Muhammed suresi

Muhammed suresi, 16. ayet

Muhammed suresi, 16. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ

veminhüm mey yestemi`u ileyk. ḥattâ iẕâ ḫaracû min `indike ḳâlû lilleẕîne ûtü-l`ilme mâẕâ ḳâle ânifâ. ülâike-lleẕîne ṭabe`a-llâhü `alâ ḳulûbihim vettebe`û ehvâehüm.

Diyanet İşleri

Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Muhammed 13–19 · surenin 16. ayeti / 38

Konu Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması Muhammed 16–19 3

  1. Muhammed 13

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.

  2. Muhammed 14

    Rabbinin katından açık bir belgesi olan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve nefislerinin arzularına uyan kimseler gibi midir?

  3. Muhammed 15

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

  4. 16

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

  5. Muhammed 17

    Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah'a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.

  6. Muhammed 18

    Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

  7. Muhammed 19

    Bil ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. Allah, münafıklar hakkında şöyle buyurmaktadır: “Onlardan seni dinleyenler vardır” Senin söylediklerini kabul etmek ve sana itaat etmek için değil de kalpleri onlardan yüz çevirmiş bir halde dinlerler. İşte bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:

“yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara” senin neler söylediğini ve işittikleri içinden pek hoşlanmadıkları sözleri soruşturarak: “O, az önce ne söyledi?” derler.”

Bu sözlerle onlar, çok ileri bir derecede yerilmektedirler. Çünkü onlar, gerçekten hayır elde etmek isteyen kimseler olsalardı, onu dikkatle dinler, sözlerini beller ve onun dediklerine itaat ederlerdi. Ancak onlar tam aksini yaptılar.

Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır: “İşte onlar Allah’ın” batıldan başka bir şeyi arzu etmeyen hevâlarına uymaları sebebi ile “kalplerine mühür vurduğu” kendilerini hayra ulaştıracak bütün kapıları kapattığı “hevâlarına uymuş kimselerdir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Münafıklardan bazıları sana kulak verirler. Ancak onların bu kulak verişleri kabul ettikleri için değildir. Bilakis onlar yüz çevirirler. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıklarında Allah'ın kendisine ilim verdiği kimseye; "O, az önce ne söylemişti?" derler. Onlar bunu bilmezlikten gelerek ve yüz çevirerek yaparlar. İşte bunlar, Allah'ın kalplerinin üzerine mühür vurduğu kimselerdir. Onların kalplerine hayır ulaşmaz. Onlar, hevâlarına tabi olurlar. Öyle ki hevâları sebebiyle hakkı göremezler.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنْهُم ve minhum ve onlardan
  2. مَّن men kimisi
  3. يَسْتَمِعُ yestemiu seni dinler kök: سمع
  4. إِلَيْكَ ileyke gelip
  5. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  6. إِذَا iza zaman
  7. خَرَجُوا۟ haracu çıktıkları kök: خرج
  8. مِنْ min -dan
  9. عِندِكَ indike senin yanın- kök: عند
  10. قَالُوا۟ kalu derler kök: قول
  11. لِلَّذِينَ lillezine olanlara
  12. أُوتُوا۟ utu verilmiş kök: اتي
  13. ٱلْعِلْمَ l-ilme bilgi kök: علم
  14. مَاذَا maza ne?
  15. قَالَ kale söyledi kök: قول
  16. ءَانِفًا ۚ anifen az önce kök: انف
  17. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar
  18. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir
  19. طَبَعَ tabea mühürlediği kök: طبع
  20. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  21. عَلَىٰ ala üzerini
  22. قُلُوبِهِمْ kulubihim kalbleri kök: قلب
  23. وَٱتَّبَعُوٓا۟ vettebeu ve ardına düşmüş kök: تبع
  24. أَهْوَآءَهُمْ ehva'ehum keyiflerinin kök: هوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: انف (3 geçiş)

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Kalp · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: طبع (11 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz…

  • Aynı kök: طبع (11 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden…

  • Aynı kök: طبع (11 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

  • Ortak kavram: Kalp · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan seni dinleyenler de vardır. dipnot 1 Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara "Az önce ne demişti?" diye (alaycılıkla) sorarlar. İşte onlar, kalplerini Allah'ın mühürledikleridir dipnot 2 ve arzularına uyanlardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:25; İsrâ 17:46; Kehf 18:57; Fussilet 41:5.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kalplerin mühürlenmesiyle ilgili bilgi için bkz. Bakara 2:7, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

Onların arasından sana kulak verir (gibi) yapanlar var: nihayet senin yanından çıktıklarında, mesajı kavramış olanlara "Sahi, o demin ne dedi(!)" diye sorarlar. İşte, Allah'ın kalplerini mühürlediği ve keyiflerine göre davranan kimseler onlardır.

