Diyanet İşleri
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
Hicr suresi
Hicr suresi, 48. ayet. لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ
lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" Hicr 45–50 3
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.
Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.
Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “Orada, onlara” ne maddi ne manevi “hiçbir yorgunluk dokunmaz.” Çünkü Allah, onları herhangi bir kusuru olmayan tam ve eksiksiz bir hayat ile yeniden yaratacaktır. “Onlar oradan” hiçbir zaman “çıkarılmayacaklardır da.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Orada onlara bir yorgunluk isabet etmeyeceği gibi, oradan çıkartılacak da değildirler. Tam aksine orada sonsuza kadar kalıcıdırlar.
Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)
"O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez."
Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)
(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti.
Aynı kök: نصب (32 geçiş)
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: مسس (61 geçiş)
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Aynı kök: مسس (61 geçiş)
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…
Aynı kök: مسس (61 geçiş)
Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmayacak dipnot 1 ve onlar oradan asla çıkartılmayacaklardır. dipnot 2
Orada onlar ne bir yorgunluk ve zahmete katlanacaklar, ne de oradan çıkarılacaklar.
Orada (bu esenlik, bahtiyarlık içinde) yorgunluk, bitkinlik ilişmeyecek onlara; ve oradan asla çıkarılmayacaklar.
Onda onlara bir yorgunluk dokunmaz (enerjileri tükenmez). . . Onlar oradan hiçbir zaman çıkarılmazlar.
Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.
Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.
Onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan çıkarılmazlar.
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmayacak ve onlar oradan çıkarılmayacaktır.
Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan çıkarılacak da değillerdir.
Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve oradan da çıkarılacak değillerdir.
Orada kendilerine hiçbir zahmet dokunmaz; onlar, oradan çıkarılacak da değillerdir.
Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değildirler
Orada, kendilerine hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan hiç çıkarılmayacaklardır.
Orada, kendilerine hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan hiç çıkarılmayacaklardır.
Orada, kendilerine hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan hiç çıkarılmayacaklardır.
Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.
Orada bunlara hiçbir yorgunluk ve zahmet değmeyecek. Oradan bunlar çıkarılacak da değildirler.
Onlara orada hiç bir yorgunluk ve zahmet değmez. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.
Onlara, orada hiçbir yorgunluk yoktur. Ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
Orada onlara herhangi bir yorgunluk dokunmayacak dipnot 1 . Oradan çıkarılacak da değiller dipnot 2 .
Onlar orada yorgunluk nedir bilmezler. Oradan çıkarılacak da değildirler.
Onlara, orada hiçbir yorgunluk yoktur. Ve onlar, oradan hiç çıkarılmazlar.
Onlara, orada hiçbir yorgunluk ve zahmet hissetmeleri yoktur. Ve onlar, oradan hiç çıkarılmazlar.
Orada kendilerine zahmet/yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.
There and then they are not overtaken by fatigue nor shall there be an impression of it upon their minds or their souls nor shall they be asked to leave or depart therefrom.
No weariness will ever touch them there, nor will they ever be expelled.’
There no sense of fatigue shall touch them, nor shall they (ever) be asked to leave.
They shall face no fatigue in it, nor shall they ever be driven out of it. dipnot 1
They will not be affected by any tiredness there and they will never be made to leave.
"No sense of fatigue shall touch them, nor shall they (ever) be asked to leave it."
Therein neither weariness shall touch them, nor will they [ever] be expelled from it.
They shall suffer no fatigue, nor shall they ever be ejected from there.
no fatigue there shall smite them, neither shall they ever be driven forth from there.
They will never feel any sickness nor will they be evicted from Paradise.
No toil shall touch them therein, nor shall they be brought forth therefrom.
No fatigue shall touch them, nor will they be made to leave from it.
Weariness shall not affect them therein, neither shall they be cast out thence for ever.
No toil shall touch them therein, nor shall they be expelled there from.
No toil will touch them therein, and in no way will they be made to go out of it.
Toil cometh not unto them there, nor will they be expelled from thence.
No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
No weariness shall ever touch them in this [state of bliss], and never shall they have to forgo it.
No fatigue will touch them there, nor will they ever be asked to leave.
No fatigue shall touch them, nor will they be made to leave from it.
Never will they suffer any fatigue therein; never will they be evicted therefrom.
No fatigue will touch them therein, nor from it will they [ever] be removed.
Weariness will not touch them therein, nor will they be removed therefrom.
No weariness shall ever touch them, and never shall they lose this abode of Bliss.
In there, sense of being tired will not come to them, and they will never be asked to leave.
No weariness shall touch them nor will they be expelled from there.
No fatigue shall touch them, nor will they be evicted from it.