Furkân suresi · 55–62. ayetler

Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Furkân suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 55. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْ وَكَانَ ٱلْكَافِرُ عَلَىٰ رَبِّهِۦ ظَهِيرًا

    Diyanet İşleri

    Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kafir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

    Mehmet Okuyan

    (Kâfirler) Allah'ın peşi sıra kendilerine yarar da zarar da veremeyen varlıklara tapıyorlar. İşte bu kâfir(ler), Rabbine karşı (şeytana) destek çıkmaya çalışır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine de onlar, Allah'ı bırakıp kendilerine ne yarar ne de zarar verebilecek olan şeylere kulluk ediyorlar: ve zaten som bir kafir de, Rabbini dikkate almayan kişidir.

    Muhammed Esed

    Ama yine de bazı insanlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne yarar ne de zarar ulaştırmaya gücü olmayan şeylere tapınıp duruyorlar; zaten (gerçek) kafir de, Rabbine sırtını dönen kişidir!

    Ahmed Hulusi

    Allah dununda, kendilerine yarar veya zararı olmayan (tanrı kabullendikleri) şeylere taparlar! Hakikat bilgisini inkar eden, Rabbinin aleyhine olanı destekleyendir.

    Ali Bulaç

    Allah'ı bırakıp kendilerine yarar ve zarar sağlayamayacak şeylere ibadet ediyorlar. Kafir, (asıl) kendi Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

    Ali Özek ve heyeti

    (Böyle iken inkarcılar) Allah’ı bırakıp kendilerine ne fayda ne de zarar verebilen şeylere kulluk ediyorlar. Kâfir, Rabbine karşı (şeytana) yardımcıdır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'tan başka bir de ayrıca, kendilerine bile, ne bir yarar ne de bir yitim veremeyecek olanlara hizmet ediyorlar. Çünkü nankör, Efendisine arkasını döner.

    Bayraktar Bayraklı

    Böyle iken, Allah'ı bırakıp kendilerine ne fayda ne de zarar verebilen şeylere kulluk ediyorlar. Zaten kafir, Rabbine sırtını dönen kişidir.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın yanısıra kendilerine ne yarar ve ne de zarar veremeyenlere de hizmet ediyorlar. İnkarcı kimse Efendisine karşı çıkandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın yanısıra kendilerine ne yarar ve ne de zarar veremiyenlere de kulluk ediyorlar. İnkarcı kimse Rabbine karşı çıkandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Böyle iken onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne fayda, ne zarar veremeyecek şeylere tapıyorlar; kafir ise Rabbine karşı uğraşıp duruyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Böyle iken Allahı bırakıp da kendilerine ne menfeat ne zarar edemiyecek şeylere tapıyorlar ve kafir o rabbının aleyhine zahir oluyor

    Erhan Aktaş

    Allah'ın yanı sıra kendilerine bir yararı da zararı da olmayan şeylere kulluk dipnot 1 ediyorlar. Kafir, Rabb'ine karşı olanın destekçisidir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 25:17. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın yanı sıra kendilerine bir yararı da zararı da olmayan şeylere kulluk ediyorlar. Kafir, Rabb'ine karşı olanın destekçisidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ı bırakıp, kendilerine bir yararı da zararı da olmayan şeylere kulluk ediyorlar. Gerçeği yalanlayan nankör, Rabb'ine karşı olanın destekçisidir.

    Gültekin Onan

    Tanrı'yı bırakıp kendilerine yarar ve zarar sağlayamayacak şeylere ibadet ediyorlar. Kafirler, (asıl) kendi rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

    Hasan Basri Çantay

    (Böyle iken kafirler) Allahı bırakırlar da kendilerine ne faide, ne zarar yapmayacak olan şeylere taparlar. Kafir, Rabbinin aleyhine (şeytana) yardımcıdır.

    İbni Kesir

    Allah'ı bırakıp kendilerine fayda veya zarar veremeyen şeylere ibadet ederler. Kafir; Rabbına karşı duranın yardımcısıdır.

    Mehmet Alagaş

    (55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hâlbuki onlar Allah’tan başka kendilerine fayda da, zarar da veremeyen şeylere ibadet ederler. Kâfir, Rabbine karşı (Şeytan'a) arka çıkandır.

    Süleyman Ateş

    Allah'tan başka kendilerine ne yarar, ne de zarar veremeyecek şeylere tapıyorlar. Kafir, Rabbine karşı şeylere yardımcıdır.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerine bir faydası olmayan, zarar da vermeyen birini Allah ile aralarına koyup kulluk ediyorlar. Kafir, Rabbine karşı başkasına destek olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerine ne faydası, ne de zararı olacak şeyi Allah ile aralarına koyup kulluk ederler. Kendini doğruya kapatan(kafir), Sahibine karşı, başkasına destek verirler.

