Hûd suresi

Hûd suresi, 62. ayet

Hûd suresi, 62. ayet. قَالُوا۟ يَٰصَٰلِحُ قَدْ كُنتَ فِينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هَٰذَآ أَتَنْهَىٰنَآ أَن نَّعْبُدَ مَا يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

ḳâlû yâ ṣâliḥu ḳad künte fînâ mercüvven ḳable hâẕâ etenhânâ en na`büde mâ ya`büdü âbâünâ veinnenâ lefî şekkim mimmâ ted`ûnâ ileyhi mürîbün.

Diyanet İşleri

Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 59–65 · surenin 62. ayeti / 123

Konu Sâlih ve Semûd kavmi Hûd 61–68 3

  1. Hûd 59

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

  2. Hûd 60

    Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lanete uğratıldılar. Biliniz ki Ad kavmi, Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

  3. Hûd 61

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

  4. 62

    Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

  5. Hûd 63

    Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."

  6. Hûd 64

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

  7. Hûd 65

    Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

62. Peygamberleri Sâlih aleyhisselam onlara yalnızca Yüce Allah’a ihlasla ibadet etmeyi emredip bu konuda onları teşvik edince davetini reddettiler ve ona çok çirkin bir şekilde mukabelede bulundular: “Ey Sâlih! Sen bundan önce aramızda ümit beslenen bir kimse idin.” Bizler, senin akıllı ve faydalı bir kişi olduğunu ümid ediyorduk. Bu, onların peygamberleri Salih lehine bir tanıklığıdır. Hâlâ onlar tarafından üstün ahlak ve güzel niteliklerle tanındığını, kavminin en seçkinleri arasında olduğunu göstermektedir. Ancak onların bozuk hevâlarına uymayan vahyi getirince ona şöyle söylediler: Sen önceleri olgun bir kimseydin, şimdi ise bizim senin hakkındaki kanaatimizi boşa çıkardın ve artık hayır umulmayacak bir hale geldin.

Onun günahı ise: “Şimdi bizi atalarımızın taptıklarına tapmaktan engellemeye mi çalışıyorsun?” şeklindeki sözleriyle dile getirdikleri tutumudur. Kanaatlerine göre böyle bir tutum, Salih’e yöneltilecek en büyük eleştiridir. Salih, nasıl olur da onların akıllarını eleştirir ve sapık atalarının akıllarına dil uzatır? Nasıl olur da kendilerine fayda da vermeyen, zarar da veremeyen, hiçbir yararı bulunmayan taşlara, ağaçlara ve benzerlerine ibadet etmekten onları engellemeye kalkışabilir? Nasıl olur da onlara dinlerini Rableri olan Allah’a halis kılmalarını emredebilir? O Allah ki onlar üzerindeki nimetlerinin de ihsanının da ardı arkası kesilmez. Sahip oldukları her bir nimet mutlaka O’ndan gelmiştir. Onlara gelecek kötülükleri de O’ndan başkası uzaklaştıramaz. Buna rağmen onlar: “Biz, senin bizi davet ettiğin konuda gerçekten büyük bir şüphe içindeyiz.” Senin yaptığın davetten yana kalplerimizde tereddüt doğuracak şekilde bir şüphe içerisindeyiz. İddialarına göre onlar eğer Sâlih’in kendilerini davet ettiği şeyin doğru olduğunu bilselerdi, şüphesiz ona tâbi olacaklardı. Ancak bu iddilarında yalan söylüyorlardı. Nitekim yalanlarının, Yüce Allah’ın şu buyruğunda açıklandığını görüyoruz:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavmi O'na şöyle dedi: Ey Salih! Bu davetinden önce sen, bizim aramızda yüce bir makama sahip bir kimseydin. Bizler senin, akıllı ve öğüt veren bir kimse olmanı temenni ederdik. -Ey Salih!- Sen, bizi, atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten yasaklıyor musun? Doğrusu biz, sadece Allah'a ibadet etmek hususunda şüphe içindeyiz. Bu şüphe bizi seni Allah hakkında yalan uydurmakla itham eder kılmıştır.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. يَـٰصَـٰلِحُ ya salihu Salih kök: صلح
  3. قَدْ kad doğrusu
  4. كُنتَ kunte sen idin kök: كون
  5. فِينَا fina aramızda
  6. مَرْجُوًّۭا mercuvven ümit beslenen biri kök: رجو
  7. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  8. هَـٰذَآ ۖ haza bundan
  9. أَتَنْهَىٰنَآ etenhana bizi men mi ediyorsun? kök: نهي
  10. أَن en
  11. نَّعْبُدَ nea'bude tapmaktan kök: عبد
  12. مَا ma
  13. يَعْبُدُ yea'budu taptıklarına kök: عبد
  14. ءَابَآؤُنَا aba'una babalarımızın kök: ابو
  15. وَإِنَّنَا ve innena doğrusu biz
  16. لَفِى lefi içindeyiz
  17. شَكٍّۢ şekkin şüphe kök: شكك
  18. مِّمَّا mimma şeyden
  19. تَدْعُونَآ ted'una bizi çağırdığın kök: دعو
  20. إِلَيْهِ ileyhi kendisine
  21. مُرِيبٍۢ muribin tereddütlü kök: ريب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شكك (15 geçiş) · Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Sizden önceki Nuh, Ad, ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara…

