Diyanet İşleri
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Mâide suresi
Mâide suresi, 102. ayet. قَدْ سَأَلَهَا قَوْمٌ مِّن قَبْلِكُمْ ثُمَّ أَصْبَحُوا۟ بِهَا كَٰفِرِينَ
ḳad seelehâ ḳavmüm min ḳabliküm ŝümme aṣbeḥû bihâ kâfirîn.
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gereksiz soru sormamak; uydurulan adaklar; vasiyette şahitlik Mâide 101–108 3
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
102. “Sizden evvel de bir kavim (bu tür sorular) sordu.” Size haklarında soru sorulması yasaklanmış olan bu hususlara dair, onların türünden ve onlara benzer hususlar hakkında, doğruyu arayıp bulmak kastı ile değil de işi yokuşa sürmek kastı ile sorular sormuşlardı. Ancak onlara bu sordukları hususlar açıklanıp buna dâir emirler verilince de “onları inkar ettiler.” Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sahih bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Ben, size neyi yasakladımsa ondan uzak durun. Size neyi emrettiysem gücünüz yettiğince onu yapın. Çünkü sizden öncekileri çokça soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleri helâk etmiştir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphe yok ki, sizden önce gelen bir topluluk bu konuda benzer sorular sordular. Bu sordukları sorular sebebiyle üzerlerine sorumluluk yüklenince onunla amel etmediler ve kâfir oldular.
Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…
Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Elbette sizden önce de bir toplum onları sormuş, sonra da bunları inkâr eder olmuştu.
Sizden önceki insanlar da bu türden sorular sormuşlar, en sonunda hakkı inkara kadar varmışlardı.
Sizden önceki insanlar da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkara varmışlardı.
Sizden önce de bir topluluk bunu sordu; (aldıkları cevapları hazmedememeleri yüzünden) hakikat bilgisini inkar edenlerden oldular.
Sizden önce bir topluluk onu sormuştu da sonra kafirler olmuşlardı.
Sizden önce de bir toplum onları sormuş, sonra da bunları inkâr eder olmuştu.
Sizden önceki bir toplum da onları sormuş; sonra nankörlük etmişlerdi.
Sizden önceki insanlar da böyle sorular sormuş ve sonuçta onları inkar etmişlerdi.
Sizden önce bir topluluk o tip soruları sordu da, o sorularından dolayı inkarcı oldular. dipnot 1
Sizden önce bir topluluk o tip soruları sordu da, o sorularından dolayı inkarcı oldular.
Nitekim, böyle meseleleri sizden evvel bir topluluk sordu da sonra bu yüzden kafir oldular.
Filvakı' öyle mes'eleleri sizden evvel bir kavm sordu da sonra o yüzden kafir oldular
Gerçekten, sizden önce de onları bir halk sormuştu da sonra onları küfredenler olmuşlardı.
Gerçekten, sizden önce de onları bir halk sormuştu da sonra onları inkar edenler olmuşlardı.
Gerçekten, sizden önce de onları bir toplum sormuştu da sonra onları inkar edenler olmuşlardı.
Sizden önce bir topluluk onu sormuştu da sonra kafir olmuşlardı.
Sizden evvel de bir kavm onları sordu da sonra o yüzden kafirler oldular.
Sizden önce bir kavim onları sormuştu da, sonra o sebeple kafirler olmuştu.
(101-103) Ey iman edenler, açıklandığında sizi kötü edecek şeyler hakkında soru sormayın (hac her senemi gibi sorular) Eğer Kuran indirilirken onlardan sorarsanız size açıklanır, Allah sizi onlardan muaf tuttu, (Eğer bahsedilmiyorsa bilin ki Allah onlardan sizi muaf tutmuştur , sorarak bahse konu haline getirmeyin ) Allah bağışlayandır, uysal davranandır, sizden önceki topluluklar da sordular, sonrasında da kafir olarak sabahladılar / ortaya çıktılar. Allah beş kez doğum yaptıktan ve sonuncusu da erkek yavru olan deve artık sütü içilmeyen / sağılmayan artık putların olan deve / Bahira, üzerine yük yüklenmeyen ve de binilmeyen artık putların olan deve / Saibe, ikiz dişi erkek olarak doğan / vasile, onuncu nesli de dölleyen artık putların olan deve / Hâm diye şeyler yapma mıştır ve lakin kafirler yalanı Allah’a iftira ediyorlar , onların çoğu akletmiyor.
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kâfir oldu.
Sizden önce gelen bir toplum da onları sormuştu da sonra onları tanımaz olmuşlardı.
Sizden önce bir topluluk böyle şeyler sormuşlardı da sonra o yüzden kafir olmuşlardı dipnot 1 .
Sizden önce bir topluluk böyle sorular sormuşlar sonra o yüzden kafir olmuşlardı dipnot 1 .
Sizden önce gelen bir toplum onu (peygamberlerine) sordu sonra da onu inkar ettiler.
Sizden önce gelen bir toplum onu sordu sonra da onu inkar ettiler.
Sizden önceki bir toplum da onları sormuştu; sonra tutup hepsini inkar ettiler.
Some of those who preceded you had peered inquisitively into such matters and asked all sorts of questions, and when the nature of such matters was overtly declared, they simply lost faith; they dismissed the idea and were no longer loving subjects but disobedient rebels.
Before you, some people asked about things, then ignored [the answers].
Some people before you did ask such questions, and on that account lost their faith.
Indeed some people before you had asked such questions and in consequence fell into unbelief. dipnot 1
People before you asked about them and then later came to reject them.
Before you, a community asked such questions, then on that account they became disbelievers.
Certainly some people asked about them before you and then came to disbelieve in them.
A people before you asked questions about such (details and) then they became disbelievers therein.
A people before you questioned concerning them, then disbelieved in them.
Some people before you asked such questions; then they were driven toward the disbelief in account of their very own questions [as they could not face the answers. ]
People before you have asked about that, yet on the morrow did they disbelieve therein.
A community before you had asked the same, then they became ingrates in it.
A people before you asked about such things, but then they became disbelievers therein.
People before you have asked such questions, yet on the morrow they disbelieved therein (or lost their faith).
A people even before you already asked about them; thereafter they became disbelievers in them.
A folk before you asked (for such disclosures) and then disbelieved therein.
Such things were asked by a people before you, but they disbelieved them afterwards.
People before your time have indeed asked such questions-and in result thereof have come to deny the truth.
Some people before you asked such questions then denied their answers.
A people before you had asked the same, then they became rejecters in it.
Others before you have asked the same questions, then became disbelievers therein.
A people asked such [questions] before you; then they became thereby disbelievers.
There did ask a people before you, then became deniers thereof.
Some folk before you asked such questions and then rejected the instructions (2:68).
Some people before you asked such questions, and for that reason (they) lost their faith.
People before you asked such questions, and then, as a result, became disbelievers.
A people before you had asked the same, then they became rejecters in it.