Kehf suresi

Kehf suresi, 22. ayet

Kehf suresi, 22. ayet. سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٌ رَّابِعُهُمْ كَلْبُهُمْ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًۢا بِٱلْغَيْبِ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا قَلِيلٌ فَلَا تُمَارِ فِيهِمْ إِلَّا مِرَآءً ظَٰهِرًا وَلَا تَسْتَفْتِ فِيهِم مِّنْهُمْ أَحَدًا

seyeḳûlûne ŝelâŝetür râbi`uhüm kelbühüm. veyeḳûlûne ḫamsetün sâdisühüm kelbühüm racmem bilgayb. veyeḳûlûne seb`atüv veŝâminühüm kelbühüm. ḳur rabbî a`lemü bi`iddetihim mâ ya`lemühüm illâ ḳalîlün. felâ tümâri fîhim illâ mirâen żâhirâ. velâ testefti fîhim minhüm eḥadâ.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde, onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 19–25 · surenin 22. ayeti / 110
  1. Kehf 19

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."

  2. Kehf 20

    "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

  3. Kehf 21

    Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir" dediler. Duruma hakim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler.

  4. 22

    (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde, onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma."

  5. Kehf 23

    Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!

  6. Kehf 24

    Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.

  7. Kehf 25

    Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. Şanı Yüce Allah, Kitap ehlinin gayba taş atmaları ve bilmedikleri hususlarda yalan söylemeleri sebebiyle ashab-ı kehfin sayıları hususunda ileri derecede bir anlaşmazlık içerisinde olduklarını haber vermektedir. Şöyle ki bu konuda onların üç ayrı görüşü vardır: Kimisi “onlar üç kişidir, dördüncüleri de köpekleridir”, derken kimileri “onlar beş kişidir, altıncıları köpekleridir”, derler. Bu iki kanaatten sonra Yüce Allah, bunun onların gaybı taşlamalarından ibaret olduğunu söz konusu etmektedir ki bu da iki görüşün batıl olduğuna delildir. Aralarından “onlar yedi kişidir, sekizincileri de köpekleridir”, diyenler de vardır. Allah daha iyi bilir ama doğru olan görüş bu olsa gerektir. Çünkü Yüce Allah, ilk iki görüşün batıl olduğunu belirtmekle birlikte bu görüşün batıl olduğuna dair bir ifade zikretmemiştir. İşte bu, bu görüşün doğruluğuna dair bir delildir. Bununla birlikte bu, faydasız bir tartışmadır. Zira onların sayılarını bilmekle insanların dini ya da dünyevi herhangi bir maslahatları tahakkuk etmez. Bundan dolayıdır ki Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “De ki: Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez” Bu pek az kimseler de doğruya isabet ettiren ve isabet ettiklerini de bilen kimselerdir. “O halde onlar hakkında açık (delile dayalı hususlar)” yani ilim ve kat’i kanaate dayalı ve fayda sağlayacak olan şeyler “dışında tartışma!” Çünkü ancak kat’i bilgiye dayalı olan tartışmalarda bir fayda olur. Bilgisizliğe, gayba taş atmaya dayalı yahut da faydasız şeyler hakkındaki tartışmalarda ya karşı taraf inatçı birisidir ya da hiçbir önem taşımayan ve bilinmesi sonucunda dini bir fayda elde edilemeyen hususlarda tartışma yapılmaktadır. Ashab-ı kehf’in sayısı ve buna benzer hususlarda olduğu gibi. Bu hususlardaki çokça münakaşaların, ardı arkası gelmeyen tartışma ve araştırmaların, zaman kaybetmekten ve faydasız yere kalplerdeki sevgiyi zedelemekten başka bir sonucu yoktur. “Onlara” yani ashab-ı kehf’in durumuna “dair” Kitap ehlinden “hiç kimseye de bir şey sorma!” Çünkü onların ashab-ı kehf hakkındaki kanaatlerinin esası, hak adına hiçbir şey ifade etmeyen zan ve “gayba taş atmak”tan ibarettir. Bu buyrukta ya hakkında soru sorulan hususa dair yeterli bilgisi bulunmaması yahut da ne söylediğine aldırmayıp kendisini gelişigüzel konuşmaktan dizginleyecek takvaya sahip olmaması dolayısıyla fetva sorulmaya ehil olmayan kimselere fetva sormanın yasak olduğuna delil vardır. Bu tür kimselere