Hûd suresi

Hûd suresi, 67. ayet

Hûd suresi, 67. ayet. وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ

veeḫaẕe-lleẕîne żalemu-ṣṣayḥatü feaṣbeḥû fî diyârihim câŝimîn.

Diyanet İşleri

Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 64–70 · surenin 67. ayeti / 123

Konu Sâlih ve Semûd kavmi Hûd 61–68 3

  1. Hûd 64

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

  2. Hûd 65

    Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

  3. Hûd 66

    (Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 67

    Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

  5. Hûd 68

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

  6. Hûd 69

    Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

  7. Hûd 70

    Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lut kavmine gönderildik."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

67. “O zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı” ve kalplerini paramparça etti. “yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar” hareketsizce yere serildiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Semud kavmini helak edici şiddetli bir ses yakalayıverdi de bu sesin şiddeti sebebi ile öldüler ve yüzüstü düştüler. Yüzleri toprağa yapışıverdi.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَخَذَ ve ehaze ve aldı kök: اخذ
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  3. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmeden(leri) kök: ظلم
  4. ٱلصَّيْحَةُ s-sayhatu korkunç bir çığlık kök: صيح
  5. فَأَصْبَحُوا۟ feesbehu ve kaldılar kök: صبح
  6. فِى fi
  7. دِيَـٰرِهِمْ diyarihim yurtlarında kök: دور
  8. جَـٰثِمِينَ casimine dizüstü çöküp kök: جثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جثم (5 geçiş) · Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    (Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses…

  • Aynı kök: جثم (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

  • Aynı kök: جثم (5 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)

    Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: دور (55 geçiş)

    Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(67, 68) Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. dipnot 1 Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A'râf 7:91-92; Hûd 11:94-95; ‘Ankebût 29:37.

Mustafa İslamoğlu

Derken, zalimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;

Muhammed Esed

O zulmedenlere gelince, onları (Allah katından cezalandırıcı) bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar;

Ahmed Hulusi

O zulmedenleri, (dördüncü gün) o malum sayha (şiddetli, titreşimli korkunç ses) yakaladı da evlerinde göçüp kaldılar!

Ali Bulaç

O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

Ali Özek ve heyeti

Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Ali Rıza Safa

Haksızlık yapanları ise bir gürleme yakaladı. Sonunda, kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.

Bayraktar Bayraklı

Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Edip Yüksel

Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zulmedenleri ise bir müthiş ses yakaladı da yurtlarında çöke kaldılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar

Erhan Aktaş

Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.

Gültekin Onan

O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

Hasan Basri Çantay

O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarına diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.

İbni Kesir

Zulmedenleri bir çığlık tuttu. Oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.

Mehmet Alagaş

(61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak çöküp kaldılar.

Süleyman Ateş

Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlış yapanları o ses (Allah'ın, cezalandırma emri dipnot 1 ) yakaladı da kendi yurtlarında çöküp kalmış olarak sabaha çıktılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir şeyi irade ettiğinde O'nun yaptığı, o şey için sadece ‘Ol' demektir;  o şey hemen oluşur. (Yasin 36/82)

Şaban Britch

Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak çöküp kaldılar.

Şaban Piriş

Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Direful was the one cry from heaven's realm, it stirred up a merciless blast which overtook the wrongful of actions. There, they were reduced to a useless form laying prostrate and dead under the ruins of their demolished homes

Abdul Haleem

The blast struck the evildoers and they lay dead in their homes,

Abdullah Yusuf Ali

The (mighty) Blast overtook the wrong-doers, and they lay prostrate in their homes before the morning,-

Abul A'la Maududi

And the Blast overtook those who were wont to do wrong, and then they lay lifeless in their homes

Aisha Bewley

The Great Blast seized hold of those who did wrong and morning found them lying flattened in their homes.

Al-Hilali & Khan

And As-Saihah (torment - awful cry) overtook the wrong-doers, so they lay (dead), prostrate in their homes,

Ali Quli Qarai

The Cry seized those who were wrongdoers, and they lay lifeless prostrate in their homes,

Amatul Rahman Omar

And a thunderbolt (caused by an earthquake) seized those who had acted unjustly. And the next morning found them lying prostrate in their habitations,

Arthur John Arberry

And the evildoers were seized by the Cry, and morning found them in their habitations fallen prostrate

Bijan Moeinian

As for those who were unjust [to their own souls, ] a powerful blast overtook them in their houses and instantly killed them.

E. Henry Palmer

And the noise caught those who had done wrong; and on the morrow they were lying corpses in their houses,

Edip-Layth

Those who wronged were taken by the scream, thus they lay motionless in their homes.

George Sale

But a terrible noise from heaven assailed those who had acted unjustly; and in the morning they were found in their houses, lying dead and prostrate;

Hamid S. Aziz

And when Our commandment came to pass, We saved Salih, and those who believed with him, by Our mercy, from the ignominy of that day. Verily, your Lord He is Powerful and Mighty.

Mahmoud Ghali

And the Shout took away (the ones) who did injustice, so (in the morning) they became cowering (bodies) in their residences.

Marmaduke Pickthall

And the (awful) Cry overtook those who did wrong, so that morning found them prostrate in their dwellings,

Mohamed Ahmed - Samira

The sinners were seized by a blast from heaven, and lay overturned in their homes in the morning,

Muhammad Asad

And the blast [of God's punishment] overtook those who had been bent on evildoing: and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground,

Mustafa Khattab

And the ˹mighty˺ blast overtook the wrongdoers, so they fell lifeless in their homes,

Progressive Muslims

And those who wronged were taken by the scream, thus they lay motionless in their homes.

Rashad Khalifa

Those who transgressed were annihilated by the disaster, leaving them in their homes, dead.

Sahih International

And the shriek seized those who had wronged, and they became within their homes [corpses] fallen prone

Sam Gerrans

And the Blast seized those who did wrong; and morning found them lying prone in their homes

Shabbir Ahmed

(Saleh and His followers moved out of the town while the disbelievers stayed back with their mockery. ) And a tremendous blast overtook the oppressors, and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground.

Syed Vickar Ahamed

And the (mighty) explosion (an awful cry) came over the wrong doers, and they lay in their homes dead, before the morning,

Taqi Usmani

And those who transgressed were caught by the Cry, and they were found dead in their homes, fallen on their knees,

The Monotheist Group

And those who had wronged were taken by the scream, thus they became lifeless in their homes.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