    Şaban Britch

    Allah’tan başka kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere ibadet ediyorlar. Kâfir, Rabbine karşı (şeytanın) yardımcısıdır.

    Şaban Piriş

    Allah'tan başka kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere kulluk ediyorlar. Kafir, Rabbine karşı duranın yardımcısıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın berisinden, kendisine yarar sağlamayacak, zarar da veremeyecek şeylere ibadet/kulluk ediyorlar. İnkarcı, Rabbi aleyhine başkalarına arka çıkar.

  2. Furkân suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 56. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    Diyanet İşleri

    Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve Biz seni yalnızca bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Muhammed Esed

    Bununla birlikte, (ey Peygamber,) Biz seni yalnızca bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Ahmed Hulusi

    Biz seni sadece müjdeci ve uyarıcı olarak irsal ettik.

    Ali Bulaç

    Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Ali Rıza Safa

    Seni de yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz seni, ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Edip Yüksel

    Biz seni bir müjdeleyici ve uyarıcı olmaktan başka bir görevle göndermedik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz seni bir müjdeleyici ve uyarıcı olmaktan başka bir görevle göndermedik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Halbuki seni ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki seni mahza bir mübeşşir ve nezir olarak gönderdik

    Erhan Aktaş

    Biz, seni haberci ve uyarıcı olmanın dışında başka bir şey için göndermedik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, seni haberci ve uyarıcı olmanın dışında başka bir şey için göndermedik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olmanın dışında başka bir şey için göndermedik.

    Gültekin Onan

    Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik

    Hasan Basri Çantay

    Biz seni (müminlerin) bir müjdeci (si), (kafirlerin) bir korkutucu (su) olmakdan başka (bir sıfatla) göndermedik.

    İbni Kesir

    Biz; seni, sadece bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Mehmet Alagaş

    (55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

    Süleyman Ateş

    Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz seni, sadece müjdeci ve uyarıcı olasın diye elçi gönderdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Seni sadece müjdeci ve uyarıcı gönderdik.

    Şaban Britch

    Biz, seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Şaban Piriş

    Biz, seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz seni sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

  3. Furkân suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 57. ayet. قُلْ مَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَن شَآءَ أَن يَتَّخِذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    Diyanet İşleri

    De ki: "Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum."

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey Peygamber!) "Ben bu (davet) karşılığında, dileyen kimsenin Rabbine doğru bir yol tutması dışında sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum" de!

    Muhammed Esed

    De ki: "Bunun için sizden, dileyen kimsenin Rabbine giden yolu bulmasından başka bir karşılık istemiyorum!"

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Sizden, karşılık olarak sadece, Rabbinize ulaştıran yolu bulmanızı istiyorum!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Ben buna karşılık, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden bir ücret istemiyorum."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Buna karşılık, sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücret istemiyorum.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Bunun için, isteyen kimsenin, Efendisine eriştiren bir yol edinmesinden başka bir karşılık istemiyorum!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Bunun için, sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı isteyen kimseler olmanız dışında herhangi bir karşılık istemiyorum."

    Edip Yüksel

    De ki: "Ben görevime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Sadece, Efendisine ulaşacak yolu arayanlar olmanızı istiyorum."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Ben görevime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Sadece, Rabbine ulaşacak yolu arayanlar olmanızı istiyorum.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler (olmanızı) istiyorum."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    "Ben buna karşı sizden bir ecir değil, ancak rabbına bir yol tutmak istiyen kimseler istiyorum" de

    Erhan Aktaş

    De ki: "Yaptığım çağrı için; sizden, Rabb'inizin yolunu seçmenizi istemekten başka bir ücret istemiyorum." dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiçbir Nebi, dini geçim kaynağı yapmadı. Nebi'nin yolunu izlediklerini iddia edenler, bu iddialarında samimi iseler; din üzerinden para kazanmaktan, dini geçim kaynağı yapmaktan vazgeçsinler. Özellikle, Kur'an'ı ticarete konu edenler, bu uyarıyı dikkate almalıdırlar. Kur'an'ı geçim kaynağı yapanlar, Allah'a değil geçimlerine kulluk ediyorlar demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Yaptığım çağrı için; sizden, Rabbinizin yolunu seçmenizi istemekten başka bir ücret istemiyorum." dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiçbir Nebi, dini geçim kaynağı yapmadı. Nebi'nin yolunu izlediklerini iddia edenler, bu iddialarında samimi iseler; din üzerinden para kazanmaktan vazgeçsinler. Özellikle, Kur'an'ı ticarete konu edenler, bu uyarıyı dikkate almalıdırlar. Kur'an'ı geçim kaynağı yapanlar, Allah'a değil geçimlerine kulluk ediyorlar demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Yaptığım çağrı için; sizden, Rabb'inizin yolunu seçmenizi istemekten başka bir ücret istemiyorum." dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiçbir nebi, dini geçim kaynağı yapmadı. Nebi'nin yolunu izlediklerini iddia edenler, bu iddialarında samimi iseler; din üzerinden para kazanmaktan vazgeçsinler. Özellikler, Kur'an'ı ticarete konu edinenler, bu uyarıyı dikkate almalıdırlar.