soru sorup fetva istemek yasakladığına göre o kimselerin bizatihi fetva vermelerinin yasak olması öncelikle söz konusudur. Yine bu âyet-i kerime, bir kimseye bazı hususlarda fetva sormanın yasak bazılarında ise yasak olmayacağına delildir. Buna göre ona sadece ehil olduğu hususlarda fetva sorulur. Çünkü Yüce Allah, burada onlara kayıtsız ve şartsız olarak fetva sormayı yasaklamamakta, sadece ashab-ı kehf kıssası ve buna benzer hususlar hakkında onlara fetva/soru sormayı yasaklamaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ashâb-ı Kehf kıssası hakkında münakaşaya dalanlardan bazıları diyecekler ki: "Onlar üç kişi idiler; dördüncüleri köpekleridir." Bazıları da diyecekler ki: "Beş kişidir; altıncıları köpekleridir." Her iki grup ne demiş ise, delilsiz bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektedirler. Bazıları da şöyle dediler: "Yedi kişidir; sekizincileri köpekleridir." -Ey Resul!- De ki: Rabbim onların sayılarını daha iyi bilir. Rabbimin bildirdiği hariç onların sayılarını bilen çok azdır. Onların ne sayıları ve ne de başka halleri hakkında; ne ehlikitap ile ve ne de başkaları ile ancak açık bir şekilde ve içinde derin bir mücadele olmayacak şekilde tartış. Sadece onların hakkında sana indirilen vahiy ile yetinmen yeter. Ve hiç kimseye Ashâb-ı Kehf'in durumuyla ilgili ayrıntılı sorular da sorma. Çünkü onlar bu kıssa hakkında bilgiye sahiptirler.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَيَقُولُونَ seyekulune diyecekler kök: قول
  2. ثَلَـٰثَةٌۭ selasetun onlar üçtür kök: ثلث
  3. رَّابِعُهُمْ rabiuhum dördüncüleri kök: ربع
  4. كَلْبُهُمْ kelbuhum köpekleridir kök: كلب
  5. وَيَقُولُونَ ve yekulune ve diyecekler kök: قول
  6. خَمْسَةٌۭ hamsetun beştir kök: خمس
  7. سَادِسُهُمْ sadisuhum altıncıları kök: سدس
  8. كَلْبُهُمْ kelbuhum köpekleridir kök: كلب
  9. رَجْمًۢا racmen taş atar gibi kök: رجم
  10. بِٱلْغَيْبِ ۖ bil-gaybi görülmeyene kök: غيب
  11. وَيَقُولُونَ ve yekulune ve diyecekler kök: قول
  12. سَبْعَةٌۭ seb'atun yedidir kök: سبع
  13. وَثَامِنُهُمْ ve saminuhum sekizincileri kök: ثمن
  14. كَلْبُهُمْ ۚ kelbuhum köpekleridir kök: كلب
  15. قُل kul de ki kök: قول
  16. رَّبِّىٓ rabbi Rabbim kök: ربب
  17. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  18. بِعِدَّتِهِم biiddetihim onların sayısını kök: عدد
  19. مَّا ma yoktur
  20. يَعْلَمُهُمْ yea'lemuhum onları bilen kök: علم
  21. إِلَّا illa dışında
  22. قَلِيلٌۭ ۗ kalilun azı kök: قلل
  23. فَلَا fela
  24. تُمَارِ tumari münakaşaya girme kök: مري
  25. فِيهِمْ fihim onlar hakkında
  26. إِلَّا illa dışında
  27. مِرَآءًۭ mira'en tartışma kök: مري
  28. ظَـٰهِرًۭا zahiran sathi kök: ظهر
  29. وَلَا ve la ve
  30. تَسْتَفْتِ testefti bir şey sorma kök: فتي
  31. فِيهِم fihim onlar hakkında
  32. مِّنْهُمْ minhum bunlardan
  33. أَحَدًۭا ehaden hiçbirine kök: احد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سدس (5 geçiş) · Aynı kök: خمس (8 geçiş) · Aynı kök: ربع (22 geçiş)

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki…

  • Aynı kök: سدس (5 geçiş) · Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: ربع (22 geçiş)

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

  • Aynı kök: كلب (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: رجم (14 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

  • Aynı kök: سدس (5 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bazıları) gayba taş atarak (tahmin yürüterek) "(Onlar) üç kişidir; dördüncüleri köpekleridir." derler. (Bazıları) "(Onlar) beş kişidir; altıncıları köpekleridir." derler. (Kimileri de) "(Onlar) yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir." derler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim gayet iyi bilendir." Onları sadece az kişi bilir(di). Öyle ise onlar hakkında delillerin apaçık olması dışında bir tartışmaya girme ve onlar hakkında (konuşan) kişilerin hiçbirinden soru sorma!