Muhammed Esed

Şimdi bu çaresiz günahkarlar arasında seni (ey Muhammed) dinliy(or görün)enler var, ama yanından ayrıldıktan sonra (senin mesajını) anlamış olanlara (küçümseyici bir edayla) "O şimdi ne anlattı bakalım?" diye sorarlar. Böyleleri, kalpleri Allah tarafından mühürlenmiş olanlardır, çünkü onlar (her zaman) sadece kendi tutku ve ihtiraslarına uymuşlardır.

Ahmed Hulusi

Onlardan kimi de (gelip) seni dinler. . . Nihayet senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara dediler ki: "Az önce ne dedi?" (Anlatılan, taşa yağmış yağmur misali akıp gitti. A. H. ). . . İşte bunlar Allah'ın kalplerini tab'ettiği (şuurlarını örttüğü - bilinçlerini kilitlediği); sonu boş arzu ve heveslerine tabi olmuş kimselerdir.

Ali Bulaç

Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır.

Ali Özek ve heyeti

Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara «Az önce ne demişti?» diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.

Ali Rıza Safa

Ve seni dinleyenlerden bir bölümü, senin yanından çıktıklarında, kendilerine bilgi verilmiş olanlara; "Az önce, ne söyledi?" derler. İşte onlar, Allah'ın, yüreklerine damga vurduğu ve kendi isteklerine tutsak olan kimselerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.

Edip Yüksel

Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Bu, demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, 'Bu, demin ne söyledi?' diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan seni dinlemeye gelen de var. Yanından çıktıkları zaman ise, kendilerine ilim verilmiş olanlara: "O, demin ne söyledi?" derler. Bunlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini mühürlemiştir de hep heveslerinin ardına düşmektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan seni dinlemeğe gelen de var, hatta yanından çıktıklarında kendilerine ılim verilmiş olanlara derler ki: "o, demin ne söyledi?" Bunlar öyle kimselerdir ki Allah kalblerini tab'etmiştir de hep hevaları ardına düşmektedirler

Erhan Aktaş

Münafıklardan dipnot 1 kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 2 "O, biraz önce ne dedi dipnot 3 ?" dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 4 tabi olan kimselerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiyden haberi olan kimselere.
  3. metne dön, dipnot 3
    Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
  4. metne dön, dipnot 4
    Tutku ve kuruntularına.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Münafıklardan dipnot 1 kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 2 "O, biraz önce ne dedi? dipnot 3 " dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 4 tabi olan kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafık, içten "bitmiş, " " tükenmiş" ve imanı "kalmamış, " omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince mümin, işlerine gelince Kafir olan kimsedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiyden haberi olan kimselere.
  3. metne dön, dipnot 3
    Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
  4. metne dön, dipnot 4
    Tutku ve kuruntularına.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Münafıklardan kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 1 "O, biraz önce ne dedi? dipnot 2 " dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 3 tabi olan kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiyden haberi olan kimselere.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tutku ve kuruntularına.

Gültekin Onan

Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Tanrı, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi hevalarına uymuşlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlardan öyle kimseler vardır ki seni dinler (ler). Nihayet yanından çıkdıkları zaman kendilerine ilim verilmiş olanlara "O, demin ne söylediydi ha?" derler. Onlar öyle kişilerdir ki Allah kalblerinin üzerine mühür basmışdır. Onlar hevaa (ve heves) lerine uymuşlardır.

İbni Kesir

Onların arasında seni dinleyenler vardır. Nihayet senin yanından çıkınca, kendilerine ilim verilmiş olanlara: Az önce ne demişti? diye sorarlar. İşte bunlar, Allah'ın kalblerini mühürlemiş olduğu ve kendi heveslerine uyan kimselerdir.