    Gültekin Onan

    De ki: "Ben buna karşılık, rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden biz ücret istemiyorum."

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Ben bu (tebliğıma) karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine (doğru) bir yol tutmayı dileyen adamlar (istiyorum).

    İbni Kesir

    De ki: Buna karşılık ben, sizden bir ücret değil, sadece Rabbıma doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.

    Mehmet Alagaş

    (55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanızı) istiyorum."

    Süleyman Ateş

    "Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; ancak Rabbine varan yola girmek isteyene yol gösteriyorum" de.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, sadece Rabbine /Rabbinin rızasına götüren bir yol tutmayı tercih etmiş kimseler olmanızı istiyorum dipnot 1 ".

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki: "Kimseden bir şey beklemiyorum dipnot 1 . Benim beklediğim sadece gayret gösterenin Sahibine giden yola girmesidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَن شَاء (أي كون أثر التبليغ في نفسه) أَن يَتَّخِذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا (اتخاذ السبيل إليه) فمعناها Allah Teala yapılan bir iyiliğe on sevap verdiği için Nebimiz her tebliğinden on sevap alır. Bu onun ameli, yani görevidir. Onun isteği insanların tebliği kabul edip ona göre davranışlarını değiştirmesidir. Onların davranışlarını dine uydurması, Nebinin vereceği eğitimle olacağından en az on sevap da bunun için alır.

    Şaban Britch

    De ki: Ben, bunun için sizden bir ücret istemiyorum. Ancak, dileyen kimsenin Rabbine giden yol (da harcamak)/tutmak isteyen başka.

    Şaban Piriş

    De ki: -Ben, bu göreve karşılık sizden bir ücret değil; ancak, Rabbine giden yolu tutan kimseler olmanızı istiyorum.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Onun karşılığında sizden bir ücret istemiyorum; ancak Rabbine varmak için bir yol tutmayı dileyenler istiyorum."

  4. Furkân suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 58. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا

    Diyanet İşleri

    Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

    Mehmet Okuyan

    Ölümsüz diri olan (Allah)a güven ve O'nu hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! Kullarının günahlarını bilen olarak O yeter.

    Mustafa İslamoğlu

    Nihayet ölümsüz olan O mutlak diri Zat'a yaslan ve hamd ile O'nun aşkın yüceliğini dillendir! Zira kullarının günahından haberdar olma konusunda kimse O'nunla boy ölçüşemez.

    Muhammed Esed

    Öyleyse, ebediyyen ölmeyecek olan o mutlak diri varlığa güven ve O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgülerle an, ki kimse kullarının günahlarından O'nun kadar haberdar değildir.

    Ahmed Hulusi

    Ölümsüz Diri'ye (özellikleriyle hakikatin olana) tevekkül et; Bi-HamdiHİ (O'nun Hamdı olarak) tespih et! Kullarının suçlarına, Habiyr (vakıf) olması yeterlidir!

    Ali Bulaç

    Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.

    Ali Özek ve heyeti

    Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O’nun bilmesi yeter.

    Ali Rıza Safa

    Yaşayan ve Sonsuz Olana güven ve övgülerle yücelterek O'nu an. Kullarının suçlarından Haberli olarak, O yeterlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayanınız. O'nu övgü ile anınız! Kullarının günahlarını O'nun bilmesi yeter.

    Edip Yüksel

    Ölümsüz ve Diri olana güven; O'nu överek yücelt. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ölümsüz ve Diri olana güven; O'nu överek yücelt. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen ölmeyecek olan diriye güven de O'nu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarına O'nun haberdar olması yeter.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o hayyi la yemuta tevekkül (ve ı'timad) kıl da ona hamd ile tesbiyh eyle, kullarının günahlarına onun habir olması yeter

    Erhan Aktaş

    Ve sen, Ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve sen, ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve sen, ölümsüz olana dipnot 1 güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının günahlarından haberdar olması sana yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah.