Mustafa İslamoğlu

(Asırlar) sonra, bilinmeyen hakkında atıp tutma kabilinden, "Onlar üç kişiydiler dördüncüleri köpekleriydi" diyenler çıkacağı gibi, "Beş kişiydiler altıncıları köpekleriydi" diyenler de çıkacak; dahası "Yedi kişiydiler sekizincileri köpekleriydi" diyenler bile...De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir! Onlar hakkında (gerçek) bilgiye sahip olanların sayısı çok azdır." (Sen, ey muhatap!) O halde artık onlar hakkında, olayın görünen boyutunun dışına taşan bir tartışmaya girme; yine onlar hakkında, (bilinmeyen hakkında atıp tutan) kimselere itibar edip de soru sorma!

Muhammed Esed

(Ve çağlar sonra), bilemeyecekleri bir konuda gereksiz tahminlerde bulunarak, "onlar üç kişiydiler; dördüncüleri köpekleriydi", yahut "beş kişiydiler, altıncıları köpekleriydi", hatta "yedi kişiydiler, sekizincileri köpekleriydi" diyen kimseler çıkacak. De ki: "Onların sayısını en iyi Rabbim bilir! Zaten ancak çok az kimse onlar hakkında kayda değer bir şeyler bilmektedir. Bunun içindir ki, onlar hakkında, (kıssalarından çıkan) görünür dersin dışında, kimseyle tartışma(yın), ve onlar hakkında daha fazla bilgi almak için o (rivayetçilerden) hiçbir şey sorma(yın)".

Ahmed Hulusi

"Üçtür, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. . . "Beştir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. . . Ki bu gaybı taşlamaktır (bilmedikleri hakkında atıp tutmaktadırlar)! "Yedidir, sekizincileri köpekleridir" derler. . . De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. . . Onları bilen azdır". . . Onlar hakkında fikir alışverişi haricinde tartışma! Onlar hakkında, onlardan hiç kimseye de bir şey sorma!

Ali Bulaç

(Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: "Üç'tüler, onların dördüncüsü köpekleridir." Ve: "Beştiler, onların altıncısı köpekleridir" diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. "Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir" diyecekler. De ki: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez." Öyleyse onlar konusunda açıkta olan bir tartışmadan başka tartışma ve onlar hakkında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma.

Ali Özek ve heyeti

(Mağara ehli hakkında münakaşa devam edecek ve bazıları) gayba taş atar gibi diyeceklerdir ki: "Onlar üç kişi idiler; dördüncüleri köpekleridir. (Bazıları:) "Beş kişi idiler; altıncıları köpekleridir" diyeceklerdir. (Bazıları:) "Yedi kişi idiler; sekizincileri köpekleridir" diyeceklerdir. (Ey Muhammed!) De ki: "Onların sayılarını en iyi Allah bilir. Onları bilen çok azdır. Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında münakaşaya girişme ve hiç kimseye de bir şey sorma".

Ali Rıza Safa

Görünmeyene taş atar gibi, şöyle diyecekler: "Üçtür; dördüncüsü köpekleridir!" Ve "Beştir; altıncısı köpekleridir!" Üstelik "Yedidir; sekizincisi köpekleridir!" De ki: "Onların sayısını Efendim bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır!" Artık, onlar hakkında bildirilenden başka tartışma ve bunlardan hiç kimseye onlar hakkında bir şey sorma. dipnot 226

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 226
    Halk arasında Ashab-ı Kehf olarak bilinen bu öykü, "Onlar hakkında bildirilenden başka tartışma ve hiç kimseye bir şey sorma!" buyruğu bildirilmesine karşın, uydurma ayrıntılar eklenerek ve İslamiyet tarihine dayandığı öne sürülerek sözde din kitaplarında yer alır. Ashab-ı Kehf ismiyle bu öyküye yakıştırılan benzetmeleri, arka taraftaki Kur'an Ayetlerine Yakıştırılan Öyküler bölümünde bulabilirsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Karanlığa taş atar gibi, kimi "Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir" der. Kimi de "Beş kişidir, altıncıları da köpekleridir" der. Kimi "Yedi kişidir, sekizincileri köpekleridir" der. De ki: "Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Onlar hakkında bu yüzeysel anlatılanların dışında kimseyle tartışma ve onlar hakkında başkalarından bilgi isteme!"

