Mâide suresi · 94–100. ayetler

İhramda av yasağı ve Kâbe

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mâide suresi, 94. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 94. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَيَبْلُوَنَّكُمُ ٱللَّهُ بِشَىْءٍ مِّنَ ٱلصَّيْدِ تَنَالُهُۥٓ أَيْدِيكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ ٱللَّهُ مَن يَخَافُهُۥ بِٱلْغَيْبِ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği halde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Elbette Allah (hac veya umre için ihramlıyken) ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı bir avlanma ile (onu yasak ederek) sizi dener. Sonunda Allah, yalnız bir durumdayken kendisinden kimin korktuğunu bil(dir)ecektir. dipnot 1 Kim bundan sonra haddi aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Elbette Allah, ellerinizin ve silahlarınızın menziline giren avı yasaklayarak, aşkın olan zatından korkanları seçip ayırmak için sizi sınayacak. Kim bundan sonra haddi aşarsa, işte onu acıklı bir azap bekler.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Allah, (hac esnasında) ellerinizin ve silahlarınızın menziline girebilen (hayvanları) avlama yoluyla sizi mutlaka sınayacaktır, ki insan idrakinin ötesinde olmasına rağmen kendisinden korkanları ayırt etsin. Bütün bulardan sonra hakikat sınırlarını aşana gelince, onu şiddetli bir azap beklemektedir!

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şey ile dener; ki bil-gayb (gaybları olan) O'ndan korkan kim, bilinsin! Artık bundan sonra kim haddi aşarsa, onun için acı verici azap vardır.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, Allah görünmezlikte (gaybte) kendisinden kimin korktuğunu ortaya çıkarmak için ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şeyle andolsun sizi deneyecektir. Artık kim bundan sonra haddi aşarsa, onun için acı bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avlanma ile (onu yasak ederek) dener ki gizlide (kimsenin görmediği yerde, gerçekten) kendisinden kimin korktuğu ortaya çıksın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acı bir azap vardır.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Görmemesine karşın Kendisinden korkanları, Allah'ın bilmesi için, Allah, ellerinizin ve gereçlerinizin erişebileceği av türünden bir şeyle kesinlikle sizi sınayacaktır. Bundan sonra, kim sınırı aşarsa, onun için acı bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir av ile dener ki, gizlide kendisinden kimin korktuğunu bilsin. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acı bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı avlarla ALLAH sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları ALLAH ayırsın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acıklı bir azap var.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı avlarla ALLAH sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları ALLAH ayırsın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acıklı bir azap var.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, haberiniz olsun ki, Allah sizi elleriniz ve mızraklarınızın erişeceği bolluk içinde bir avla sınayacak ki, gıyabında kendisinden korkanlar meydana çıksın. Kim bunun üzerine saldırıda bulunursa ona gayet acı bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! haberiniz olsun Allah gaybda kendisinden korkanları meydana çıkarmak için muhakkak ki sizleri av gibi bir şeyle imtihan edecek, bir av bolluğu ki isteseniz elleriniz de yetişebilecek, mızraklarınız da, kim bunun üzerine tecavüzde bulunursa işte ona elim bir azab var

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Allah, ellerinizin ve oklarınızın ulaşabildiği bir kısım avla sizi dener. Ki görünmeyen yerde kendisine karşı gelmekten sakınanların kimler olduğunu bilmek için. Bundan sonra kim haddi aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Allah, ellerinizin ve oklarınızın ulaşabildiği bir kısım avla sizi dener. Ki görünmeyen yerde kendisine karşı gelmekten sakınanların kimler olduğunu bilmek için. Bundan sonra kim haddi aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Allah, ellerinizin ve oklarınızın ulaşabildiği bir kısım avla sizi dener. Ki görünmeyen yerde kendisine karşı gelmekten sakınanların kimler olduğunu bilmek için. Bundan sonra kim haddi aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Tanrı görünmezlikte (gaybte) kendisinden kimin korktuğunu ortaya çıkarmak için ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şeyle andolsun sizi deneyecektir. Artık kim bundan sonra haddi aşarsa, onun için acı bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, Allah, görmeksizin kendisinden korkanları ayırd etmek için av (nev'in) den ellerinizin, mızraklarınızın erişebileceği bir şeyle, andolsun ki, sizi imtihan edecekdir. Kim bundan sonra aşırı giderse ona pek acıklı bir azab vardır.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; Allah, görmeksizin kendisinden korkanları ayırdetmek için; elinizin ve mızraklarınızın ulaştığı avdan bir şeyle sizi, mutlaka dener. Bundan sonra da her kim, haddi aşarsa; ona elem verici bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Andolsun Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette imtihan edecek ki, görmediği halde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Bu (uyarıdan) sonra kim sınırı aşarsa, onun için elem dolu bir azap vardır.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki, gizlide kendisinden kimin korktuğunu bilsin (görmeden Alah'a inanıp O'ndan korkanlar ortaya çıksın, bilinsin). Kim bundan sonra saldırıda bulunursa onun için acı bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşabileceği avlarla yıpratıcı bir imtihandan geçirecektir. Allah bunu, kendinden içten içe dipnot 1 korkanları bilmek için yapar. Bundan sonra kim aşırı giderse onun için acıklı bir azap vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz Bakara 2/3 ayeti "içten" kelimesi ve dipnotu

