Mâide suresi

Mâide suresi, 106. ayet

Mâide suresi, 106. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ شَهَٰدَةُ بَيْنِكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ حِينَ ٱلْوَصِيَّةِ ٱثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ أَوْ ءَاخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ إِنْ أَنتُمْ ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَأَصَٰبَتْكُم مُّصِيبَةُ ٱلْمَوْتِ تَحْبِسُونَهُمَا مِنۢ بَعْدِ ٱلصَّلَوٰةِ فَيُقْسِمَانِ بِٱللَّهِ إِنِ ٱرْتَبْتُمْ لَا نَشْتَرِى بِهِۦ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ وَلَا نَكْتُمُ شَهَٰدَةَ ٱللَّهِ إِنَّآ إِذًا لَّمِنَ ٱلْـَٔاثِمِينَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû şehâdetü beyniküm iẕâ ḥaḍara eḥadekümü-lmevtü ḥîne-lveṣiyyeti-ŝnâni ẕevâ `adlim minküm ev âḫarâni min gayriküm in entüm ḍarabtüm fi-l'arḍi feeṣâbetküm müṣîbtü-lmevt. taḥbisûnehümâ mim ba`di-ṣṣalâti feyuḳsimâni billâhi ini-rtebtüm lâ neşterî bihî ŝemenev velev kâne ẕâ ḳurbâ velâ nektümü şehâdete-llâhi innâ iẕel lemine-l'âŝimîn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 103–109 · surenin 106. ayeti / 120

Konu Gereksiz soru sormamak; uydurulan adaklar; vasiyette şahitlik Mâide 101–108 3

  1. Mâide 103

    Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

  2. Mâide 104

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

  3. Mâide 105

    Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.

  4. 106

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.

  5. Mâide 107

    (Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "Allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.

  6. Mâide 108

    Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.

  7. Mâide 109

    Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

106. Şanı Yüce Allah emir ihtiva eder bir şekilde bir kimsenin ölüm öncesi haller ve alâmetler ile karşı karşıya kalması durumunda vasiyetine iki kişiyi şahit tutması gerektiğini haber vermektedir. Böyle bir kimse vasiyetini yazmalı ve buna şahitlikleri muteber olan adalet sahipleri arasından iki kişiyi şahit tutmalıdır. “Sizden olmayan başka iki erkek” yani sizin dininize mensup olmayan yahudi, hristiyan veya onlardan başka iki kişi, demektir. Bu, ihtiyaç ve zaruret halinde, müslümanlardan şahitlik edecek kimselerin bulunmaması durumunda söz konusudur. “siz yolculuk halinde iken başınıza ölüm (hali) gelmişse” yani onları o zaman şahit tutun, demektir. Yüce Allah’ın böylelerini şahit tutmayı emretmesinin tek sebebi, onların sözlerinin ancak böyle bir durumda kabul edilebilir olmasından dolayıdır. Ayrıca bu konuda tazim ettikleri “namazdan sonra” alıkonulmaları sureti ile onlara karşı iş sıkı tutulur ve “yemin ederler”; doğru söylediklerine, herhangi bir değişiklik yapmadıklarına, bir şeyi bir başkasının yerine koymadıklarına dair yemin ederler. Bu ise onların şahitlikleri hususunda “haklarında şüpheye düşerseniz” yapılır. Eğer onların şahitliklerini tasdik edecek olursanız bu şekilde yemin etmelerine ihtiyaç yoktur.

Yemin edecekleri vakit de şöyle derler: “Akraba dahi olsa” bize olan yakınlıkları dolayısıyla onları kayırmayacak “yeminimizi hiçbir bedel karşılığında satmayacağız” Dünyalık için bu hususta yalan söylemeyiz, “ve Allah’ın şahitliğini gizlemeyeceğiz.” Aksine bu şahitliği işittiğimiz şekilde eda edeceğiz. “Yoksa” yani şahitliğimizi gizleyecek olursak “mutlaka günahkârlardan oluruz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey iman edenler! Eğer biriniz ölüm alametlerinden birisini gördüğünde Müslümanlardan iki adaletli kişiyi vasiyetine şahit tutsun veya ihtiyaç olduğunda Müslümanlardan olmayan kâfirlerden iki kişiyi şahit tutsun. Eğer yolculuğa çıkarsanız ve size ölüm gelip çatarsa ve eğer şahit tutulandan bir şüphe hissederseniz herhangi bir namazın ardından o ikisini alıkoyarsınız. Onlar da: "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa satmayız ve hiçbir akrabamızı kayırmayız" diye Allah adına yemin ederler ve Allah için üstlenmiş oldukları şahitliklerini de gizlemezler. Eğer gizlerlerse Allah'a karşı gelen günahkârlardan olurlar.

