Nisâ suresi

Nisâ suresi, 8. ayet

Nisâ suresi, 8. ayet. وَإِذَا حَضَرَ ٱلْقِسْمَةَ أُو۟لُوا۟ ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينُ فَٱرْزُقُوهُم مِّنْهُ وَقُولُوا۟ لَهُمْ قَوْلًا مَّعْرُوفًا

veiẕâ ḥaḍara-lḳismete ülü-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkînü ferzüḳûhüm minhü veḳûlû lehüm ḳavlem ma`rûfâ.

Diyanet İşleri

Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 5–11 · surenin 8. ayeti / 176

Konu Tek nefisten yaratılış ve yetim malları Nisâ 1–10 3

  1. Nisâ 5

    Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

  2. Nisâ 6

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

  3. Nisâ 7

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

  4. 8

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

  5. Nisâ 9

    Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

  6. Nisâ 10

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

  7. Nisâ 11

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. Bu da Yüce Allah’ın kalpleri hoşnut eden oldukça üstün ve güzel hükümlerinden birisidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “(Miras) paylaşımı sırasında yakınlar” buradaki “paylaşım” ifadesi gereği bu yakınlardan kasıt, mirasçı olmayan akrabalardır. Zira mirasçılar kendilerine paylaşım yapılan kimseler arasındadırlar. “yetimler ve yoksullar” yâni kendilerine bir şeyler verilme hakkına sahip olan fakirler de “hazır bulunurlarsa onları o maldan nasiplendirin” yâni herhangi bir çaba, gayret ve yorgunluk söz konusu olmaksızın elinize geçen bu maldan kolayınıza gelen bir şeyler verin. Çünkü onların canları da böyle bir malı çekmekte ve bir şeyler verilmesini beklemektedirler. Sizler de size zarar vermeyecek ve onlara da fayda sağlayacak bir miktarı vermek sureti ile gönüllerini hoş edin.

Bu buyruğun anlamından anlaşıldığına göre bir kimsenin elinde bulunan bir şeyi bir başkası görür de ondan bir şeyler arzuladığı fark edilirse ona mümkün mertebe bir şeyler vermek gerekir. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur: “Sizden herhangi birisine hizmetçi yemeğini getirecek olursa onu kendisi ile birlikte oturtsun. Kendisi ile birlikte oturtmayacak olursa bile ona bir yahut iki lokma veriversin.”

Ashab-ı Kiram da ağaçlarından ilk mahsulleri topladıkları vakit onu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirir, o da onlara bereket ihsan edilmesi için duada bulunur sonra da orada bulunan en küçük çocuğu bulup o meyveyi ona verirdi. Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem o küçük çocuğun bunu iştiyakla arzuladığını bilirdi.

Bütün bunlar ise vermenin mümkün olması halinde söz konusudur. Şâyet böyle bir şeye imkan bulunmazsa -mesela o, sefih kimselerin hakkı olabilir yahut da daha önemli bir durum söz konusu olabilir- o takdirde böylelerine “güzel söz” söylenmelidir. Yani güzel sözle, çirkin ve kötü olmayan ifadelerle ve iyilikle onlara karşılık vermek gerekir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Miras taksiminde kendilerine pay düşmeyen yakınlar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, bu mal taksim edilmeden önce -iyilik babından- gönlünüzün hoşnut olacağı kadar onlara da verin. Onlar bu malı görmekte ve siz hiçbir zahmet çekmeden bu mala sahip oldunuz. Onlara, içinde çirkinlik olmayan güzel söz söyleyin.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ne zaman
  2. حَضَرَ hadera hazır bulunursa kök: حضر
  3. ٱلْقِسْمَةَ l-kismete (miras) taksim(in)de kök: قسم
  4. أُو۟لُوا۟ ulu kök: اول
  5. ٱلْقُرْبَىٰ l-kurba akrabalar kök: قرب
  6. وَٱلْيَتَـٰمَىٰ velyetama ve öksüzler kök: يتم
  7. وَٱلْمَسَـٰكِينُ velmesakinu ve yoksullar kök: سكن
  8. فَٱرْزُقُوهُم ferzukuhum onları rızıklandırın kök: رزق
  9. مِّنْهُ minhu ondan
  10. وَقُولُوا۟ ve kulu ve söyleyin kök: قول
  11. لَهُمْ lehum onlara
  12. قَوْلًۭا kavlen söz kök: قول
  13. مَّعْرُوفًۭا mea'rufen güzel kök: عرف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras paylaşımında hazır bulunduğu zaman, bundan (mirastan) onları da rızıklandırın dipnot 1 ve onlara güzel söz söyleyin!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk, mirastan yararlanmak için başkalarının da gözetilmesi hükmünü içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

(Miras) taksimi sırasında, (diğer) akraba, yetimler ve yoksullar da hazır bulunurlarsa, onlara da bir şey verin; ve kendilerine gönül alıcı sözler söyleyin!

Muhammed Esed

(Mirasın) bölüştürülmesi sırasında (öteki) akrabalar, yetimler ve muhtaçlar hazır bulunduklarında, onlara geçinmeleri için bir kısmını ayırın ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.

