Fâtır suresi

Fâtır suresi, 44. ayet

Fâtır suresi, 44. ayet. أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَكَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعْجِزَهُۥ مِن شَىْءٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ كَانَ عَلِيمًا قَدِيرًا

evelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim vekânû eşedde minhüm ḳuvveh. vemâ kâne-llâhü liyü`cizehû min şey'in fi-ssemâvâti velâ fi-l'arḍ. innehû kâne `alîmen ḳadîrâ.

Diyanet İşleri

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 41–45 · surenin 44. ayeti / 45

Konu Yeryüzünde halifeler; gökleri tutan; öncekilerin sonu Fâtır 38–45 3

  1. Fâtır 41

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

  2. Fâtır 42

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.

  3. Fâtır 43

    Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.

  4. 44

    Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

  5. Fâtır 45

    Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Yüce Allah, insanları yeryüzünde sadece bakmak ve gafletle dolaşmak için değil de ibret almak maksadı ile hem kalpleri hem de bedenleri ile yolculuk etmeye teşvik etmekte, kendilerinden önce gelip de peygamberlerini yalanlayan ümmetlerin âkıbetlerini görmeye davet etmektedir.

Öncekilerin malları da evlatları da bunlardan çoktu. Onlar, daha güçlüydüler ve yeryüzünü bunlardan daha fazla imar etmişlerdi. Ama onlara azap geldiğinde güçlerinin kendilerine hiçbir faydası olmadı. Allah’ın azabına karşı mallarının da evlatlarının da hiçbir yararını göremediler, Allah’ın kudret ve meşîeti, onlar hakkında geçerli oldu. “Fakat ne göklerde ne de yerde hiçbir şey” ilim ve kudretinin kemali dolayısı ile “Allah’ı aciz bırakamaz. Çünkü O” her bir şeyi “bilendir, her şeye gücü yetendir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kureyş kabilesinden seni yalanlayanlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce (peygamberlerini) yalanlayan ümmetlerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Onların sonu, Allah'ın kendilerini helak etmesiyle kötü son olmadı mı? Hâlbuki onlar, Kureyş'ten daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Şüphesiz O, yalanlayan kimselerin yaptıklarını hakkıyla bilendir. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dilediği zaman onları helak etmeye kadirdir.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَلَمْ evelem
  2. يَسِيرُوا۟ yesiru hiç gez(ip dolaş)madılar mı? kök: سير
  3. فِى fi
  4. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  5. فَيَنظُرُوا۟ fe yenzuru görsünler kök: نظر
  6. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  7. كَانَ kane olduğunu kök: كون
  8. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonunun kök: عقب
  9. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  10. مِن min
  11. قَبْلِهِمْ kablihim kendilerinden önceki kök: قبل
  12. وَكَانُوٓا۟ ve kanu onlar idiler kök: كون
  13. أَشَدَّ eşedde daha güçlü kök: شدد
  14. مِنْهُمْ minhum bunlardan
  15. قُوَّةًۭ ۚ kuvveten kuvvet bakımından kök: قوي
  16. وَمَا vema ve yoktur
  17. كَانَ kane kök: كون
  18. ٱللَّهُ llahu Allah'ı kök: اله
  19. لِيُعْجِزَهُۥ liyua'cizehu engelleyecek kök: عجز
  20. مِن min hiçbir
  21. شَىْءٍۢ şey'in şey kök: شيا
  22. فِى fi
  23. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  24. وَلَا ve la ve yoktur
  25. فِى fi
  26. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi yerde kök: ارض
  27. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  28. كَانَ kane kök: كون
  29. عَلِيمًۭا alimen bilendir kök: علم
  30. قَدِيرًۭا kadiran güçlüdür kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Kader

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Kader

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Kader

    Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkar ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerinden çok daha güçlü olan dipnot 1 öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? dipnot 2 Göklerde de yerde de Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. dipnot 3 Şüphesiz ki O bilendir, gücü yetendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Mü'min 40:21, 82; Zuhruf 43:8; Muhammed 47:13; Kâf 50:36.
  2. metne dön, dipnot 2
    İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Mü'min 40:21, 82; Muhammed 47:10.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Yûnus 10:53; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; Nûr 24:57; ‘Ankebût 29:22; Zümer 39:51; Şûrâ 42:31; Ahkâf 46:32.

Mustafa İslamoğlu

Şimdi onlar hiç yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradığını görmediler mi? Oysa ki onların gücü bunlardan daha üstündü. Nitekim ne göklerde ne de yerde, hiçbir şeyin Allah'ı aciz bırakma imkan ve ihtimalı yoktur: çünkü O her şeyi bilir, üstün ve yüce kudret sahibidir.

