Mâide suresi

Mâide suresi, 101. ayet

Mâide suresi, 101. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَسْـَٔلُوا۟ عَنْ أَشْيَآءَ إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَإِن تَسْـَٔلُوا۟ عَنْهَا حِينَ يُنَزَّلُ ٱلْقُرْءَانُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهَا وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tes'elû `an eşyâe in tübde leküm tesü'küm. vein tes'elû `anhâ ḥîne yünezzelü-lḳur'ânü tübde leküm. `afe-llâhü `anhâ. vellâhü gafûrun ḥalîm.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 98–104 · surenin 101. ayeti / 120

Konu Gereksiz soru sormamak; uydurulan adaklar; vasiyette şahitlik Mâide 101–108 3

  1. Mâide 98

    Bilin ki, Allah'ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Mâide 99

    Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.

  3. Mâide 100

    (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  4. 101

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  5. Mâide 102

    Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.

  6. Mâide 103

    Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

  7. Mâide 104

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. Yüce Allah, mü’min kullarına kendilerine açıklandığı takdirde hoşlarına gitmeyecek ve onları kederlendirecek hususlara dâir soru sormalarını yasaklamaktadır. Kimi müslümanların Allah Rasûlüne, babaları ve onların durumu hakkında, cennette mi cehennemde mi olduklarına dâir soru sormaları buna bir örnektir. Olur ki bu husus sorana açıklanır da soran için bunda bir hayır bulunmaz. Yine meydana gelmemiş hususlara dâir sorular sormak ve şer’î açıdan birtakım zorluklara ve hükümlerin ümmeti sıkıntıya sokacak şekilde ağırlaşmasına sebep olacak türden sorular da böyledir. Anlamsız ve faydsız şeyler hakkında soru sormak da buna örnek gösterilebilir. İşte yasak olan, bu ve benzeri hususlara dâir soru sormaktır. Bu gibi sonuçlar doğurmayan hususlara dâir soru sormaya gelince bu, (yasaklanmamış aksine) emredilmiştir. Nitekim Yüce Allah: “Eğer bilmiyorsanız zikir/ilim ehline sorun” (en-Nahl, 16/43) buyurmaktadır.

“Eğer Kur’ân indirilmekteyken soracak olursanız da size açıklanır.” Yani eğer sorunuz uygun olup uygun yerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği dönemde sorulursa, anlaşılması güç bir âyet yahut sizin için izâhı yapılamayan bir hükme dâir ise ve vahyin semadan indirilmesi mümkün olan bir zamana denk düşerse o zaman o hüküm size açıklanır; aksi takdirde Allah’ın açıklamayıp sükut geçtiği hususlar hakkında siz de soru sormayıp susun.

“Allah onları affetmiştir.” yani Allah bu hususta kullarına afiyet ve esenlik vererek, onları sorumlu tutmayarak hükmü açıklamamıştır. Allah’ın susup hüküm belirtmediği her bir husus Allah’ın mubah kıldığı ve affettiği şeyler arasındadır.