Kelimeler

51 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  4. شَهَـٰدَةُ şehadetu şahidlik etsin kök: شهد
  5. بَيْنِكُمْ beynikum aranızda kök: بين
  6. إِذَا iza zaman
  7. حَضَرَ hadera geldiği kök: حضر
  8. أَحَدَكُمُ ehadekumu birinize kök: احد
  9. ٱلْمَوْتُ l-mevtu ölüm kök: موت
  10. حِينَ hine sırasında kök: حين
  11. ٱلْوَصِيَّةِ l-vesiyyeti vasiyyet kök: وصي
  12. ٱثْنَانِ snani iki kök: ثني
  13. ذَوَا zeva kişi
  14. عَدْلٍۢ adlin adil kök: عدل
  15. مِّنكُمْ minkum içinizden
  16. أَوْ ev ya da
  17. ءَاخَرَانِ aharani diğer iki kişi (şahidlik etsin) kök: اخر
  18. مِنْ min
  19. غَيْرِكُمْ gayrikum sizden olmayan kök: غير
  20. إِنْ in eğer
  21. أَنتُمْ entum siz
  22. ضَرَبْتُمْ derabtum yolculuk ederken kök: ضرب
  23. فِى fi
  24. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  25. فَأَصَـٰبَتْكُم feesabetkum ve başınıza gelmişse kök: صوب
  26. مُّصِيبَةُ musibetu musibeti kök: صوب
  27. ٱلْمَوْتِ ۚ l-mevti ölüm kök: موت
  28. تَحْبِسُونَهُمَا tehbisunehuma onları tutarsınız kök: حبس
  29. مِنۢ min
  30. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  31. ٱلصَّلَوٰةِ s-salati salattan kök: صلو
  32. فَيُقْسِمَانِ fe yuksimani yemin etsinler kök: قسم
  33. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  34. إِنِ ini eğer
  35. ٱرْتَبْتُمْ rtebtum kuşkulanırsanız kök: ريب
  36. لَا la
  37. نَشْتَرِى neşteri satmayacağız kök: شري
  38. بِهِۦ bihi onu (yeminimizi)
  39. ثَمَنًۭا semenen hiçbir paraya kök: ثمن
  40. وَلَوْ velev ve eğer
  41. كَانَ kane olsa kök: كون
  42. ذَا za
  43. قُرْبَىٰ ۙ kurba akraba da kök: قرب
  44. وَلَا ve la ve
  45. نَكْتُمُ nektumu gizlemeyeceğiz kök: كتم
  46. شَهَـٰدَةَ şehadete şahidliğini kök: شهد
  47. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  48. إِنَّآ inna yoksa biz elbette
  49. إِذًۭا izen o zaman
  50. لَّمِنَ lemine kimselerden oluruz
  51. ٱلْـَٔاثِمِينَ l-asimine günahkar kök: اثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: ريب (36 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir…

  • Aynı kök: حبس (2 geçiş)

