Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir; onların Allah'tan başka dostları da yoktur. Azap onlar için katlanacaktır. (Çünkü) onlar (gerçekleri) duymaya güç yetiremez ve (onları) göremezler.
Bu tipler yeryüzünden (cezayı atlatsalar da, ahirette) yakalarını asla sıyıramayacaklar; Allah dışında onlara yardım edecek bir evliya da olmayacak; onların azabı katlandıkça katlanacak: (değil mi ki) onlar hakikati işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçeği görmemekte direniyorlardı?
Böyleleri, yeryüzünde (yaptıkları yanlarına kalsa bile, nihai hesaptan) yakalarını kurtaramayacak, kendilerini Allaha karşı koruyacak bir dost da bulamayacaklar. (Hakkı) işitme yetilerini kullanmadıklarından ve görmek, fark etmek istemediklerinden ötürü (öte dünyada) azap kat kat artırılacaktır onlar için.
Onlar arzda aciz bırakıcılar olmadılar (Sünnetulah'ı geçersiz kılamazlar; herkes yaptığının sonucunu kesinlikle yaşayacaktır). . . Onların Allah dununda velileri de yoktur. . . Onlara azap kat kat olur. . . (Zira onlar) algılayamadılar ve basiretleriyle değerlendiremediler.
Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve bunların Allah'tan başka velileri yoktur. Azab onlar için kat kat arttırılır. Bunlar (hakkı) işitmeye güç yetirmezlerdi ve görmezlerdi de.
Bunlar, dünyada (mâruz kalacakları cezadan Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir. Bunların Allah'tan başka (kendilerini yine Allah'ın azabından koruyacak) hiçbir dostları yoktur. Azâp, onlar için kat kat artırılacaktır. Zira onlar, (küfürleri dolayısıyla kalpleri mühürlendiği için, hakkı) işitemiyorlar ve göremiyorlardı.
Yeryüzünde güçsüz bırakamazlar. Onlar için, Allah'tan başka bir de ayrıca edindikleri dostlar da yoktur. Ceza, katlanarak artırılır; duyamadılar ve göremediler.
İşte bunlar, Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamazlar. Onların Allah'tan başka yakın dostları da yoktur. Onlara azap kat kat olacaktır. Çünkü, onlar gerçekleri duymaya dayanamaz ve göremezlerdi.
Onlar, yeryüzünde kaçamazlar ve ALLAH'tan aşağı dost ve sahipleri yoktur. Onlar için azap katlanır. Çünkü onlar işitemediler, göremediler.
Onlar, yeryüzünde kaçamazlar ve ALLAH'tan başka dost ve sahipleri yoktur. Onlar için azap katlanır. Çünkü onlar işitemediler, göremediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunlar, yeryüzünde aciz bırakacak değillerdir, kendilerini Allah'tan kurtaracak bir kayırıcıları da yoktur. Onlara azap katlanacaktır. Onlar hem işitmeye tahammül edemiyorlardı hem de görmüyorlardı.
Bunlar Arzda aciz bırakacak değillerdir, kendilerini Allahdan kurtaracak bir hamileri de yoktur, onlara azab katlanacaktır, hem işitmeğe tahammül edemiyorlardı hem de görmüyorlardı
Onlar, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini, Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı da bulamayacaklardır. Onların azapları kat kat olacaktır. Onlar, gerçeği duymaya ve görmeye tahammül edemiyorlardı.
Onlar, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini, Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı da bulamayacaklardır. Onların azapları kat kat olacaktır. Onlar, gerçeği duymaya ve görmeye tahammül edemiyorlardı.
Onlar, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini, Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı da bulamayacaklardır. Onların azapları kat kat olacaktır. Onlar, gerçeği duymaya ve görmeye tahammül edemiyorlardı.
Bunlar, yeryüzünde (Tanrı'yı) aciz bırakacak değildir ve bunların Tanrı'dan başka velileri yoktur. Azab onlar için kat kat arttırılır. Bunlar (hakkı) işitmeye güç yetirmezlerdi ve görmezlerdi de.
Onlar yer yüzünde (Allahı) aciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini Allahdan (kurtaracak) hiç bir haamileri de yokdur. Onların azabı kat kat olacakdır. (Çünkü) onlar (hakkı) işitmiye tehammül edemezlerdi, (onu) görmezlerdi de.
Bunlar, yeryüzünde aciz bırakacak olanlar değillerdir. Allah'a karşı duracak yardımcıları da yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Onlar, işitmeye tahammül edemez ve göremezlerdi de.
