Hûd suresi

Hûd suresi, 21. ayet

Hûd suresi, 21. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

ülâike-lleẕîne ḫasirû enfüsehüm veḍalle `anhüm mâ kânû yefterûn.

Diyanet İşleri

İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 18–24 · surenin 21. ayeti / 123

Konu İnsanın hâli, Kur'an'a meydan okuma ve iki zümre Hûd 9–24 3

  1. Hûd 18

    Kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şahitler de, "Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır" diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah'ın laneti zalimler üzerinedir.

  2. Hûd 19

    Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.

  3. Hûd 20

    Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

  4. 21

    İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.

  5. Hûd 22

    Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

  6. Hûd 23

    İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  7. Hûd 24

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. “İşte bunlar” en büyük mükâfaatı kazanma imkânını ellerinin tersiyle itip de en ağır azaba müstehak olduklarından dolayı “kendi kendilerini zarara sokanlardır. Uydurdukları da onları terk edip gitmiştir.” Kendisine çağırıp durdukları ve güzel göstermeye çalıştıkları dinleri darmadağın ve yok olup gitmiştir. Allah’ın dışında tapındıkları ilahları da Rabbinin emri geldiğinde kendilerine hiçbir fayda sağlayamamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bu sıfatlar ile vasıf olunmuş olanlar, Allah ile beraber ortaklar edinerek kendi nefislerini helaka sürüklemek suretiyle kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Onların uydurdukları ortakları ve şefaatçileri de kendilerinden uzaklaşıp gitmişlerdir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir
  3. خَسِرُوٓا۟ hasiru zarara sokan(lardır) kök: خسر
  4. أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerini kök: نفس
  5. وَضَلَّ ve delle ve kaybolmuştur kök: ضلل
  6. عَنْهُم anhum yanlarından
  7. مَّا ma şeyler
  8. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  9. يَفْتَرُونَ yefterune uydurdukları kök: فري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve iftira edip durdukları şeyler (uydurma ilahları) onları nasıl yüzüstü bırakıp kayboluverdi?

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte onlar kendilerine yazık etmişlerdir ve uydurdukları şeyler (putlar) da kendilerinden kaybolup gitmiş olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Bu tipler kendilerine yazık eden kimselerdir; ve uydurdukları kuruntu(ürünü aracı)lar, kendilerini yüzüstü bırakmıştır.

Muhammed Esed

İşte kendi kendilerine (kendi güçlerine, yeteneklerine) yazık edenler böyleleridir; onların o yalana dayalı çürük tezlerinin kendilerine (Hesap Gününde) bir yararı olmayacak:

Ahmed Hulusi

İşte bunlar nefslerini hüsrana uğratanlardır! Uydurmakta oldukları şeyler de (varsandıkları tanrılar) onlardan kaybolup gitti.

Ali Bulaç

İşte bunlar, kendilerini hüsrana uğratanlardır ve yalan olarak uydurdukları (düzme tanrılar da) onlardan uzaklaşıp kaybolmuşlardır.

Ali Özek ve heyeti

İşte kendilerini hüsrana uğratanlar bunlardır. (Allah'a şirk koşarak) uydurdukları şeyler de kendilerinden uzaklaşıp gitmiştir.

Ali Rıza Safa

Benliklerini yitime uğratanlar, işte onlardır. Uydurmuş oldukları da onlardan uzaklaşarak yitip gitmiştir.

Bayraktar Bayraklı

İşte bunlar, kendilerine yazık edenlerdir. Uydurup durdukları şeyler de yanlarından kaybolmuştur.