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca, vasiyet esnasında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda şahitlik etsin! dipnot 1 Veya yeryüzünde yolculuktayken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan başka iki kişi (şahit olsun)! Şüpheye düşerseniz o iki şahidi salâttan (ibadetten) sonra durdurup "Akraba (menfaatine) de olsa bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemeyeceğiz; (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz." diye Allah'a yemin ettirirsiniz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah ayetin bu kısmında ölüm döşeğinde, yani kişiler ölmeden önce sahip oldukları mal varlıklarıyla ilgili olarak vasiyyette bulunmaları gerektiği noktasında müminleri bilgilendirmekte, vasiyyette bulunurlarken içlerinden iki âdil şahidin buna şahitlik etmesi gerektiğini hükme bağlamaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Ölüm size yaklaştığında yapacağınız vasiyet sırasında şahitler bulundurun: Kendi aranızdan dürüst iki kişi, ya da seyahatteyken ölüm emareleri gelip sizi bulursa, (adil şahitliğe) davetten sonra, sizden olmayan öteki iki kişiyi alıkoyun; eğer içinize bir kuşku düşerse onlara Allah adına şöyle yemin ettirin: "Akraba hatırına da olsa, hiçbir bedel karşılığında sözümüzü satmayacağız ve Allah'ın bildiğini gizlemeyeceğiz; eğer böyle yaparsak günahkar biz olmuş oluruz.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Ölüm size yaklaştığında ve vasiyette bulunmak üzereyken yapacaklarınız için şahitler bulundurun: Kendi aranızdan iki dürüst kişi, yahut; eğer evinizden uzakta, seyahatte iken ölüm işaretleri baş göstermişse namazdan sonra, misafir olduğunuz topluluktan iki kişiyi alıkoyun; ve eğer içinize bir şüphe düşerse her birini Allaha şöyle yemin ettirin: "Bu (sözümüzü), yakın bir akraba(nın hatırı) için olsa da hiçbir bedel karşılığında satmayacağız; ve Allahın huzurunda şahit olduğumuz hiçbir şeyi gizlemeyeceğiz, yoksa günahkarlar arasına gireriz".

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Sizden birine ölüm (alametleri) geldiğinde vasiyet anında, adalet sahibi iki şahit bulunsun. . . Ya da seyahatteyseniz ve ölüm de size isabet etmişse, size iki şahit gereklidir. . . (Şehadetleri konusunda) kuşkulanırsanız, namazı eda etmelerinden sonra onların ikisini alıkoyarsınız, "Yeminimizi, akraba da olsa hiçbir bedele satmayacağız; Allah şahitliğini saklamayacağız; aksi takdirde suçlu oluruz" diye Allah'a yemin ederler.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiç bir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz." diye Allah adına yemin etsinler.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkor, «Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemeyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz» diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Birinize ölüm geldiğinde, aranızdan adaletli iki kişi, son istek sırasında tanıklık etsin. Veya yolculuk sırasında ölüm gelirse, aranızdan olmayan iki kişi bunu yapsın. İçinize kuşku düşerse, namazdan sonra alıkoyun. Bu durumda, Allah'a, şöyle yemin etsinler: "Yakınımız bile olsa, onu, hiçbir karşılığa değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın tanıklığını gizlemeyeceğiz. Yoksa kesinlikle suçlular arasında oluruz!"

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca, vasiyet esnasında içinizden iki adil kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan başka iki kişi şahit olsun. Eğer şüpheye düşerseniz, o iki şahidi namazdan sonra alıkor, "Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba menfaatine de olsaAllah'ın şahitliğini saklamayacağız; çünkü böyle yaparsak elbette günahkarlardan oluruz" diye Allah'a yemin ettirirsiniz.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, birinize ölüm yaklaşınca, vasiyet anında aranızdan iki adil şahit tanık bulunsun. Yolculuk anında size ölüm gelirse, sizden olmayan iki kişi... Kuşkulanıyorsanız, salattan sonra tanıkları alıkoyup ALLAH adıyla: "Akraba dahi olsa tanıklığımızı hiçbir değerle değiştirmeyeceğiz, ALLAH'ın tanıklığını gizlemeyeceğiz. Aksi taktirde, günahkarlardan oluruz" diye yemin ettirin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, birinize ölüm yaklaşınca, vasiyet anında aranızdan iki adil şahit tanık bulunsun. Yolculuk anında size ölüm gelirse, sizden olmayan iki kişi... Kuşkulanıyorsanız, namazdan sonra tanıkları alıkoyup ALLAH adıyla: 'Akraba dahi olsa tanıklığımızı hiç bir değerle değiştirmeyeceğiz, ALLAH'ın tanıklığını gizlemiyeceğiz. Aksi taktirde, günahkarlardan oluruz,' diye yemin ettirin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, herhangi birinize ölüm emareleri geldiğinde, vasiyette bulunurken, kendi içinizden iki adaletli şahit veya yolculukta olup da ölüm musibeti başınıza geldiyse sizden olmayan iki şahit tutun. Bunları namazdan sonra alıkorsunuz. Şüphelendiğiniz takdirde de şöyle yemin ederler: " Vallahi akraba da olsa yeminimizi hiçbir şeyle değişmeyiz, Allah için şahitliği de gizlemeyiz, yoksa biz o zaman şüphesiz günaha girenlerden oluruz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Her hangi birinize ölüm hali geldiği o vasıyyet zemanı aranızdaki şehadet ya kendinizden adalet sahibi iki adam, veya yolculuk ediyordunuz da ölüm musıybeti başınıza geldise sizin gayrinizden iki diğeridir. Bunları nemazdan sonra alıkorsunuz, şübhelendiğiniz takdirde şöyle yemin ederler, "billahi hısım da olsa yeminimizi hiç bir bedele değişmeyiz, Allahın şehadetini ketm de etmeyiz, biz o takdirde şübhesiz vebale girenlerden oluruz."