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Allah, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı şekilde tuzağınıza düşen şeylerle sizi imtihandan geçirecektir. Allah bunu, içten içe dipnot 1 kendinden korkanı bilmek için yapacaktır. Bundan sonra kim aşırı giderse onun için acıklı bir azap vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz Bakara 2/3 ayeti "içten" kelimesi ve dipnotu

    Şaban Britch

    Ey İman edenler! Görmediği halde, Allah’tan korkan kimseyi ortaya çıkarmak için Allah sizi, ellerinizin ve oklarınızın ulaştığı bir kısım avlar ile imtihan edecektir. Bu (uyarıdan) sonra kim sınırı aşarsa, onun için acıklı bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    -Ey İman edenler! Görmediği halde, Allah'tan korkan kimseyi belirlemek için Allah sizi, ellerinizin ve oklarınızın ulaştığı avdan bir şey ile dener. Bu (uyarıdan) sonra kim sınırı aşarsa, onun için acıklı bir azap vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği av türünden bir şeyle mutlaka deneyecektir ki, gözün fark edemediği alanlarda O'ndan kim korkuyor bilsin. Bundan sonra azıp sınırı çiğneyen için korkunç bir azap olacaktır.

  2. Mâide suresi, 95. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 95. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقْتُلُوا۟ ٱلصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ وَمَن قَتَلَهُۥ مِنكُم مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآءٌ مِّثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ ٱلنَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِۦ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ هَدْيًۢا بَٰلِغَ ٱلْكَعْبَةِ أَوْ كَفَّٰرَةٌ طَعَامُ مَسَٰكِينَ أَوْ عَدْلُ ذَٰلِكَ صِيَامًا لِّيَذُوقَ وَبَالَ أَمْرِهِۦ عَفَا ٱللَّهُ عَمَّا سَلَفَ وَمَنْ عَادَ فَيَنتَقِمُ ٱللَّهُ مِنْهُ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! İhramlıyken av hayvanı öldürmeyin! İçinizden kim onu kasten öldürürse cezası, içinizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan hayvana denk, Kâbe'ye varacak (hediye) bir kurban göndermek veya yoksulları doyurmaktan (ibaret) bir kefarettir ya da onun dengi oruç (tutmaktır) ki işinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. dipnot 1 Kim (suça) dönerse Allah da ondan intikamını alır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:275; Mâide 5:101; Enfâl 8:38.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın intikam sahibi oluşu hakkında geniş bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Hac için ihrama girdiğinizde av hayvanı öldürmeyin! Sizden kim kasıtlı olarak onu öldürürse, adil iki kişinin takdiriyle öldürdüğünün eş değerdeki hayvanı kurban edilmek üzere Kabe'ye getirerek öldürdüğüne denk bir bedel öder. Ya da yoksulları doyurmak veya ona denk olacak kadar oruç tutmak suretiyle günahının keffaretini öder. Ve (böylece) yaptığı işin vebalini hisseder. Allah geçmişi silmiştir; fakat kim yeniden işlerse, Allah ona yaptığının acısını tattırır. Zira Allah şerefin kaynağıdır, kimsenin yaptığını yanına kar bırakmayandır.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Hac yaparken av hayvanı öldürmeyin. Ve sizden kim onu kasten öldürürse, öldürdüğüne eş değerdeki hayvanı iki dürüst kişinin onunla ilgili vereceği karara istinaden kurban edilmek üzere Kabeye getirerek tazmin etmekle yükümlüdür; yahut muhtaçları doyurmak suretiyle veya ona denk olacak kadar oruç tutarak günahının kefaretini ödemelidir: (Bu,) yaptığı fiilin tam ağırlığını hissedebilsin diyedir. Allah geçmişi silmiştir. Ama her kim onu yeniden işlerse, Allah cezasını ona gösterecektir. Zira Allah kudret sahibidir, kötülerden intikamını alandır.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . İhramda iken avlanmayın. . . Sizden kim kasten avı öldürürse, o işin vebalini tatması için yaptığının karşılığı olarak; öldürdüğünün misli, Kabe'ye ulaşacak bir kurban gerekir. Ki ona da sizden iki adalet sahibi hükmeder. . . Yahut miskinleri doyurma olan bir keffarettir yahut ona denk bir oruç tutmak. . . Allah geçmişi affetmiştir. . . Fakat kim bir daha yaparsa Allah ona yaptığının sonucunu yaşatır!. . Allah Aziyzün Züntikam'dır (açığa çıkan fiilin sonucunu şiddetle yaşatandır).

