Diyanet İşleri
Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!
Kehf suresi
Kehf suresi, 23. ayet. وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۟ىْءٍ إِنِّى فَاعِلٌ ذَٰلِكَ غَدًا
velâ teḳûlenne lişey'in innî fâ`ilün ẕâlike gadâ.
Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ashâb-ı Kehf Kehf 9–26 3
"Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."
Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir" dediler. Duruma hakim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler.
(Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde, onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma."
Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!
Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.
Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.
De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. Her ne kadar buradaki yasağın özel bir sebebi var ve bu, Allah Rasûlüne yönelik ise de buradaki yasak, diğerleri gibi umumî olup bütün mükellefleri kapsar. Yüce Allah, kulun geleceğe dair hususlar hakkında “Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” ifadesini “Allah dilerse (İnşaallah)” ile birlikte söz konusu etmedikçe söylemesini yasaklamaktadır. Çünkü bu, sakıncalı bir husustur. Zira bu, kişinin yapıp yapamayacağını, olup olmayacağını bilemeyeceği, geleceğe dönük ve gayba ait bir sözdür. Ayrıca böyle bir ifadede söz konusu fiili bağımsız olarak kulun kendi meşîetine/dilemesine bağlaması anlamı da çıkar ki bu da sakıncalı ve yasaktır. Zira bütün meşîet ve irade yalnız Allah’ındır: “Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (et-Tekvîr, 81/29) Diğer taraftan Yüce Allah’ın meşîeti/dilemesini söz konusu etmek (inşaallah demek), işleri kolaylaştırır, o işlerde bereketin hasıl olmasına ve kulun da Rabbinin yardımına mazhar olmasına vesile olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Yarın yapacağın bir şey için "Ben bu şeyi yarın muhakkak yapacağım." deme! Çünkü sen yarın onu yapabilecek misin yoksa senin ile yapmak istediğin şeyin arasında bir engel çıkar mı? bunu tam olarak bilemezsin. Bu ayet her Müslüman için bir talimat/direktiftir.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf
Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf
Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf
Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).
Aynı kök: غدو (16 geçiş)
Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…
Aynı kök: غدو (16 geçiş)
Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey…
Aynı kök: غدو (16 geçiş)
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hiçbir şey için sakın "Bunu yarın mutlaka yapacağım." deme!
Ve hiç bir şey için, "Ben bu işi yarın kesinlikle yaparım!" deme!
Ve hiçbir şey hakkında, "Ben bu işi yarın mutlaka yapacağım" deme;
Hiçbir şey için "Onu yarın kesinlikle yapacağım" deme (çünkü Allah'ın onu inşa edip etmeyeceğini bilemezsin)!
Hiç bir şey hakkında: "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" deme.
Ve hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme.
Ve hiçbir şey hakkında, "Yarın, kesinlikle yapacağım!" deme.
- Allah'ın dilemesine bağlamadıkça, hiçbir şey için,"Bunu yarın yapacağım" deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve"Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olan bir yolla iletir" de!
Hiçbir şey için, "Bunu yarın yapacağım" deme.
Hiç bir şey için, 'Bunu yarın yapacağım,' deme.
Hiçbir şey hakkında da: "Ben bunu yarın muhakkak yaparım deme,
(23-24) Hiç bir şey hakkında da Allahın meşiyyetiyle takyid etmeden "ben bunu yarın muhakkak yaparım" deme ve unuttuğun vakıt Allahı zikret ve şöyle de: ola ki rabbım beni bundan daha yakın bir vakıtta dosdoğru bir muvaffakıyyete iysal buyur
Hiçbir şey için, "Ben, yarın bunu kesinlikle yapacağım." deme.
Hiçbir şey için, "Ben, yarın bunu kesinlikle yapacağım." deme.
Hiçbir şey için, "Ben, yarın bunu kesinlikle yapacağım." deme.
Hiç bir şey hakkında: "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" deme.
Hiçbir şey hakkında "Ben bunu her halde yarın yapıcıyım" deme.
Bir şey hakkında; ben bunu yarın mutlaka yapacağım, deme.
(23-24) Hiçbir zaman bir şey için kesinlikle bunu yarın yapacağım deme , ancak eğer Allah’ta isterse / inşallah diyerek ifade et, unuttuğundaysa Rabbini hatırla , Rabbinin bu şekilde bir yetişkinliğe yakınlaştırması için de umulur ki "Rabbim beni yönlendirecektir" de.
Hiç bir şey için “Ben onu yarın mutlaka yapacağım.” deme!
Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme.
Hiçbir şey için asla "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım!" deme, dipnot 1
"Hiçbir iş için: "Ben bunu yarın yapacağım" deme,
Hiç bir şey için “Ben onu yarın mutlaka yapacağım.” deme!
Hiç bir şey için "Ben onu yarın mutlaka yapacağım." deme!
Hiçbir şey için, "Ben bunu yarın kesinlikle yapacağım." deme.
(It is not in mortals to command success). Therefore, do not resolve upon doing something the morrow without appending "Allah willing",
do not say of anything, ‘I will do that tomorrow,’
Nor say of anything, "I shall be sure to do so and so tomorrow"-
And never say about anything: "I shall certainly do this tomorrow"
Never say about anything, ‘I will do that tomorrow,’ -
And never say of anything, "I shall do such and such thing tomorrow."
Do not say about anything, ‘I will indeed do it tomorrow,’
And never say of anything, `I am going to do it tomorrow,'
And do not say, regarding anything, 'I am going to do that tomorrow,'
Never say that you will do such and such thing without mentioning: "God willing. " If you forget to do this, you must immediately apologize to your Lord and …
And never say of anything, 'Verily, I am going to do that to-morrow,'
Do not say of anything: "I will do this tomorrow;"
Say not of any matter, I will surely do this to morrow;
Some say, "They were three, and the fourth of them was their dog:" and some say, "Five, and the sixth of them was their dog:" guessing at the unseen: and some say, "Seven, and the eighth of them was their dog. " Say, "My Lord knows best the number of them; none knows them but a few. Enter not, therefore, into disputation concerning the matter, except what is clear, and consult not any one of them to pronounce concerning them.
And definitely do not say, regarding anything, "Surely I am performing that tomorrow, "
And say not of anything: Lo! I shall do that tomorrow,
Do not say of any thing: "I will do it tomorrow, "
AND NEVER say about anything, "Behold, I shall do this tomorrow,"
And never say of anything, "I will definitely do this tomorrow,"
And do not say of anything: "I will do this tomorrow. "
You shall not say that you will do anything in the future,
And never say of anything, "Indeed, I will do that tomorrow,"
(And say thou not of anything: “I will do that tomorrow,”
(This is the news of the Unseen. Like, the next day is unseen for you.) Never say about anything, "Behold I will do it tomorrow." (Things may happen beyond one's control later).
And do not say about anything, "I shall surely do this and this tomorrow"—
And never say about anything, "I will do this tomorrow,"
And do not simply say of something: "I will do this tomorrow."