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken dipnot 1 ölüm musibeti size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer kuşku duyarsanız o iki kişiyi salattan dipnot 2 sonra alıkoyun. "Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmayacağız ve Allah'ın tanıklığını gizlemeyeceğiz. Yoksa öyle yaparsak, günahkarlardan oluruz." diye Allah'a yemin etsinler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gurbette olduğunuzda.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cenaze duasından, töreninden.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken dipnot 1 ölüm size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer kuşku duyarsanız o iki kişiyi salattan dipnot 2 sonra alıkoyun. "Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmadık ve Allah'ın tanıklığını gizlemedik. Yoksa öyle yaparsak, günahkarlardan oluruz." diye Allah'a yemin etsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gurbette olduğunuzda.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cenaze duasından, töreninden.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken dipnot 1 ölüm musibeti size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer şüpheye düşerseniz o iki kişiyi salattan dipnot 2 sonra alıkoyun. "Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmadık ve Allah'ın tanıklığını gizlemedik. Yoksa öyle yaparsak, kuşkusuz günahkarlardan oluruz." diye Allah'a yemin etsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gurbette olduğunuzda.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cenaze duasından, töreninden.

Gültekin Onan

Ey inananlar, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun). Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiç bir değere değiştirmeyeceğiz ve Tanrı'nın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz" diye Tanrı adına yemin etsinler.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, ölüm (ün sebebleri) her hangi birinizin karşısına gelib çatdığı zaman, (edeceğiniz) vasıyyet vakfında aranızda ya içinizden adalet saahibi iki şahid (tutun), yahud yer yüzünde sefer etdiniz de başınıza ölüm musıybeti gelmişse sizden olmayan diğer iki kişiyi (şahid yapın). (Sizden olmayan öyle iki kişi ki) onları, (haklarında) şübheye düşmüşseniz, namazdan sonra alıkoyarsanız da Allaha şu suretle yemin ederler: "(Şahidlik etdiğimiz bu işin içinde) akraba (mızdan kimse) dahi bulunsa (Allahı bırakıb da yerine dünyaya aid) hiç bir behayı (ve menfeati) satın almayacağız. Allahın (emretdiği) şahidliği gizlemeyeceğiz. Bu (nu gizlediğimiz) takdirde elbette günahkarlardanızdır".

İbni Kesir

Ey iman edenler; herhangi birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet anında aranızda ya adalet sahibi iki kişiyi veya yolculuk ta başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun. Onlardan şüpheleniyorsanız; namazdan sonra alıkoyarsınız da Allah'a şöyle yemin ederler; Akraba bile olsa yeminle hiç bir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa elbette günahkarlardan oluruz.