Edip Yüksel

Tahminde bulunanların bazıları, "Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir" derken diğerleri de, "Beştir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Başkaları ise, "Yedidir, sekizincileri köpekleridir" diye bilinmeyen hakkında atıp tutacaklar. De ki: "Onların sayısını en iyi bilen Efendimdir." Onları bilen azdır. Onlarla yüzeysel olması hariç tartışmaya girme ve onlardan hiç kimseye de bu konuyu danışma. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Demek ki çoğunluğun bildiği 7 sayısı doğru sayı değildir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tahminde bulunanların bazıları, 'Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir,' derken diğerleri de, 'Beştir, altıncıları köpekleridir,' diyecekler. Başkaları ise, 'Yedidir, sekizincileri köpekleridir,' diyecekler. De ki, 'Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir.' Onları bilen azdır. Onlarla yüzeysel olması hariç tartışmaya girme ve onlardan hiç kimseye de bu konuyu danışma.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Kimileri): "Üçtür. Dördüncüleri köpekleridir." diyecekler; (kimileri de): "Beştir, altıncıları köpekleridir." diyecekler. Her ikisi de gaybi taşlama=bilinmeyen şey hakkında tahmin yürütmektir. (Bir kısmı da): "Yedidir, sekizincileri köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir; onları insanlardan ancak pek azı bilir." Artık bunlar hakkında bildirilenin dışında bir tartışmaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye birşey sorma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Üçtür, dördüncüleri köpekleri diyecekler, beştir, altıncıları köpekleri diyecekler, gayb taşlama, yedidir ve sekizincileri köpekleri diyecekler, de ki onların adedlerine rabbım a'lemdir, onları ancak pek azı bilir, artık bunlar hakkında kimse ile zahiri bir münakaşadan başka münakaşa etme ve bunlar hakkında onlardan kimseye bir şey sorma

Erhan Aktaş

"Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler. Gayba taş atar gibi dipnot 1 "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçek bilgiye sahip olmadan, zanda bulunarak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler. Gayba taş atar gibi dipnot 1 "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçek bilgiye sahip olmadan, zanda bulunarak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiçbir bilgiye sahip olmadan, "Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler, "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im daha iyi bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez ." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.

Gültekin Onan

(Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: "Üçtüler, onların dördüncüsü köpekleridir." Ve: "Beştiler, onların altıncısı köpekleridir" diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. "Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir" diyecekler. De ki: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez." Öyleyse onlar konusunda açıkta olan bir tartışmadan başka tartışma ve onlar hakkında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma.

Hasan Basri Çantay

"(Sayıları) üçdür, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler, "Beşdir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. (İkisi de) ğaybı taşlamakdır. "Yedidir sekizincileri kelbleridir" diyecekler. Söyle ki: "Rabbim onların sayısını daha iyi bilendir. Onları (insanların) birazından başkası bilemez". O halde bunlar hakkında zaahiri bir münakaşadan gayrı ile mücadele etme. Bunlara dair içlerinden hiç bir kimseden fetva da isteme.

İbni Kesir

Karanlığa taş atar gibi; üçtür, dördüncüsü köpekleridir, diyeceklerdir. Veya beştir, altıncıları köpekleridir, derler. Yahut: Yedidir, sekizincileri köpekleridir, derler. Onların sayısını en iyi bilen Rabbımdır, de. Onları pek az kimseden başkası bilmez. Bu yüzden onlar hakkında bu kısa anlatılanların dışında kimseyle tartışma ve onlar hakkında kimseden bir şey sorma.