Edip Yüksel

Onlar, kişiliklerini yitirenlerdir. Uydurdukları şeyler bile kendilerini terk edip kaybolmuştur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, kişiliklerini yitirenlerdir. Uydurdukları şeyler bile kendilerini terkedip kaybolmuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bunlar kendilerine yazık etmiş kimselerdir ve uydurdukları uydurmaları da kendilerini bırakarak kaybolup gitmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bunlar kendilerine yazık etmiş kimselerdir ve o iftira ettikleri uydurmaları hep kendilerinden gaib olup gitmişlerdir

Erhan Aktaş

İşte onlar, kendilerine yazık eden kimselerdir. Uydurdukları şeyler de kendilerini terk edip kaybolmuştur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, kendilerine yazık eden kimselerdir. Uydurdukları şeyler de kendilerini terk edip kaybolmuştur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, kendilerine yazık eden kimselerdir. Uydurdukları şeyler de kendilerini terk edip kaybolmuştur.

Gültekin Onan

İşte bunlar, kendilerini hüsrana uğratanlardır ve yalan olarak uydurdukları (düzme tanrılar da) onlardan uzaklaşıp kaybolmuşlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar nefislerine ziyan edenlerdir. Uydurmakda oldukları şeyler (putlar) da kendilerinden uzaklaşıb gaybolmuşdur.

İbni Kesir

Kendilerini kayba uğratanlar, işte bunlardır. Uydurdukları şeyler de kendilerinden kaybolup gitmiştir.

Mehmet Alagaş

(12-24) Onların ona bir hazine verilse keşke ya da onunla beraber bir melek gelse demelerinden dolayı neredeyse sen de sana vahyedilenlerden bazısını terk edecektin ve göğsünü onunla daraltacaktın , kesinlikle sen bir uyarıcısın ve Allah ta her şeye vekildir / sorumluluklarını alır. Ayrıca onu kendi uydurdu mu diyorlar? Deki eğer ki sözünüze bağlı iseniz haydi uydurulmuş / iftira edilmiş onun benzeri on sûre getirin, Allah’tan başka gücünüzün yetebileceklerini de çağırın. Bu seferde size cevap veremezler ise / icabet edemezler ise bilin ki artık o kesinlikle Allah’ın ilmiyle / bilgisiyle indirilmedir ve de ondan başka ilah yoktur hâlâ Müslüman olmadınız mı? Kim dünya hayatını ve onun süsünü istedi ise amellerinin karşılığı kendilerine orada ödenir, onlara orada herhangi bir eksiltme yapılmaz, işte bu kişilere ahirette ateşten başka bir şey yoktur , Oradaki ( Dünyadaki) ürettikleri işe yaramamış ve yap tıkları ne varsa yok olmuştur. Rabbinden bir açıklama üzere olan kişi gibi midir? ve O'ndan / Allahtan bir şahitte onu / açıklamayı okuyor, ondan / şahitten önce de öncülük eden ve rahmet olan Musa’nın kitabı var, ki ona onlar iman da ediyorlar, taraflardan her kim onu inkâr ediyorsa ona vaat edilen yer / söz verilen yer ateştir. Ondan /açıklamalardan en ufak bir kuşkun olmasın muhakkak o Rabbinden bir gerçektir / haktır ve fakat insanların çoğu iman etmiyorlar. (Allah’ın yarattığı gerçeğe güvenmiyorlar) Yalanı, Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerine arz edilecekler / sunulacaklar şahitlerde diyecekler ki Rableri hakkında yalanı söyleyenler işte bunlar! Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimleredir, Allah'ın yolundan alıkoyanlar o nu eğriltmenin peşindeler , onlar ahiret i de yok sayıyorlar, o nlar arzın içindekileri aciz bırakamazlar ve onlara Allah ’tan başka dost olan da yoktur, a zapları kat kat artırılır , işitmeye güçleri yetmez ve göremezler, onlar kendilerini hasara uğratanlardır, iftira ettikleri ne varsa da onlardan sapmıştır , muhakkak ki onlar ahirette, daha çok hasara uğrayacaklardır. İman edenler ve ıslah edici amel işleyenler Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennet halkıdır, orada kalıcıdırlar. Örneğin / misalen bu iki bölük, kör ve sağır, gören ve işiten gibidir, bu misal hiç eşit oldu mu? / aynı seviyede oldu mu? Hâlâ düşünmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.