    Gültekin Onan

    "Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Tanrı)ya tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.

    Hasan Basri Çantay

    Ölmek şanından olmayan O Baakıy (Teala) ya güvenib dayan, Ona hamd ite tesbih (ve Onu tenzih) et. Onun kullarının günahlarından hakkıyle haberdar olması yeter.

    İbni Kesir

    Sen; asla ölmeyen ve daima diri olana tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.

    Mehmet Alagaş

    (55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ölümsüz daima diri olan Allah'a dayanıp, tevekkül et ve O'nu hamt ile tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter.

    Süleyman Ateş

    Ve ölmeyen (diriy)e tevekkül et ve O'nu överek tesbih et. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.

    Süleymaniye Vakfı

    Ölmeyen, hep diri olana dayan! Her şeyi mükemmel yapması sebebiyle onu tesbih et /ona boyun eğ! Kullarının günahlarından Allah'ın haberdar olması yeter!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölmeyen, hep diri olan Sahibine dayan, her şeyi güzel yapmasına karşılık ona boyun eğ. Kullarının günahlarından onun haberdar olması yeterlidir.

    Şaban Britch

    Öyleyse hiç ölmeyen, daima hay/diri olan (Allah'a) tevekkül et! Onu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarından O’nun haberdar olması yeter!

    Şaban Piriş

    Ölümsüz olan hayat sahibine güvenip bağlan! Onu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter!

    Yaşar Nuri Öztürk

    O hiç ölmeyecek diriye, o Hayy olana dayanıp güven, O'nu överek tespih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.

  5. Furkân suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 59. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱلرَّحْمَٰنُ فَسْـَٔلْ بِهِۦ خَبِيرًا

    Diyanet İşleri

    Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!

    Mehmet Okuyan

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki şeyleri altı günde (dönemde) yaratandır. Sonra da arşa istiva etmiştir. dipnot 1 (O) Rahmân(dır)! Haberdar olan O'ndan sor (dile)! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada her şeyden haberdar olan Rahmân'dan sorup dilemek ifade edebileceği gibi, Rahmân'ı bilen birinden O'nu sormak da kastedilmiş olabilir. Bir sonraki ayet de bu ikinci yorumu desteklemektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı evrede yaratıp, sonra da mutlak hükümranlık makamına kurulan O'dur. O, sınırsız rahmet kaynağıdır: haydi o halde, (isteyeceğini) O her haberin hangi kaynaktan ne maksatla çıktığını bilenden iste!

    Muhammed Esed

    Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında var olan her şeyi altı evrede yaratan ve kudret ve hükümranlık tahtına kurulan O'dur, O: Rahman / sınırsız Bağış (Kayra) Sahibi! O'nu (Kendisinden), O her şeyden Haberdar Olan'dan sor.

    Ahmed Hulusi

    Semaları, arzı ve ikisi arasındakileri altı aşamada yaratan, sonra Arş (taht - Esma ül Hüsna ile belirtilen özellikleri ile yaratılmış olan dalga - data okyanusundaki data türleri) üzerine hükümran olandır. . . Rahman'dır! O'nu bir Habiyr'e (Habiyr olana, hakikatten haberdar olana) sor!

    Ali Bulaç

    O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman (olan Allah)dır. Bunu (bundan) haberi olana sor.

    Ali Özek ve heyeti

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra Arş’a istiva eden Rahmân'dır. Bunu bir bilene sor.

    Ali Rıza Safa

    O, gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmıştır. Sonra, egemen bir erk oluşturmuştur. Bağışlayandır. Artık, O'nu, haberi olana sor.

    Bayraktar Bayraklı

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı devirde/evrede yaratan, sonra hükümranlığı yetkisine alan Rahman'dır. Bunu bir bilene sor!

    Edip Yüksel

    O ki gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattı ve sonra tüm otoritesini kurdu. Rahman'dır; O'nu iyi bilenlere sor.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O ki gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattı ve sonra tüm otoritesini kurdu. Rahman'dır; O'nu iyi bilenlere sor.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ki, gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattı; sonra Arş üzerine hükümranlığını kurdu; O Rahmandır; hadi ne dileyeceksen O herşeyi bilenden dile!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O hayyi la yemut ki Gökleri ve Yeri ve aralarındakileri altı günde yarattı ve sonra Arşın üzerine istiva buyurdu o rahman, haydi ne diliyeceksen o habirden dile

