Mâide suresi

Mâide suresi, 96. ayet

Mâide suresi, 96. ayet. أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ ٱلْبَحْرِ وَطَعَامُهُۥ مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ ٱلْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

üḥille leküm ṣaydü-lbaḥri veṭa`âmühû metâ`al leküm velissâyyârah. veḥurrime `aleyküm ṣaydü-lberri mâ dümtüm ḥurumâ. vetteḳu-llâhe-lleẕî ileyhi tuḥşerûn.

Diyanet İşleri

Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 93–99 · surenin 96. ayeti / 120
  1. Mâide 93

    İman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.

  2. Mâide 94

    Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği halde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır.

  3. Mâide 95

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

  4. 96

    Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

  5. Mâide 97

    Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.

  6. Mâide 98

    Bilin ki, Allah'ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Mâide 99

    Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

96. Av hayvanı, kara ve denizdeki av hayvanlarını kapsadığından dolayı Allah, deniz av hayvanlarını istisnâ ederek şöyle buyurmaktadır: “Deniz avı ve yiyeceği” yani ihramlı iken denizdeki canlı hayvanlar da bu hayvanların ölüleri de size helâl kılındı. Bu da denizin ölüsünün de helâl olduğunun delilidir. Bu “size de yolcuya da bir fayda olmak üzere” helâl kılınmıştır. Yani bunun size mubah kılınmasının faydası, sizin ve sizinle birlikte yolculuk yapanların yararlanmasıdır.

“İhramda bulunduğunuz sürece kara avı ise size haram kılındı” Av hayvanı ifadesinden bu hayvanın mutlaka vahşi olması gerektiği anlaşılmaktadır. Çünkü evcil hayvan av hayvanı değildir. Yine bu hayvanın yenilir cinsten bir hayvan olması gerekir, çünkü yenilmeyen hayvan avlanılmaz ve ona av hayvanı adı da verilmez.

“Sonunda huzuruna varacağınız Allah’tan korkup sakının” Yani emirlerini yerine getirerek ve yasakladığı şeyleri terk ederek O’ndan sakının, takvalı olun. O’ndan sakınmanızı sağlama hususunda da O’nun huzurunda toplanacağınıza dair bilginizin katkısı olsun. Zira huzurunda toplanacağınız vakit O, amellerinizin karşılığını size verecektir. Takvâsının gereğini yerine getirdiniz ise bol bol sizleri mükâfatlandıracaktır. Eğer getirmediniz ise sizi cezalandıracaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah size denizdeki av hayvanlarını ve sizden mukim ya da yolcu olanların azık olarak istifade etmeleri için denizin diri ve ölü olarak kıyıya attıklarını helal kıldı. Hac ve umre için ihramlı olduğunuz müddetçe karadaki av hayvanlarını da haram kılmıştır. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde Yüce Allah'a döneceksiniz ve amellerinizin karşılığını göreceksiniz.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُحِلَّ uhille helal kılındı kök: حلل
  2. لَكُمْ lekum size
  3. صَيْدُ saydu avı kök: صيد
  4. ٱلْبَحْرِ l-behri deniz kök: بحر
  5. وَطَعَامُهُۥ ve taaamuhu ve yiyeceği kök: طعم
  6. مَتَـٰعًۭا metaan geçimlik olarak kök: متع
  7. لَّكُمْ lekum size
  8. وَلِلسَّيَّارَةِ ۖ velisseyyarati ve yolculara kök: سير
  9. وَحُرِّمَ ve hurrime ve yasaklandı kök: حرم
  10. عَلَيْكُمْ aleykum size
  11. صَيْدُ saydu avı kök: صيد
  12. ٱلْبَرِّ l-berri kara kök: برر
  13. مَا ma
  14. دُمْتُمْ dumtum olduğunuz sürece kök: دوم
  15. حُرُمًۭا ۗ hurumen ihramlı kök: حرم
  16. وَٱتَّقُوا۟ vetteku korkun kök: وقي
  17. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  18. ٱلَّذِىٓ llezi o ki
  19. إِلَيْهِ ileyhi huzuruna
  20. تُحْشَرُونَ tuhşerune toplanacaksınız kök: حشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صيد (6 geçiş) · Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

  • Aynı kök: صيد (6 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: صيد (6 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar,…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğru…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hem size hem de yolculara yarar sağlamak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun!

Mustafa İslamoğlu

Sularda yapılan her tür avlanma ve onunla beslenme sizin için helaldir. Bu, sizin de yolcuların da yararınadır. Fakat, ihramlı olduğunuz sürece kara avı size yasaklanmıştır. Şu halde, topyekün huzuruna varacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın!

Muhammed Esed

Sularda yapılan her türlü avlanma ve denizin hem (yerleşik olan) sizler için hem de gezginler için rızık olarak su yüzüne çıkardıkları sizin için meşrudur; ama hacda iken karada avlanmanız size yasaklanmıştır. Ve hepinizin varıp toplanacağı Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.