Mehmet Alagaş

(106-108) Ey iman edenler, aranızdan birine ölüm hazırlığı, vasiyet vakti geldiğinde aranızdan iki adet denklemeyi / adaleti bilen kişi ile aranızda şahitlik edin, eğer yeryüzünde yolculuktaysanız sizin dışınızdaki birilerinden iki kişiyi şahit edinin, ölüm musibeti size nasip olursa, namazdan sonrasına kadar şahitleri alıkoyun, eğer kuşkulanırsanız, her ikisine de Allah adına yemin ettirin, “ akrabalarımız dahi olsalar şahitliği az bir pahaya satmayız, Allah’ın şahitliğini ağızımızda saklamayız muhakkak ki biz günah karlardan oluruz” yeminini etsinler, bu ikisinin günah gerçekleştirdikleri anlaşılırsa, bunların aleyhine olan taraftan diğer iki kişi kalkar ikisinin yerine geçer ve Allah için şöyle yemin ederler, “bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha gerçektir, herhang i bir şekilde haksızlık etmedik, aksi durumda muhakkak ki biz zalimlerdeniz” derler. Bu (mağdurlar arasından iki şahit belirlemek) şahitliğin aslına uygun yapılmasına daha yakın olan çaredir / yoldur yahut yemin etmelerinin sonrasında yeminlerinin reddedilmesi korkusunu gideren bir çaredir, Allah’tan sakının ve işitin, Allah yoldan çıkan kavmi yola iletmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkârlardan oluruz.” diye yemin ederler.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, birinize ölüm gelince vasiyyet sırasında içinizden iki adil kişi, aranızda şahidlik etsin. Ya da yeryüzünde yolculuk ederken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan iki kişi (şahidlik etsin). Kuşkulanırsanız, namazdan sonra onları tutar(yemin ettirir)siniz: "Akraba da olsa yeminimizi hiçbir paraya satmayacağız, Allah'ın (üzerimizde bir borç olarak bulunan) şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa biz, elbette günahkarlardan oluruz,"diye Allah'a yemin ederler.

Süleymaniye Vakfı

"Ey inanıp güvenenler! İçinizden birine ölüm hali gelir de vasiyette /borç itirafında bulunursa dipnot 1 , o sırada aranızdan adil iki kişi ona şahitlik etsin. Ölüm musibeti yolculuk yaptığınız sırada gelip çatarsa, sizin dışınızdan /Müslüman olmayanlardan iki kişi dipnot 2 de şahitlik edebilir. Şahitlerden şüphelenirseniz namazdan sonra alıkoyar, onlara şöyle yemin ettirirsiniz: "Lehinde şahitlik ettiğimiz kişi en yakınımız bile olsa, vallahi bu işten bir kazancımız yoktur. Allah için yaptığımız şahitlikte hiçbir şeyi gizlemeyiz. Öyle olsa biz elbette günahkarlardan oluruz."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2/282. ayette borcun yazılmasını emretmiş ancak 283. ayette "Biriniz diğerine güvenir (borcu yazmaz, rehin de almaz) ise, kendine güvenilen kişi, Rabbi /Sahibi olan Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınsın da güveni kötüye kullanmasın."
  2. metne dön, dipnot 2
    Yolculuk sırasında ölmek üzere olan kişinin bulabildiği iki kişi..

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Sizden birine ölüm hali gelir de vasiyet edecek olursa içinizden güvenilir iki kişi aranızda şahit olsun. Eğer yolculuk yaptığınız sırada ölüm gelip çatarsa sizin dışınızdan iki kişi de olabilir. Şahitlerden şüphelenirseniz namazdan sonra alıkoyar, şöyle yemin ettirirsiniz: "Vallahi bu işten bir kazancımız yoktur, isterse en yakınımız olsun. Allah için yapılan şahitliği de gizlemeyiz. Öyle olsa elbette günaha gireriz."

Şaban Britch

Ey iman edenler! İçinizden birinin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında, aranızdan adalet sahibi iki kişi eğer, yolculukta iseniz ve ölüm musibeti de gelip çattıysa; sizden olmayan (zaruret halinde gayri müslim) iki kişi şahitliği etsin. Şayet şüphe ederseniz; namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah’a şöyle yemin ederler: “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa satmayız. Allah’ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkarlardan oluruz."