    Erhan Aktaş

    O; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arşa isteva etti. dipnot 2 O, Rahman'dır. Öyleyse Her Şeyden Haberdar Olan'dan iste.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Altı devrede, altı bölümde, altı aşamada, altı günde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arş, egemenlik ve güç makamı demektir. Arşa isteva etmek, mutlak yönetim gücünü ve koyduğu yasalarla evreni egemenliği ve yönetimi altına almak demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arşa isteva etti. dipnot 2 O, Rahman'dır. Öyleyse her şeyden haberdar olandan iste.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Altı devrede, altı bölümde, altı aşamada, altı günde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arş, egemenlik ve güç makamı. İktidar alameti olan kral koltuğu, taht anlamında olup, mutlak yönetim gücünü ve egemenliği ifade etmektedir. Arşa isteva etmek, koyduğu yasalarla evreni egemenliği ve yönetimi altına almak demektir

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O; gökleri, yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arş üzerine istiva etti. dipnot 2 O, Rahman'dır. Öyleyse ne dileyeceksen her şeyi bilenden dile.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Altı devrede, altı bölümde, altı aşamada, altı günde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Evrenin egemenliğini ve yönetimini eline aldı.

    Gültekin Onan

    O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahmandır. Bunu (bundan) haberi olana sor.

    Hasan Basri Çantay

    O, gökleri ve yeri aralarında olan şeyleri altı günde yaratan, sonra (emri) arş üzerinde hükümran olandır. Rahmandır (rahmeti umumidir). Bunu (Onun sıfatlarından) haberdar olana sor.

    İbni Kesir

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra da Arş'a hükmeden Rahman'dır. Bunu haberdar olana sor.

    Mehmet Alagaş

    (55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gökleri yeri ve bunların arasındakileri altı günde yaratan, sonra arşa istivâ eden Rahman’dır. O'nu her şeyden haberi olan (Allah'a) sor.

    Süleyman Ateş

    O, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattı, sonra Arş'a kuruldu (böylece mülkünü yönetmektedir. O) Rahman'dır. Bunu bir bilene sor.

    Süleymaniye Vakfı

    O Allah; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yaratan ve sonra arşa dipnot 2 /yönetimin başına geçendir. O, Rahman'dır dipnot 3 . Sen (ne isteyeceksen) her şeyden haberdar olan Rahman'dan iste.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yer ve göklerin toplam altı günde yaratıldığını gösteren ayetler şunlardır: Yunus 10/3, Hud 11/7, Furkan 25/59, Secde 32/4-5, Fussilet 41/9-12, Kaf 50/38, Hadid 57/4. Bu süre Allah'a göredir. Bize göre altı bin yıl eder (Secde 32/5).
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an, halkın diliyle inmiştir (İbrahim 14/4). Halk dilinde arş, "saltanat koltuğu"dur (Yusuf 12/100, Neml 27/23). Arşa istiva ise "yönetimin başına geçme" anlamındadır. Türkçede de bu anlamda, "padişah tahta oturdu", "falan kişi cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu" gibi ifadeler kullanılır. "Allah arşa istiva etti." sözü de aynıdır. Kainatın yönetiminin Allah'ın elinde olduğunu ifade eder.
    3. metne dön, dipnot 3
      Rahman kelimesi rahmet kökünden türemiştir ve aynı kökten olan rahim kelimesi gibi Allah'ın sıfatlarındandır. Rahmet, iyilik ve ikramı gerektiren incelik anlamındadır. Allah'ın sıfatı olarak kullanılınca sadece iyilik ve ikram anlamı kastedilir (Müfredat). Ceninin doğum zamanına kadar gelişimini sürdürdüğü üreme organına rahim denir. Çünkü kadının rahmi ceninin tüm ihtiyaçlarının karşılandığı yerdir. Yüce Allah da tüm varlıkların ihtiyaçlarını karşılar. Bu sebeple Allah'ın sıfatı olarak rahman, rahmeti her şeyi kuşatan anlamındadır. Bu özellik Allah'tan başkasında olmaz. Çünkü Allah'tan başkasının iyiliği sonsuz olamaz. Kuran'ın da rahmet olması, insanların ihtiyacı olan her şeyi karşılayan kitap olması sebebiyledir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yaratan Rahman dipnot 2 odur. Sonra arşa dipnot 3 kurulmuştur(yönetime geçmiştir). Sen O'ndan, her şeyin iç yüzünü bilenden iste.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Henüz güneş yaratılmamış olduğundan bu gün bizim saymakta olduğumuz gün değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rahman, iyiliği sonsuz demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yönetim koltuğu.