Ahmed Hulusi

Mirasın paylaştırılması sırasında (miras hakkı bulunmayan) akrabalar, yetimler ve yoksullar da orada bulunuyorlarsa, onlara da az bir şey verip gönüllerini hoş edin.

Ali Bulaç

(Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar, yetimler ve yoksullar da hazır olursa, onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Ali Özek ve heyeti

(Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa bundan, onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.

Ali Rıza Safa

Paylaştırma sırasında, yakınlar, yetimler ve yoksullar da bulunurlarsa, onlara da geçimleri için ondan bir pay verin ve onlara güzel söz söyleyin.

Bayraktar Bayraklı

Yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa, bundan onları da rızıklandırınız ve onlara güzel söz söyleyiniz.

Edip Yüksel

Miras bölüşümünde, akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa güzel sözler söyleyerek onlara da verin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Miras bölüşümünde, akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa güzel sözler söyleyerek onlara da verin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Miras taksimi yapılırken uzak akraba, yetimler ve yoksullar da orada hazır bulunuyorlarsa, hem onlara ondan bir miktar verin, hem de gönül alıcı sözler söyleyin.

Elmalılı Hamdi Yazır

miras taksim olunurken uzak karabeti bulunanlar ve yetimler, miskinler de hazır bulunuyorlarsa hem kendilerine ondan biraz bir şey verin hem de gönüllerini alacak sözler söyleyin

Erhan Aktaş

Mirasın paylaşılması esnasında, orada bulunan yakınları, yetimleri ve yoksulları da yararlandırın ve onları incitmeyecek bir üslup kullanın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mirasın paylaşılması esnasında, orada bulunan yakınları, yetimleri ve yoksulları da yararlandırın ve onları incitmeyecek bir üslup kullanın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mirasın paylaşılması esnasında, orada bulunan yakınları, yetimleri ve yoksulları da yararlandırın ve onları incitmeyecek bir üslup kullanın.

Gültekin Onan

(Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar, yetimler ve yoksullar da hazır olursa, onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Hasan Basri Çantay

Miras taksim olunurken (mirascı olmayan) hısımlar, yetimler, yoksullar da hazır bulunursa kendilerini ondan (bir şey vererek) rızıklandırın, (gönüllerini alarak) güzel sözler de söyleyin.

İbni Kesir

Miras taksim olunurken; yakınlar, yetimler ve miskinler de hazır bulunursa, onları da rızıklandırın. Hem de güzel söz söyleyin.

Mehmet Alagaş

(7-10) Erkeklere, anne babası ve akrabalarından kalan mirasta pay / nasip vardır, kadınlara da anne babası ve akrabalarından kalan mirasta pay / nasip vardır ister az yahut ister çok olsun bu pay belirlenmiştir / farzdır. (Cahiliyede kadına mirastan pay verilmezdi). Yakınlığı olanlar, yetimler ve miskinler, paylaşımda / taksimatta hazır bulunduklarında onları mirastan rızıklandırın, onlara normal sözler / örfe uygun sözler söyleyin. Arkalarından zayıf bir soy / zayıf bir zürriyet bırakanların endişelenmesi gibi onlar hakkında da / yetim miskin ve akrabalığı olanlar hakkında da korku duyun . (Sizden sonra çocuklarınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız, yetimlere, miskinlere ve size yakınlığı olanlara siz de öyle davranın) Allah’tan sakınsınlar ve uygun / yerinde söz söylesinler. Yetimin malını zulmederek yiyenler, karınlarına ateş yemişlerdir, onlar alevli ateşe salınacaklardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) yakınlar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

Süleyman Ateş

(Miras düşmeyen) Akrabalar, öksüzler, yoksullar da (miras) taksim(in)de hazır bulunursa bir şeyler vererek onları da ondan rızıklandırın (gönüllerini hoş edin) ve onlara güzel söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı

Mirasın paylaşımı sırasında akrabalar, yetimler dipnot 1 ve çaresiz kalmış kimseler dipnot 2 bulunursa mirastan onları da rızıklandırın ve onlara marufa uygun söz söyleyin. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bunlar ölenin hayatta iken destek olduğu ama ölümüyle desteksiz kalan akrabaları ve yetimlerdir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bunlar da ölenin hayatta iken destek olduğu ve ölümü nedeniyle çaresizlik yaşayacak kişilerdir. Ölenin hanımı da onlardan sayılır. Çünkü onun, bir yıl boyunca evinden çıkarılmaması ve geçiminin sağlanması gerekir (Bakara 2/240).
  3. metne dön, dipnot 3
    Onları aç ve açıkta bırakmamak için mirastan destekte bulunulmalı ve gönül alıcı sözler söylenilmelidır (Bakara 2/263).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mirasın paylaştırılması sırasında, yakınlar, yetimler ve çaresiz kalmış kimseler dipnot 1 bulunursa, ondan onları da rızıklandırın ve onlara güzel bir söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölenin daha önce maddi desteğini görmekte olan ve bu ölüm nedeniyle çaresiz(miskin) durumuna düşen diğer kimseler(Örneğin ölen tarafından eğitim masrafları üstlenilmiş olan bir öğrenci)

Şaban Britch

(Miras paylaşımında kendilerine bir hisse belirlenmemiş olan) Akrabalar, yetimler ve yoksullar, taksim sırasında yanınızda olursa onlara da ondan bir şeyler verin ve onlara güzel söz söyleyin.

