Muhammed suresi

Muhammed suresi, 23. ayet

Muhammed suresi, 23. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَىٰٓ أَبْصَٰرَهُمْ

ülâike-lleẕîne le`anehümü-llâhü feeṣammehüm vea`mâ ebṣârahüm.

Diyanet İşleri

İşte bunlar, Allah'ın lanetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Muhammed 20–26 · surenin 23. ayeti / 38
  1. Muhammed 20

    İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

  2. Muhammed 21

    İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.

  3. Muhammed 22

    Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi?

  4. 23

    İşte bunlar, Allah'ın lanetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

  5. Muhammed 24

    Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

  6. Muhammed 25

    Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.

  7. Muhammed 26

    Bu, münafıkların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere, "Bazı işlerde size itaat edeceğiz" demelerindendir. Allah, onların gizlice konuşmalarını bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “İşte böyleleri” yeryüzünde fesat çıkartan ve akrabalık bağlarını kopartan kimseler “Allah’ın lanetlediği” rahmetinden uzaklaştırıp gazabına yaklaştırdığı “sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.”

Artık bunlar kendilerine faydalı olacak şeyleri ne işitirler ne de görürler. Bunların kulakları olmakla birlikte -itaat ve kabul anlamına- işitmezler. Onların işitmeleri, Allah’ın delilinin, kendi aleyhlerinde sabit olmasını sağlayacak bir işitmedir. Onların gözleri olmakla birlikte ibretleri ve ilâhi belgeleri görmezler. Gözlerini kat’i delillere ve apaçık belgelere çevirmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ; rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir
  3. لَعَنَهُمُ leanehumu la'netlediği kök: لعن
  4. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  5. فَأَصَمَّهُمْ feesammehum sağır yaptığı kök: صمم
  6. وَأَعْمَىٰٓ ve ea'ma ve kör ettiği kök: عمي
  7. أَبْصَـٰرَهُمْ ebsarahum gözlerini kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş)

    "Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş)

    Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lanetlediği, sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kişilerdir.

Mustafa İslamoğlu

İşte böyleleri Allah'ın rahmetinden dışladığı, ardından sağırlaştırdığı ve gözlerini körelttiği kimsedirler.

Muhammed Esed

Böyleleri, Allah'ın gözden çıkardığı, (hakikatin sesine karşı) sağırlaştırdığı ve (ışığa karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!

Ahmed Hulusi

İşte bunlar, Allah'ın kendilerine lanet ettiği, kendilerini sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Ali Bulaç

İşte bunlar; Allah onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.

Ali Özek ve heyeti

İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Ali Rıza Safa

İşte onlar, Allah'ın lanetlediği; kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Bayraktar Bayraklı

İşte, Allah böylelerine lanet edip kulaklarını sağır ve gözlerini kör etmiştir.

Edip Yüksel

İşte, ALLAH'ın lanetlediği, sağırlaştırıp körleştirdiği kimseler bunlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte, ALLAH'ın lanetlediği, sağırlaştırıp körleştirdiği kimseler bunlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar öyle kimselerdir ki, Allah onları lanetlemiş de duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyleler o kimselerdir ki Allah onları la'netlemiş de duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir

Erhan Aktaş

İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kavrayamaz ve görmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kavrayamaz ve görmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kavrayamaz ve görmezler.

Gültekin Onan

İşte bunlar; Tanrı onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.

Hasan Basri Çantay

Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden tardetmiş de (kulaklarını) sağır, gözlerini kör yapmışdır.

İbni Kesir

Allah'ın kendilerini la'netlemiş, sağırlaştırmış ve gözlerini kör etmiş olduğu kimseler işte bunlardır.

Mehmet Alagaş

(2, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 27, 28, 29, 30) İman edenler; Keşke bir sûre indirilseydi diyorlar, kesin hüküm içeren bir sûre indirilince ve de onda savaş hatırlatılınca da kalpleri hastalıklı / arızalı olanların, ölümden önceki baygınlık hali gibi sana baktıklarını görürsün. (Bu bakış hâli) onlara uygun olandır. (Tam da onları ifade eder.) İş kesinlik kazandığında itaat etmektir ve normal olanı / tanınanı söylemektir, oysa ki Allah’ı tastik etmek / Allah’a sadık kalmak, onlar için daha hayırlıdır. Yüz çevirerek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayı mı umuyordunuz? Rahimlerinizin kesilmesini mi umuyordunuz? İşte onlar, Allah’ın lanet ettiği kimselerdir, onları sağır etmiştir ve gözlerini ise körleştirmiştir. Kuranı tedbirli okumuyorlar mı? (Tedbirlerini / planlamalarını ona göre almıyorlar mı?) yahut kalplerinde kilitler mi var? Kendilerine rehberlik ayan beyan belli olduktan sonra, reddedip arkalarını dönenler / irtidat edenler. Şeytan onları, ayarttı ve emellere / boş hayallerle daldırdı. (Dilemek tahmin edilen şey için kullanılır istemek ise talep ettiği şey için) Bu, Allah’ın indirdiğinde zorlananların / hoşlanmayanların demelerinde de vardır. “Bazı emirlerde size tabiyiz” (hepsinde değiliz) Allah onların sırlarını / ısrar ettikleri / gizledikleri konuları bilmektedir. Melekler onları vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vururlar / darbe indirirler. Bu onların Allah’ın hışmına neden olacak şeylere uymalarındandır. Onu hoşnut etmek / onu razı etmek zorlarına gitti , yaptıkları boşa gitmiştir , yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah’ın onların içindeki kini / nefreti çıkarmayacağını mı hesap ettiler? Eğer biz isteseydik sana onları gösterirdik ve sen de onları simalarından hemencecik tanırdın, yine de sen onları dolaylı / endirekt konuşmalarından tanırsın, Allah onların yaptıklarını biliyor. 31,32,33,34,35, GEVŞEMEYİN TESLİM OLMAYA ÇAĞIRIN ÜSTÜN OLAN SİZSİNİZ) Sizden çaba gösterenleri ve sabredenleri bilinceye kadar, sizi kesin olarak bağlılık sınavına sokacağız, o nları da sizin haberlerinizle sınayacağız, kafirler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar / sadde edenler ve Hidayet / Yola girme, açık ve net belli olduktan sonra Resule baş kaldıranlar, kesinlikle ve kesinlikle Allah’a herhangi bir zarar veremezler , onların amelleri boşa gitmiştir. Ey iman edenler, Allah’a uyun, Resule uyun ve yaptıklarınızı geçersiz hale getirmeyin / iptal etmeyin, muhakkak ki kafirleri ve Allah yolundan alıkoyanları ve sonrasında da kafir olarak ölenleri Allah işte onları asla bağışlamayacaktır. Gevşemeyin! Teslim olmaya çağırın, siz üstünsünüz, Allah sizinle beraberdir, amelleriniz konusunda aldatılmazsınız / kandırılmazsınız. (Tüh, Allah’ta bizi aldattı demezsiniz)