Muhammed Esed

Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden daha güçlü önceki (hakikat inkarcı)larının uğradıkları akibeti görmezler mi? Ve (görmezler mi) göklerde ve yerdeki hiçbir şey Allah'ın (iradesine) karşı gelemez, çünkü O, her şeyi bilendir ve gücünde sınırsızdır.

Ahmed Hulusi

Arzda gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl oldu basiretle görsünler? Onlar (öncekiler) kuvvet itibarıyla bunlardan daha şiddetli idiler. . . Ne semalarda ve ne de arzda hiçbir şey Allah'ı etkisiz bırakacak değildir! Muhakkak ki O, Aliym'dir, Kaadir'dir.

Ali Bulaç

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.

Ali Özek ve heyeti

Bunlar yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Halbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allah’ı âciz bırakacak bir güç vardır. O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye hakkıyla kadirdir.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde dolaşıp da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Onlar, güç yönünden daha üstündüler. Ama göklerde ve yeryüzünde, Allah'ı güçsüz bırakacak hiçbir şey yoktur. Kuşkusuz, O, Bilendir; Gücü Yetendir.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, her şeyi bilir; her şeye gücü yeter.

Edip Yüksel

Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmak için yeryüzünü dolaşmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiçbir şey ALLAH'ı aciz bırakamaz. O, Bilendir, Güçlüdür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmak için yeryüzünü dolaşmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiç bir şey ALLAH'ı aciz bırakamaz. O, Bilendir, Güçlüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Oysa onlar, kendilerinden daha güçlüydüler. Allah'ı, ne göklerde ve ne de yerde O'nu, hiçbir şeyin aciz bırakma imkanı ve ihtimali yoktur. O, hiç şüphesiz, herşeyi bilendir, herşeye gücü yetendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya yeryüzünde gezip bir bakmadılar da mı? Kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Halbuki onlar onlardan daha kuvvetli idiler, Allah, ne göklerde ne yerde hiçbir şeyin onu aciz bırakmasına imkan-ü ihtimal yoktur. O hiç şübhesiz alim bir kadir bulunuyor.

Erhan Aktaş

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

Gültekin Onan

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Tanrı'yı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.

Hasan Basri Çantay

Bunlar kendilerinden öncekilerin akıbeti nice olmuşdur, görmeleri için yer (yüzün) de gezib dolaşmadılar mı? Halbuki (o öncekiler) kuvvetçe bunlardan daha şiddetli idiler. Ne göklerde, ne yerde hiçbir şey Allahı aciz bırakamaz. Şübhesiz ki O, hakkıyle bilendir, (her şey'e) hakkıyle kaadirdir.

İbni Kesir

Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı ki; kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler. Hem onlar, kendilerinden daha da kuvvetliydiler. Göklerde de yerde de Allah'ı aciz bırakacak hiç bir şey yoktur. Şüphesiz ki O; Alim, Kadir olandır.

Mehmet Alagaş

(42-45) Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse , uyarı gelmiş toplumlardan / ümmetlerden herhangi birinden daha iyi yola gireceklerine dair tüm gayretleriyle Allah’a yemin ettiler. Ne zaman ki onlara uyarıcı geldi, nefretlerinden başka bir şeyi artırmadı. Arzda büyüklenme, kötülük tuzaklama, tuzaklanan kötülükler sahibinden başka sının başına gelmez. Evvelkilere yapılanları mı bekliyorlar ? Allah’ın iş yapışında değişiklik / mübadele bulamazsın, Allah’ın iş yapışında değişme de bulamazsın. Arz da hiç gezmiyorlar mı? Öncekilerin sonları / akıbetleri nasıl olmuş bakmıyorlar mı? ki onlar, onlardan daha şiddetliydiler / kuvvetteydiler. Allah’ı, yerde ve göklerde herhangi bir şey aciz bırakamaz. Muhakkak ki O, bilendir, ayarlayandır muktedir olandır. Eğer ki Allah , insanları kazandıkları dolayısıyla hemen cezalandırsa idi , görünür de tek bir yaratık bırakmazdı ve lakin belli bir süreye kadar , süreleri gelinceye kadar erteliyor, muhakkak ki Allah kullarını görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Hâlbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Allah’ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye hakkıyla kâdirdir.

Süleyman Ateş

(Bunlar,) Yeryüzünde hiç gez(ip dolaş)madılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Onlar, (bunlardan) daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allah'ı engelleyecek bir şey var. O, bilendir, güçlüdür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler. Onlar, bunlardan daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakabilecek yoktur. Bilen o, ölçü koyan odur.

