Diyanet İşleri
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
Furkân suresi
Furkân suresi, 75. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ ٱلْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا۟ وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَٰمًا
ülâike yüczevne-lgurfete bimâ ṣaberû veyüleḳḳavne fîhâ teḥiyyetev veselâmâ.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3
Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.
Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.
Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
Orada ebedi kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!
(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 75–76. ayetler için yazılmıştır.
75-76. “İşte onlar sabretmelerinden ötürü cennetin yüksek köşkleri ile mükâfatlandırılacaklar.” Canın çektiği, gözlerin lezzet aldığı her bir şeyi ihtiva eden, son derece yüksek ve mükemmel meskenlerle mükâfatlandırılacaklardır. Bu mükâfatlara sabırları sebebiyle erişeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Melekler de her kapıdan onların yanına gelip: Sabretmenize karşılık selam sizlere. (Dünya) yurdun(un) ne güzel akıbetidir bu! (derler)” (er-Ra’d, 13/23-24) Bundan dolayı Yüce Allah burada da: “Onlar orada esenlik dileği ve selâm ile karşılanırlar.” Rableri ve şerefli melekler onlara selam verecekleri gibi, kendileri de birbirlerine selam vereceklerdir. Ayrıca kederlendirici ve zevklerini bulandırıcı her şeyden yana da esenlikte olacaklardır.
zetle; Yüce Allah, bu salih kullarını ağır başlılıkla, kendisine karşı da kullarına karşıda alçak gönüllülükle, güzel edeple, hoşgörü ve tahammülle, güzel ahlâkla, cahilleri affetmekle, onlardan yüz çevirmekle, kötülüklerine karşı iyilikte bulunmakla, geceleyin ihlâsla namaz kılmakla, Rablerine kendilerini cehennemden korumak için dua etmekle, farz ve müstehap olan harcamaları yerine getirmekle, harcamada orta yolu tutmakla, -normalde ya aşırı gitmenin veya cimri davranmanın söz konusu olduğu harcamalarda orta yollu oldukları için- başka hususlarda haydi haydi orta yolu tutmamakla, büyük günahlardan uzak kalmakla, Allah’a ibadetlerinde ihlâs sahibi olmakla, başkalarının canına ve namusuna zarar vermekten uzak ve iffetli olmakla, bunlardan herhangi birisini işledikleri takdirde tevbe etmekle, kötülüklerin işlendiği, sözlü ve fiilî fâsıklıkların yapıldığı meclislerde hazır bulunmamakla ve onları da asla işlememekle, hayrı bulunmayan seviyez fiillerden ve boş sözlerden uzak kalmakla -ki bu onların erdemliliklerini, insanlıklarını ve kemallerini ifade eder-, sözlü ya da fiili düşük her bir şeyden kendilerini uzak tutmakla, Allah’ın âyetlerini kabul ile karşılamakla, o âyetlerin manalarını iyice anlamakla, bellemekle ve gereklerince amel etmekle, bu âyetlerin hükümlerini uygulamak için olanca gayretlerini harcamakla, Yüce Allah’a hem kendilerinin, hem kendileriyle ilgisi bulunanların, hem de müslümanların faydalanacağı şekilde eşlerinin, yakınlarının ve nesillerinin salih olmalarını isteyerek en güzel duaları yapmakla vasfetmiş bulunmaktadır. Eşlerine ve nesillerine gerekli bilgileri öğretmek, öğüt vermek ve nasihat etmek için çabalamak da bunun gerekleri arasındadır. Çünkü bir şeyi özellikle istemek ve bunun için Allah’a dua etmek için mutlaka onun sebeplerini de yerine getirmek gerekir. Yinre onlar, Allah’a kendileri için mümkün olan en yüksek derecelere erişmek için de dua etmişlerdir ki bu da önderlik ve sıddıklık derecesidir. Allah için gerçekten bunlar, en üstün sıfatlar ve en yüce maksatlardır. Bu maksatlar, ne kadar yüce, bu ruhlar ne kadar temiz, bu kalpler ne kadar duru ve saf, bu önder kimseler ne kadar da takvâlıdırlar! Yüce Allah’ın onlar üzerindeki lütfu, nimeti ve rahmeti de pek büyüktür. O’nun bu lütfu sayesinde de onlar bu üstün mevkilere ulaşmışlardır.
llah, bu salih kullarının vasıflarını beyan etmekle ve onların hallerini nitelendirip gayretlerinin neye yönelik olduğunu açıklamakla kullarına d abüyük bir lütufta bulunmuştur. Bunların mükâfatlarını da onlara açıklamıştır ki böylelikle onlar, bu salih kulların vasıflarına sahip olmak için özlem duysunlar. Bu uğurda bütün gayretlerini ortaya koysunlar. Bunlara her zaman ve mekanda, her an ve vakitte lütuf ve ihsanlarını sağanak sağanak yağdırandan, bunlara hidâyet verdiği gibi kendilerine de hidâyet vermesini istesinler. Onları himayesine aldığı gibi kendilerini de özel olarak himayesinin altına almasını istesinler.