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! İçinizden birinin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında, aranızdan adalet sahibi iki kişinin eğer, yolculukta iseniz ve ölüm de gelip çattıysa; sizden olmayan iki kişinin şahitliği gerekir. Şayet şüphe ederseniz; namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: - Akraba bile olsa yemini bir menfaat karşılığı satmayacağız. Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkarlardan oluruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Herhangi birinize ölüm gelip çattığında, vasiyet zamanı aranızdaki tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi yahut yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızdan iki kişi. Bunları namazdan sonra alıkoyarsınız; kuşkulanırsanız şöyle yemin ederler: "Vallahi, yakınlarımız da olsa yeminimizi hiçbir ücret karşılığı satmayacağız, Allah'ın tanıklığını saklamayacağız. Çünkü böyle yaparsak mutlaka günahkarlardan oluruz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues: when any of you feels death impending and he wishes to make a bequest, then witness action is mandatory. Two of your just men known to recourse to justice are summoned to witness the action. And in the event of being on a journey when the calamity of death befalls you, then two other men are duly detained following the funerary prayer to establish the point in question. And if you should apprehend guilt or fault on their part, then they are asked to perform the act of worship and then be sworn, thus: "We swear by Allah that we have no selfish motive principles nor do we favour anyone for a gain, even if he be within the first degree of consanguinity, nor will we hide or suppress testimony a divine duty, and be wrongful of actions".

Abdul Haleem

You who believe, when death approaches any of you, let two just men from among you act as witnesses to the making of a bequest, or two men from another people if you are journeying in the land when death approaches. Keep the two witnesses back after prayer, if you have any doubts, and make them both swear by God, ‘We will not sell our testimony for any price, even if a close relative is involved. We will not hide God’s testimony, for then we should be doing wrong.’

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! When death approaches any of you, (take) witnesses among yourselves when making bequests,- two just men of your own (brotherhood) or others from outside if ye are journeying through the earth, and the chance of death befalls you (thus). If ye doubt (their truth), detain them both after prayer, and let them both swear by Allah: "We wish not in this for any worldly gain, even though the (beneficiary) be our near relation: we shall hide not the evidence before Allah: if we do, then behold! the sin be upon us!"

Abul A'la Maududi

Believers! When death approaches you, let two men of equity among you act as witnesses when you make your bequest; dipnot 1 or let two of those from others than yourselves act as witnesses if you are on a journey when the affliction of death befalls you. dipnot 2 Then if any doubt occurs you shall detain both of them (in the mosque) after the Prayer, and they shall swear by Allah: 'We shall neither sell our testimony in return for any gain even though it concerns any near of kin nor shall we conceal our testimony which we owe to Allah, for then we should become among sinners.' .

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, pious, straightforward and trustworthy Muslims.That is, non-Muslims - Ed.
  2. metne dön, dipnot 2
    This shows that the testimony of non-Muslim witnesses in cases involving Muslims is appropriate only when no Muslim is available as a witness.

Aisha Bewley

You who have iman! when one of you is near to death and makes a will, two just men from among you should act as witnesses; or, if you are travelling when the misfortune of death occurs, two men who are strangers to you. You should detain them after salat and, if you are doubtful, they should swear by Allah: ‘We will not sell it for any price, even to a near relative, and we will not conceal the testimony of Allah. If we did we would indeed be wrongdoers.’

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When death approaches any of you, and you make a bequest, (then take) the testimony of two just men of your own folk or two others from outside, while you are travelling through the land and death befalls on you. Detain them both after As-Salât (the prayer), (then) if you are in doubt (about their truthfulness), let them both swear by Allâh (saying): "We wish not for any worldly gain in this, even though he (the beneficiary) be our near relative. We shall not hide Testimony of Allâh, for then indeed we should be of the sinful."

Ali Quli Qarai

O you who have faith! The witness between you, when death approaches any of you, while making a bequest, shall be two fair men from among yourselves —or two from among others, if you are journeying in the land and the affliction of death visits you. You shall detain the two of them after the prayer, and, if you have any doubt, they shall vow by Allah, ‘We will not sell it for any gain, even if it were a relative, nor will we conceal the testimony of Allah, for then we would indeed be among the sinners.’

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when death comes to one of you (and you wish to make your will) let there be present among you, at the time of making the will, two just persons from among you or two others from among the outsiders, in case you are journeying in the country and the calamity of death overtakes you. In case you doubt (their honesty in giving evidence), you shall detain both (the witnesses) after Prayer, then let them both swear by Allâh (and bear witness) saying, `We will accept for this (-our oath) no price; (we will bear true evidence) even though he (in whose favour or against we bear evidence) be near of kin, nor will we hide the testimony (enjoined to be borne uprightly) by Allâh, for if we do so, we shall certainly be among the sinners.'