Mehmet Alagaş

(16-19) Onlardan seni dinleyenler, senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilenlere derler ki “az önce ne dedi ki?” işte onların Allah , kalplerine mühür vurmuştur onlar da havai keyiflerine tabi olurlar . (Mühürlü kalp keyfine uyar) Yolu bulanlar / Hidayete erenler ise onların yoldaki durumları / hidayetleri, ziyadeleştirilmiştir ve onlara sakınma verilmiştir. Onlar sadece saatin ansızın onları almasını mı gözlüyorlar , onun işaretleri kesinlikle gelmiştir , onlara gelip çattığında hatırlamaları onlara ne sağ layacak ki? (Saat gelmeden önce hatırla) Şunu bil ki; Muhakkak ki O Allah’tan başka ilah yoktur. Günahların için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma iste. Allah neye dönüşeceğinizi ve nerede duracağınızı bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine ilim verilmiş olanlara; “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar; Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

Süleyman Ateş

Onlardan kimi de gelip seni dinler. Fakat senin yanından çıktıkları zaman kendilerine bilgi verilmiş olanlara: "Demin ne söyledi?" derler. Onlar Allah'ın kalblerini mühürlediği, keyiflerinin ardına düşmüş kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan seni dinleyenler var dipnot 1 . Yanından çıkınca bilgi sahibi olanlara: "Ne dedi şimdi bu!" derler. Onlar, Allah'ın kalpleri üstünde yeni bir yapı oluşturduğu dipnot 2 ve kendi arzularına uyup duran kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu durum, kişi tövbe edip kendini düzeltinceye kadar devam eder (Nisa 4/17-18, Furkan 25/68-71). Tövbe etmeyip kendini düzeltmezse cehenneme gider (Al-i İmran 3/86-90).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçlerinde seni dinleyenler var. Onlar senin yanından çıkınca, bilgili olanlarına: "Az önce ne dedi?" diye sorarlar. Sanki Allah onların kalplerini mühürlemiş de duygularına esir olmuşlardır.

Şaban Britch

İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar: Demin ne söylemişti? Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.

Şaban Piriş

İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar: -Demin ne söylemişti? Onlar, heveslerine uyduğu için Allah, onların kalblerini mühürlemiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara şöyle sorarlar: "Az önce ne söyledi?" İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Among your listeners O Muhammad are those who are hypocrites. They apparently incline their ears to you while their hearts' ears are closed, and when they leave at the end of your discourse of instructions and exhortation, they, in a cunning manner, ask your faithful associates who have intellectual acquaintance with facts: "What was it that he -Muhammad- has just said?" These are they whose hearts has Allah impressed with dullness of comprehension and they followed their own lustful course and a religion of a sensuous character.

Abdul Haleem

Some of these people listen to you [Prophet], but, once they leave your presence, they sneer at those who have been given knowledge, saying, ‘What was that he just said?’ These are the ones whose hearts God has sealed, those who follow their own desires.

Abdullah Yusuf Ali

And among them are men who listen to thee, but in the end, when they go out from thee, they say to those who have received Knowledge, "What is it he said just then?" Such are men whose hearts Allah has sealed, and who follow their own lusts.

Abul A'la Maududi

Among them some give ear to you. But no sooner do they leave your presence than they ask those endowed with knowledge: "What is it that he said just now?" dipnot 1 Such are those whose hearts Allah has sealed and who pursue their lusts. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is concerning those disbelievers and hypocrites and unbelieving followers of the former Books, who sat in the assemblies of the Prophet (peace be upon him), listened to his discourses, or the verses of the Quran, but since in their hearts they were averse to the themes presented by him, they would understand nothing in spite of listening to him. Therefore, when they came out, they would ask the Muslims: What was he saying just now?
  2. metne dön, dipnot 2
    This was the real reason because of which their ears had become deaf to the teachings of the Prophet (peace be upon him). They were the slaves of their lusts, and the teachings that the Prophet (peace be upon him) was presenting fell against their lusts. Therefore, if ever they sat in the assemblies of the Prophet (peace be upon him) and listened to him, they would understand nothing.

Aisha Bewley

Among them are those who listen to you and then, when they leave your presence, say to those who have been given knowledge, ‘What was that he just said?’ They are those whose hearts Allah has sealed up and who follow their own desires.

Al-Hilali & Khan

And among them are some who listen to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) till when they go out from you, they say to those who have received knowledge: "What has he said just now? Such are men whose hearts Allâh has sealed, and they follow their lusts (evil desires).

Ali Quli Qarai

There are some among them who prick up their ears at you. But when they go out from your presence, they say to those who have been given knowledge, ‘What did he say just now?’ They are the ones on whose hearts Allah has set a seal, and they follow their own desires.