    Şaban Britch

    Gökleri yeri ve bunların arasındakileri altı günde yaratan, sonra arşa istivâ eden Rahman’dır. O'nu her şeyden haberi olan (Allah'a) sor.

    Şaban Piriş

    Gökleri yeri ve bunların arasındakileri altı günde yaratan, sonra hakimiyeti altına alan Rahman'dır. Sor bundan haberi olana.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı günde yaratıp sonra arş üzerinde egemenlik kuran O'dur.

  6. Furkân suresi, 60. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 60. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا secde ayeti

    Diyanet İşleri

    Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.

    Mehmet Okuyan

    Onlara "Rahmân'a secde edin!" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş! dipnot 1 Bize emrettiğine boyun mu eğecekmişiz!" demişler ve bu istek onların nefretini artırmıştı. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşriklerin bu sorusunun cevabı bütünüyle Rahmân suresidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de kendilerine "Yalnızca Rahman olana secde edin!" denildiğinde, "Rahman da neymiş? Ne yani, şimdi sen bize neyi emredersen ona boyun mu eğeceğiz" derler; üstelik bu onların nefretini daha da arttırır.

    Muhammed Esed

    Hal böyleyken, onlara "Rahman önünde secdeye varın" denildiğinde, "Rahman da neymiş (ya da kimmiş?) Şimdi biz senin buyurduğun şeyin önünde mi secdeye varalım yani?" derler; ve böylece (senin çağrın) onların nefretini artırır.

    Ahmed Hulusi

    Onlara: "Rahman'a secde edin (Esma hakikatiniz indindeki "yok"luğunuzu hissedin)" denildiğinde: "Rahman da nedir? Bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" dediler. . . (Bu teklifin) onların nefretini daha da artırdı. (60. ayet secde ayetidir. )

    Ali Bulaç

    Onlara: "Rahman (olan Allah)a secde edin" denildiği zaman, "Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?" derler ve (bu,) onların nefretini arttırır.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara: Rahmân'a secde edin! denildiği zaman: «Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç!» derler ve bu emir onların nefretini arttırır.

    Ali Rıza Safa

    "Bağışlayana secde edin!" denildiğinde, şöyle derler: "Bağışlayan da neymiş? Senin bize buyruk verdiğin şeye mi secde edeceğiz?" Üstelik nefretlerini artırdı.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara, "Rahman'a secde ediniz!" denildiğinde, "Rahman da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini arttırır.

    Edip Yüksel

    Onlara, "Rahman'a secde edin" dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize karşı savunduğun şeye mi secde edeceğiz?" derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır.*

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara, 'Rahman'a secde edin,' dendiği zaman, 'Rahman da neymiş? Senin bize karşı savunduğun şeye mi secde edeceğiz?' derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ama onlara "Rahma'na secde edin!" denildiği zaman, "Rahman da neymiş?" Bize emrediyorsun diye secde mi ederiz?" dediler; ve bu daha ziyade vahşetlerini artırdı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Maamafih "Rahmana secde edin" denildiği vakıt onlara "Rahman ne imiş? Bize emrediyorsun diye secde mi ederiz?" dediler ve daha ziyade vahşetlerini artırdı

    Erhan Aktaş

    Ve onlara, "Rahman'a secde edin." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve onlara, "Rahman'a secde dipnot 1 edin." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secde; Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olmak. Yere kapanmak

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve onlara, "Rahman'a tabi olun." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye tabi mi olacağız?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

    Gültekin Onan

    Onlara: "Rahmana secde edin" denildiği zaman "Rahman da neymiş? Biz senin bize buyurduğuna mı secde edecek mişiz?" derler ve (bu) onların nefretini arttırır.

    Hasan Basri Çantay

    Onlara: "Rahmana secde edin" denildiği zaman "Rahman da neymiş? Senin bize emr edegeldiğine mi secde edeceğiz?" dediler ve (bu secde emri) onların (büsbütün imandan) ürküb uzaklaşmalarını artırdı.

    İbni Kesir

    Onlara: Rahman'a secde edin, denildiği zaman: Rahman da nedir? Senin bize emredegeldiğine mi secde edeceğiz? derler. Ve bu, onların nefretini arttırır.

    Mehmet Alagaş

    (55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara: "Rahman'a secde edin!" denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?" derler ve (bu) onların (haktan) kaçıp uzaklaşmalarını arttırıverir.

