Diyanet İşleri
Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.
Nûr suresi
Nûr suresi, 17. ayet. يَعِظُكُمُ ٱللَّهُ أَن تَعُودُوا۟ لِمِثْلِهِۦٓ أَبَدًا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
ye`iżukümü-llâhü en te`ûdû limiŝlihî ebeden in küntüm mü'minîn.
Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İfk hadisesi Nûr 11–26 3
Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!
Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım! Bu, çok büyük bir iftiradır" deseydiniz ya!
Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.
Allah, size ayetleri açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı, haliniz nice olurdu?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
17. “Eğer mü’min iseniz” buyruğu, doğru ve samimi bir imanın kişiyi haramları işlemeye kalkışmaktan engelleyeceğini göstermektedir. “böyle bir şeyi” yani mü’minlere bu gibi hayasızlıklar işlediklerine dair benzeri bir iftirada bulunmayı “bir daha asla yapmamanız için Allah size öğüt veriyor.” Böyle şeylere kalkışmamanıza dair Allah size öğüt vermektedir. Yüce Rabbimizin bize verdiği bu öğütler ne güzeldir! Biz de bu öğütlere kabul, itaat, teslimiyetle ve bize yaptığı bu açıklamalar dolayısı ile de şükürle karşılık vermeliyiz: “Gerçekten Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor!” (en-Nisâ, 4/58)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer Allah'a iman ediyorsanız, sizin temiz olan bir kimseye zina iftirasında bulunmak gibi bir günaha tekrar geri dönmemeniz için Yüce Allah size hatırlatıp öğüt veriyor.
Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)
Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler.…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)
"Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."
Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Andolsun, biz size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden bir misal ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüt indirdik.
Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O'na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz…
Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
(30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen…
Aynı kök: ابد (28 geçiş)
Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İnanıyorsanız, Allah bir daha buna (benzer bir hataya) dönmeniz konusunda sizi uyarıyor!
Eğer imanda sebat gösteren kimselerseniz, Allah size bu tür bir (iftiraya) bir daha asla bulaşmamamınızı öğütler.
Eğer mümin kimselerseniz, Allah size böyle bir (günaha) bir daha asla bulaşmamanızı öğütler;
Eğer iman edenler iseniz, bunun benzeri bir olayı sonsuza dek yaşamamanız için Allah sizi uyarır!
Eğer iman edenlerden iseniz, bunun gibisine bir daha dönmemeniz için Allah size öğüt vermektedir.
Eğer inanmış insanlarsanız, Allah, bir daha buna benzer tutumu tekrarlamaktan sizi sakındırıp uyarır.
Allah, böyle bir şeyi bir daha asla tekrarlamamanız için size öğüt veriyor; eğer inanıyorsanız?
İnanmış kişiler iseniz, Allah bir daha öyle bir şeye dönmemeniziçinsize öğüt veriyor.
Benzerini tekrarlamayasınız diye ALLAH size öğüt veriyor. Gerçeği onaylayanlar iseniz.
Benzerini tekrarlamayasınız diye ALLAH size öğüt veriyor. İnananlar iseniz.
Böyle birşeyi asla bir defa daha tekrarlamayasınız diye Allah size öğüt veriyor; eğer iman etmiş iseniz.
Böyle bir şey'e ebeda avdet etmiyesiniz eğer mü'min iseniz diye Allah size va'z viriyor
Allah size öğüt veriyor: Eğer iman etmiş kimselerseniz, böyle bir şeyi yapmayı ebediyen yasaklıyor.
Allah size öğüt veriyor: Eğer iman etmiş kimselerseniz, böyle bir şeyi yapmayı ebediyen yasaklıyor.
Eğer iman etmiş kimselerseniz, bilin ki Allah size böyle bir şeyi bir daha yapmayı ebediyen yasaklıyor.
Eğer inançlılar iseniz, bunun gibisine ebediyen dönmemeniz için Tanrı size öğüt vermektedir.
Eğer siz iman eden (kimse) lerseniz böyle bir şey'e hayatda bulunduğunuz müddetçe bir daha dönmenizi Allah haraam kılıyor.
Eğer mü'min kişilerdenseniz; buna benzer bir şeye bir daha dönmemeniz için Allah, size öğüt veriyor.