“Allah Ğafûrdur, Halîmdir.” O, ezeli olarak mağfiret sahibidir, hilmi ve ihsanı da bilinen bir husustur. Öyleyse O’nun mağfiret ve ihsanına nail olmaya çalışın, rahmet ve rızasını elde etmeye gayret edin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey iman edenler! İhtiyacınız olmayan ve dininiz ile ilgili size yardımcı olmayacak şeyleri Rasûlünüze sormayınız. Eğer o sorduğunuz şeylerin içinde olan zorluklar sizlere açıklanır ise bunlar sizi üzer. Şayet sormanız yasaklanan şeyleri, vahiy Rasûle inerken sorarsanız, sizlere bunlar açıklanır. Bu ise Allah için çok kolaydır. Kesinlikle Allah, Kur'an'ın bahsetmediği şeylerden sizleri sorumlu tutmayacaktır. Siz de bunları sorup araştırmayınız. Eğer onlar hakkında soru sorarsanız üzerinize onlarla ilgili zor hükümler iner. Allah, tövbe ettiklerinde kullarının günahlarını affeden, günahlardan dolayı onları cezalandırmada acele etmeyendir.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la
  5. تَسْـَٔلُوا۟ teselu sormayın kök: سال
  6. عَنْ an hakkında
  7. أَشْيَآءَ eşya'e şeyler kök: شيا
  8. إِن in eğer
  9. تُبْدَ tubde açıklandığında kök: بدو
  10. لَكُمْ lekum size
  11. تَسُؤْكُمْ tesu'kum hoşunuza gitmeyecek kök: سوا
  12. وَإِن ve in ve eğer
  13. تَسْـَٔلُوا۟ teselu sorarsanız kök: سال
  14. عَنْهَا anha onları
  15. حِينَ hine vakit kök: حين
  16. يُنَزَّلُ yunezzelu indirildiği kök: نزل
  17. ٱلْقُرْءَانُ l-kuranu Kur'an kök: قرا
  18. تُبْدَ tubde açıklanır kök: بدو
  19. لَكُمْ lekum size
  20. عَفَا afa affetmiştir kök: عفو
  21. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  22. عَنْهَا ۗ anha onları
  23. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  24. غَفُورٌ gafurun bağışlayandır kök: غفر
  25. حَلِيمٌۭ halimun halimdir kök: حلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş) · Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce,…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde,…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Sonra onlar, Yusuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın! dipnot 1 Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Bildirmediğine göre) Allah onları affetmiştir. dipnot 2 Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette soru sorulması yasaklanmamakta, sadece bazı konularda acele edilmemesi, gereksiz soru sorulmaması, vahyin indirilmesinin beklenmesinin önemi vurgulanmaktadır. Çünkü Duhâ 93:10'da soru soranların azarlanmaması emredilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:275; Mâide 5:95; Enfâl 8:38.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Açıklanması halinde sizi zora sokabilecek şeyler hakkında soru sormayın! Nitekim Kur'an iniyorken onlar hakkında soru sorarsanız size açıklarız. (Açıklanmadığına göre), Allah onlarla sizi mükellef tutmamıştır. Allah tarifsiz bir bağışlayandır, acele cezalandırmayandır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! (Kesin hukuki kurallar şeklinde) açıklandığı taktirde sizi sıkıntıya sokabilecek olan konular hakkında soru sormayın; zira, Kuran vahyedilirken onlar hakkında soru sorsaydınız, size (hukuki kurallar şeklinde) açıklanabilirlerdi. Allah, bu konuda (sizi her türlü yükümlülükten) azat etmiştir: Zira Allah, çok bağışlayıcıdır, halimdir.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Size açıklandığında hoşlanmayacağınız şeylerden, soru sormayın! Eğer Kur'an inzal edilmekteyken cevabından hoşlanmayacağınız şeyleri sorarsanız, cevabı size açıklanır! Allah onları affetmiştir. . . Allah Ğafur'dur, Haliym'dir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur'an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah onları affetmiştir. (Siz sorup da başınıza iş çıkarmayın). Allah çok bağışlayıcıdır; (ceza vermekte de) aceleci değildir.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken sorsaydınız, size açıklanırdı. Allah, onları bağışlamıştır. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Hoşgörülüdür.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Açıklamadığına göre Allah onları affetmiştir. Zira Allah çok bağışlayıcıdır; yumuşak davranandır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. ALLAH özellikle onlardan söz etmedi. ALLAH Bağışlayandır, Yumuşaktır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran, bizim için gerekli olan her şeyi açıklıyor. Kuran'ı yeterli görmeyenler, tıpkı 2:67-71'de anlatılan Yahudiler gibi sorular sormuşlar, cevabını Kuran'da bulamayınca da uydurdukları cevapları "Hadis" diye sunarak din haline getirmişlerdir. Böylece, tırnağın hangi sırayla kesileceğinden, sakalın kaç karış bırakılacağına, helaya hangi ayakla girileceğinden, hangi taraf üzerine yatılacağına kadar yüzlerce emir ve yasağı içeren bir din oluşturulmuştur (9:31; 42:21).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. ALLAH özellikle onlardan söz etmedi. ALLAH Bağışlayandır, Yumuşaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, size açıklanınca fenanıza gidecek şeyleri sormayın! Oysa Kur'an indirildiği esnada sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah onları şimdilik affetmiştir. Allah, çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler; öyle şeylerden sual etmeyin ki size açılırsa fenanıza gidecektir, halbuki Kur'an indirilmekte iken sorarsanız onlar size açılır, Allah onlardan şimdilik afiv buyurdu, Allah gafur, halimdir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Her şeyi sormayın! Açıklandığında sizi zor duruma düşürecek şeyler vardır. Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız size açıklanır. Allah, onlardan vazgeçmiştir. dipnot 1 Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi şeyleri detaylandırmamıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Her şeyi sormayın! Açıklandığında sizi zor duruma düşürecek şeyler vardır. Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız size açıklanır. Allah, onlardan vazgeçmiştir dipnot 1 . Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi şeyleri detaylandırmamıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Her şeyi sormayın! Açıklandığında sizi zor duruma düşürecek şeyler vardır. Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız meydana çıkar. Allah, onlardan vazgeçmiştir dipnot 1 . Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi şeyleri detaylandırmamıştır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kuran indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Tanrı onu affetti. Tanrı bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahın afvetdiği şeyleri — ki eğer size açıklanırsa ve siz bunları Kur'an inerken sorub da hükmü kendinize izhar edilirse fenanıza gidecekdir — sormayın. Allah çok yarlığayıcıdır, cezada da aceleci değildir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Ku'ran indirilirken onları soracak olursanız, size açıklanır. Allah, bunları affetmiştir. Allah; Gafur'dur, Halim'dir.