    Süleyman Ateş

    Onlara: "Rahman'a secde edin!" dendiği zaman: "Rahman nedir? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler. Ve (bu söz), onların nefretini artırır.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara: "Rahman'a secde edin/ sadece O'nun karşısında eğilin!" dense "Rahman /iyiliği sonsuz olan da kimmiş? Senin istediğine mi secde edeceğiz!" derler. Bu, onların sadece uzaklaşmalarını artırır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara: "Rahman'a secde edin" dense "Rahman da kim? Sen istedin diye secde mi ederiz?" derler. Bu söz onların sadece nefretini artırır.

    Şaban Britch

    Onlara: Rahman'a secde edin denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?" derler ve (bu,) onların (haktan) kaçıp, uzaklaşmalarını arttırıverir.

    Şaban Piriş

    Onlara: -Rahman'a secde edin, denildiğinde, bu onların nefretini artırarak: -Rahman da nedir? Senin bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz? dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlara, "Rahman'a secde edin" dendiğinde şöyle derler: "Rahman da neymiş? Senin emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?" Ve bu söz onların nefretini artırdı.

  7. Furkân suresi, 61. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 61. ayet. تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا

    Diyanet İşleri

    Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.

    Mehmet Okuyan

    Gökte burçlar var eden, orada bir kandil (güneş) ve aydınlatan bir ay yaratan (Allah) yüceler yücesidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Göğe büyük yıldız kümeleri serpiştiren, yine oraya (güneş gibi) bir ışık kaynağı ve ay (gibi) bir ışık yansıtıcı yerleştiren Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır!

    Muhammed Esed

    Göğe büyük takım yıldızları serpiştiren, ve yine oraya (parlak) bir ışık kaynağı ve ay (gibi) bir aydınlatıcı yerleştiren (Allah) ne yüce, ne cömerttir.

    Ahmed Hulusi

    Ne Yücedir O ki, gökte BURÇLAR meydana getirdi; orada bir nur saçan (parlak ışık - enerji kaynağı Güneş) ve nuru yansıtan kamer (ışık yansıtıcı Ay) oluşturdu (her birinin işlevi vardır)!

    Ali Bulaç

    Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay vareden (Allah) ne yücedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Oysa gökte burçlar yaratan ve orada aydınlatıcı olarak güneşi ve ayı var eden Allah ne yücedir.

    Ali Rıza Safa

    Ne yücedir ki, gökte yıldız kümeleri oluşturmuş; orada bir ışık kaynağı ve aydınlatıcı bir ay yapmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Gökte burçları var eden, onların ortasında bir ışık kaynağı ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir.

    Edip Yüksel

    Göğe takım yıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göğe takımyıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ne kutlu, ne yücedir, O ki gökte burçlar yaptı, içlerinde bir kandil, bir de nurlu bir ay astı!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ne yücedir o ki Semada burclar yapmış, hem içlerinde bir kandil, bir de nurlu bir ay asmış

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gökte burçlar yapan ve orada bir Çerağ dipnot 1 ve aydınlatan Ay'ı yapan ne cömerttir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Işık saçan, ışık kaynağı, Güneş.

    Gültekin Onan

    Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay vareden (Tanrı) ne yücedir.

    Hasan Basri Çantay

    Gökde burçlar yaratan, onların içinde bir çerağ ve nurlu bir ay barındıran (Allah) ın şanı ne yücedir!

    İbni Kesir

    Gökte burçlar var eden, orada bir çerağ ve aydınlatan ayı var eden ne yücedir.

    Mehmet Alagaş

    (61, 62, 63, 64, 66, 66, 67, 68, 69) Sema da burçlar ve o rada kandil / siraç (güneş) ve nurlu ay yapan ne mübarektir. Şükür etmek isteyen ve hatırlamak isteyen için gece ve gündüzü ardı ardına yapan O dur. Rahmanın kulları yer yüzünde dingin yürürler cahillerle muhatap olduklarında selam derler. Onlar ki rableri için secdeler de kıyamlar da gecelerler. Derler ki Rabbimiz cehennem azabını bizden sav / uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı gelip geçici olmayan / devamlı bir beladır. Muhakkak o ne kötü yer ve makamdır. Harcadıklarında israf etmezler, cimrilik yapmazlar bu ikisi arası bir kıvamdadırlar. Allah’la beraber diğer bir ilaha dua etmezler, bir nefsi haksız yere öldürmezler ve de zina etmezler . Kim böyle yaparsa suç unu bulur. Onun kıyamet gününde azabı katlanarak artar. Orada adice / aşağılık halde kalıcıdırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gökte yıldızlar/gezegenler yaratan ve orada bir kandil (Güneş) ve aydınlatıcı bir Ay var eden (Allah) çok yücedir.

    Süleyman Ateş

    Yücedir O ki, gökte burçlar yaptı ve orada bir kandil ve aydınlatıcı bir ay var etti.