(11-20) O uydurma haberi / lekelemeyi / karalamayı (Hz. Aişe hakkında) getiren sizden bir çetedir, onu sizin için fenalık olarak / şer olarak değerlendirmeyin / hesap etmeyin, bilakis o sizin için iyidir / hayırdır, onlardan / çete üyelerinden her birine günahtan kazandığı vardır , içlerinden günahın büyüğünü üstlenip başı çekene ise büyük bir azap vardır. (Abdullah b. Ubeyy) Şayet mümin erkek ve mümin kadınlar onu işittiklerinde kendi kendilerine hayır olarak düşünmeleri gerekmez miydi? Ve de bu açık ve net bir uydurma haberdir / ifktir deselerdi. Onun aleyhine dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Eğer dört şahit getiremedi ler ise işte bunlar Allah’ın yanında yalancıdırlar. Şaye t Allah’ın üzerinizde ki maddi manevi zenginliği / fazlı, dünyada ki ve ahirette ki rahmeti olmasa idi sebep olduğunuz / katkıda bulunduğunuz bu konuda size büyük bir azap dokunurdu , dillerinizle onu bir vakit aktardınız, hakkında ilminizin olmadığı şey hakkında ağızlarınızla söylediniz, onu önemsiz bir şey olarak değerlendiriyordunuz / hesap ediyordunuz, O Allah yanında büyük bir şeydir. (Çok önemlidir) Şayet onu işittiğinizde bunu konuşmak bize yakışmaz / bize uygun olmaz , seni / Ey Allah’ım üstte tutarız ki bu büyük bir iftiradır, deseydiniz, Allah, böyle bir şeyi ebediyyen tekrar etmemeniz için size öğüt veriyor / vaazda bulunuyor. Allah bilendir ve hüküm verendir / son kararları verendir. İğrençliklerin / fuhşiyâtın iman edenler içinde yayılmasını / şayia edilmesini sevenler , onlara dünyada ve ahirette acıtıcı bir azap vardır, Allah bilir ve siz bilmezsiniz. Şayet Allah’ın sizin üzerinizdeki maddi manevi zenginliği / fazlı ve esirgemesi olmasaydı ve şayet Allah gerçekten şefkatli ve esirgeyen olmasaydı. (Ne hallere düşerdiniz haliniz nasıl olurdu)
Eğer Mümin iseniz, böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.
Allah size öğüt veriyor ki eğer inananlar iseniz böyle bir şeye bir daha asla dönmeyesiniz.
Eğer inanıp güvenen kimselerseniz Allah size, bunun gibi bir şeyi bir daha tekrarlamamanızı öğütler.
Eğer inanan kimselerseniz Allah size, bir daha böyle bir işe bulaşmamanızı tavsiye eder.
Eğer mümin iseniz, böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz için, Allah size öğüt veriyor.
Eğer mümin iseniz, böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz için, Allah size öğüt veriyor.
Eğer iman sahipleri iseniz, Allah sizi böyle birşeye bir daha asla dönmemeniz hususunda uyarıyor.
Allah exhorts you not to reiterate such vile conduct ever if indeed you believe in Him with hearts imprinted with the image of religious and spiritual virtues.
God warns you never to do anything like this again, if you are true believers.
Allah doth admonish you, that ye may never repeat such (conduct), if ye are (true) Believers.
Allah admonishes you: If you are true believers, never repeat the like of what you did.
Allah warns you never to repeat the like of it again if you are muminun.
Allâh forbids you from it and warns you not to repeat the like of it forever, if you are believers.
Allah advises you lest you should ever repeat the like of it, should you be faithful.
If you are (true) believers (you should bear in mind that) Allâh admonishes you never to repeat such a thing again.
God admonishes you, that you shall never repeat the like of it again; if you are believers.
Thus God reminds you not to get involved in a slander (that you are not sure about it, ) if you claim to be a believer.
God admonishes you that ye return not to the like of it ever, if ye be believers;
God warns you not to repeat something similar to this ever, if you are acknowledgers.
God warneth you, that ye return not to the like crime for ever; if ye be true believers.
And why, when you heard it, did you not say, "It is not for us to speak of this? Glory be to Thee, O Allah, this is an awful slander!"
Allah admonishes you that you not go back to the like thereof at all in case you are believers.
Allah admonisheth you that ye repeat not the like thereof ever, if ye are (in truth) believers.
God counsels you not to do a thing like this, if you are believers.
God admonishes you [hereby] lest you ever revert to the like of this [sin], if you are [truly] believers;
Allah forbids you from ever doing something like this again, if you are ˹true˺ believers.
God warns you not to repeat something similar to this ever, if you are believers.
GOD admonishes you that you shall never do it again, if you are believers.
Allah warns you against returning to the likes of this [conduct], ever, if you should be believers.
God admonishes you, that you return not to the like thereof ever, if you be believers.
Allah admonishes you that you repeat not the like thereof ever, if you are indeed believers.
Allah does warn and forbids you, that you may never repeat such (actions), if you are true believers.
Allah admonishes you never to repeat something like this, if you are believers.
God warns you not to repeat something similar to this ever, if you are believers.