Mehmet Alagaş

(101-103) Ey iman edenler, açıklandığında sizi kötü edecek şeyler hakkında soru sormayın (hac her senemi gibi sorular) Eğer Kuran indirilirken onlardan sorarsanız size açıklanır, Allah sizi onlardan muaf tuttu, (Eğer bahsedilmiyorsa bilin ki Allah onlardan sizi muaf tutmuştur , sorarak bahse konu haline getirmeyin ) Allah bağışlayandır, uysal davranandır, sizden önceki topluluklar da sordular, sonrasında da kafir olarak sabahladılar / ortaya çıktılar. Allah beş kez doğum yaptıktan ve sonuncusu da erkek yavru olan deve artık sütü içilmeyen / sağılmayan artık putların olan deve / Bahira, üzerine yük yüklenmeyen ve de binilmeyen artık putların olan deve / Saibe, ikiz dişi erkek olarak doğan / vasile, onuncu nesli de dölleyen artık putların olan deve / Hâm diye şeyler yapma mıştır ve lakin kafirler yalanı Allah’a iftira ediyorlar , onların çoğu akletmiyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Süleyman Ateş

Ey inananlar, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken sorarsanız size açıklanır. Allah sizi onlardan muaf tutmuştur. Allah çok bağışlayan ve pek yumuşak davranandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Her şeyi sormayın; açıklansa hoşunuza gitmez dipnot 1 . Kur'an indirilirken sorarsanız açıklanır ama Allah onlardan sorumlu tutmamıştır. Allah bağışlar, ikramı boldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara olayında olduğu gibi

Şaban Britch

Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur’an inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah, (o açıklamadığı şeylerde) sizi afiyette kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, Halim'dir (kullarına azabı göndermede acele etmez).

Şaban Piriş

- Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah, onları bağışlamıştır. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafur'dur, Halim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Do not ask about matters not apprehensible, matters, which if made known would disturb you. If you call upon the Messenger for information after having been inspired with the relevant revelations, you will be offered the explanation. Allah has forgiven you for these questions incidental to these matters, and Allah is Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

You who believe, do not ask about matters which, if made known to you, might make things difficult for you- if you ask about them while the Quran is being revealed, they will be made known to you- for God has kept silent about them: God is most forgiving and forbearing.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Ask not questions about things which, if made plain to you, may cause you trouble. But if ye ask about things when the Qur'an is being revealed, they will be made plain to you, Allah will forgive those: for Allah is Oft-forgiving, Most Forbearing.

