A'râf suresi

A'râf suresi, 205. ayet

A'râf suresi, 205. ayet. وَٱذْكُر رَّبَّكَ فِى نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخِيفَةً وَدُونَ ٱلْجَهْرِ مِنَ ٱلْقَوْلِ بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

veẕkür rabbeke fî nefsike teḍarru`av veḫîfetev vedûne-lcehri mine-lḳavli bilgudüvvi vel'eṣâli velâ teküm mine-lgâfilîn.

Diyanet İşleri

Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 202–206 · surenin 205. ayeti / 206

Konu Affı tut; şeytanın kışkırtması; Kur'an dinlenirken susmak A'râf 199–206 3

  1. A'râf 202

    Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

  2. A'râf 203

    (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."

  3. A'râf 204

    Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.

  4. 205

    Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

  5. A'râf 206

    Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

205. Yüce Allah’ın anılması hem kalple, hem dille hem de her ikisi ile birlikte olur. Zikrin en mükemmel türü ve hali bu sonuncusudur. Yüce Allah, kulu ve Rasûlü Muhammed’e asaleten, onun dışındakilere de ona tâbi olarak şu emri vermektedir: “Rabbini içinden”, yani ihlasla ve yalnız başına iken, “yalvararak” yakarıp dili ile çeşitli zikir türlerini tekrarlayarak, “korkarak” kalbinden de Allah’tan korkup ameli kabul edilmez diye kalbi titreyip endişe ederek -ki korkmanın alameti amelini tam yapmak, güzel ve salih olması için gayret etmek ve samimi bir niyete sahip olmaktır- “ve yüksek olmayan bir sesle” yani (ne kısık ne yüksek) orta bir yol tutarak; “Namazında yüksek sesle okuma, onda sesini fazla da kısma, bu ikisinin arası bir yol tut.” (el-İsra, 17/110) “sabah” günün başında “akşam” günün sonunda “an!” Bu iki vakitte yapılan zikrin, diğer vakittekilere göre bir üstünlüğü ve bir meziyeti vardır.

“Ve gafillerden” Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da kendilerine bizzat kendilerini unutturduğu kimselerden “olma!” Çünkü bu kimseler, dünya ve âhiret hayırlarından mahrum kalmışlardır. O’nu anmak ve O’na ubudiyette bulunmak ile ele geçecek her türlü mutluluk ve kurtuluştan yüz çevirmişler; buna karşılık kendisi ile uğraşmak bedbahtlık olan ve ziyana götüren şahıs ve işlere yönelmişlerdir.

İşte bunlar kulun hakkı ile riâyet etmesi gereken adabın bir bölümüdür: Gece ve gündüzün bütün vakitlerinde, özellikle de günün iki ucunda Yüce Allah’ı ihlas ile itaat ile yalvarıp yakararak, zilletini arz ederek, sükunet içerisinde, kalbi ve dili uyumlu olarak, tam bir edep ve vakar içinde dua ve zikre yönelmek, kalp huzuru ile ve gaflete düşmeksizin -Çünkü Allah, gafil kalbin duasını kabul etmez- çokça Allah’ı anmak.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Rabbin olan Allah'ı boyun eğerek, tevazu ve korku içinde zikret. Günün ilk vaktinde ve sonunda bu iki vaktin faziletini elde etmek için dua ederken ne sesini yükselt, ne de alçalt. Allah Teâlâ'yı zikretmekten gafil olma.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱذْكُر vezkur ve hatırla kök: ذكر
  2. رَّبَّكَ rabbeke Rabbini kök: ربب
  3. فِى fi
  4. نَفْسِكَ nefsike içinden kök: نفس
  5. تَضَرُّعًۭا tederruan yalvararak kök: ضرع
  6. وَخِيفَةًۭ ve hifeten ve korkarak kök: خوف
  7. وَدُونَ ve dune ve olmayan kök: دون
  8. ٱلْجَهْرِ l-cehri yüksek kök: جهر
  9. مِنَ mine
  10. ٱلْقَوْلِ l-kavli bir sesle kök: قول
  11. بِٱلْغُدُوِّ bil-guduvvi sabah kök: غدو
  12. وَٱلْـَٔاصَالِ vel'asali ve akşam kök: اصل
  13. وَلَا ve la
  14. تَكُن tekun olma kök: كون
  15. مِّنَ mine
  16. ٱلْغَـٰفِلِينَ l-gafiline gafillerden kök: غفل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

  • Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: غدو (16 geçiş)

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı…

  • Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."

  • Aynı kök: غدو (16 geçiş) · Aynı kök: غفل (35 geçiş)

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: ضرع (8 geçiş)

    Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye…

  • Aynı kök: ضرع (8 geçiş)

    Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını…

  • Aynı kök: ضرع (8 geçiş)

    De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin…

  • Aynı kök: اصل (10 geçiş)

    Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve Rabbini, özbenliğinde, alçakgönüllülükle ve O'ndan sakınarak, sesini yükseltmeksizin gündüz gece an ve sakın kendine yabancılaşanlardan olma!