Mehmet Alagaş

(7-22) Kehf halkı ve Rakiimi nasıl değerlendirdin / ne hesap ettin? Onlar şaşırılacak / acayip ayetlerimizdendi , gençler mağaraya sığındı klarında d ediler ki ; Rabbimiz katından bize bir rahmet gönder , işlerimizde doğruyu göster / rüşte eriştir. Ve bizde mağarada onları kulakları üzere senelerce yatırdık, sonra hangi iki taraftan kimin ne kadar müddet kaldığını hesap edebildiğini bilelim diye onları dirilttik , o nların haberlerini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençler idi, onların hidayetlerini artırdık, kalktıklarımda ise kalpleriyle bağlantı kurduk, dediler ki Rabbimiz, semaların ve arzın Rabbi, senden başkasına ilah olarak çağrıda bulunmayız , eğer ki böyle bir şey dersek, saçmalamış oluruz / şatata. İşte bunlar, Ondan başka ilah edinen kavmimizdir, onlar hakkında apaçık bir delil / bir ispat aracı getirirseler ya , Allah'a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir ? Onlardan ve Allahtan başka ibadet ettiklerinden geri çekilip uzaklaştıklarında / muğtezile iken , mağaraya sığının Rabbiniz sizi de rahmetinden vererek diriltsin, sizin işlerinizi kolaylaştı rıcı şeyler hazırlasın denildi. Güneşi doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini görürsün batarken de sol taraflarını aşındırırdı , onlar mağaranın yarık boşluğunda idiler , Bu Allah'ın ayet lerindendi, Allah kime hidayet etmişse işte o yola iletilendir, kimi de saptırmış ise, ona ne dost ne de irşat edici / mürşit bulunabilir, sen onları uyanık sanırsın onlar uykudadırlar , o nları sağlarına ve sollarına döndürüyorduk , k öpekleri mağaranın ön eşiğine ayaklarını uzatmıştı , onların durumunu kavrasaydın / muttali olsaydın onlardan kaçar / firar eder dönerdin , onlardan için ürperirdi, Böylece onları, birbirlerine sorsunlar diye tekrar dirilttik, onlardan kalkan biri dedi ki ne kadar kaldınız? Bir gün yahut günün bir kısmı kadar dediler, ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbimiz bilir dediler, sizden birini bu gümüş paralarla şehre gönderin ve hangi yemek daha temiz ise baksın ve bize getirsin ondan rızıklanalım , dikkat etsin sizi, herhangi birine sezdirmesin , muhakkak ki onlar sizin farkınıza varırlarsa taşlarlar yahut sizi kendi milletlerine / dinlerine iade ederler artık asla/ ebedi kurtulamazsınız / iflah olmazsınız. Bu şekilde onları bulurduk ki Allah'ın vadi haktır bilinsin ve saat hakkında kuşku olmadığı bilinsin. Aralarında işleri hakkında tartışırlarken bir ara, onların üzerlerine kubbe / bina yapalım dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. İşlerinde başarılı olanlar / galip olanlar dediler ki üzerlerine bir mescit yapacağız. Diyecekler ki, ü çtüler dördüncüleri köpekleriydi , beştiler altıncıları köpekleriydi, Gaybe taş atmaktır, diyecekler ki yediydiler sekizincileri köpekleriydi. De ki adetlerini Rabbim bilir onlar az şey biliyorlar. Görünenin dışında onlarla bu konuda tartışma yapma. Onlardan herhangi birin den kanaat isteme / fetva isteme.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir" diyecekler. Yine: "Beş kişidir; altıncıları köpekleridir" diyecekler. (Bunlar) gayb hakkında taş atmaktır. "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir. De ki: Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onları çok az kimseden başkası bilmez. O halde, onlar hakkında açık olarak ortaya konandan başka bir şeyi tartışma. Onlar hakkında (Ehl-i Kitap'tan hiçbir) kimseye bir şey sorma!

Süleyman Ateş

Görülmeyene taş atar gibi: "Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler; "Beştir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. "(Hayır,) Yedidir, sekizincileri köpekleridir.' diyecekler. De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onları bilen azdır." Onun için onlar hakkında, sathi tartışma dışında, derin münakaşaya girme ve onlar hakkında bunlardan hiçbirine bir şey sorma.

Süleymaniye Vakfı

"Onlar üç kişiydiler, dördüncüsü köpekleri idi." diyecekler. "Onlar beş kişiydi, altıncısı köpekleriydi." de derler. Bunu bilmeden atıp tutarak yaparlar. "Yedi kişiydiler, sekizincisi köpekleridir." diyenler de vardır. Sen de de ki: "Onların sayısını en iyi Rabbim bilir." Pek az kişi dışında onları bilen de yoktur. Bu yüzden onlar hakkında, açıkça belli olan şey dipnot 1 dışında kimseyle tartışma ve onların hiçbirinden bir görüş isteme.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Karanlığa taş atarak dipnot 1 "Onlar üç kişiydiler, dördüncüsü köpekleriydi" diyeceklerdir. Bir kısım da "Onlar beş kişiydi, altıncısı köpekleriydi." derler. "Yediydiler, köpekleriyle sekiz" diyenler de vardır. De ki "Onların sayısını Rabbim bilir; başka bilen de pek azdır." Onun için bu konuda, açıkça belli olan şey dışında onlarla tartışma ve onların hiçbirinden bir görüş isteme.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karanlığa taş atmak : Bilmediği şey (gayb)  hakkında atıp tutmak

Şaban Britch

"Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir" diyecekler; yine: "Beş kişidir; altıncıları köpekleridir" diyecekler. (Bunlar) gayb hakkında taş atmaktır. "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir De ki: Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onları çok az kimseden başkası bilmez. O halde, onlar hakkında açık olarak ortaya konandan başka bir şeyi tartışma. Onlar hakkında (Ehli Kitaptan hiçbir)kimseye bir şey sorma!