Abul A'la Maududi

Believers! Do not ask of the things which, if made manifest to you, would vex you; dipnot 1 for, if you should ask about them while the Qur'an is being revealed, they will be made manifest to you. Allah has pardoned whatever happened in the past. He is All-Forgiving, All-Forbearing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    People used to ask the Prophet (peace be on him) many questions which were of no practical relevance to either religious or day-to-day affairs. Once, for instance, a person asked the Prophet (peace be on him) in the presence of a crowd: 'Who is my real father?' Likewise, many people used to ask unnecessary questions about legal matters. By these uncalled for inquiries they sought knowledge of matters which had for good reasons, been deliberately left undetermined by the Law-giver. In the Qur'an, for example. Pilgrimage had been declared obligatory. A person who became aware of this came to the Prophet (peace be on him) and inquired: 'Has it been made obligatory to perform it every year?' To this the Prophet (peace be on him) made no reply. When he inquired for the second time the Prophet (peace be on him) again stayed silent. On being asked for the third time, he said: 'Pity on you! Had I uttered "Yes" in reply to your question, it would have become obligatory to perform it every year. And then you would not have been able to observe it and would have been guilty of disobedience.' (See Bukhari, 'Riqaq', 22; 'Zakah', 53; I'tisam', 3; 'Adab', 6; Muslim, 'Aqdiyah', 10, 11, 13, 14; Darimi, 'Riqaq', 38; Muwatta', 'Kalam', 20; Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 2, pp. 327, 360, 367; vol. 4, pp. 246, 249, 250, 251, 255 - Ed.)The Prophet (peace be on him) discouraged people from being over-inquisitive and unnecessarily curious about every question. We find in the Hadith the following saying from the Prophet (peace be on him): 'The worst criminal among the Muslims is the one who inquired about something which had not been made unlawful, and then it was declared so, because of his inquiry.' (Bukhari, I'tisam', 3; Muslim, Fada'il', 132, 133; Abu Da'ud, 'Sunnah', 6 - Ed.) According to another tradition the Prophet (peace be on him) said: 'God has imposed upon you certain obligations, do not neglect them; He has imposed certain prohibitions, do not violate them; He has imposed certain limits, do not even approach them; and He has remained silent about certain matters - and has not done so out of forgetfulness - do not pursue them.' (See Towards Understanding the Qur'an, vol. I,(Surah 2, n. 110 - Ed.) In both these traditions an important fact has been called to our attention. In matters where the Law-giver has chosen to lay down certain injunctions only broadly, without any elaborate details, or quantitative specifications, He has done so not because of neglect or forgetfulness. Such seeming omissions are deliberate, and the reason thereof is that He does not desire to place limitations upon people, but prefers to allow them latitude and ease in following His commandments. Now there are some people who make unnecessary inquiries, cause elaborately prescribed, inflexibly determined and restrictive regulations to be added to the Law. Some others, in cases where such details are in no way deducible from the text, resort to analogical reasoning, thereby turning a broad general rule into an elaborate law full of restrictive details, and an unspecified into a specified rule. Both sorts of people put Muslims in great danger. For, in the area of belief, the more detailed the doctrines to which people are required to subscribe, the more problematic it becomes to do so. Likewise, in legal matters, the greater the restriction, the greater the likelihood of violation.

Aisha Bewley

You who have iman! do not ask about matters which, if they were made known to you, would make things difficult for you. If you do ask about them when the Qur’an is being sent down, they will be made known to you. Allah has ignored them. Allah is Ever-Forgiving, All-Forbearing.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Ask not about things which, if made plain to you, may cause you trouble. But if you ask about them while the Qur’ân is being revealed, they will be made plain to you. Allâh has forgiven that, and Allâh is Oft-Forgiving, Most Forbearing.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not ask about things which, if they are disclosed to you, will upset you. Yet if you ask about them while the Qur’ān is being sent down, they shall be disclosed to you. Allah has excused it, and Allah is all-forgiving, all-forbearing.

Amatul Rahman Omar

O You who believe! do not inquire into (the details of Divine Laws on many) things which, if explained to you, would cause you trouble, though if you ask about them while the Qur'ân is being revealed, they will be explained to you; (yet) Allâh has passed over this (detailed mentioning on purpose), for Allâh is Great Protector, Ever Forbearing.

Arthur John Arberry

O believers, question not concerning things which, if they were revealed to you, would vex you; yet if you question concerning them when the Koran is being sent down, they will be revealed to you. God has effaced those things; for God is All-forgiving, All-clement.

Bijan Moeinian

O’ Believers, do not ask [useless & unnecessary] questions about matters, which, if explained in detail, would cause hardship upon you (such as whether or not one should go to the Pilgrimage of Mecca only once or once a year. ) If you ask them when Qur’an is being revealed [or perhaps when it is being penetrated in your heart,] the answers will be made known to you. God has forgiven you for what you have done up to this point as He is Forgiving and Understanding.