  • Aynı kök: شكك (15 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Ortak kavram: Dua

    Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü…

  • Aynı kök: شكك (15 geçiş) · Aynı kök: ريب (36 geçiş)

    Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette…

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kavmi ise) şöyle demişti: "Ey Salih! Elbette sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? dipnot 1 Şüphesiz ki bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz." dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe' 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: İbrâhîm 14:9.

Mustafa İslamoğlu

Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Doğrusu sen, bundan önce içimizde (hep) gelecek vaat eden biriydin. Şimdi kalkıp sen bizi atalarımızın kulluk ettiği şeylere tapmaktan mı alıkoyacaksın? Ama şunu iyi bil ki, biz senin davet ettiğin şeye dair şüphe içindeyiz" demişlerdi; mütereddid bir halde...

Muhammed Esed

"Ey Salih!" diye karşılık verdiler, "Sen bundan önce aramızda büyük umutlar beslenen biriydin! (Şimdi) bizi atalarımızın kulluk edegeldiği şeylere kulluk etmekten mi alıkoyacaksın? Doğrusu şu ki, bizi çağırdığın (dava) hakkında son derece ciddi bir şüphe ve kaygı içindeyiz!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ey Salih! Bundan önce içimizde gerçekten ümit beslenen biri idin! Atalarımızın tapındıklarına tapınmaktan mı bizi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, bizi davet ettiğin konuda endişeli bir şüphe içindeyiz. "

Ali Bulaç

Dediler ki: "Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."

Ali Özek ve heyeti

Dediler ki: Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Ey Salih! Şimdiye değin, aramızda umut veren bir kimseydin. Atalarımızın hizmet ettiklerine hizmet etmemizi yasaklıyorsun; öyle mi? Aslında, bizi çağırdığın şeyden derin bir kuşku duyuyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen biri idin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi alıkoyuyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz."

Edip Yüksel

Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce, aramızda popüler bir umut kaynağıydın. Atalarımızın hizmet etmiş olduklarından sen şimdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki: 'Ey Salih, sen bundan önce, aramızda popüler bir umut kaynağıydın. Atalarımızın tapmış olduklarından sen şimdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Ey Salih, bundan önce sen, içimizde ümit beslenen bir kişiydin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan vazgeçirmek mi istiyorsun? Biz kesinlikle senin bizi davet ettiğin şeyden çok kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Salih! dediler: bundan evvel sen bizim içimizde ümid beslenir bir zat idin, şimdi bizi babalarımızın tapındığına tapmaktan nehiy mi ediyorsun? Her halde biz, senin bizi da'vet ettiğin şeyden çok kuşkulandıran bir şekk içindeyiz

Erhan Aktaş

"Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında ikilem içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında ikilem içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında şüphe içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."

Hasan Basri Çantay

"Ey Saalih, dediler, sen bundan evvel içimizde ümid beslenen bir (zat) din. (Şimdi) atalarımızın tapdığı şeylere tapmamızdan bizi vaz geçirmek mi istiyorsun? Senin bizi (kulluğuna) da'vet etdiğin (Rab) den hakıykaten şek içindeyiz, şübheleniciyiz".

İbni Kesir

Dediler ki: Ey Salih, aramızda bundan önce kendisinden iyilik beklenmiş kimseydin sen. Şimdi kalkıp da babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Doğrusu, bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişe içindeyiz.