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! (Hac veya umre için) ihramlı iken av (hayvanı) öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe’ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adâlet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrar işlerse, Allah, ondan intikamını alır. Allah, daima gâlibtir intikam sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Hac süresince av hayvanı öldürmeyin. Kasıtlı olarak onu öldürenin cezası, öldürdüğüne benzer bir hayvandır. Aranızdan, adaletli iki kişi kararlaştırıp, kurban olarak Kabe'ye ulaştıracaktır. Veya yoksulları doyurarak veya onun dengi oruç tutarak kurtulmalık verecektir; yaptığının sonucunu tatsın diye. Allah, geçmişi bağışlamıştır. Ama kim tekrarlarsa, Allah, hak ettikleri cezayı verecektir. Çünkü Allah, Üstündür; hak ettikleri cezayı verendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! İhramda iken avlanmayınız. Sizden kim avı kasten öldürürse, öldürdüğü hayvanın dengi bir cezası vardır. Buna, Kabe'ye varacak bir kurban olmak üzere, içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder. Yahut fakirleri doyurmaktan ibaret bir kefarettir; ya da onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki böylece o insan, yaptığı işin cezasını çekmiş olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse, Allah ondan öç alır. Allah daima galiptir; intikam alandır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, yasaklıyken/sınırlanmışken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası, aranızdan iki adaletli kişinin kararlaştıracağı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kabe'ye göndermesidir. Yahut ceza olarak, yoksulları doyurması ya da buna denk oruç tutması gerekir. Böylece yaptığının vebalini tatmış olsun. Geçmiştekileri ALLAH affetti. Kim bunu tekrarlarsa ALLAH ondan öç alır. ALLAH Üstündür, İntikam Alandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, ihramdayken (Haj için kutsal bölgedeyken) av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim kasden onu öldürürse cezası, aranızdan iki adaletli kişinin kararlaştıracağı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kabeye göndermesidir. Yahut ceza olarak, yoksulları doyurması ya da buna denk oruç tutması gerekir. Böylece yaptığının vebalini tatmış olsun. Geçmiştekileri ALLAH affetti. Kim bunu tekrarlarsa ALLAH ondan öc alır. ALLAH Üstündür, Öc alandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, sizler ihramda iken av hayvanını öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse Kabe'ye varacak bir kurbanlık olmak üzere öldürdüğü hayvanın dengi bir ceza vardır ki, buna aranızdan adalet sahibi iki kişi hükmeder. Veya bir keffaret vardır ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki bu şekilde yaptığının vebalini tatsın. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim bir daha yaparsa Allah onun intikamını alacak. Allah, azizdir, intikamı vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler sizler ihramda iken avı öldürmeyin, içinizden her kim onu amden öldürürse ona mevaşiden öldürdüğünün misli bir ceza vardır ki Ka'beye vasıl olmuş bir kurbanlık olmak üzere buna aranızdan adalet sahibi iki adam hukmeder veya bir keffaret vardır ki o nisbette fukarayı doyurmak veya onun dengi oruç tutmaktır, ta ki bu suretle ettiğinin vebalini tatsın, Allah geçmişi afiv buyurdu, fakat kim bir daha yaparsa Allah ondan onun intikamını alacak, Allah azizdir, intikamı vardır

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! İhramlıyken dipnot 1 av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak hediye dipnot 2 göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk siyamdır dipnot 3 ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hac esnasında yasaklanmışken, haram edilmişken.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kurbanlık bir hayvan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Oruç tutmaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! İhramlıyken dipnot 1 av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak hediye dipnot 2 göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk siyamdır dipnot 3 ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hac esnasında yasaklanmışken, haram edilmişken.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kurbanlık bir hayvan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Oruç tutmaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! İhramlıyken dipnot 1 av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak kurbanlık bir hayvan göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk oruç tutmaktır ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hac esnasında yasaklanmışken, haram edilmişken.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir kefaret vardır. Böylelikle buyruğunun / buyrultunun vebalini tatmış olsun. Tanrı geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa Tanrı ondan öc alacaktır. Tanrı üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, siz (hac veya umre için) ihramlı bulunurken av öldürmeyin, içinizden kim onu bilerek öldürürse (üzerine) öldürdüğü o hayvanın benzeri bir ceza vardır ki Ka'beye ulaşmış bir kurbanlık olmak üzere bunu içinizden adalet sahibi iki adam hüküm (ve takdir) edecekdir. Yahud bir keffaret vardır ki (o nisbetde) yoksulu doyurmak, yahud onun dengi oruç tutmakdır. Taki bu suretle o, etdiğinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişi bağışladı. (Fakat) kim bir daha böyle yaparsa Allah ondan intikaamını alır. Allah mutlak gaalibdir, intikam saahibidir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; siz ihramlı iken avı öldürmeyin. Sizden her kim; bile bile onu öldürürse; öldürdüğü o hayvanın benzeri bir ceza vardır ki, Ka'be'ye ulaşmış bir kurbanlık olmak üzere, buna içinizden adil iki kişi hükmedecektir. Yahut düşkünlere yemek yedirmek şeklinde keffaret veya onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki yaptığının vebalini tatmış olsun. Allah; geçmiştekileri affetmiştir. Kim de sonradan böyle yaparsa; Allah, ondan intikamını alır. Allah, Aziz'dir, İntikam sahibidir.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! İhramlı iken av hayvanını öldürmeyin. Sizden kim bilerek onu öldürürse; cezası, içinizden adalet sahibi iki kimsenin hükmüyle, Kâbe'ye ulaştırılacak kurban olarak (koyun, keçi, inek ve deve gibi) (avladığının) benzeri bir hayvandır. Ya da yoksulları doyurma keffaretidir veya buna denk gelecek kadar oruç tutmasıdır. Böylelikle, işlediğinin vebalini tatmış olur. Allah, geçmişte olanı affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah mutlak galiptir, intikam sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, ihramda iken av öldürmeyin. Sizden kim kasden onu öldürürse, öldürdüğünün dengi olan bir hayvan cezası vardır ki (bu, öldürülene denk olduğuna) içinizden iki adil kişinin karar vereceği, Ka'be'ye varacak bir kurban; yahut yoksullara yedirme şeklinde keffaret; ya da buna denk oruçtur. Ta ki böylece (o insan), yaptığı işin vebalini tadsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim düşmanlık ederse Allah ondan öc alır. Allah, daima galiptir, öc alandır.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! İhrama girmişken dipnot 1 av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim onu bilerek öldürürse, öldürdüğüne denk bir kurbanlık hayvanı ceza kurbanı olarak Kabe'ye ulaştırmalıdır. Denklik kararını içinizden iki adil kişi versin. Ceza, yoksulları doyuracak keffaret yahut suçu dengeleyecek oruç şeklinde de olur. Bu, işlediği suçun cezasını çekmesi içindir. Allah, daha önce olanları affetmiştir. Bundan sonra o suçu kim tekrar işlerse Allah ona hak ettiği cezayı verir. Daima üstün olan, hak edildiği kadar ceza veren Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İhram, niyet edip telbiye getirerek hac veya umre ibadetine başlayan kişi için, bu ibadetler tamamlanıncaya kadar bazı yasakların başlaması anlamına gelir. Bu tıpkı, niyet edip tekbir getirerek namaza başlayan kişiye, namaz boyunca bazı davranışların yasak olması gibidir. Kara avı avlamak, ihram yasaklarındandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler (müminler)! İhramlıyken avı öldürmeyin. Hanginiz onu, bilerek öldürürse öldürdüğüne denk bir hayvanı ceza kurbanı olarak Kabe'ye ulaştırması gerekir. Bu konudaki kararı sizden güvenilir iki kişi verir. Ceza, yoksulları doyuracak keffaret, yahut suçu dengeleyecek oruç dipnot 1 şeklinde de olabilir. Bu, işlediği suçun cezasını çekmesi içindir. Allah, öncekilerini bağışlamıştır. Bundan sonra o suçu kim tekrar işlerse Allah ona hak ettiği cezayı verir. Üstün olan, hak edildiği kadar ceza veren Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "suçu dengeleyecek oruç" için şu ayete temel alınır:  "....Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden yararlanan kişi, kolayında olan bir hedy keser. Bulamayan, üç gün hacda, yedi gün de geri döndüğünde oruç tutar. Toplamı on gün eder..." (Bakara 2/196) Hedy, gerdanlıklı olmayan kurbandır. (Taberi) Öldürülen av, küçük baş hayvan kadarsa oruç 10 gün tutulur. Daha büyük veya daha küçükse bununla kıyaslanarak oruçta gün sayısı berilenir. Yoksulları doyuracak keffareti belirlemek için de hayvana biçilecek değere bakılır.