Muhammed Esed

Ve sen, (ey Peygamber), gönül alçaltarak, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma.

Ahmed Hulusi

Rabbini nefsinde, haddini bilerek, hissederek ve gizlice, gösterişsiz, sesini yükseltmeden, sabah - akşam zikret, hatırla ve derinliğine düşün! Gafillerden olma!

Ali Bulaç

Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.

Ali Özek ve heyeti

Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.

Ali Rıza Safa

Yalvararak, korkuyla ürpererek ve sesini yükseltmeden, sabah ve akşam, Efendini içinden an. Sakın aymazlık içinde olma.

Bayraktar Bayraklı

Sen ey Peygamber,alçak gönüllülükle, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden,sabahakşam kendi içinde Rabbini an ve sakın gafillerden biri olma!

Edip Yüksel

Efendini gönülden yalvararak, gizlice ve sessizce sabah akşam an; gafillerden olma.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbini gönülden yalvararak, gizlice ve sessizce sabah akşam an; gafillerden olma.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sabah ve akşamları içinden yalvararak, gizlice ve kendin işitecek kadar bir sesle Rabbini zikret de gafillerden olma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem de sabahleyin ve akşamları içinden tazarru' ile gizlice ve cehrin madunu sesle rabbını zikret de gafillerden olma

Erhan Aktaş

Nefsinde dipnot 1 tedarruan dipnot 2 ve çekinerek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam dipnot 3 Rabb'ini an. Umursamazlardan olma!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bütün benliğinle, bütün varlığınla, kendinde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Daima, her zaman, sürekli.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nefsinde dipnot 1 tezarruan dipnot 2 ve çekinerek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam dipnot 3 Rabb'ini an. Umursamazlardan olma!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bütün benliğinle, bütün varlığınla, kendinde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Daima, her zaman, sürekli.

Gültekin Onan

rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.

Hasan Basri Çantay

Rabbini, içinden, yalvararak, ve korkarak, (fakat) yüksek olmayan bir sesle sabah ve akşam an. Gaafillerden olma.

İbni Kesir

Rabbına; içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret. Ve gafillerden olma.

Mehmet Alagaş

(203-206) Onlara bir ayet getirmediğin vakit, derleseydin uydursaydın ya derler, Deki şüphesiz ben rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, inanan kavim için rabbinizden görüşlerdir , hidayettir ve rahmettir . Kuran okunduğu vakit onu işitin ve anlayın böylelikle belki esirgenirsiniz / kollanırsınız / merhamet edilirsiniz. Gece ve gündüz, kendi içinde, yalvararak ve korkuyla, bunun dışında sözü açığa çıkararak, Rabbini hatırla / Rabbini zikret, gafillerden olma. Rabbinin yanındakiler ona ibadet etmekten büyüklenmezler, onu üstün tutarlar ve ona secde ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma!

Süleyman Ateş

Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma!

