Diyanet İşleri
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 111. ayet. إِنِّى جَزَيْتُهُمُ ٱلْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ
innî cezeytühümü-lyevme bimâ ṣaberû ennehüm hümü-lfâizûn.
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
Allah, (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.
Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.
Allah, şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
111. “Ben de bugün onları” huzuruma varıncaya kadar bana itaate ve sizin eziyetlerinize “sabretmelerine karşılık mükafatlandırdım: İşte kurtuluşa erenler onlardır” ebedi nimetlere kavuşmayı, alevli cehennem azabından uzak kalmayı hak etmişlerdir. Nitekim Yüce Allah: “İşte bugün, iman edenler o kâfirlere gülerler.” (el-Mutaffifin, 83/34) diye başlayan âyet-i kerimelerde de bu durumu dile getirmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz ben; iman eden bu kullarımı Allah'a itaat hususunda ve sizden gördükleri eziyetlere karşı sabrettikleri için kıyamet günü cennet ile ödüllendireceğim.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
"Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki bugün ben de onlara, (dünyada) sabretmelerinin karşılığını verdim; şüphesiz ki onlar başaranlardır." dipnot 1
Bakın işte, sabırlarından dolayı onları bugün ödüllendirdim: şüphesiz ki gerçek başarıya erenler işte onlardır.
(Ama,) bakın, güçlüklere göğüs germelerinden ötürü bugün onları mükafatlandırdım: işte, bahtiyar olacak olanlar böyleleridir!"
"Muhakkak ki sabretmelerinin karşılığını onlara bugün Ben verdim. . . Ki onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. "
"Bugün ben, gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim. Şüphesiz onlar, 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenlerdir."
Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muratlarına erenlerdir.
"Kuşkusuz, dirençli olmalarının karşılığını, bugün onlara verdim. Aslında, başarıya erişenler onlardır!"
"Bugün ben onları, sizin zulümlerinize sabretmelerinden dolayı kurtuluşla ödüllendirdim."
"Bugün ben, onlara sabretmelerinin karşılığını verdim. Kazananlar işte bunlardır."
'Bugün ben, onlara sabretmelerinin karşılığını verdim. Kazananlar işte bunlardır.'
İşte Ben onlara sabretmelerine karşılık bugün bu mükafatı verdim. Murada erenler onlardır, onlar!
İşte onlara ben sabretmelerine mukabil bu gün bu mükafatı verdim, onlardır onlar, murada erenler
"Gerçek şu ki, bugün onlara sabretmelerinin karşılığını verdim. Onlar kazançlı çıkanlardır."
"Gerçek şu ki, bugün onlara sabretmelerinin karşılığını verdim. Onlar kazançlı çıkanlardır."
Gerçek şu ki, bugün onlara size sabretmelerinin karşılığını verdim. Onlar kazançlı çıkanlardır.
"Bugün ben, gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim. Şüphesiz onlar 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenlerdir."
Ben (sizin o istihza ve ezalarınıza) sabr (ve tehammül) etdiklerine mukaabil bugün onları (mü'minleri) mükafatlandırdım. Şübhesiz ki onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir.
Sabrettiklerinden dolayı bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar, kurtuluşa erenlerin kendileridir.
(93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111) Deki Rabbim; vaat ettiğini bana göstereceksen eğer, beni zalim kavimin içinde bulundurma , muhakkak ki biz onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye kâdiriz. (Ama sen yine de böyle dua et) İyilikle, kötülüğü defet , b iz onların vasıflandırmalarını biliyoruz , De ki Rabbim Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım , s ana, hazırlanmış ol arak getirilmekten yine sana sığınırım (Azaba götürüleceklerin hazır edilmesi) Onlardan birine ölüm geldiğinde, derki Rabbim beni geri gönder , böylelikle bende terk ettiğim salih ame lleri işleyeyim, Hayır Asla! Kesinlikle onun söylediği boş bir kelimedir (K-V-L: Kalıcı etkili olmayan söz, kavil, K-L-M: Kalıcı etkili söz Kelam) Onun arkalarında ise tekrar diriliş gününe kadar bir engel / berzah vardır. Sur’a üfürüldüğü vakit, o gün aralarında soy bağı kalmaz ve birbirlerini sorup soruşturamazlar, k imin tartısı ağır ise işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Felah için yarıp çıkmak anlamından kaynaklı kurtuluş denmiştir) Kimin de tartısı hafif ise işte onlar nefislerini hasara uğrattılar, cehennemde kalıcıdırlar, yüzlerine ateş çarpar ve onlarda (eti yanmış dişleri ile ) sırıtık vaziyettedirler, Ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar siz değil miydiniz? Dediler ki Rabbimiz bizi bahtsızlığımız (mutluğun zıddı) yendi / galip geldi , Rabbimiz bundan bizi sen çıkar , eğer tekrar geri (inkara) dönersek zalimleriz diye söylediler. Dedi ki orada sinin ses çıkarmayın ve benle kelam etmeyin, Kullarımdan bir fırka / bölüm vardı ki diyorlardı “Rabbimiz! Biz iman ettik bağışla bizi, merhamet et bize, sen merhametlilerin en merhametlisisin” onları dahi alay konusu ettiniz, beni hatırl amayı unuttunuz ve onlara da gülüyordunuz. Ben de onlara sabırlarından dolayı kesinlikle karşılıklarını verdim, işte onlar kazananlardır / başarıya erenlerdir.