(12-24) Onların ona bir hazine verilse keşke ya da onunla beraber bir melek gelse demelerinden dolayı neredeyse sen de sana vahyedilenlerden bazısını terk edecektin ve göğsünü onunla daraltacaktın , kesinlikle sen bir uyarıcısın ve Allah ta her şeye vekildir / sorumluluklarını alır. Ayrıca onu kendi uydurdu mu diyorlar? Deki eğer ki sözünüze bağlı iseniz haydi uydurulmuş / iftira edilmiş onun benzeri on sûre getirin, Allah’tan başka gücünüzün yetebileceklerini de çağırın. Bu seferde size cevap veremezler ise / icabet edemezler ise bilin ki artık o kesinlikle Allah’ın ilmiyle / bilgisiyle indirilmedir ve de ondan başka ilah yoktur hâlâ Müslüman olmadınız mı? Kim dünya hayatını ve onun süsünü istedi ise amellerinin karşılığı kendilerine orada ödenir, onlara orada herhangi bir eksiltme yapılmaz, işte bu kişilere ahirette ateşten başka bir şey yoktur , Oradaki ( Dünyadaki) ürettikleri işe yaramamış ve yap tıkları ne varsa yok olmuştur. Rabbinden bir açıklama üzere olan kişi gibi midir? ve O'ndan / Allahtan bir şahitte onu / açıklamayı okuyor, ondan / şahitten önce de öncülük eden ve rahmet olan Musa’nın kitabı var, ki ona onlar iman da ediyorlar, taraflardan her kim onu inkâr ediyorsa ona vaat edilen yer / söz verilen yer ateştir. Ondan /açıklamalardan en ufak bir kuşkun olmasın muhakkak o Rabbinden bir gerçektir / haktır ve fakat insanların çoğu iman etmiyorlar. (Allah’ın yarattığı gerçeğe güvenmiyorlar) Yalanı, Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerine arz edilecekler / sunulacaklar şahitlerde diyecekler ki Rableri hakkında yalanı söyleyenler işte bunlar! Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimleredir, Allah'ın yolundan alıkoyanlar o nu eğriltmenin peşindeler , onlar ahiret i de yok sayıyorlar, o nlar arzın içindekileri aciz bırakamazlar ve onlara Allah ’tan başka dost olan da yoktur, a zapları kat kat artırılır , işitmeye güçleri yetmez ve göremezler, onlar kendilerini hasara uğratanlardır, iftira ettikleri ne varsa da onlardan sapmıştır , muhakkak ki onlar ahirette, daha çok hasara uğrayacaklardır. İman edenler ve ıslah edici amel işleyenler Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennet halkıdır, orada kalıcıdırlar. Örneğin / misalen bu iki bölük, kör ve sağır, gören ve işiten gibidir, bu misal hiç eşit oldu mu? / aynı seviyede oldu mu? Hâlâ düşünmez misiniz?
Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir. Onların Allah’tan başka bir velisi/yardımcısı da yoktur. Onlara kat kat azap vardır. Çünkü onlar, (hakkı) işitmezler ve görmezlerdi.
Onlar dünyada Allah'ı aciz bırakacak değillerdir. Ve onların Allah'tan başka dostları da yoktur. Onlar için azab kat kat yapılır. Çünkü (gerçeği) işitmeğe tahammül edemezlerdi ve (onu) görmezlerdi.
Onlar yeryüzünde yakayı kurtaracak değillerdir. Onların Allah ile aralarına girecek bir velileri /savunucuları olmayacaktır. O azap onlar için ikiye katlanacaktır. Onlar dinlemeye tahammül edemezler. Gerçekleri de görecek halde değillerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar yeryüzünde kimseyi çaresiz bırakacak değillerdir. Allah ile kendi aralarına girecek bir dostları da olmaz. O azap onlar için ikiye katlanacaktır. Onlar seni dinlemeye dahi tahammül edemezler; görebilecek durumda da değillerdir.
Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir. Onların Allah’tan başka bir velisi/yardımcısı da yoktur. Onlara kat kat azap vardır. Çünkü onlar, (hakkı) işitmezler ve görmezlerdi.
Bunlar, yeryüzünde aciz bırakacak değillerdir. Onların Allah'tan başka bir velisi de yoktur. Onlara kat kat azap vardır. Çünkü onlar, işitemezler, göremezlerdi.
Bunlar yeryüzünde kimseyi aciz bırakamazlar. Allah'tan başka hiçbir dostları da yoktur. Onlara azap kat kat verilecektir. Hem işitmeye güçleri yetmiyordu hem de göremiyorlardı.