Süleymaniye Vakfı

Öğle ve ikindide dipnot 1 , içten içe yalvararak, korku içinde, yüksek olmayan bir sesle dipnot 2 Rabbini zikret dipnot 3 . Sakın (ayetlere) ilgisiz davrananlardan olma!"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öğle ve ikindi namazlarında kıraatin yüksek sesle olmamasının delili bu ayettir. Ayetteki "el-ğuduvv (الْغُدُوِّ)" ve "el-asal (الْآَصَالِ)" kelimeleri öğle ve ikindi vakitlerini ifade eder. Başka bir ayette Allah Teala bu kelimeleri şöyle açıklamıştır: "Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de el-ğuduvv ve el-asal vakitlerinde ister istemez sadece Allah'a secde ederler." (Ra'd 13/15)<br /> Ayette işaret edilen iki vakitte gölgelerin secde ettiğinin bildirilmiş olması, bu iki vaktin, güneşin bulunduğu zaman dilimleri olduğunu göstermektedir. Zira Allah Teala, güneşi gölgenin göstergesi yaptığını belirtmiştir: "Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? Eğer farklı bir kural koysaydı onu hareketsiz /sabit kılardı. Biz güneşi gölgenin göstergesi kıldık." (Furkan 25/45)<br /> Dolayısıyla ğuduvv ve asal, güneş ışıklarının bulunduğu gündüz vakitleridir. Gündüz kılınan farz namazlar da öğle ve ikindi namazlarıdır. Ayete sabah-akşam değil de öğle-ikindi şeklinde mana vermemiz bundandır. Bu vakitlerle ilgili olarak başka ayetler de vardır:<br /> "(Bu kandil) birtakım evlerdedir ki Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Oralarda, "el-ğuduvv " ve el-asal" vakitlerinde Onun şanını yücelterek tenzih eden öyle yiğitler vardır ki ne ticaret ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekatı vermekten alıkoyar. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler." (Nur 24/36-37)<br /> Bu ayete göre "el-ğuduvv" ve "el-asal", pazarların kurulup alışverişin kızıştığı zaman dilimlerini gösterir. Cuma namazının farziyetini bildiren aşağıdaki ayet de cumanın vaktinin alışverişin kızıştığı vakitte yani öğle vakti olduğuna işaret etmektedir. Çünkü pazarlar kurulduktan sonra alışverişin kızıştığı vakitlerin başlangıcı "genelde" öğle vaktine denk gelir. Ayet şöyledir:<br /> "Ey inananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı anmaya koşun, alım satımı bırakın. Bilseniz bu sizin için daha iyidir." (Cuma 62/9).<br /> "El-ğuduvv" ile aynı kökten gelen "el-ğada (غَدَاءَ)" kelimesi de bunun bir başka delilidir. İlgili ayet şöyledir: "(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına "Öğle yemeğimizi (غَدَاءَنَا) getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi." dedi." (Kehf 18/62)<br /> Bu ayete göre "ğada (غَدَاءَ)" kelimesi, sabah kalkıp yorulana kadar yol yürüdükten sonra yenilen yemeğe denir. Bir kişinin gece dinlendikten sonra sabah kalkıp yorulana kadar yürümesi yaklaşık olarak öğle vaktine denk gelir. "Ğada" kelimesinin öğle vakti olduğunun başka bir delili de "el-asal" kelimesidir. Çünkü bu kelimenin müfredi/tekili olan "asil (أَصِيلً)" Kur'an-ı Kerim'de "bükraten (بُكْرَةً)" kelimesinin zıddı olarak gelmektedir (Furkan 25/5, Ahzab 33/42, Fetih 48/9, İnsan 76/25). "Bükraten (بُكْرَةً)" kelimesi, güneş ışıklarının yayılmaya başlamasından öğlene kadar olan zaman dilimini ifade eder. Buna göre "asil (أَصِيلً)", güneş ışıklarının zayıflamasıyla güneşin batışı arasındaki zamanı gösterir ki bu ikindi namazının vaktidir. "el-ğuduvv (الْغُدُوِّ)" vakti "asil (أَصِيلً)" vaktinden önce olduğuna ve "asil (أَصِيلً)" de ikindi manasına geldiğine göre ayetlerdeki "el-ğuduvv (الْغُدُوِّ)" öğle vaktini gösterir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayetteki "öğle ve ikindi" ifadeleri, Allah'ı anmanın (zikir) ve bir önceki ayetteki Kur'an okumanın (kıraat) namazda olan ameller olduğunu gösterir. Buna göre, gündüz kılınan öğle ve ikindi namazlarında kıraat yüksek sesle olmaz, gece namazlarının (akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekatı ve sabah namazı) kıraati sesli olur. Cemaatle namaz kılınırken sabah namazında, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekatlarında -ki buna Cuma ve bayram namazlarının iki rekatı da dahildir- imam açıktan okurken cemaat susup imamı dinlemeli; imamın sessiz okuduğu diğer namazlarda (öğle ve ikindi namazlarının bütün rekatlarında, akşamın üçüncü, yatsının üç ve dördüncü rekatlarında) ve imamın sesinin duyulmadığı durumlarda ise cemaat de içinden kıraatte bulunmalıdır (A'raf 7/204).
  3. metne dön, dipnot 3
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat ذكر md.). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder. (Ra'd 13/28) Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öğle ve ikindide dipnot 1 , yüksek olmayan bir sesle içten içe yalvararak Rabbini gizlice an. Sakın dikkatsizlik etme.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öğle ve ikindi namazlarının sessiz kılınmasının delili bu ayettir..

Şaban Britch

Rabbini içinden yalvararak ve sesini yükseltmeden, korkarak sabah akşam zikret, gafillerden olma!

Şaban Piriş

Rabbini içinden yalvararak ve sesini yükseltmeden, korkarak sabah akşam zikret, gafillerden olma!

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbini, öz benliğinin içinde yalvarıp ürpererek, bağırtılı olmayan bir sesle sabah-akşam zikret. Sakın gafillerden olma.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And bear Allah, your Creator, in your inmost thoughts and secret feelings so that the principle of thought and action, the soul, exercises devotional contemplation with humbleness and profound reverence and with bated breath at the beginning and the end of the day. Let not your innermost being be unmindful of Allah.