amdler yalnız sanadır Allah’ım, şikayetimiz de yalnız sanadır, yardımı senden diliyoruz, senden imdat istiyoruz. Sen güç vermedikçe biz güç sahibi olamayız, kendimize bir fayda sağlamayız, gelecek zararları önleyemeyiz. Eğer sen bize bunları kolaylaştırmayacak olursan biz zerre kadar iyilik işleyemeyiz. Şüphesiz bizler zayıfız, her bakımdan âciz kimseleriz. Biz tanıklık ederiz ki Sen, bizi bir göz açıp kapayacak vakit dahi kendimize bırakacak olursan, bizi kendi zaafımızla, kendi acizliğimizle ve kendi günahlarımızla baş başa bıraktın demektir. Rabbimiz! Senin rahmetinden başka bir şeye güvenmiyoruz. O rahmetinle bizi yarattın, bizi rızıklandırıyorsun, görünür görünmez bunca nimetleri bize ihsan ediyorsun, başımızdan pek çok musibeti önlüyorsun. Bize öyle bir rahmet eyle ki bu sayede senden başkalarının rahmetine ihtiyacımız olmasın. Senden dileyen ve rahmetini uman, asla zarar etmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O sıfatlarla sıfatlananlar, Allah'a itaat etmede sabretmeleri sebebiyle Firdevs cennetinde yüksek odalarla mükâfatlandırılacaklardır. Orada melekler tarafından esenlik ve selamet dileğiyle karşılanacaklardır. Orada belalardan selamette olacaklardır.
Aynı kök: غرف (7 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: غرف (7 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
"Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."
Aynı kök: غرف (7 geçiş)
İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Hayat
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Hayat
Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennette) yüksek bir makamla dipnot 1 ödüllendirilecekler, orada esenlik ve selam ile karşılanacaklardır.
İşte böyleleridir zorluklara göğüs germeleri sebebiyle cennet köşkleriyle ödüllendirilecek kimseler; hem oraya esenlik ve hayat bahşeden tarifsiz bir mutluluk tebriğiyle buyur edilecekler!
İşte bunlar, güçlüklere göğüs germelerinden ötürü (cennette) üstün bir makamla mükafatlandırılıp orada dirlik ve esenlik nidalarıyla karşılanacak olan kimselerdir!
İşte onlar, (dünya - bedensel yaşam şartlarına) sabretmeleri nedeniyle gurfe (yüksek köşk - üst seviyede yaşam boyutu) ile mükafatlandırılırlar! Orada tahiyye (hayat) ve selam (Esma kuvvelerinin tahakkuku) ile karşılanırlar.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar.
İşte onlara, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı verilecek, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.
İşte onlar, dirençli olmalarına karşılık, yüksek konumlarla ödüllendirilirler. Ve orada, esenlik dileği ve selamla karşılanırlar.
İşte onlar, sabrettiklerinden dolayı, cennetin en yüksek dereceleriyle ödüllendirilirler ve orada selam ve sevgi ile karşılanacaklardır.
Bunlar, sabrettiklerinden ötürü bahçe odalarıyla ödüllendirilirler; orada mutlu bir yaşam ve barışa kavuşturulurlar.
Bunlar, sabrettiklerinden ötürü cennet odalarıyla ödüllendirilirler; orada mutlu bir yaşam ve barışa kavuşturulurlar.
İşte hep bunlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı ile mükafatlandırılacaklar; orada sağlık ve selam ile karşılanacaklar.
İşte hep bunlar sabırlarına mukabil gurfe ile (Cennet şehnişini ile) mükafatlanacaklar ve orada sağlık ve selam ile karşılanacaklar
İşte onlar, sabretmelerine karşılık yüksek makamlarla ödüllendirilecekler. Orada saygınlık ve esenlik dilekleriyle karşılanacaklardır.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık yüksek makamlarla ödüllendirilecekler. Orada saygınlık ve esenlik dilekleriyle karşılanacaklardır.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık yüksek makamlarla ödüllendirilecekler. Orada saygınlık ve esenlik dilekleriyle karşılanacaklardır.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanırlar.
İşte (bütün) onlardır ki zorluklara katlanıb dayanmaları sesebebiyle gurfe (ler) le mükafatlandırılacaklar, orada sağlık ve selam ile karşılanacaklardır.
İşte onlar, sabrettiklerinden dolayı cennetin en yüksek dereceleri ile mükafatlandırılırlar ve orada sağlık ve selamla karşılanırlar.