    Şaban Britch

    Ey İman edenler! İhramlı iken av hayvanını öldürmeyin. Sizden kim bilerek onu öldürürse, cezası, içinizden adalet sahibi iki kimsenin hükmüyle, Kâbe’ye ulaştırılacak kurban olarak (koyun, keçi, inek ve deve gibi) (avladığının) benzeri bir hayvandır. Ya da yoksulları doyurma kefaretidir veya buna denk gelecek kadar oruç tutmasıdır. Böylelikle, işlediğinin vebalini tatmış olur. Allah, geçmişte olanı affetmiştir. Fakat kim bir daha (tekrardan) bunu yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah güç sahibidir, intikam sahibidir.

    Şaban Piriş

    -Ey İman edenler! İhramlı iken av hayvanını öldürmeyin. Sizden kim bilerek onu öldürürse, cezası, içinizden adalet sahibi iki kimsenin hükmüyle, Kabe'ye ulaştırılacak kurban olarak (koyun, keçi, inek ve deve gibi) bir hayvandır. Ya da yoksulları doyurma kefaretidir veya işlediğinin vebalini tatması için buna denk bir oruçtur. Allah, geçmişte olanı affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa Allah onun hesabını sorar, Allah güçlüdür, hesap sorucudur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! İhramda olduğunuz zaman av öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası şudur: Öldürdüğü hayvana denk deve-sığır, davar cinsinden, Kabe'ye varacak kurbanlık bir hediye ki, içinizden adalet sahibi iki kişi belirleyecektir. Yahut yoksullara yedirme şeklinde bir keffaret, yahut buna denk oruç. Taki yaptığının vebalini tatsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim bir daha yaparsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah çok güçlüdür, öc alıcıdır.

  3. Mâide suresi, 96. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 96. ayet. أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ ٱلْبَحْرِ وَطَعَامُهُۥ مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ ٱلْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    Diyanet İşleri

    Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

    Mehmet Okuyan

    Hem size hem de yolculara yarar sağlamak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun!

    Mustafa İslamoğlu

    Sularda yapılan her tür avlanma ve onunla beslenme sizin için helaldir. Bu, sizin de yolcuların da yararınadır. Fakat, ihramlı olduğunuz sürece kara avı size yasaklanmıştır. Şu halde, topyekün huzuruna varacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın!

    Muhammed Esed

    Sularda yapılan her türlü avlanma ve denizin hem (yerleşik olan) sizler için hem de gezginler için rızık olarak su yüzüne çıkardıkları sizin için meşrudur; ama hacda iken karada avlanmanız size yasaklanmıştır. Ve hepinizin varıp toplanacağı Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.

    Ahmed Hulusi

    Hem sizin hem de yolcuların faydalanması için, denizde avlanmak ve onun yemeğini yemek helal kılınmıştır. . . Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haramdır! Allah'tan korunun ki, O'na haşrolunacaksınız.

    Ali Bulaç

    Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

    Ali Özek ve heyeti

    Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

    Ali Rıza Safa

    Deniz avı yapılması ve yenilmesi, geçimlik olarak, hem size hem de yolculara helal yapılmıştır. Karada avlanılması ise hac süresince yasaklanmıştır. Karşısında toplanacağınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

    Bayraktar Bayraklı

    Hem size hem de yolculara faydalanmanız için denizde avlanmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı iken size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakınınız.