Mehmet Alagaş

(61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Ey Salih! Sen bundan önce, içimizde ümit beslenilen bir kimseydin; şimdi babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten bizi men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden çok kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz" dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Ey Salih! Sen daha önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiğine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Biz senin bizi davet ettiğin şey konusunda tam bir ikilemde bırakan şüphe içindeyiz dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Semud kavminin Salih Aleyhisselam ve ona inananlara karşı söyledikleri sözler için bkz: A'raf 7/75-76, Şuara 26/153-154, Neml 27/47, Kamer 54/24-25.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bak Salih! Daha önce aramızda, kendisine ümit bağlanan biriydin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiğine kul olmamızı yasaklıyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden dolayı şüpheye düşüyor, endişeye kapılıyoruz."

Şaban Britch

Ey Salih, bundan önce aramızda kendisinden (lider olması) ümit beslenen bir kimse idin. Şimdi, atalarımızın ibadet ettiklerine bizim de ibadet etmemizi mi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, davet ettiğin şeyden iyiden iyiye şüphe ediyoruz, dediler.

Şaban Piriş

-Ey Salih, bundan önce aramızda kendisinden iyilik beklenen bir kimse idin. Şimdi, atalarımızın kulluk ettiklerine bizim kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, davet ettiğin şeyden iyiden iyiye şüphe ediyoruz, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda aranan/ümit beslenen bir kişi idin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But they said to him: "O Saleh, you have been thus far the hope that sprang eternal in our breasts, but we seem to be staking our very future on some dark hope. Do you want us to renounce the system of faith and worship adopted by our fathers! Indeed we question the validity of what you induce us to do and we think it excites suspicion."

Abdul Haleem

They said, ‘Salih, We used to have such great hope in you. Will you forbid us to worship what our fathers worshipped? We are in grave doubt about what you are asking us to do.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "O Salih! thou hast been of us! a centre of our hopes hitherto! dost thou (now) forbid us the worship of what our fathers worshipped? But we are really in suspicious (disquieting) doubt as to that to which thou invitest us."

Abul A'la Maududi

They said: 'O Salih! Until now you were one of those among us on whom we placed great hopes. dipnot 1 Now, would you forbid us to worship what our forefathers were wont to worship? dipnot 2 Indeed we are in disquieting doubt about what you are calling us to. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, we had expected that by your wisdom, intelligence, foresight, serious behavior and dignified personality, you would become a great and prosperous man. So we had looked forward to the great success you would achieve and to the manifold advantages we would gain over other clans and tribes because of you. But you have brought to naught all of our hopes by adopting the way based on Tauhid and the Hereafter which is bound to lead us to utter ruin.
  2. metne dön, dipnot 2
    It may be noted here that the people of Muhammad (peace be upon him) have had the same great expectations of him. They, too, had a very high opinion of his abilities and capabilities before his appointment as a Prophet. For they expected that he would become a great leader, and his foresight would bring innumerable benefits to them also. But when, contrary to their expectations, he began to invite them to the doctrines of Tauhid and the Hereafter, and preach the principles of high morality, they lost not only all hope in him, but began to entertain and express quite the reverse views. They said: What a pity, this man who was quite good till now has, under the influence of some charm, not only ruined his own career but has destroyed all of our hopes as well.
  3. metne dön, dipnot 3
    That was their argument for the worship of their gods. They said that they would worship them because their forefathers worshiped them. Prophet Salih (peace be upon him), argued like this: Worship Allah....Who has created you from the earth, and Who made it a living place for you. In answer to this they argued, as if to say: These deities are also worthy of worship, and we will not give them up because our forefathers have been worshiping them for a long time. This is an apt example of the type of arguments employed by the supporters of Islam and those of ignorance. The former base their arguments on sound reasoning, while the latter base them on blind imitation.

Aisha Bewley

They said, ‘Salih, we had great hopes in you before this happened. Do you forbid us to worship what our fathers worshipped? We have grave doubts about what you are calling us to.’

Al-Hilali & Khan

They said: "O Sâlih! You have been among us as a figure of good hope (and we wished for you to be our chief) till this [new thing which you have brought that we leave our gods and worship your God (Allâh) Alone]! Do you (now) forbid us the worship of what our fathers have worshipped? But we are really in grave doubt as to that to which you invite us (monotheism)."