(70-77) Ancak, dönüş yapa nı / tövbe ede ni ve iman edip salih amel işle yeni işte Allah, onların kötülüklerini iyiliklerle yer değiştirir / mübadele eder. Allah bağışlayan ve esirgeyendir. Her kim vazgeçerse / tövbe ederse ve salih amel işlerse kesinlikle o tövbesi kabul edilmiş olarak Allaha döner. Sahte ve yalana şahitlik etmezler, boş söz ve gevezelik (oyalayıcı konuşma) ile karşılaştıklarında kibarca geçip giderler. Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında onlara kör ve de sağır kesilmezler. Rabbimiz bize zevcelerimizden ve soyumuzdan / zürriyetimizden göz aydınlıkları hibe eyle. Bizi sakınanlara lider/ önder / imam eyle d erler. Onlar, sabırları dolayısıyla bir oda ile ödüllendirileceklerdir ve de orada hürmet ve selam ile karşıla nacaklar. Orada kalıcıdırlar, ne güzel durulan yer dir / konumdur ve pozisyondur / makamdır. De ki duanız olmasaydı Rabbim size değer vermezdi. Kesinlikle siz yalanladınız ve ileride de gereken olacak.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık Cennet'in yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık saraylarda ödüllendirelecekler ve orada bir sağlık dileği ve selam ile karşılanacaklardır.
Gösterdikleri sabra karşılık onlar yüksek konaklarla ödüllendirilir, orada iyilik dilekleri ve selam ile karşılanırlar.
Gösterdikleri sabra karşılık onlar yüksek sarayla ödüllendirilecek, orada selamet dilekleriyle karşılanırlar.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık Cennet'in en yüksek makamı verilecek, orada esenlik ve selamla karşılanacaklardır.
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennet köşkleri ile ödüllendirilecekler ve orada sağlık ve selam ile karşılanacaklardır.
İşte bunlar, sabretmiş olmalarına karşılık yüksek konaklarla ödüllendirilirler. Ve o konaklarda sağlık dileğiyle ve selamla karşılanırlar.
These -with all the above-mentioned attributes combined- are they who are destined to receive the richest reward. They shall occupy the high and mighty region in Paradise -Garden of Eden- the epithet of dignity and great honour. This is in token of their patience, forbearance and endurance. Therein they shall be received with hearty welcome and greeted with the best expressions of good will and shall rest eternally assured of peace and security.
These servants will be rewarded with the highest place in Paradise for their steadfastness. There they will be met with greetings and peace.
Those are the ones who will be rewarded with the highest place in heaven, because of their patient constancy: therein shall they be met with salutations and peace,
They are the ones who will be rewarded for their patience: lofty palaces dipnot 1 dipnot 2 will be granted to them, and they will be received with greeting and salutation.
such people will be repaid for their steadfastness with the Highest Paradise, where they will meet with welcome and with ‘Peace’.
Those will be rewarded with the highest place (in Paradise) because of their patience. Therein they shall be met with greetings and the word of peace and respect.
Those shall be rewarded with sublime abodes for their patience, and they shall be met there with greetings and ‘Peace,’
It is such of those who will be rewarded the highest place (in Paradise) for their fortitude and they will be received therein with greeting and salutation of peace.
Those shall be recompensed with the highest heaven, for that they endured patiently, and they shall receive therein a greeting and --' Peace!'
They are the ones who will be rewarded by being admitted to the highest place in the Paradise in account of their patience. They will be welcomed with due respect, honor, and peaceful greetings and will live therein forever.
These shall be rewarded with a high place for that they were patient: and they shall meet therein with salutation and peace, -
These will be rewarded with a dwelling for what they have been patient for, and they will find in it a greeting and peace.
These shall be rewarded with the highest apartments in paradise, because they have persevered with constancy; and they shall meet therein with greeting and salutation;
And those who say, "Our Lord! Grant us comfort and cheer from our wives and offspring, and make us models for all those who ward off evil (or to lead the righteous). "
Those will be recompensed with the compartment (s) for that they (endured) patiently, and they shall be granted therein a greeting and "Peace!"
They will be awarded the high place forasmuch as they were steadfast, and they will meet therein with welcome and the ward of peace,
They will be rewarded for their perseverance with lofty mansions in empyrean where they will be received with greetings of peace and salutations,
[Such as] these will be rewarded for all their patient endurance [in life] with a high station [in paradise], and will be met therein with a greeting of welcome and peace,
It is they who will be rewarded with ˹elevated˺ mansions ˹in Paradise˺ for their perseverance, and will be received with salutations and ˹greetings of˺ peace,
These will be rewarded with a dwelling for what they have been patient for, and they will find in it a greeting and peace.
These are the ones who attain Paradise in return for their steadfastness; they are received therein with joyous greetings and peace.
Those will be awarded the Chamber for what they patiently endured, and they will be received therein with greetings and [words of] peace.
Those will be rewarded with the upper chamber because they were patient, and they will be met therein with greetings and peace,
They, such are these who will be rewarded with a high station of honor for their steadfast commitment (to their Lord). Therein they will be met with salutation and peace.
Those are the ones who will be rewarded with the highest place (in Paradise), because of their patient constancy: Therein they will be met with welcome and with words of peace and respect,
Such people will be rewarded with the high place - because they observed patience - and will be received therein with prayers of their eternal life and peace,
These will be rewarded with a dwelling for what they have been patient for, and they will find in it a greeting and peace.