Arthur John Arberry

O believers, the testimony between you when any of you is visited by death, at the bequeathing, shall be two men of equity among you; or two others from another folk, if you are journeying in the land and the affliction of death befalls you. Them you shall detain after the prayer, and they shall swear by God, if you are doubtful, 'We will not sell it for a price, even though it were a near kinsman, nor will we hide the testimony of God, for then we would surely be among the sinful'

Bijan Moeinian

O’ Believers, make a will in preparation of death and take two righteous/ trustworthy Muslims as your witness. In case of emergency (say in a foreign land), you may take two non-Muslims as witnesses to your will. If there is any dispute about the inheritance, detain the witnesses in the mosque after the Prayer and ask them to swear by God saying: "We will not testify to gain something personal and we will say the whole truth even though the heirs may be our relatives; otherwise, we would be sinners."

E. Henry Palmer

O ye who believe! let there be a testimony between you when any one of you is on the point of death - at the time he makes his will - two equitable persons from amongst you; or two others from some other folk, if ye be knocking about in the land, and the calamity of death befall you; ye shall shut them both up after prayer, and they shall both swear by God, if ye doubt them, (saying), 'We will not sell (our testimony) for a price, though it were to a relative, nor will we hide God's testimony, verily, then, we should be among sinners. '

Edip-Layth

O you who acknowledge, witnessing a will when death is approaching to one of you shall be done by two who are just amongst you. Or, if you have ventured out in the land, then two others may suffice if death is approaching you; you will hold them after the contact prayer, and let them swear by God if you have doubt, "We will not sell it for any price, even if he was a near relative, and we will not conceal the testimony of God, or else we are then of the sinners."

George Sale

O ye who believe! the right evidence among you, when death comes to one of you, at the time of making a will, is of two just men from among you; or of two others not from among you, in case you be journeying in the land and the calamity of death befalls you. You shall detain them both after Prayer for giving evidence; and if you have doubt concerning their evidence, they shall both swear by Allah, saying, 'We will not take for this any price, even though the person affected thereby be a near relation, nor will we hide the testimony enjoined by Allah; surely in that case we shall be among the sinners.'

Hamid S. Aziz

O you who believe! Let there be a witnesses among you when any of you is on the point of death at the time he makes his will - two equitable persons from amongst your family or two others from some other folk, in case you are journeying away in the land, and the calamity of death befall you. If you doubt them, then shut them both up after prayer, and they shall both swear by Allah, "We will not sell our testimony for a price (or take a bribe), even for a relative, nor will we hide Allah's testimony. If we do then verily, we shall be among the sinners."

Mahmoud Ghali

O you who have believed, the testimony between you, when death is present to any of you while bequeathing, shall be two (men) with (i. e. owning) a sense of justice or two others from other (folk), in case you are striking in the earth (i.e., traveling) so the affliction of death afflicts you. You shall detain them (both) after the prayer (s), then they shall swear by Allah, in case you are suspicious, "We will not trade it for a price, even if it were a near kinsman, nor will we keep back the testimony of Allah, (for) lo, surely in that case we are indeed of the vicious (people)."

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Let there be witnesses between you when death draweth nigh unto one of you, at the time of bequest - two witnesses, just men from among you, or two others from another tribe, in case ye are campaigning in the land and the calamity of death befall you. Ye shall empanel them both after the prayer, and, if ye doubt, they shall be made to swear by Allah (saying): We will not take a bribe, even though it were (on behalf of) a near kinsman nor will we hide the testimony of Allah, for then indeed we should be of the sinful.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, let two honest men among you be witness when you dictate your last will and testament as (the hour of) death draws near; and if death approaches while you are on a journey, two men other than yours. Detain them after the service of prayer, and if you doubt their word make them swear by God that: "We shall not take a bribe even though it be offered by a near relative, nor hide the testimony of God, for then we shall surely be sinful."

