Diyanet İşleri
(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
İnşirâh suresi
İnşirâh suresi, 3. ayet. ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ
elleẕî enḳaḍa żahrak.
(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Verilen üç nimet İnşirâh 1–4 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.
1. Yüce Allah Rasûlüne olan lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Biz” dinin şer’î hükümleri, Yüce Allah’a davet, en üstün ahlâki değerlere sahip olma, âhirete yönelme, hayırları işlemeyi kolaylaştırma konusunda “senin için göğsünü genişletmedik mi?” Böylelikle senin kalbini hayra boyun eğmeyecek, hayır dolayısı ile rahat ve huzur bulmayacak kadar dar ve sıkıntılı bir kalp olmaktan kurtarmadık mı?
2-3. “Böylece belini büken yükünü” günahını “üzerinden kaldırdık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah geçmiş ve gelecek günahını bağışlasın... diye” (el-Feth, 48/2)
4. “Ve şanını da yücelttik.” Senin değerini yükselttik ve insanlardan hiçbir kimsenin ulaşamadığı pek üstün, pek güzel övgüleri sana mahsus kıldık.
Nitekim Allah anıldıkça mutlaka onunla birlikte Allah’ın Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem de anılmaktadır. Mesela İslâm’a girişte, ezan, kamet, hutbeler ve buna benzer Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şanını yükselttiği diğer hallerde olduğu gibi. Yine ümmetin kalbinde ona karşı öyle bir sevgi ve öyle bir saygı vardır ki Yüce Allah dışında hiçbir kimse için böyle bir durum söz konusu değildir. Ümmeti üzerindeki iyilik ve hakları dolayısı ile Allah, herhangi bir peygambere ümmeti dolayısıyla verdiği mükâfatların en iyisi ile mükâfatlandırsın onu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Neredeyse belini kıracak kadar seni yormuş olan bir yük.
Aynı kök: نقض (9 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: نقض (9 geçiş)
Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz…
Aynı kök: نقض (9 geçiş)
İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(2, 3) Belini büken yükünü senden atmıştık.
Ki o yük belini iki büklüm etmişti!
o belini büken (yükü)?
Ki o (-nun ağırlığı), senin belini çatırdatmıştı!
Ki o, senin belini bükmüştü;
Belini büken
Belini bükmüştü senin.
- Biz senin için göğsünü açmadık mı? Senin sırtını çatırdatan yükünü atmadık mı?
Ki belini bükmüştü.
Ki belini bükmüştü.
O sırtında gıcırdamakta olan (ve bu şekilde sana eziyet veren) yükünü?
Ki zar etmişti bütün zahrını?
Belini büken yükünü? dipnot 1
Belini büken yükünü? dipnot 1
Belini büken yükünü? dipnot 1
Ki o, senin belini bükmüştü;
(Öyle yükdü ki o) senin sırtına ağır gelmiş, (kemiklerini gıcırdatmış) dı.
Ki o senin belini bükmüştü.
(1-8) Göğsünü açıp rahatlatmadık mı? Senden yükünü kaldırıp atmadık mı? Öyle ki sırtını / belini bükmüştü / enkaz etmişti. Senin hatırlanmanı / zikr edilmeni üste yükselttik. (Adını dillere destan ettik) Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Boşa çıktığında / iş bittiğ inde kalk diğerinde yorul / diğerine atıl. (Fiziksel yorgunluk uykuyla geçer, beyin yorgunluğu bir başka işle geçer gönül yorgunluğu vuslat ile geçer) ve Rabbine meylet / rağbetin ona olsun
O (yük) senin belini bükmüştü.
Ki (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı!
belini büken yükünü? dipnot 1
O yük, senin belini bükmüştü.
Ki o belini bükmüştü.
Ki o belini bükmüştü.
Ki o, belini çatırdatmıştı senin.
A burden of an immense magnitude, We realize was more than your back could bear;
that weighed so heavily on your back,
The which did gall thy back?-
that had well-nigh broken your back? dipnot 1
which weighed down your back?
Which weighed down your back?
which [almost] broke your back?
Which had weighed your back down?
the burden that weighed down thy back?
…. removing your burden that was pressing your back?
which galled thy back?
Which had put strain on your back?
which galled thy back;
Which galled your back?
Which weighed down your back,
Which weighed down thy back;
Which had left you devoid of hope,
that had weighed so heavily on thy back?
which weighed so heavily on your back,
Which had put strain on your back
One that burdened your back.
Which had weighed upon your back
Which weighed down thy back?
Which would weigh on your back so heavily.
The (burden) that did strained your back?
that had (almost) broken your back,
Which had put strain on your back?