Şaban Piriş

Karanlığa taş atarak, -Onlar üç kişi idiler, dördüncüleri köpekleriydi, diyecekler. Beş kişi idiler altıncıları köpekleriydi, diyecekler. Ya da yedi kişiydiler, sekizincileri köpekleriydi, diyecekler. De ki: -Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onları çok az kimseden başkası bilmez. O halde, onlar hakkında açık olarak ortaya konandan başka bir şeyi tartışma. Onlar hakkında kimseye bir şey sorma!

Yaşar Nuri Öztürk

"Üç kişiydiler, dördüncüleri köpekleriydi." diyecekler. Şunu da diyecekler: "Beş kişiydiler, altıncıları köpekleriydi." Gaybı taşlamaktır/bilinmeyen şey hakkında atıp tutmaktır bu. Şöyle de derler: "Yedi kişidirler, sekizincileri de köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan, çok azdır." O halde, onlar hakkında yüzeysel bir tartışma dışında hiçbir çekişmeye girme. Onlar hakkında, konuşup duranlardan hiç kimseye bir şey sorma.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Tossed with their unballasted wits in fathomless and unquiet deeps of controversies, Ahl AL-Kitab (the People of the Book) were divided in opinion relative to the number of the young men, and in the course of time, some will say: "They numbered three and their dog the fourth". Others will say: "Five, their dog the sixth", an exercise of divination, whereas others will say: "Seven, their dog the eighth". Say to them O Muhammad: "Allah, my Creator, knows best their number; it is only a few who have been given the knowledge of the number and the significance of the even". Therefore, do not involve yourself O Muhammad in the heat of their dispute but treat the subject from an objective standpoint only so as to exhibit the actual facts and never seek counsel from any of them upon the event.

Abdul Haleem

[Some] say, ‘The sleepers were three, and their dog made four,’ others say, ‘They were five, and the dog made six’- guessing in the dark- and some say, ‘They were seven, and their dog made eight.’ Say [Prophet], ‘My Lord knows best how many they were.’ Only a few have real knowledge about them, so do not argue, but stick to what is clear, and do not ask any of these people about them;

Abdullah Yusuf Ali

(Some) say they were three, the dog being the fourth among them; (others) say they were five, the dog being the sixth,- doubtfully guessing at the unknown; (yet others) say they were seven, the dog being the eighth. Say thou: "My Lord knoweth best their number; It is but few that know their (real case)." Enter not, therefore, into controversies concerning them, except on a matter that is clear, nor consult any of them about (the affair of) the Sleepers.

Abul A'la Maududi

Some will say concerning them: "They were three and their dog, the fourth"; and some will say: "They were five, and their dog, the sixth" — all this being merely guesswork; and still others will say: "They were seven, and their dog, the eighth." dipnot 1 Say: "My Lord knows their number best. Only a few know their correct number. So do not dispute concerning their number, but stick to what is evident, and do not question anyone about them." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that about three hundred years after this event, at the time of the revelation of the Quran, different stories had become current among the Christians about the sleepers of the cave, but generally these stories had no authentic source behind them. This was because that was not the age of the press in which authentic books might have been published. Therefore naturally the stories of events were carried from place to place by means of oral traditions, and with the passage of time many tales of fiction got mixed up with the real story.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is meant to impress that the real thing in this story is not the number of the sleepers but the lessons it teaches. (1) A true believer should not on any account turn away from the truth and bow before falsehood. (2) A believer should not merely rely on the material means but on Allah. He should trust in God and follow the right way, even though the outward adverse circumstances might appear to be unfavorable. (3) It is wrong to suppose that Allah is bound by any so called law of nature, for He is able to do anything He wills even though that might seem to be against some common experience. He has the power to change any so called law of nature, whenever and wherever He wills and bring about any extraordinary supernatural thing. So much so that He can raise up anyone who might have been asleep for two hundred years, as if he had slept only for a few hours, without letting any change take place in his appearance, dress, health, indeed in anything, during the passage of time. (4) This teaches us that Allah has the power to bring to life all the generations past, present and future all together as asserted by the Prophets and divine Scriptures. (5) It teaches us that ignorant people have always been perverting the signs of Allah which are sent for the right guidance of the people. That is how the miracle of the sleepers of the cave, which had been shown as a proof of the Hereafter, had been turned into a means of shirk, as if they were some saints who had been sent only for this purpose.

