Diyanet İşleri
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
Mâide suresi
Mâide suresi, 99. ayet. مَّا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ
mâ `ale-rrasûli ille-lbelâg. vellâhü ya`lemü mâ tübdûne vemâ tektümûn.
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İhramda av yasağı ve Kâbe Mâide 94–100 3
Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.
Bilin ki, Allah'ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
99. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Rasûl’e düşen, ancak tebliğdir” ve o emrolunduğu gibi tebliğ etmiş, görevini yerine getirmiştir. Bunun dışında onun herhangi bir şeye (hidâyet ve dalâlet konusunda bir yetkiye) hiçbir şekilde sahip olması söz konusu değildir. “Allah, açıkladığınız ve gizlediğiniz (her şeyi) bilir.” ve sizin halinizi bilmesine uygun olarak da amellerinizin karşılığını verir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Resulün görevi, Allah'ın kendisine tebliğ etmesini emrettiği şeyleri ulaştırmaktır. İnsanları hidayete muvaffak kılma görevi yoktur. Hidayet sadece Allah'ın elindedir. Allah, hidayet ve sapıklıktan açıkladığınızı ve gizlediğinizi hakkıyla bilir. Bunun karşılığını size verecektir.
Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş)
İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de…
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Aynı kök: بدو (31 geçiş)
Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…
Aynı kök: بدو (31 geçiş)
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini…
Aynı kök: بدو (31 geçiş)
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Elçiye düşen, sadece tebliğdir. dipnot 1 Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir. dipnot 2
Elçinin görevi, mesajı apaçık tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Zira Allah açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilmektedir.
Peygamber, (kendisine emanet edilen) mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir: ve Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Rasule düşen sadece tebliğ etmektir! Allah, açığa vurduklarınızı da içinizde gizlediklerinizi de bilir.
Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.
Rasûle düşen (vazife,) ancak (kendisine indirileni) tebliğ etmektir. Allah, sizin açığa vurduğunuzu da, gizlediğinizi de bilir.
Elçinin görevi, yalnızca bildirmektir. Allah, açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de zaten bilir.
Peygamber, tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir. Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir
Peygamberin üzerine düşen sadece tebliğdir. Açıkladığınız ve gizlediğiniz şeylerin hepsini bilecek olan ise, ancak Allah'tır.
Peygamberin üzerindeki ancak bir tebliğdir, açıkladığınız ve gizlediğiniz şeylerin hepsini bilecek olan ise ancak Allahdır
Resule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.
Resule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.
Rasule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.
Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Tanrı açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.
Peygamberin üzerinde tebliğden başka (hiç bir vazife) yokdur. Allah ne açıklar, ne gizlerseniz (hepsini) bilir.
Peygamberin vazifesi sadece tebliğdir. Allah; sizin açıkladıklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir.
(92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
Rasûlün görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.
Elçi'ye düşen, sadece duyurmaktır. Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.
Resule düşen, sadece tebliğdir /ayetleri bildirmektir dipnot 1 . Allah, açığa vurduğunuzu da gizlediklerinizi de bilir.
Elçiye düşen tebliğdir, o kadar. Allah, açığa vurduğunuzu da gizlediklerinizi de bilir.
Rasûlün görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.
Peygamberin görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.
Resule düşen, tebliğden başka bir şey değildir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
And let it be remembered that Our Messenger is entrusted only with relating the divine revelations and Allah is 'Alimun of all you reveal and of all you conceal.
The Messenger’s duty is only to deliver the message: God knows what you reveal and what you conceal.
The Messenger's duty is but to proclaim (the message). But Allah knoweth all that ye reveal and ye conceal.
The Messenger is bound only to deliver the message, whereafter Allah knows well all that you disclose and all that you conceal.
The Messenger is only responsible for transmission. Allah knows what you divulge and what you hide.
The duty of the Messenger [i.e. Our Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم whom We have sent to you, (O mankind)] is nothing but to convey (the Message). And Allâh knows all that you reveal and all that you conceal.
The Apostle’s duty is only to communicate and Allah knows whatever you disclose and whatever you conceal.
This perfect Messenger is responsible only for the conveyance (of the Message). And Allâh knows all that you reveal and all that you conceal.
It is only for the Messenger to deliver the Message; and God knows what you reveal and what you hide.
As to the Prophet, his only mission is to deliver the Message; [now it is your choice to follow the Message or to deny it and do not forget that] God knows whatever you reveal in public and anything that you keep as a secret.
The Apostle has only to preach his message, but God knows what ye show and what ye hide.
The only duty of the messenger is to deliver. God knows what you reveal and what you conceal.
On the Messenger lies only the conveying of the Message. And Allah knows what you disclose and what you hide.
The Messenger has only the duty to proclaim the message, but Allah knows what you show and what you hide.
In no way is there any (duty) for the Messenger except the proclamation (of the Message); and Allah knows whatever you display and whatever you keep back.
The duty of the messenger is only to convey (the message). Allah knoweth what ye proclaim and what ye hide.
It is for the Prophet to convey the message: God knows what you reveal and what you hide.
No more is the Apostle bound to do than deliver the message [entrusted to him]: and God knows all that you do openly, and all that you would conceal.
The Messenger’s duty is only to deliver ˹the message˺. And Allah ˹fully˺ knows what you reveal and what you conceal.
The messenger is only to deliver. And God knows what you reveal and what you conceal.
The sole duty of the messenger is to deliver the message, and GOD knows everything you declare and everything you conceal.
Not upon the Messenger is [responsibility] except [for] notification. And Allah knows whatever you reveal and whatever you conceal.
Upon the Messenger is only the notification; and God knows what you reveal and what you conceal.
The Messenger's duty is to convey the Message, and Allah knows what you declare and what you hide.
The duty of the Messenger (Muhammad) is only to proclaim the Message but Allah knows what you reveal and what you conceal.
The duty of Our Messenger is only to convey the Message. Allah knows what you disclose and what you conceal.
The messenger is only to deliver. And God knows what you reveal and what you conceal.