Diyanet İşleri
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Hûd suresi
Hûd suresi, 67. ayet. وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ
veeḫaẕe-lleẕîne żalemu-ṣṣayḥatü feaṣbeḥû fî diyârihim câŝimîn.
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Hûd 61–68 3
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lut kavmine gönderildik."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
67. “O zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı” ve kalplerini paramparça etti. “yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar” hareketsizce yere serildiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Semud kavmini helak edici şiddetli bir ses yakalayıverdi de bu sesin şiddeti sebebi ile öldüler ve yüzüstü düştüler. Yüzleri toprağa yapışıverdi.
Aynı kök: جثم (5 geçiş) · Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
(Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses…
Aynı kök: جثم (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Aynı kök: جثم (5 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)
Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: صبح (45 geçiş)
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: دور (55 geçiş)
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)
İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(67, 68) Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. dipnot 1 Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
Derken, zalimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
O zulmedenlere gelince, onları (Allah katından cezalandırıcı) bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar;
O zulmedenleri, (dördüncü gün) o malum sayha (şiddetli, titreşimli korkunç ses) yakaladı da evlerinde göçüp kaldılar!
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Haksızlık yapanları ise bir gürleme yakaladı. Sonunda, kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
O zulmedenleri ise bir müthiş ses yakaladı da yurtlarında çöke kaldılar.
O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarına diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.
Zulmedenleri bir çığlık tuttu. Oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
(61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak çöküp kaldılar.
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Yanlış davrananları o yüksek ses yakaladı da yurtlarında çöküp kaldılar dipnot 1 .
Yanlış yapanları o ses (Allah'ın, cezalandırma emri dipnot 1 ) yakaladı da kendi yurtlarında çöküp kalmış olarak sabaha çıktılar.
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak çöküp kaldılar.
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.
Direful was the one cry from heaven's realm, it stirred up a merciless blast which overtook the wrongful of actions. There, they were reduced to a useless form laying prostrate and dead under the ruins of their demolished homes
The blast struck the evildoers and they lay dead in their homes,
The (mighty) Blast overtook the wrong-doers, and they lay prostrate in their homes before the morning,-
And the Blast overtook those who were wont to do wrong, and then they lay lifeless in their homes
The Great Blast seized hold of those who did wrong and morning found them lying flattened in their homes.
And As-Saihah (torment - awful cry) overtook the wrong-doers, so they lay (dead), prostrate in their homes,
The Cry seized those who were wrongdoers, and they lay lifeless prostrate in their homes,
And a thunderbolt (caused by an earthquake) seized those who had acted unjustly. And the next morning found them lying prostrate in their habitations,
And the evildoers were seized by the Cry, and morning found them in their habitations fallen prostrate
As for those who were unjust [to their own souls, ] a powerful blast overtook them in their houses and instantly killed them.
And the noise caught those who had done wrong; and on the morrow they were lying corpses in their houses,
Those who wronged were taken by the scream, thus they lay motionless in their homes.
But a terrible noise from heaven assailed those who had acted unjustly; and in the morning they were found in their houses, lying dead and prostrate;
And when Our commandment came to pass, We saved Salih, and those who believed with him, by Our mercy, from the ignominy of that day. Verily, your Lord He is Powerful and Mighty.
And the Shout took away (the ones) who did injustice, so (in the morning) they became cowering (bodies) in their residences.
And the (awful) Cry overtook those who did wrong, so that morning found them prostrate in their dwellings,
The sinners were seized by a blast from heaven, and lay overturned in their homes in the morning,
And the blast [of God's punishment] overtook those who had been bent on evildoing: and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground,
And the ˹mighty˺ blast overtook the wrongdoers, so they fell lifeless in their homes,
And those who wronged were taken by the scream, thus they lay motionless in their homes.
Those who transgressed were annihilated by the disaster, leaving them in their homes, dead.
And the shriek seized those who had wronged, and they became within their homes [corpses] fallen prone
And the Blast seized those who did wrong; and morning found them lying prone in their homes
(Saleh and His followers moved out of the town while the disbelievers stayed back with their mockery. ) And a tremendous blast overtook the oppressors, and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground.
And the (mighty) explosion (an awful cry) came over the wrong doers, and they lay in their homes dead, before the morning,
And those who transgressed were caught by the Cry, and they were found dead in their homes, fallen on their knees,
And those who had wronged were taken by the scream, thus they became lifeless in their homes.