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Let there be witnesses to what you do when death approaches you and you are about to make bequests: two persons of probity from among your own people, or -if the pangs of death come upon you while you are travelling far from home -two other persons from [among people] other than your own. Take hold of the two after having prayed; and if you have any doubt in your mind, let each of them swear by God, "We shall not sell this [our word] for any price, even though it were [for the sake of] a near kinsman; and neither shall we conceal aught of what we have witnessed before God -or else, may we indeed be counted among the sinful."

Mustafa Khattab

O believers! When death approaches any of you, call upon two just Muslim men to witness as you make a bequest; otherwise, two non-Muslims if you are afflicted with death while on a journey.[1] If you doubt ˹their testimony˺, keep them after prayer and let them testify under oath ˹saying˺, "By Allah! We would never sell our testimony for any price, even in favour of a close relative, nor withhold the testimony of Allah. Otherwise, we would surely be sinful."

Progressive Muslims

O you who believe, witnessing a will if death is approaching to one of you shall be done by two who are just amongst you. Or, if you have ventured out in the land, then two others may suffice if death is approaching you; you will hold them after the contact-method, and let them swear by God if you have doubt: "We will not purchase with it any price, even if he was a near relative, and we will not conceal the testimony of God, or else we are then of the sinners."

Rashad Khalifa

O you who believe, witnessing a will when one of you is dying shall be done by two equitable people among you. If you are traveling, then two others may do the witnessing. After observing the Contact Prayer (Salat), let the witnesses swear by GOD, to alleviate your doubts: "We will not use this to attain personal gains, even if the testator is related to us. Nor will we conceal GOD's testimony. Otherwise, we would be sinners."

Sahih International

O you who have believed, testimony [should be taken] among you when death approaches one of you at the time of bequest - [that of] two just men from among you or two others from outside if you are traveling through the land and the disaster of death should strike you. Detain them after the prayer and let them both swear by Allah if you doubt [their testimony, saying], "We will not exchange our oath for a price, even if he should be a near relative, and we will not withhold the testimony of Allah. Indeed, we would then be of the sinful."

Sam Gerrans

O you who heed warning: a witness between you when death approaches one of you at the time of bequest is two just men among you; or two others from other than yourselves if you are travelling in the earth when the calamity of death befalls you. Detain them after the duty, and they shall swear by God, if you doubt: “We would not sell it for a price, though he were a relative, nor will we conceal the witness of God; then would we be among the sinners.”

Shabbir Ahmed

(Where necessary, even minor details of Law have been given to you in the Qur'an. ) O You who have chosen to be graced with belief! When death approaches you, two equitable persons among you should witness your will. If the pangs of death come upon you when you are traveling far from home, then two equitable persons other than your own people (non-Muslims) may do the witnessing. After you have prayed, let the witnesses swear by God, "We shall not sell our word for any price, even though it is in favor of a relative, and we will not conceal what we have witnessed before God, or else we will be among the sinners."

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When death comes near any of you, (take) witnesses among yourselves when making (legal or last time) changes— Entrust two just men from your own (community) or others from outside, if you are traveling through the earth (world), and the chance of death comes to you (thus). If you doubt (their truthfulness) make them both stay after prayer, and let them both swear by Allah: "We do not wish for any worldly gain in this (matter) even though the (beneficiary) be our near relation: We shall not hide the evidence before Allah if we did, then look! The sin (will) be upon us!"

Taqi Usmani

O you who believe, when death draws near one of you, that is, at the time of making a will, the evidence (recognized) between you shall be of two witnesses from among you, or of two others not from you, if you are travelling on the earth and the trauma of death visits you. (Then) you shall detain them after the prayer, if you have some doubt, and they shall swear by Allah, "We shall not take a price for it, even if there be a relative; and we shall not conceal the evidence (as due) of Allah, otherwise we should certainly be among the sinners."

The Monotheist Group

O you who believe, witnessing shall be done if death is approaching one of you and a will is being made, by two among you who are equitable. If you have gone forth in the land, and death is approaching, then any two may suffice - if you have doubt regarding them, then detain them after making the contact prayer, and they will swear by God: "We will not purchase with it any price, even if it was from a near relative, and we will not conceal the testimony of God, else we are of the sinners."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 106. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 106. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 106. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