    Süleymaniye Vakfı

    Gökte burçlar /takımyıldızlar oluşturan, içlerine bir ışık kaynağını (Güneşi) ve ışığı yansıtan Ay'ı koyan zat; dipnot 1 ne yüce bir bereket kaynağıdır!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökte burçlar (yıldız kümeleri) oluşturan, içine bir kandili (Güneşi) ve ışık yansıtan Ay'ı koyan Allah bereketin ve iyiliğin kaynağıdır.

    Şaban Britch

    Gökte yıldızlar/gezegenler yaratan ve orada bir kandil (güneş) ve aydınlatıcı bir ay var eden (Allah) ne yücedir.

    Şaban Piriş

    Gökte burçlar yaratan, aralarında bir lamba ve aydınlatıcı Ay'ı yaratan ne kadar yücedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şanı yücedir o kudretin ki; gökte burçlar yarattı, orada bir kandil ve ışık yansıtıcı bir ay oluşturdu.

  8. Furkân suresi, 62. ayet — bütün mealleriyle aç

    Furkân suresi, 62. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ خِلْفَةً لِّمَنْ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا

    Diyanet İşleri

    O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ders almak, ardından şükretmek isteyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbirinin peşine takan da O'dur.

    Muhammed Esed

    Ve, hatırda tutmak isteyen, yani şükretmek isteyen kimseler için (varlığına, birliğine işaret olmak üzere) geceyle gündüzün birbiri ardınca gelmesini sağlayan da O'dur.

    Ahmed Hulusi

    "HU" ki, gerçekleri fark edip değerlendirmeyi dileyen kimse için, geceyle gündüzü birbirini takip eder şekilde oluşturandır.

    Ali Bulaç

    O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.

    Ali Özek ve heyeti

    İbret almak, yahut şükretmek isteyen kimseler için, gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de Allah'tır.

    Ali Rıza Safa

    O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için, gece ve gündüze birbirini izletendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ders almak veya şükretmek isteyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur.

    Edip Yüksel

    O, geceyi ve gündüzü birbirini izler yaptı; öğüt almak veya şükretmek isteyenler için...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, geceyi ve gündüzü birbirini izler yaptı; öğüt almak veya şükretmek isteyenler için...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yine O, düşünmek veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yine odur ki tezekkür etmek veya şükreylemek istiyenler için gece ile gündüzü birbirine halef kılmıştır.

    Erhan Aktaş

    Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda getirendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda getirendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda izletendir.

    Gültekin Onan

    O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.

    Hasan Basri Çantay

    O, iyice düşünüb ibret almak arzusunda bulunan kimseler, yahut şükretmek dileyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirendir.

    İbni Kesir

    İbret almak veya şükretmek isteyen kimseler için, gece ile gündüzü bir biri ardınca getiren O'dur.

    Mehmet Alagaş

    (61, 62, 63, 64, 66, 66, 67, 68, 69) Sema da burçlar ve o rada kandil / siraç (güneş) ve nurlu ay yapan ne mübarektir. Şükür etmek isteyen ve hatırlamak isteyen için gece ve gündüzü ardı ardına yapan O dur. Rahmanın kulları yer yüzünde dingin yürürler cahillerle muhatap olduklarında selam derler. Onlar ki rableri için secdeler de kıyamlar da gecelerler. Derler ki Rabbimiz cehennem azabını bizden sav / uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı gelip geçici olmayan / devamlı bir beladır. Muhakkak o ne kötü yer ve makamdır. Harcadıklarında israf etmezler, cimrilik yapmazlar bu ikisi arası bir kıvamdadırlar. Allah’la beraber diğer bir ilaha dua etmezler, bir nefsi haksız yere öldürmezler ve de zina etmezler . Kim böyle yaparsa suç unu bulur. Onun kıyamet gününde azabı katlanarak artar. Orada adice / aşağılık halde kalıcıdırlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İbret almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O’dur.

    Süleyman Ateş

    Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü, birbirini izler yaptı.

    Süleymaniye Vakfı

    Doğru bilgi edinmek isteyenler veya görevlerini yerine getirmek isteyenler için geceyi ve gündüzü art arda oluşturan odur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İsteyen kullanacağı bilgiler edinsin, isteyen de teşekkür etsin diye gece ile gündüzü arka arkaya getiren otur.

    Şaban Britch

    İbret almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O’dur.

    Şaban Piriş

    İbret almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Geceyle gündüzü, öğüt almak isteyenlerle şükretmek isteyenler için, birbirini izler hale getiren O'dur.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.