    Edip Yüksel

    Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara geçimlik olmak üzere... İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara geçimlik olmak üzere... İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Deniz avı ve onu yemek, size ve yolculukta olanlarınıza yiyecek olmak üzere helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı bulunduğunuz sürece size haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Deniz avı ve yemesi size halal kılındı ki size ve seyyar olanlarınıza medar olsun, kara avı ise ihramda bulunduğunuz müddetçe üzerinize haram kılındı, hep huzuruna haşrolunacağınız Allahdan korkun

    Erhan Aktaş

    Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

    Gültekin Onan

    Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Tanrı'dan korkup sakının.

    Hasan Basri Çantay

    Deniz avı yapmak ve onu yemek — kendinize de, müsafire de faide olmak üzere — sizin için halal edildi. İhramda bulunduğunuz müddetçe ise kara avı haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allahdan korkun.

    İbni Kesir

    Deniz avı ve onu yemek; size de, yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece, kara avı haram kılınmıştır. Hem, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Deniz avı ve onu yemek size de yolculara da geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

    Süleyman Ateş

    Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği, size helal kılındı. İhramda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun!

    Süleymaniye Vakfı

    Deniz avı dipnot 1 ve yiyeceği dipnot 2 size helal kılındı ki hem siz yararlanasınız hem de yolcular yararlansın. Kara avı ise ihramda olduğunuz sürece haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi aslında daha uygundur. Bu nedenle tatlı ve tuzlu su avlarının tamamı ayetteki "deniz avı" kapsamındadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Denizden yakaladıklarınız ve topladıklarınız" çevirisi de yapılabilir. Bu durumda kaçma özelliği olduğu için avlanmak suretiyle ele geçirilen deniz canlıları ve kaçamadıkları için toplanabilen deniz canlılarının tamamı helal olmuş olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz ve yolcular yararlansın diye deniz avı ve yiyeceği size helal kılındı. Kara avı ise ihramda olduğunuz sürece haram kılındı. Bir gün topluca huzuruna çıkarılacağınız Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun.

    Şaban Britch

    Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği (ölüsü) helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan sakının/takvalı olun.

    Şaban Piriş

    Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hem size hem de yolculara bir geçimlik olarak deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haram edilmiştir. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan korkun.

  4. Mâide suresi, 97. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 97. ayet. جَعَلَ ٱللَّهُ ٱلْكَعْبَةَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ قِيَٰمًا لِّلنَّاسِ وَٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَٱلْهَدْىَ وَٱلْقَلَٰٓئِدَ ذَٰلِكَ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.

    Mehmet Okuyan

    Allah; Kâbe'yi yani o Saygın Ev'i, haram ay(lar)ı, (hacdaki hediye) kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları insanlar için bir kıyam (diriliş vesilesi) kıldı. Bu da Allah'ın, göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah, Beytu'l-Haram olan Kabe'yi bütün insanlık için bir kıyam (sembolü) kıldı; Ve Haram ay ile boyunları bağlı ve bağsız kurbanlıkları da (sembol kıldı). Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyden haberdar olduğunu ve Allah'ın her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilesiniz diyedir.

    Muhammed Esed

    Allah, Kabeyi, o Beytul-Haramı bütün insanlık için bir sembol kıldı; ve (aynı şekilde) kutsal (hac) ayı ve boyunlarında takı olan kurbanlıklar, Allahın göklerde ve yerde olan her şeyin tam bilgisine sahip bulunduğunu size anlatmayı amaçla(yan sembollerdi)r.

    Ahmed Hulusi

    Allah Kabe'yi, O Beyt-el Haram'ı, Haram Ay'ı, Hedy'i (kurban) ve Kalaid'i (boynu bağlı kurbanlıklar) insanların kıyamı (imanının ayakta kalması ve devam etmesi için) yaptı. . . Bu, Allah'ın semalar (düşünce boyutu) ve arzda (bedeninde) olanı bildiğini ve Allah'ın her şeye Aliym olduğunu, sizin de bilmeniz içindir.

    Ali Bulaç

    Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay'ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah'ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, Kutsal Ev Kabe'yi, kutsal ayları ve boyunlarında takı olan kurbanlıkları, insanlar için bir dayanak yapmıştır. Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi bildiğini ve Allah'ın, her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz için.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, Kabe'yi, o saygıya layık evi, insanlar için maddi ve manevi yönden bellerini doğrultmalarına sebep kıldı. O saygı değer ayı, kurbanı, boynu bağlı kurbanlıkları da böyle yaptı ki Allah'ın, göklerde ve yerde olanları ve her şeyi bilen olduğunu anlayasınız.

    Edip Yüksel

    ALLAH, sınırlanmış ev Kabe'yi, sınırlanmış ayları, adakları ve onları işaretleyen çelenkleri, insanlar için güvenlik unsuru yaptı. Bilesiniz ki ALLAH göklerde ve yerde olanları biliyor. ALLAH her şeyi Bilir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Son Peygamberin türbesini "Sınırlı Mescid" diye ilan eden ortak koşucular, böylece ikinci bir Sınırlı Mescid oluşturdular. Kuran, sadece bir tek Sınırlı Mescidden söz eder.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH, kutsal ev Kabeyi, kutsal ayları, adakları ve onları işaretleyen çelenkleri, insanlar için güvenlik unsuru yaptı. Bilesiniz ki ALLAH göklerde ve yerde olanları biliyor. ALLAH her şeyi Bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah Ka'be'yi, o Beyt-i Haram'ı insanlar için hayat kaynağı yaptı, o haram ayı, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları da. Bütün bunlar, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini, sizin de bilmeniz içindir. Gerçekten Allah herşeyi bilendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah Ka'beyi, o beyti haramı insanlar için bir medarı hayat kıldı, o şehri haramı da. O, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları da; bütün bunlar şunu bilesiniz içindir ki Allah göklerdekini ve yerdekini bilir ve hakıkat Allah her şeye alimdir