E. Henry Palmer

O ye who believe! ask not about things which if they be shown to you will pain you; but if ye ask about them when the (whole) Qur'an is revealed, they shall be shown to you. God pardons that, for God is forgiving and clement.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not ask about things, which if revealed to you, would harm you. If you ask about them after the Quran has been sent down, then they will become clear to you. God pardons for them, and God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

O ye who believe! ask not about things which, if revealed to you, would cause you trouble, though if you ask about them while the Qur'án is being sent down they will be revealed to you. Allah has left them out on purpose. And Allah is Most Forgiving and Forbearing.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Ask not questions about things which if they are shown to you would trouble you; but if you ask about them when the Quran is being revealed, they shall be made plain to you. Allah pardons this, for Allah is Forgiving and Clement.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not ask about things which, in case they were displayed to you, would vex you, and in case you ask about them while the Qur'an is being sent down, they will be displayed to you. Allah has been clement towards them, (i.e., those things) and Allah is Ever-Forgiving, Ever-Forbearing.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Ask not of things which, if they were made unto you, would trouble you; but if ye ask of them when the Qur'an is being revealed, they will be made known unto you. Allah pardoneth this, for Allah is Forgiving, Clement.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, do not ask about things which, if made known to you, may vex you. But if you ask about them when the Qur'an is being revealed they will be unfolded to you. God has overlooked (your failings) in this (respect), for God is forgiving and forbearing.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not ask about matters which, if they were to be made manifest to you [in terms of law], might cause you hardship; for, if you should ask about them while the Qur'an is being revealed, they might [indeed] be made manifest to you [as laws]. God has absolved [you from any obligation] in this respect: for God is much-forgiving, forbearing.

Mustafa Khattab

O believers! Do not ask about any matter which, if made clear to you, may disturb you. But if you inquire about what is being revealed in the Quran, it will be made clear to you. Allah has forgiven what was done ˹in the past˺.[1] And Allah is All-Forgiving, Most Forbearing.

Progressive Muslims

O you who believe, do not ask about things which, if revealed to you, would harm you; and if you ask about them after the Quran has been sent down, then they will become clear to you. God pardons for them, and God is Forgiving, Compassionate.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not ask about matters which, if revealed to you prematurely, would hurt you. If you ask about them in light of the Quran, they will become obvious to you. GOD has deliberately overlooked them. GOD is Forgiver, Clement.

Sahih International

O you who have believed, do not ask about things which, if they are shown to you, will distress you. But if you ask about them while the Qur'an is being revealed, they will be shown to you. Allah has pardoned that which is past; and Allah is Forgiving and Forbearing.

Sam Gerrans

O you who heed warning: ask not about things which, if made clear to you, would distress you; but if you ask about them while the Qur’an is being sent down, they will be made clear to you. God has pardoned that; and God is forgiving and clement.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Ask not unnecessary details of the things as the Israelites did to Moses about the cow. This attitude may bring unpleasant consequences for you. But if you ask them as the Qur'an is being revealed, the minor details of Ordinances might be given which will be hard for you to follow. The general rule has been given that all pure and good things are Permissible to you. Your questions are very clearly answered in the Qur'an (5:15), (15:1), (22:40). Allah has absolved you in this respect for Allah is Forgiving, Clement. (The Qur'an is for all times, and while the basic Laws and Principles remain immutable, minor details are intended to be flexible according to temporal and spatial requirements (11:1). "This day I have perfected your DEEN for you, completed My favor upon you, and chosen for you Islam as the System of Life" (5:3)).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not ask questions about things which, if (they are) made clear to you, may bring about trouble to you. But if you ask about things when the Quran is being recited (and made clear to you), then they will be made plain to you, Allah will forgive those (questions): And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Forbearing (Haleem).

Taqi Usmani

O you who believe, do not ask about things which, if disclosed, would displease you. If you ask about them while the Qur’ān is being revealed, they will be disclosed to you. Allah has pardoned you for it. Allah is Most-Forgiving, Forbearing.

The Monotheist Group

O you who believe, do not ask about things which, if clarified, would harm you - and if you ask about them with the Qur'an being revealed, then they will become clear to you. God pardons for them, and God is Forgiving, Compassionate.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