Ahmed Hulusi

Hem sizin hem de yolcuların faydalanması için, denizde avlanmak ve onun yemeğini yemek helal kılınmıştır. . . Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haramdır! Allah'tan korunun ki, O'na haşrolunacaksınız.

Ali Bulaç

Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

Ali Özek ve heyeti

Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Ali Rıza Safa

Deniz avı yapılması ve yenilmesi, geçimlik olarak, hem size hem de yolculara helal yapılmıştır. Karada avlanılması ise hac süresince yasaklanmıştır. Karşısında toplanacağınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

Bayraktar Bayraklı

Hem size hem de yolculara faydalanmanız için denizde avlanmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı iken size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakınınız.

Edip Yüksel

Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara geçimlik olmak üzere... İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara geçimlik olmak üzere... İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Deniz avı ve onu yemek, size ve yolculukta olanlarınıza yiyecek olmak üzere helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı bulunduğunuz sürece size haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun!

Elmalılı Hamdi Yazır

Deniz avı ve yemesi size halal kılındı ki size ve seyyar olanlarınıza medar olsun, kara avı ise ihramda bulunduğunuz müddetçe üzerinize haram kılındı, hep huzuruna haşrolunacağınız Allahdan korkun

Erhan Aktaş

Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Gültekin Onan

Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Tanrı'dan korkup sakının.

Hasan Basri Çantay

Deniz avı yapmak ve onu yemek — kendinize de, müsafire de faide olmak üzere — sizin için halal edildi. İhramda bulunduğunuz müddetçe ise kara avı haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allahdan korkun.

İbni Kesir

Deniz avı ve onu yemek; size de, yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece, kara avı haram kılınmıştır. Hem, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun.

Mehmet Alagaş

(92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Deniz avı ve onu yemek size de yolculara da geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

Süleyman Ateş

Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği, size helal kılındı. İhramda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun!

Süleymaniye Vakfı

Deniz avı dipnot 1 ve yiyeceği dipnot 2 size helal kılındı ki hem siz yararlanasınız hem de yolcular yararlansın. Kara avı ise ihramda olduğunuz sürece haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi aslında daha uygundur. Bu nedenle tatlı ve tuzlu su avlarının tamamı ayetteki "deniz avı" kapsamındadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Denizden yakaladıklarınız ve topladıklarınız" çevirisi de yapılabilir. Bu durumda kaçma özelliği olduğu için avlanmak suretiyle ele geçirilen deniz canlıları ve kaçamadıkları için toplanabilen deniz canlılarının tamamı helal olmuş olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz ve yolcular yararlansın diye deniz avı ve yiyeceği size helal kılındı. Kara avı ise ihramda olduğunuz sürece haram kılındı. Bir gün topluca huzuruna çıkarılacağınız Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun.

Şaban Britch

Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği (ölüsü) helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan sakının/takvalı olun.

Şaban Piriş

Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

Yaşar Nuri Öztürk

Hem size hem de yolculara bir geçimlik olarak deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haram edilmiştir. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan korkun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Fishing and hunting water game from salt and fresh waters have been rendered lawful for you, and the flesh of the catch is lawful for you and for the travelers to eat. Whereas forbidden unto you are the pursuit of land game so long as you are vested with the pilgrim's garb. And entertain the profound reverence dutiful to Allah to Whom you shall be thronged.

Abdul Haleem

It is permitted for you to catch and eat seafood- an enjoyment for you and the traveller- but hunting game is forbidden while you are in the state of consecration [for pilgrimage]. Be mindful of God to whom you will be gathered.

Abdullah Yusuf Ali

Lawful to you is the pursuit of water-game and its use for food,- for the benefit of yourselves and those who travel; but forbidden is the pursuit of land-game;- as long as ye are in the sacred precincts or in pilgrim garb. And fear Allah, to Whom ye shall be gathered back.

Abul A'la Maududi

The game of the water and eating thereof dipnot 1 are permitted to you as a provision for you (who are settled) and for those on a journey; but to hunt on land while you are in the state of Pilgrim sanctity is forbidden for you. Beware, then, of disobeying Allah to Whom you shall all be mustered.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Since one often runs out of provisions during a voyage and is left with no alternative but to catch sea creatures, fishing in the sea has been made lawful.

Aisha Bewley

Anything you catch in the sea is halal for you, and all food from it, for your enjoyment and that of travellers, but land game is haram for you while you are in ihram. So have taqwa of Allah, Him to whom you will be gathered.

Al-Hilali & Khan

Lawful to you is (the pursuit of) water-game and its use for food - for the benefit of yourselves and those who travel, but forbidden is (the pursuit of) land-game as long as you are in a state of Ihrâm (for Hajj or ‘Umrah). And fear Allâh to Whom you shall be gathered back.

Ali Quli Qarai

You are permitted the game of the sea and its food, a provision for you and for the caravans, but you are forbidden the game of the land so long as you remain in pilgrim sanctity, and be wary of Allah toward whom you will be gathered.