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte onlar; Allah’ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Süleyman Ateş

Onlar, Allah'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı

İşte bu gibiler, Allah'ın lanetlediği /dışladığı kimselerdir. (Sanki dipnot 1 ) Allah, onları sağırlaştırmış ve basiretlerini köreltmiştir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette, istiare-i temsiliyye (alegori) denen mecazi anlatım vardır. İstiarede benzetme edatı gizlenir ama Türkçede, bu tür istiareler gerçek sanıldığı için burada benzetme "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır (Lokman 31/6-7, Casiye 45/6-7). "Sanki" edatı yazılmazsa bazı insanlar, Allah'ın kafirlere, tövbe kapısını kapattığını ve özgürce karar almalarını engellediğini sanacaklardır. Oysa tövbe edildiği yani yanlıştan dönüldüğü takdirde affedilmeyecek bir günah yoktur (Bakara 2/159-160, Nisa 4/17, Zümer 39/53).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, Allah'ın dışladığı (lanetlediği) kimselerdir. Sanki Allah kulaklarını sağır, gözlerini kör etmiştir.

Şaban Britch

İşte onlar, Allah’ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Şaban Piriş

İşte onlar, Allah'ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlardır, Allah'ın kendilerine lanet edip kulaklarını sağır, gözlerini de kör ettiği kimseler...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

such persons are those whom Allah has afflicted with such evils as indicate a malignant fate and has deafened their hearts' ears and blinded their minds' eyes.

Abdul Haleem

These are the ones God has rejected, making their ears deaf and their eyes blind.

Abdullah Yusuf Ali

Such are the men whom Allah has cursed for He has made them deaf and blinded their sight.

Abul A'la Maududi

It is these upon whom Allah has laid His curse: so He made them deaf and deprived them of their sight.

Aisha Bewley

Such are the people Allah has cursed, making them deaf and blinding their eyes.

Al-Hilali & Khan

Such are they whom Allâh has cursed, so that He has made them deaf and blinded their sight.

Ali Quli Qarai

They are the ones whom Allah has cursed, so He made them deaf, and blinded their sight.

Amatul Rahman Omar

Such are the people whom Allâh has deprived of His mercy, so that He has made them deaf (to hear the truth) and has made their eyes blind (so they cannot see the right way).

Arthur John Arberry

Those are they whom God has cursed, and so made them deaf, and blinded their eyes.

Bijan Moeinian

These [hypocrites] deserve the curse of God. That is why God has made them deaf and blind [to the truth].

E. Henry Palmer

It is these whom God has cursed, and has made them deaf, and has blinded their eyesight!

Edip-Layth

These are the ones whom God has cursed and thus He made them deaf and blinded their sight.

George Sale

These are they whom God hath cursed, and hath rendered deaf, and whose eyes He hath blinded.

Hamid S. Aziz

These it is whom Allah has cursed so He has made them deaf and blinded their eyes.

Mahmoud Ghali

Those are they whom Allah has cursed; so He made them deaf and blinded their be holdings (i. e., eyesight "s").

Marmaduke Pickthall

Such are they whom Allah curseth so that He deafeneth them and maketh blind their eyes.

Mohamed Ahmed - Samira

They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.

Muhammad Asad

It is such as these whom God rejects, and whom He makes deaf [to the voice of truth], and whose eyes He blinds [to its sight]!

Mustafa Khattab

These are the ones who Allah has condemned, deafening them and blinding their eyes.

Progressive Muslims

These are the ones whom God has cursed and thus He made them deaf and blinded their sight.

Rashad Khalifa

It is those who incurred a curse from GOD, whereby He rendered them deaf and blind.

Sahih International

Those [who do so] are the ones that Allah has cursed, so He deafened them and blinded their vision.

Sam Gerrans

Those are they whom God has cursed; so He made them deaf, and blinded their sight.

Shabbir Ahmed

Such are they whom Allah deprives of His Grace, and whom He makes deaf, and blinds their sight.

Syed Vickar Ahamed

Such (unbelievers) are the men whom Allah has cursed for He has made them deaf and blinded their sight.

Taqi Usmani

Those are the ones whom Allah has cursed; so He has made them deaf, and made their eyes blind.

The Monotheist Group

These are the ones whom God has cursed and thus He made them deaf and blinded their sight.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