Ali Quli Qarai

They said, ‘O Ṣāliḥ! You were a source of hope to us before this. Do you forbid us to worship what our fathers have been worshiping? Indeed we have grave doubts concerning that to which you invite us.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Sâlih! you have hitherto been among us as one in whom we placed our hopes. Do you forbid us to worship what our fore fathers have been worshipping? And as a matter of fact we are in disquieting doubt about that (faith) you call us to.'

Arthur John Arberry

They said, 'Salih, thou hast hitherto been a source of hope among us. What, dost thou forbid us to serve that our fathers served? Truly we are in doubt, concerning what thou callest us to, disquieting.'

Bijan Moeinian

They replied: "O Saleh, you used to be such a nice person. Now you are asking us not to worship what our fathers have worshipped for generations? We are having second thought about you; you make us feel uncomfortable.

E. Henry Palmer

They said, 'O Zalih! thou wert amongst us one we hoped in before this: dost thou forbid us to worship what our fathers worshipped? verily, we are in hesitating doubt as to that to which thou callest us. '

Edip-Layth

They said, "O Saleh, you were well liked amongst us before this. Do you deter us from serving what our fathers served? We are in serious doubt as to what you are inviting us."

George Sale

They answered, oh, thou wast a person on whom we placed our hopes before this. Dost thou forbid us to worship that which our fathers worshipped? But we are certainly in doubt concerning the religion to which thou dost invite us, as justly to be suspected.

Hamid S. Aziz

And unto Thamud (We sent) their brother Salih. Said he, "O my people! Serve Allah; you have no God but Him. He it is that produced you from the earth, and made you live therein! So ask pardon of Him; then turn to Him in repentance. Verily, my Lord is Nigh, Responsive!"

Mahmoud Ghali

They said, "O Salih, you have readily been a (source of) hope among us before that (i. e., He did not delay) Do you forbid us to worship what our fathers worshiped? And surely we (all) are indeed in doubt concerning what you call us to, causing suspicion."

Marmaduke Pickthall

They said: O Salih! Thou hast been among us hitherto as that wherein our hope was placed. Dost thou ask us not to worship what our fathers worshipped? Lo! we verily are in grave doubt concerning that to which thou callest us.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "O Saleh, we had placed our hopes in you, but you forbid us from worshipping that which our fathers worshipped, and we are suspicious of what you are calling us to. "

Muhammad Asad

They answered: "O Salih! Great hopes did we place in thee ere this! Wouldst thou forbid us to worship what our forefathers were wont to worship? Because [of this], behold, we are in grave doubt, amounting to suspicion, about [the meaning of] thy call to us!"

Mustafa Khattab

They argued, "O Ṣâliḥ! We truly had high hopes in you before this.[1] How dare you forbid us to worship what our forefathers had worshipped? We are certainly in alarming doubt about what you are inviting us to."

Progressive Muslims

They said: "O Saleh, you were well liked amongst us before this. Do you deter us from serving what our fathers served We are in serious doubt as to what you are inviting us."

Rashad Khalifa

They said, "O Saaleh, you used to be popular among us before this. Are you enjoining us from worshipping what our parents are worshipping? We are full of doubt concerning everything you have told us."

Sahih International

They said, "O Salih, you were among us a man of promise before this. Do you forbid us to worship what our fathers worshipped? And indeed we are, about that to which you invite us, in disquieting doubt."

Sam Gerrans

They said: “O Ṣāliḥ: thou hadst been among us one in whom hope was placed before this! Dost thou forbid us to serve what our fathers served? We are, about that to which thou invitest us, in sceptical doubt.”

Shabbir Ahmed

They said, "O Saleh! Great hopes We had placed in you before this! But now you are telling us to move away from worshiping what our forefathers worshiped. Verily, now we are in grave doubt, amounting to suspicion about the meaning of your call to us."

Syed Vickar Ahamed

They said: "O Sálih! You have been among us, as a figure and focus of our hopes, so far do you (now) stop us from the worship of what our fathers worshipped? But we are really in suspicious doubt about that to which you invite us (to worship). "

Taqi Usmani

They said, "O SāliH, we had hopes in you before this. Do you ask us not to worship what our fathers used to worship? We have serious doubts that have disturbed us about the faith to which you are calling us."

The Monotheist Group

They said: "O Saleh, you were well liked among us before this. Do you prohibit us from serving what our fathers served? We are in serious doubt as to what you are inviting us."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