Amatul Rahman Omar

It is made lawful for you (even when you are in a Pilgrim's garb to hunt) the game of the sea (and water) and to eat its food; a provision for you and for the travellers (who can make it a provision for their way), but unlawful for you is the game of the land as long as you are in Pilgrim's garb or in the Sacred Precincts. Keep your duty to Allâh, to Whom you shall be gathered.

Arthur John Arberry

Permitted to you is the game of the sea and the food of it, as a provision for you and for the journeyers; but forbidden to you is the game of the land, so long as you remain in pilgrim sanctity; and fear God, unto whom you shall be mustered.

Bijan Moeinian

Catching sea food is an exception (as people in the ship may not have access to any other food. ) You may eat the caught sea food or take it with you for the later consumption. Hunting the animals in land, however, has been prohibited for you as long as you are in the pilgrimage cloth. Do not disobey the Lord that you will all stand in front of in the Day of Resurrection.

E. Henry Palmer

Lawful for you is the game of the sea, and to eat thereof; a provision for you and for travellers; but forbidden you is the game of the land while ye are on pilgrimage; so fear God to whom ye shall be gathered.

Edip-Layth

Lawful for you is the catch of the sea, to eat it as enjoyment for you and for those who travel; and forbidden for you is the catch of the land as long as you are under restriction; and be aware of God to whom you will be summoned.

George Sale

The game of the sea and the eating thereof is made lawful for you as a provision for you and the travelers; but forbidden to you is the game of the land as long as you are in the state of Pilgrimage. And fear Allah to whom you shall be gathered.

Hamid S. Aziz

Lawful for you is the game of the sea, and to eat thereof; a provision for you and for seafarers; but forbidden you is the game of the land while you are on pilgrimage; so fear Allah to whom you shall be gathered.

Mahmoud Ghali

The game of the sea and the food of it are made lawful for you, as (a necessary) enjoyment for you and the travellers; and prohibited to you is the game of the land, so long as you are in pilgrim sanctity; (i. e., in the sacred precincts or in the sanctified state of a pilgrim) and be pious to Allah, to Whom you will be mustered.

Marmaduke Pickthall

To hunt and to eat the fish of the sea is made lawful for you, a provision for you and for seafarers; but to hunt on land is forbidden you so long as ye are on the pilgrimage. Be mindful of your duty to Allah, unto Whom ye will be gathered.

Mohamed Ahmed - Samira

Lawful is all game of the water for you, and eating of it as food, so that you and the travellers may benefit by it. But unlawful is game of the jungle when you are on pilgrimage. Fear God before whom you have to gather in the end.

Muhammad Asad

Lawful to you is all water-game, and what the sea brings forth, as a provision for you [who are settled] as well as for travellers, although you are forbidden to hunt on land while you are in the state of pilgrimage. And be conscious of God, unto whom you shall be gathered.

Mustafa Khattab

It is lawful for you to hunt and eat seafood, as a provision for you and for travellers. But hunting on land is forbidden to you while on pilgrimage. Be mindful of Allah to Whom you all will be gathered.

Progressive Muslims

Lawful for you is the catch of the sea, to eat it as enjoyment for you and for those who travel; and forbidden for you is the catch of the land as long as you are under restriction; and be aware of God to whom you will be gathered.

Rashad Khalifa

All fish of the sea are made lawful for you to eat. During pilgrimage, this may provide for you during your journey. You shall not hunt throughout the pilgrimage. You shall reverence GOD, before whom you will be summoned.

Sahih International

Lawful to you is game from the sea and its food as provision for you and the travelers, but forbidden to you is game from the land as long as you are in the state of iúram. And fear Allah to whom you will be gathered.

Sam Gerrans

Made lawful for you is the game of the sea and the food thereof, as a provision for you and for those who travel; but forbidden to you is the game of the land so long as you are forbidden; and be in prudent fear of God to whom you will be gathered.

Shabbir Ahmed

Lawful to you is all water-game, the game of the sea and its food whether they are found in the sea, river, lake, or pond or jump out of them. This is decent provision for you and for those who are traveling to Hajj by sea. Do not pursue land-game during Pilgrimage. Be mindful of Allah to Whom you will be summoned.

Syed Vickar Ahamed

Lawful to you is the pursuit of water-game and its use for food— For the benefit of yourselves and those who travel; But forbidden is (the pursuit) of land-game; As long as you are in the state of I’hram (or in pilgrim clothes). And fear Allah, to Whom you shall be gathered back.

Taqi Usmani

Made lawful for you is the game of the sea and eating thereof, as a benefit for you and for travellers. But the game of the land has been made unlawful for you as long as you are in the state of IHrām. Fear Allah (the One) towards Whom you are to be brought together.

The Monotheist Group

Lawful for you is the catch of the sea, to eat it as enjoyment for you and for those who travel; and unlawful for you is the catch of the land as long as you are under restriction; and be aware of God to whom you will be gathered.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 96. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 96. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 96. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