    Erhan Aktaş

    Allah, Beyt-i Haram dipnot 1 olan Kabe'yi ve o haram olan ayı dipnot 2 ve hediye kurbanlığı dipnot 3 ve gerdanlıkları dipnot 4 insanlar için kıyam dipnot 5 yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saygıdeğer.
    2. metne dön, dipnot 2
      Zilhicce ayı. Hacc ibadetinin yapıldığı ay.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hacc yapanlara yemeleri için gönderilecek olan.
    4. metne dön, dipnot 4
      Hacc yapanların yemesi için ayrılan hayvanları belirlemek için hayvanlara yapılan işaretler.
    5. metne dön, dipnot 5
      Belini doğrultma, geçimini sağlama, yiyeceğini karşılama aracı yaptı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, Beyt-i Haram dipnot 1 olan Kabe'yi ve o haram olan ayı dipnot 2 ve hediye kurbanlığı dipnot 3 ve gerdanlıkları dipnot 4 insanlar için kıyam dipnot 5 yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Saygıdeğer.
    2. metne dön, dipnot 2
      Zilhicce ayı. Hacc ibadetinin yapıldığı ay.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hacc yapanlara yemeleri için gönderilecek olan.
    4. metne dön, dipnot 4
      Hacc yapanların yemesi için ayrılan hayvanları belirlemek için konulan işaretler.
    5. metne dön, dipnot 5
      Belini doğrultma, geçimini sağlama, yiyeceğini karşılama aracı yaptı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, saygın ev olan Kabe'yi ve saygın olan ayı ve hediye kurbanlığı dipnot 1 ve gerdanlıkları dipnot 2 insanlar için kıyam dipnot 3 yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hacc yapanlara yemeleri için gönderilecek olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hacc yapanların yemesi için ayrılan hayvanları belirlemek için konulan işaretler.
    3. metne dön, dipnot 3
      Belini doğrultma, geçimini sağlama, yiyeceğini karşılama aracı yaptı.

    Gültekin Onan

    Tanrı Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi bir kıyam (evi) kıldı. Haram ayı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Tanrı'nın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Tanrı'nın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah Ka'beyi, o Beyt-i haraamı, o haraam olan ay (lar) ı, (Mekkeye hediye edilecek) kurbanı ve (onların) boyunlarındaki gerdanlıkları insanlar (ın din ve dünyaları) için bir nizam yapdı. Bu da Allahın, göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsini) bildiği, Allahın (zaten her şey'i) hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

    İbni Kesir

    Allah Ka'be'yi, o haram evi insanlar için hayat ve güven kaynağı kıldı. Keza o haram olan ayı da, kurbanı da, boynu bağlı olan kurbanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın gerçeten her şeyi bilici olduğunu bilmeniz içindir.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah Kâ’be’yi, Beyt-i Haram’ı, Haram ayları, kurbanı ve boyunları gerdanlıklı kurbanlıkları da insanlar için bir kıyâm/ ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini ve Allah’ın her şeyi en iyi bilen olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

    Süleyman Ateş

    Allah Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, insanlar için (hayat ve güven) durağı yaptı. O saygıdeğer ayı, kurbanı, tasmalı kurbanlıkları da (böyle yaptı) ki Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın herşeyi bilici olduğunu anlayasınız.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, dokunulmaz bina olan Kabe'yi, insanlar için dirlik düzenlik sebebi kıldı. Haram aylarını, hacıların yanlarında getirdikleri kurbanlık hayvanları ve onlara takılan gerdanlıkları dipnot 1 da öyle. Bu, Allah'ın göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi bildiğini öğrenmeniz içindir. Her şeyi bilen Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Maide 5/2. ayetin dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah Kabe'yi; o saygıdeğer binayı, insanların dirliğine sebep kıldı. Haram ayını, boyunlarına gerdanlık bağlanmış veya bağlanmamış kurbanları da öyle yaptı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini bilmeniz içindir. Allah, her şeyi bilir.

    Şaban Britch

    Allah, Kâbeyi; Beyti Haram’ı insanlar için (din ve dünyalarını) yaşama yeri kıldı. Haram ayı, hedy kurbanı ve boynuna gerdan konulan kurban hayvanları da (insanların faydası içindir). Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.

    Şaban Piriş

    Allah, Kabeyi; Beyt-i Haram'ı insanlar için güven yeri kıldı. Haram ayı, kurbanı ve kurban için işaretlenmiş hayvanları da. İşte bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah Kabe'yi, o saygıya layık evi, o saygıya layık "ay"ı, o kurbanlık hediyeleri ve gerdanlıkları insanlar için bir dayanak, bir ayağa kalkış aracı kıldı. Böyle yaptı ki, Allah'ın göklerde olanı da yerde olanı da bildiğini, Allah'ın herşeyi bilici olduğunu siz de bilesiniz.

