamed

Then We made the semen into a mass of half-solidified blood; Then from that mass We made an (early embryonic baby-like) lump: Then We made from the lump bones and covered the bones with flesh; Then We developed from it another creature, so blessed be Allah, the Best to create!

Taqi Usmani

Then We turned the sperm-drop into a clot, then We turned the clot into a fetus-lump, then We turned the fetus-lump into bones, then We clothed the bones with flesh; thereafter We developed it into another creature. So, glorious is Allah, the Best of the creators.

The Monotheist Group

Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