Amatul Rahman Omar

And there are some (hypocrites) among them who (pretend to) listen to you. Yet when they go out from your presence they say to those who have been given knowledge, `What was it he said just now?' These are the people whose hearts Allâh has sealed and who follow their low desires.

Arthur John Arberry

And some of them there are give ear to thee, till, when they go forth from thee, they say to those who have been given knowledge, 'What said he just now?' Those are they upon whose hearts God has set a seal, and they have followed their caprices.

Bijan Moeinian

Some disbelievers listen to your sermons and, after they leave, they jokingly, ask: "What in the Heaven was he talking about?" God [in response to their jokes] seals their heart and, in consequence, they will follow their lowly desires.

E. Henry Palmer

Some of them there are who listen to thee, until when they go forth from thee they say to those who have been given the knowledge, 'What is this which he says now?' These are those on whose hearts God his set a stamp and who follow their lusts.

Edip-Layth

Some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say?" Those are the ones whom God has sealed upon their hearts, and they followed their desires.

George Sale

Of the unbelievers there are some who give ear unto thee, until, when they go out from thee, they say, by way of derision, unto those to whom knowledge hath been given, what hath he said now? These are they whose hearts God hath sealed up, and who follow their own lusts:

Hamid S. Aziz

And there are those of them who seek to listen to you, until when they go forth from you, they say to those who have been given the knowledge, "What was it that he said just now?" These are they upon whose heart Allah has set a seal and they follow their own lusts (or low desires).

Mahmoud Ghali

And among them are (the ones) who listen to you, until, when they go out of your presence, they say to (the ones) to whom was brought knowledge, "What did he say just now?" Those are they upon whose hearts Allah has stamped, (i. e., impressed or set a seal) and they have closely followed their prejudices.

Marmaduke Pickthall

Among them are some who give ear unto thee (Muhammad) till, when they go forth from thy presence they say unto those who have been given knowledge: What was that he said just now? Those are they whose hearts Allah hath sealed, and they follow their own lusts.

Mohamed Ahmed - Samira

There are some who listen to you; but as soon as they go from you they say to those who were given knowledge: "What is this he is saying now?" They are those whose hearts have been sealed by God, and they follow their own lusts.

Muhammad Asad

Now among those [hapless sinners] are such as [pretend to] listen to thee, [O Muhammad,] and then, as soon as they leave thy presence, speak [with scorn] unto those who have understood [thy message]: "What is it that he has said just now?" It is such as these whose hearts God has sealed because they [always] followed but their own lusts

Mustafa Khattab

There are some of them who listen to you ˹O Prophet˺, but when they depart from you, they say ˹mockingly˺ to those ˹believers˺ gifted with knowledge, "What did he just say?" These are the ones whose hearts Allah has sealed and who ˹only˺ follow their desires.

Progressive Muslims

And some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say" Those are the ones whom God has sealed upon their hearts, and they followed their desires.

Rashad Khalifa

Some of them listen to you, then as soon as they leave they ask those who were enlightened, "What did he just say?" GOD thus seals their hearts and, consequently, they follow only their opinions.

Sahih International

And among them, [O Muúammad], are those who listen to you, until when they depart from you, they say to those who were given knowledge, "What has he said just now?" Those are the ones of whom Allah has sealed over their hearts and who have followed their [own] desires.

Sam Gerrans

And among them are some who listen to thee. When they have gone forth from thy presence, they say to those who have been given knowledge: “What said he just now?” Those are they whose hearts God sealed, and they follow their vain desires.

Shabbir Ahmed

(O Messenger) Among them are some who pretend to listen to you, and then, as soon as they leave your presence, they ask others who have received knowledge, "What was it that he just said?" Such are the ones whose hearts Allah has sealed, for their minds are always contemplating ways to fulfill their desires. (4:155), (10:74), (16:106), (17:45), (47:24), (83:14).

Syed Vickar Ahamed

And among them are men who listen to you, but in the end, when they go away from you, they say to those who have received knowledge, "What is it he said just then?" Such are men whose hearts Allah has sealed, because they follow their own (evil) wishes.

Taqi Usmani

Among them there are ones who (pretend to) give ear to you, until when they go out from your presence, they say to those who have been given knowledge, "What did he say just now?" Those are the ones on whose hearts Allah has put a seal, and they have followed their desires.

The Monotheist Group

And some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say?" Those are the ones whom God has sealed their hearts, and they followed their desires.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