Şaban Piriş

Akrabalar, yetimler ve yoksullar, taksim sırasında yanınızda olursa onlara da ondan bir şeyler verin ve onlara güzel söz söyleyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Mirasın paylaştırılmasında hısım-akraba, yetimler, yoksul ve çaresizler de hazır bulunurlarsa, ondan onları da rızıklandırın ve onlara güzel ve hoş bir söz de söyleyin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And should the poor relatives, the orphans and the needy be present at the occasion of dividing the heritage and distributing it among the heirs, then provide. them with some portion of it as a gesture to avoid a disappointment of their expectation and the envy they feel at the superior advantages of others. And let your dissertation with them be a sweet discourse.

Abdul Haleem

If other relatives, orphans, or needy people are present at the distribution, give them something too, and speak kindly to them.

Abdullah Yusuf Ali

But if at the time of division other relatives, or orphans or poor, are present, feed them out of the (property), and speak to them words of kindness and justice.

Abul A'la Maududi

If other near of kin orphans and needy are pre sent at the time of division of inheritance give them some thing of it and speak to them kindly. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This directive is addressed to the heirs of the deceased. They are told not to be niggardly towards their relatives whether they be close or distant. Nor should they be niggardly towards either poor and needy members of the family or towards orphans who are present when the inheritance is distributed. Although they are not legally entitled to any share it is seemly for people to act magnanimously and give them something out of their inheritance, and especially to desist from making hurtful remarks.

Aisha Bewley

If other relatives or orphans or poor people attend the sharing-out, provide for them out of it and speak to them correctly and courteously.

Al-Hilali & Khan

And when the relatives and the orphans and Al-Masâkîn (the poor) are present at the time of division, give them out of the property, and speak to them words of kindness and justice.

Ali Quli Qarai

And when the division is attended by relatives, the orphans and the needy, provide for them out of it, and speak to them honourable words.

Amatul Rahman Omar

And when there are present at the division (of the heritage other) relatives and the orphans and the needy, then give them something out of it and speak to them kind words.

Arthur John Arberry

and when the division is attended by kinsmen and orphans and the poor, make provision for them out of it, and speak to them honourable words.

Bijan Moeinian

When the inheritance is being distributed, give something to the relatives, orphans and the needy ones who are present and be nice to them.

E. Henry Palmer

And when the next of kin and the orphans and the poor are present at the division, then maintain them out of it, and speak to them a reasonable speech.

Edip-Layth

If the distribution is attended by the relatives, the orphans, and the needy, then you shall give them part of it and say to them a kind saying.

George Sale

And when they who are of kin are present at the dividing of what is left, and also the orphans, and the poor; distribute unto them some part thereof; and if the estate be too small, at least speak comfortably unto them.

Hamid S. Aziz

If at the time of division, other relatives, orphans or the poor are present, then bestow on them out of it, and speak to them in words of reason and kindness.

Mahmoud Ghali

And when the near of kin (Literally: endowed with kinship, "nearness) and the orphans and the indigent are present at the division, then provide for them out of it, and say to them beneficent saying.

Marmaduke Pickthall

And when kinsfolk and orphans and the needy are present at the division (of the heritage), bestow on them therefrom and speak kindly unto them.

Mohamed Ahmed - Samira

And when the relatives and orphans and the needy collect at the time of the division (of property) provide for them too, and talk kindly to them.

Muhammad Asad

And when [other] near of kin and orphans and needy persons are present at the distribution [of inheritance], give them something thereof for their sustenance, and speak unto them in a kindly way.

Mustafa Khattab

If ˹non-inheriting˺ relatives, orphans,[1] or the needy are present at the time of distribution, offer them a ˹small˺ provision from it and speak to them kindly.

Progressive Muslims

And if the distribution is attended by the relatives and the orphans and the needy, then you shall give them part of it and say to them a kind saying.

Rashad Khalifa

During distribution of the inheritances, if relatives, orphans, and needy persons are present, you shall give them therefrom, and treat them kindly.

Sahih International

And when [other] relatives and orphans and the needy are present at the [time of] division, then provide for them [something] out of the estate and speak to them words of appropriate kindness.

Sam Gerrans

And when present at the division are relatives, and the fatherless, and the poor: give to them therefrom; and speak to them a fitting word.

Shabbir Ahmed

If at the time of distribution of the inheritance, relatives, orphans, and the needy are present, give them from it and treat them kindly.

Syed Vickar Ahamed

But if at the time of division other relatives, or orphans, or poor, are present, feed them out of the (property) and speak to them words of kindness and justice.

Taqi Usmani

If the relatives (who are not heirs) and the orphans and the needy are present at the time of distribution, give them some of it, and speak to them in fair words.

The Monotheist Group

And if the distribution is attended by the relatives and the orphans and the needy, then you shall give them part of it and say to them a kind saying.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