Abdul Haleem

[Prophet], remember your Lord inwardly, in all humility and awe, without raising your voice, in the mornings and in the evenings- do not be one of the heedless-

Abdullah Yusuf Ali

And do thou (O reader!) Bring thy Lord to remembrance in thy (very) soul, with humility and in reverence, without loudness in words, in the mornings and evenings; and be not thou of those who are unheedful.

Abul A'la Maududi

And remember [O Prophet] your Lord in your mind, with humility and fear, and without raising your voice; remember Him in the morning and evening, and do not become of those who are negligent. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The command to remember the Lord signifies remembrance in Prayer as well as otherwise, be it verbally or in one's mind. Again the directive to remember God in the morning and in the evening refers to Prayer at those times as well as remembering God at all times. The purpose of so saying is to emphasis constant remembrance of God. This admonition - that man ought to remember God always - constitutes the conclusion of the discourse lest man becomes heedless of God. For every error and corruption stems from the fact that man tends to forget that God is his Lord and that in his own part he is merely, a servant of God who is being tested in the world; that he will be made to render, after his death, a full account to his Lord of all his deeds. All those who care to follow, righteousness would, therefore, be ill-advised not to let these basic facts slip out of their minds. Hence Prayer, remembrance of God and keeping ones attention ever focused on God are frequently stressed in the Qur'an.

Aisha Bewley

Remember your Lord in yourself humbly and fearfully, without loudness of voice, morning and evening. Do not be one of the unaware.

Al-Hilali & Khan

And remember your Lord within yourself, humbly and with fear and without loudness in words in the mornings, and in the afternoons and be not of those who are neglectful.[1]

Ali Quli Qarai

And remember your Lord within your heart beseechingly and reverentially, without being loud, morning and evening, and do not be among the heedless.

Amatul Rahman Omar

Keep on remembering Your Lord in your mind with humility and awe and in a voice not loud, in the mornings and the evenings, and do not be of the heedless.

Arthur John Arberry

Remember thy Lord in thy soul, humbly and fearfully, not loud of voice, at morn and eventide. Be not thou among the heedless.

Bijan Moeinian

Talk to your Lord, morning and evening, with a sincerity which come from the within, with humility, with respect and in a low voice and do not be like those who simply do not care.

E. Henry Palmer

And remember thy Lord within thyself humbly and with fear, not openly in words, in the morning and in the evening; and be not of those who do not care.

Edip-Layth

Remember your Lord in yourself out of humility and fear, and without being loud during the morning and the evening. Do not be of the heedless ones.

George Sale

And remember thy Lord in thy mind humbly and fearing Him, and in a low voice in the mornings and evenings; and be not of the heedless.

Hamid S. Aziz

And remember your Lord within yourself humbly and with awe, below your breath, in the morning and in the evening; and be not of those who are neglectful (or unheedful).

Mahmoud Ghali

And remember your Lord within yourself, in supplication and in fright, other than being (too) loud in words, in the early mornings and the (hours) before sunset, and do not be among the heedless. .

Marmaduke Pickthall

And do thou (O Muhammad) remember thy Lord within thyself humbly and with awe, below thy breath, at morn and evening. And be not thou of the neglectful.

Mohamed Ahmed - Samira

Meditate on your Lord inwardly with humility and trepidation, reciting His Book softly, morning and evening, and be not negligent.

Muhammad Asad

And bethink thyself of thy Sustainer humbly and with awe, and without raising thy voice, at morn and at evening; and do not allow thyself to be heedless.

Mustafa Khattab

Remember your Lord inwardly with humility and reverence and in a moderate tone of voice, both morning and evening. And do not be one of the heedless.

Progressive Muslims

And remember your Lord in yourself out of humility and fear and without being too loud during the morning and the evening. And do not be of the careless ones.

Rashad Khalifa

You shall remember your Lord within yourself, publicly, privately, and quietly, day and night; do not be unaware.,

Sahih International

And remember your Lord within yourself in humility and in fear without being apparent in speech - in the mornings and the evenings. And do not be among the heedless.

Sam Gerrans

And remember thou thy Lord within thy soul in humility and fear; and without publicity of speech, morning and evening; and be thou not among the heedless.

Shabbir Ahmed

Remember your Sustainer within yourself humbly and in reverence, and without raising your voice, morning and evening. Be not among the neglectful.

Syed Vickar Ahamed

And you (also, O reader!) bring your Lord into yourselves [by remembering Him, in your (very) soul], with modesty and in respect, without loud words, in mornings and evenings; And you do not be of those who do not listen (to warning).

Taqi Usmani

Remember your Lord in your heart with humility and awe, and without speaking loudly, in mornings and evenings, and do not be among the heedless.

The Monotheist Group

And remember your Lord within yourself, in humility and in reverence; and without loudness in words, during the morning and the evening. And do not be of the careless ones.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 205. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 205. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 205. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