  5. Mâide suresi, 98. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 98. ayet. ٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ وَأَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Bilin ki, Allah'ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Bilin ki Allah'ın cezalandırması şiddetlidir; (ayrıca) Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mustafa İslamoğlu

    İyi bilin ki Allah cezalandırmada pek şedittir; yine unutmayın ki, Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    Bilin ki Allah cezalandırmada çetindir; ve Allah çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Bilin ki Muhakkak ki Allah, Şediyd ül 'Ikab'dır (şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır); ve dahi Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Bilin ki, Allah gerçekten cezası pek şiddetli olandır. Ve Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Biliniz ki Allah, hem cezası çok şiddetli olandır, hem de çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

    Ali Rıza Safa

    İyi bilin ki, kuşkusuz, Allah'ın cezası çok yamandır. Ve Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    İyi biliniz ki, Allah'ın cezası çetindir. Allah affedicidir; merhamet edicidir.

    Edip Yüksel

    Bilin ki ALLAH'ın cezası çetindir. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bilin ki ALLAH'ın cezası çetindir. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biliniz ki Allah, hem azabı çok şiddetli, hem de bağışlayan ve merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ma'lumunuz olsun ki hakıkaten şedidül'ıkabdır Allah, hem de hakıkaten gafur-ü rahimdir Allah

    Erhan Aktaş

    İyi bilin ki; Allah, Cezası Çok Şiddetli Olan'dır ve kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İyi bilin ki; Allah, Cezası Çok Şiddetli Olan'dır ve kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İyi bilin ki; Allah, Cezası Çok Şiddetli Olan'dır ve kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Bilin ki, Tanrı gerçekten cezası pek şiddetli olandır. Ve Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetindir. (Bununla beraber) Allah hakıykaten çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir de.

    İbni Kesir

    Bilin ki; Allah, gerçekten azabı pek çetin olandır. Ve Allah; gerçekten Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bilin ki, Allah’ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    İyi bilin ki Allah'ın cezası çetindir ve Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Bilin ki Allah, suçla ceza arasında sıkı bağ kurar. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bilin ki Allah'ın cezası pek ağırdır ve yine bilin ki Allah bağışlar, ikramı boldur.

    Şaban Britch

    Biliniz ki Allah, cezası şiddetli olandır; Allah, çokça bağışlayıp, çokça merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    Biliniz ki Allah, cezası şiddetli olandır; Allah, bağışlayıp, acıyandır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bilin ki Allah, azap ettiğinde çok şiddetli eder. Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

  6. Mâide suresi, 99. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 99. ayet. مَّا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ

    Diyanet İşleri

    Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.

    Mehmet Okuyan

    Elçiye düşen, sadece tebliğdir. dipnot 1 Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Ra‘d 13:40; Nahl 16:35, 82; Nûr 24:54; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:33; Al-i İmrân 3:29; Mâide 5:99; En‘âm 6:3; İbrâhîm 14:38; Tâhâ 20:7; Enbiyâ 21:110; Nûr 24:29; Neml 27:25; Ahzâb 33:54; Mü'min 40:19; Mümtehine 60:1; Mülk 67:13; A‘lâ 87:7.

    Mustafa İslamoğlu

    Elçinin görevi, mesajı apaçık tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Zira Allah açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilmektedir.

    Muhammed Esed

    Peygamber, (kendisine emanet edilen) mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir: ve Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.

    Ahmed Hulusi

    Rasule düşen sadece tebliğ etmektir! Allah, açığa vurduklarınızı da içinizde gizlediklerinizi de bilir.

    Ali Bulaç

    Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.

    Ali Özek ve heyeti

    Rasûle düşen (vazife,) ancak (kendisine indirileni) tebliğ etmektir. Allah, sizin açığa vurduğunuzu da, gizlediğinizi de bilir.

    Ali Rıza Safa

    Elçinin görevi, yalnızca bildirmektir. Allah, açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de zaten bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Peygamber, tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir. Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.

    Edip Yüksel

    Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Peygamberin üzerine düşen sadece tebliğdir. Açıkladığınız ve gizlediğiniz şeylerin hepsini bilecek olan ise, ancak Allah'tır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Peygamberin üzerindeki ancak bir tebliğdir, açıkladığınız ve gizlediğiniz şeylerin hepsini bilecek olan ise ancak Allahdır

    Erhan Aktaş

    Resule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Resule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rasule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.

    Gültekin Onan

    Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Tanrı açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.

    Hasan Basri Çantay

    Peygamberin üzerinde tebliğden başka (hiç bir vazife) yokdur. Allah ne açıklar, ne gizlerseniz (hepsini) bilir.

    İbni Kesir

    Peygamberin vazifesi sadece tebliğdir. Allah; sizin açıkladıklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rasûlün görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.

    Süleyman Ateş

    Elçi'ye düşen, sadece duyurmaktır. Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Elçiye düşen tebliğdir, o kadar. Allah, açığa vurduğunuzu da gizlediklerinizi de bilir.

    Şaban Britch

    Rasûlün görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.

    Şaban Piriş

    Peygamberin görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Resule düşen, tebliğden başka bir şey değildir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

  7. Mâide suresi, 100. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 100. ayet. قُل لَّا يَسْتَوِى ٱلْخَبِيثُ وَٱلطَّيِّبُ وَلَوْ أَعْجَبَكَ كَثْرَةُ ٱلْخَبِيثِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Pisliğin çokluğu sana cazip gelse de pis ile temiz bir olmaz. Ey öz akıl sahipleri! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki kurtulasınız."