Aisha Bewley

They will say, ‘There were three of them, their dog being the fourth. ’ They will say, ‘There were five of them, their dog being the sixth,’ guessing at the Unseen. And they will say, ‘There were seven of them, their dog being the eighth.’ Say: ‘My Lord knows best their number. Those who know about them are very few.’ So do not enter into any argument concerning them, except in relation to what is clearly known. And do not seek the opinion of any of them regarding them.

Al-Hilali & Khan

(Some) say they were three, the dog being the fourth among them; and (others) say they were five, the dog being the sixth, - guessing at the unseen; (yet others) say they were seven, and the dog being the eighth. Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "My Lord knows best their number; none knows them but a few." So debate not (about their number) except with the clear proof (which We have revealed to you). And consult not any of them (people of the Scripture - Jews and Christians) about (the affair of) the people of the Cave.

Ali Quli Qarai

They will say, ‘[They are] three; their dog is the fourth of them. They will say, ‘[They are] five, their dog is the sixth of them,’ taking a shot at the invisible. They will say, ‘[They are] seven, their dog is the eighth of them.’ Say, ‘My Lord knows best their number, and none knows them except a few.’ So do not dispute concerning them, except for a seeming dispute, and do not question about them any of them.

Amatul Rahman Omar

Guessing at random (- about them) some say, `(They were) three, their dog being the fourth,' while others say, `(They were) five and their dog being the sixth. ' Yet there are others who say, `(They were) seven and their dog being the eighth.' Say, `My Lord knows best their real number. None knows them except a few.' So do not argue about them save with arguing on known premise (which is) overpowering and seek no legal order concerning them from anyone of them, (from those who make random guesses).

Arthur John Arberry

(They will say, 'Three; and 'their dog was the fourth of them. ' They will say, 'Five; and their dog was the sixth of them, guessing at the Unseen. They will say, 'Seven; and their dog was the eighth of them.' Say: 'My Lord knows very well their number, and none knows them, except a few.' So do not dispute with them, except in outward disputation, and ask not any of them for a pronouncement on them.

Bijan Moeinian

Some say they were three men with a dog. The others say they were five men with a dog. The others dare to guess (about what is a part of unknown) and say they were seven men with a dog. Let them know: "Apart a few, only God knows their number. Therefore do not west your time on debating (with the Jews and the Christians) about this subject (as the numbers of them is not irrelevant), unless they come up with an undeniable document."

E. Henry Palmer

They will say, 'Three, and the fourth of them was their dog:' and they will say, 'Five, and the sixth of them was their dog:' guessing at the unseen: and they will say, 'Seven, and the eighth of them was their dog. ' Say, 'My Lord knows best the number of them; none knows them but few.' Dispute not therefore concerning them save with a plain disputation, and ask not any one of them concerning them.

Edip-Layth

They will say, "Three, the fourth is their dog." They say, "Five, the sixth is their dog," guessing at what they do not know. They say, "Seven, and the eighth is their dog." Say, "My Lord is fully aware of their number, none know them except for a few." So, do not debate in them except with proof, and do not seek information regarding them from anyone.

George Sale

Some say, the sleepers were three; and their dog was the fourth: And others say, they were five; and their dog was the sixth; guessing at a secret matter: And others say, they were seven; and their dog was the eighth. Say, my Lord best knoweth their number: None shall know them, except a few. Wherefore dispute not concerning them, unless with a clear disputation, according to what hath been revealed unto thee: And ask not any of the Christians concerning them.

Hamid S. Aziz

Thus did We make their people acquainted with their story, that they might know that Allah's promise is true; and that the Hour, there is no doubt concerning it. When they (the people of the city) disputed amongst themselves concerning their affair, and said, "Build a building over them, their Lord knows best about them;" and those who prevailed in this affair said, "We will surely build a place of worship over them."

Mahmoud Ghali

They will say, "Three, their dog (was) the fourth of them. " And (others) will say, "Five, their dog (was) the sixth of them, " guessing at the Unseen. (Some others) will say, "Seven, and their dog (was) the eighth of them." Say, "My Lord knows best their right number; none knows them, except a few." So do not wrangle about them, except in outward wrangling, and do not ask any of them for a pronouncement on them.