Süleyman Ateş

İşte onlar canlarını ziyana sokan kimselerdir. Ve uydurdukları şeyler, kendilerinden kaybolup gitmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, kendilerine yazık etmiş kimselerdir. Uydurdukları şeyler de kaybolup gidecektir.

Şaban Britch

Bunlar kendilerini hüsrana uğratanlardır. Onları uydurdukları (ilahları) da terk etmiştir.

Şaban Piriş

Bunlar kendilerini mahvedenlerdir. Onları uydurdukları da terketmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlardır öz benliklerini hüsrana uğratanlar. İftira için kullandıkları şeyler de kendilerini bırakıp kaybolmuştur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are they who have lost their own souls and have been forsaken and renounced by those whom they presumed to share with Allah His divine nature, who failed their expectation.

Abdul Haleem

It is they who will have lost their souls, and what they invented will have deserted them.

Abdullah Yusuf Ali

They are the ones who have lost their own souls: and the (fancies) they invented have left them in the lurch!

Abul A'la Maududi

They caused utter loss to themselves, and all that they had invented failed them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    All their conjectures regarding God, the universe and their own selves will prove to be absolutely baseless in the next life. Similarly, the notions they entertained about the help and support they would receive from those they considered to be either their deities, or their intercessors with God, or their patrons will prove to be false. Likewise, it will become obvious that all their notions about the Afterlife were utterly untrue.

Aisha Bewley

Those are the people who have lost their own selves. What they invented has abandoned them.

Al-Hilali & Khan

They are those who have lost their ownselves, and their invented false deities will vanish from them.

Ali Quli Qarai

They are the ones who have ruined their souls, and what they used to fabricate has forsaken them.

Amatul Rahman Omar

It is these who have suffered a loss in respect of their own souls and that (false deities) which they forged have failed them.

Arthur John Arberry

Those are they that have lost their souls, and that they forged has gone astray from them;

Bijan Moeinian

They are those who wronged their soul and their inventions (false theories, false gods, etc. ) will be destroyed with them.

E. Henry Palmer

Those it is who lose themselves; and that which they did devise has strayed away from them.

Edip-Layth

They are the ones who lost their selves, and what they had invented has abandoned them.

George Sale

These are they who have lost their souls; and the idols which they falsely imagined, have abandoned them.

Hamid S. Aziz

Such will not escape in the earth, nor have they patrons other than Allah. Doubled for them is the torment. They could not bear to hear, nor did they see.

Mahmoud Ghali

Those are (the ones) who have lost their (own) selves, and what they used to fabricate has erred (Or: strayed; i. e., their fabrications have left them) away from them.

Marmaduke Pickthall

Such are they who have lost their souls, and that which they used to invent hath failed them.

Mohamed Ahmed - Samira

They are verily those who exceeded themselves, and the (gods) they invented abandoned them.

Muhammad Asad

It is they who have squandered their own selves-for [on the Day of Resurrection] all their false imagery will have forsaken them:

Mustafa Khattab

It is they who have ruined themselves, and whatever ˹gods˺ they fabricated will fail them.

Progressive Muslims

They are the ones who lost themselves, and what they had invented has abandoned them.

Rashad Khalifa

These are the ones who lose their souls, and the idols they had fabricated will disown them.

Sahih International

Those are the ones who will have lost themselves, and lost from them is what they used to invent.

Sam Gerrans

Those are they who have lost their souls, and strayed from them is what they invented.

Shabbir Ahmed

Such are those who have lost their "Self", and all their false imagery, their invented dogmas and idols will leave them in the lurch.

Syed Vickar Ahamed

They are the ones who have lost their own souls: And the (things) they invented have left them in the (most) difficult position!

Taqi Usmani

Those are the ones who brought loss to their own selves, and all that they used to fabricate vanished from them.

The Monotheist Group

They are the ones who have lost their souls, and what they had invented has abandoned them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