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: Kötü ve çirkin olan şeylerle iyi ve güzel olan şeyler eşdeğerde olamaz; kötünün çokluğu hoşuna gitse bile. O halde ey derin kavrayış sahipleri: Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki kalıcı mutluluğa erebilesiniz!

    Muhammed Esed

    De ki: "Kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel şeyler mukayese edilemez, kötü şeylerin bir çoğu sana büyük zevk verse bile. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki mutluluğa eresiniz!"

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Habis (pis), tayyib (temiz) ile eş değerde olmaz. . . Habisin çoğunluğu hoşuna gitse bile". . . O halde ey öze ermiş derin düşünür akıl sahipleri (Ulül Elbab), Allah'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz.

    Ali Bulaç

    De ki: "Murdar ile temiz -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Pis şeylerin çok olması seni şaşırtıyor olsa da pis ile temiz bir değildir. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; ey sağduyulu olanlar! Böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Pisliğin çokluğu seni hayrete düşürse bile, pisle temiz bir olmaz. Öyle ise ey akıl sahipleri! Allah'tan sakınınız ki, kurtuluşa eresiniz."

    Edip Yüksel

    De: "Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile... Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız ALLAH'ı dinleyin."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De 'Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile... Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız (azınlığa düşme pahasına da olsa) ALLAH'ı dinleyin.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Pis ile temiz bir olmaz, pis olanın çokluğu tuhafına gitse bile. O halde ey temiz özü, düşünür beyni olanlar, Allah'a sığının ki, kurtuluşa eresiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: Murdarla temiz bir olmaz: Murdarın çokluğu tuhafına da gitse o halde ey temiz özü, düşünür beyni olanlar, Allaha korunun ki felaha iresiniz

    Erhan Aktaş

    "De ki:" Habis dipnot 1 olanla tayyib dipnot 2 olan bir değildir. Velev ki habis olanın çokluğu dipnot 3 hoşuna gitse de. Ey selim akıl dipnot 4 sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa eresiniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kötü, değersiz, murdar, pis, bozuk, iğrenç.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hoşa giden, bakımlı, temiz, sağlıklı, yararlı, iyi niyetli, iyi huylu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Az olan temiz şey, çok olan pis şeyden daha hayırlıdır. Az ama helal olan, çok ama haram olandan daha temizdir. Önemli olan niteliktir, nicelik değil.
    4. metne dön, dipnot 4
      Sağlıklı düşünen, sağduyulu olan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "De ki:" Habis dipnot 1 olanla tayyib dipnot 2 olan bir değildir. Velev ki habis olanın çokluğu dipnot 3 hoşuna gitse de. Ey selim akıl dipnot 4 sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa eresiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Habis: Murdar, pis, kötü.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hoşa giden, bakımlı, temiz, sağlıklı, yararlı, iyi niyetli, iyi huylu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Az olan temiz şey, çok olan pis şeyden daha hayırlıdır. Az ama helal olan, çok ama haram olandan daha temizdir. Önemli olan niteliktir, nicelik değil.
    4. metne dön, dipnot 4
      Sağlıklı düşünen, sağduyulu olan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: Pis olanla temiz olan aynı değildir. Velev ki pis olanın birçoğu/çokluğu dipnot 1 hoşuna gitse de. Ey selim akıl dipnot 2 sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Az olan temiz şey, çok olan pis şeyden daha hayırlıdır. Az ama helal olan, çok ama haram olandan daha temizdir. Önemli olan niteliktir, nicelik değil.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sağlıklı düşünen, sağduyulu olan.

    Gültekin Onan

    De ki: "Murdar ile temiz -murdarın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Tanrı'dan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Murdarla temiz — murdarın çokluğu hoşunuza gitse de — (hiç bir zaman) bir olmaz. Onun için, ey selim akıl saahibleri, (murdarı ihtiyar etmek hususunda) Allahdan korkun (temizi alın). Olur ki kurtuluşa erersiniz.

    İbni Kesir

    De ki: Murdarı çokluğu hoşunuza gitse de; murdarla temiz bir olmaz. Öyleyse ey akıl sahibleri; Allah'tan korkun ki kurtıuluşa eresiniz.

    Mehmet Alagaş

    (92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

    Süleyman Ateş

    De ki:"Murdarla temiz bir olmaz. Murdarın çokluğu hoşuna gitse de. O halde ey sağduyu sahipleri, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz!"

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Pis şeyler ile temiz şeyler bir olmaz dipnot 1 ; isterse pis şeylerin çokluğu seni etkilemiş olsun". Ey aklıselim sahibi olanlar dipnot 2 , Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ki umduğunuza kavuşasınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Nisa 4/2. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Aklıselim sahibi olanlar" anlamı verdiğimiz ifade "ulü'l-elbab"dır. Bkz. Bakara 2/179'un dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Pis ile temiz bir olmaz" İsterse pis olanların çokluğu seni etkilemiş olsun. Ey sağlam duruşlu olanlar, siz Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki umduğunuza kavuşasınız.

    Şaban Britch

    De ki: (Ey İnsan) Kötü şeylerin çokluğu hoşuna gitse bile. Pis ile temiz bir değildir. Ey akıl sahipleri kurtuluşa erebilmeniz için Allah’tan sakının/takvalı olun.

    Şaban Piriş

    De ki: - Kötü şeylerin çokluğu seni şaşırtsa da. Pis ile temiz bir değildir. Ey akıl sahipleri kurtuluşa erebilmeniz için Allah'tan korkun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Pisin çokluğu seni hayrete düşürse de pisle temiz bir olmaz. O halde, ey akıl ve gönül sahipleri! Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz."

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.