Marmaduke Pickthall

(Some) will say: They were three, their dog the fourth, and (some) say: Five, their dog the sixth, guessing at random; and (some) say: Seven, and their dog the eighth. Say (O Muhammad): My Lord is Best Aware of their number. None knoweth them save a few. So contend not concerning them except with an outward contending, and ask not any of them to pronounce concerning them.

Mohamed Ahmed - Samira

Some will say: "They were three, and their dog was the fourth;" and some will also say: "They were five and their dog was the sixth," -- guessing in the dark. And some will even say: "They were seven, and their dog the eighth." Say: "My Lord alone knows best their number; none but only a few know of them." So do not argue about it with them but lightly, and do not enquire about them from any one of them.

Muhammad Asad

[And in times to come] some will say, "[They were] three, the fourth of them being their dog," while others will say, "Five, with their dog as the sixth of them" -idly guessing at something of which they can have no knowledge -and [so on, until] some will say, "[They were] seven, the eighth of them being their dog. " Say: "My Sustainer knows best how many they were. None but a few have any [real] knowledge of them. Hence, do not argue about them otherwise than by way of an obvious argument, and do not ask any of those [story-tellers] to enlighten thee about them."

Mustafa Khattab

Some will say, "They were three, their dog was the fourth," while others will say, “They were five, their dog was the sixth,” ˹only˺ guessing blindly. And others will say, “They were seven and their dog was the eighth.” Say, ˹O Prophet,˺ “My Lord knows best their ˹exact˺ number. Only a few people know as well.” So do not argue about them except with sure knowledge,[1] nor consult any of those ˹who debate˺ about them.

Progressive Muslims

They will Say: "Three, the fourth is their dog. " And they Say: "Five, the sixth is their dog," guessing at what they do not know. And they Say: "Seven, and the eighth is their dog." Say: "My Lord is fully aware of their number, none know them except for a few." So do not debate in them except with proof, and do not seek information regarding them from anyone.

Rashad Khalifa

Some would say, "They were three; their dog being the fourth," while others would say, "Five; the sixth being their dog," as they guessed. Others said, "Seven," and the eighth was their dog. Say, "My Lord is the best knower of their number." Only a few knew the correct number. Therefore, do not argue with them; just go along with them. You need not consult anyone about this.

Sahih International

They will say there were three, the fourth of them being their dog; and they will say there were five, the sixth of them being their dog - guessing at the unseen; and they will say there were seven, and the eighth of them was their dog. Say, [O Muúammad], "My Lord is most knowing of their number. None knows them except a few. So do not argue about them except with an obvious argument and do not inquire about them among [the speculators] from anyone."

Sam Gerrans

They will say: “Three; the fourth of them their dog!” and they will say: “Five; the sixth of them their dog!” — guessing at the Unseen; and they will say: “Seven; and the eighth of them their dog!” Say thou: “My Lord best knows their number.” None knows them save a few, so argue thou not concerning them save with a patent argument; and ask thou not an opinion concerning them from any of them.

Shabbir Ahmed

Then, some would say they were three, and their dog was the fourth, and some would say five, and their dog the sixth. They only made wild guesses, and some of them said that they were seven and their dog was the eighth. Say, "My Lord is best Aware of their number." There are some who know* their right number but, argue not about them but a passing comment. You need not consult anyone about them (to avoid undue controversies).

Syed Vickar Ahamed

(Some) say they were three (youths), the dog being the fourth among them; And (others) say they were five, the dog being the sixth— Doubtfully guessing the unknown; And (yet others) say they were seven, the dog being the eighth. (O Prophet!) You say (to them): "My Lord knows best their number; It is only a few who know their (real number)." Therefore, do not enter into disputes about them, except about a matter that is clear, nor speak to any of them about (the affair of) the people of the Cave.

Taqi Usmani

Some will say, "(They were) three, the fourth of them being their dog," and some will say, “Five, the sixth of them being their dog, just making conjectures.” And others will say, “Seven, the eighth of them is their dog.” Say, “My Lord knows best about their number.” No one knows them except a few, so do not argue about them except an apparent argumentation. And do not ask anyone of these about them.

The Monotheist Group

They will say: "Three, the fourth is their dog." And they say: "Five, the sixth is their dog," guessing at what they do not know. And they say: "Seven, and the eighth is their dog." Say: "My Lord is fully aware of their number, none know them except for a few." So do not argue regarding them except with proof, and do not seek information regarding them from anyone.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