Bugün sabrettikleri için onları ödüllendirdim. İşte, asıl kurtuluşa ermiş olanlar onlardır.
"Bugün ben, onlara sabretmelerinin karşılığını verdim; onlar (evet) işte kurtulup murada erenler onlardır."
Ben de sabırlı davranmalarına /duruşlarını bozmamalarına karşılık bugün onları ödüllendirdim. Başaranlar işte onlar oldu dipnot 1 ."
Sabır göstermelerine karşılık ben de bugün onları ödüllendirdim. Başaranlar onlar oldu.
Bugün sabrettikleri için onları ödüllendirdim. Kurtuluşa ermiş olanlar, işte onlardır.
Bugün sabrettikleri için onları ödüllendirdim. Kurtuluşa ermiş olanlar, işte onlardır.
Bugün onlara ben, sabretmiş olmalarının karşılığını verdim. Başarıya erip kurtulanlar, onlardır.
"But as you can see I have rewarded them this Day for their patience and forbearance under provocation of any kind, for bearing with others their faults and limitations and for their constancy in labour, exertion and effort. They are the winners of victory."
Today I have rewarded them for their patience: it is they who will succeed.’
"I have rewarded them this Day for their patience and constancy: they are indeed the ones that have achieved Bliss..."
Lo! I have rewarded them this Day for their steadfastness, so that they, and they alone, are triumphant." dipnot 1
Today I have rewarded them for being steadfast. They are the ones who are victorious.’
Verily I have rewarded them this Day for their patience: they are indeed the ones that are successful.
Indeed I have rewarded them today for their patience. They are indeed the triumphant.’
`This day I have rewarded them for their patient endurance so that they are the ones who have attained their goals and achieved bliss. '
Now today I have recompensed them for their patient endurance; they are the triumphant. '
"Today, I have rewarded them for their patience, and made them successful. "
Verily, I have recompensed them this day for their patience; verily, they are happy now.
I have rewarded them today for their patience, they are indeed the winners.
I have this day rewarded them, for that they suffered the injuries ye offered them with patience: verily they enjoy great felicity.
"But you took them for a jest (treated them with ridicule) until you forgot My reminder and did laugh at them.
Surely today, I have recompensed them for that they (endured) patiently; (and) (i. e., because) they are the ones who are triumphant."
Lo! I have rewarded them this day forasmuch as they were steadfast in that they, even they, are the triumphant.
I have rewarded them this day for they were constant, and they have come to attainment. "
[But, ] behold, today I have rewarded them for their patience in adversity: verily, it is they, they who have achieved a triumph!"
Today I have indeed rewarded them for their perseverance: they are certainly the triumphant."
I have rewarded them today for their patience, they are indeed the winners.
"I have rewarded them today, in return for their steadfastness, by making them the winners."
Indeed, I have rewarded them this Day for their patient endurance - that they are the attainers [of success]. "
“I have rewarded them this day for their patience; they are the attainers of success.”
This Day I have rewarded them for their patience. They verily are the triumphant."
"Verily, I (Allah) have gifted them this Day for their patience and constancy: Really, they are the ones who are successful. "
Today I have so recompensed them for their observing patience that they are the triumphant."
I have rewarded them today for their patience, they are indeed the winners.