Şaban Britch

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir baksınlar. Onlardan kuvvet bakımından daha da güçlüydüler. Allah’ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Çünkü O, her şeyi bilen ve güç yetirendir.

Şaban Piriş

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir baksınlar. Onlardan daha güçlüydüler. Allah'ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Çünkü O, her şeyi bilen ve güç yetirendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmediler mi? Onlar, kuvvet bakımından bunlardan daha zorluydular. Göklerde de yerde de Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Alim'dir O, Kadir'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have they not journeyed through the land and looked with their minds' eyes to see what was the end of those who preceded them who were far mightier than they are and their diligence never wearied! Nonetheless, their might conferred on them no immunity against Allah's retributive punishment. Nothing irrespective of its nature can stand in Allah's way or impede His course of action or frustrate the laws and statutes of His realm in the heavens or on earth; He has always been 'Alimun and Qadirun

Abdul Haleem

Have they not travelled in the land and seen how those before them met their end, although they were superior to them in strength? God is not to be frustrated by anything in the heavens or on the earth: He is all knowing, all powerful.

Abdullah Yusuf Ali

Do they not travel through the earth, and see what was the End of those before them,- though they were superior to them in strength? Nor is Allah to be frustrated by anything whatever in the heavens or on earth: for He is All-Knowing. All-Powerful.

Abul A'la Maududi

Have they not journeyed in the earth to behold the end of those who went before them though they were stronger than them in might? Nothing in the heavens nor on earth can frustrate Him in the least. He is All-Knowing, All-Powerful.

Aisha Bewley

Have they not travelled in the land and seen the final fate of those before them? They were far greater than them in strength. Allah cannot be withstood in any way, either in the heavens or on earth. He is All-Knowing, All-Powerful.

Al-Hilali & Khan

Have they not travelled in the land, and seen what was the end of those before them - though they were superior to them in power? Allâh is not such that anything in the heavens or in the earth escapes Him. Verily, He is All-Knowing, All-Omnipotent.

Ali Quli Qarai

Have they not traveled over the land so that they may observe how was the fate of those who were before them? They were more powerful than them, and Allah is not to be thwarted by anything in the heavens or on the earth. Indeed He is all-knowing, all-powerful.

Amatul Rahman Omar

Have they not travelled in the land and seen how (evil) was the end of their predecessors, while those were (a people) superior to and stronger than these in might? There is nothing in the heavens or on the earth that can render void (the plans) of Allâh. Verily, He is Possessor of perfect knowledge, All-Powerful.

Arthur John Arberry

What, have they not journeyed in the land and beheld how was the end of those before them? They were stronger than themselves in might; but God -- there is naught in the heavens or the earth that can frustrate Him. Surely He is All-knowing, All-powerful.

Bijan Moeinian

Do they not take a field trip in the history to see what happened to the nations even stronger than them? There is none in the heavens and the earth to challenge God. God has knowledge over everything and has power over everything.

E. Henry Palmer

Have they not journeyed on in the land and seen what was the end of those before them who were stronger than they? but God, nothing can ever make Him helpless in the heavens or in the earth; verily, He is knowing, powerful.

Edip-Layth

Did they not roam the earth and note what the consequence was for those who were before them? They were even more powerful than them in strength. But nothing can deter God be it in the heavens, or in the earth. He is Omniscient, Omnipotent.

George Sale

Have they not gone through the earth, and seen what hath been the end of those who were before them; although they were more mighty in strength than they? God is not to be frustrated by any thing either in heaven or on earth; for He is wise and powerful.

Hamid S. Aziz

(Shown in their) behaving arrogantly in the land and in evil planning; and the evil plans beset none save the authors of it. Then should they wait for anything except the way of the former people? You will not find any alteration in the treatment of Allah; and you will not find any power to change the treatment of Allah.

Mahmoud Ghali

And have they not traveled in the earth, and so have looked into how (was) the end of (the ones) before them? And they were more valiant in power than themselves. And in no way is there anything for Allah in the heavens or in the earth that can indeed defy Him; surely he has been Ever-Knowing, Ever-Determining.

Marmaduke Pickthall

Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them, and they were mightier than these in power? Allah is not such that aught in the heavens or in the earth escapeth Him. Lo! He is the Wise, the Mighty.

Mohamed Ahmed - Samira

Have they not journeyed in the land and seen how the end of those before them, who were far more powerful, came about? There is nothing in the heavens and the earth that can defeat (the law of) God. He is all-knowing and all-powerful.

Muhammad Asad

Have they never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [deniers of the truth] who lived before their time and were [so much] greater than they in power? And [do they not see that the will of] God can never be foiled by anything whatever in the heavens or on earth, since, verily, He is all-knowing, infinite in His power?

Mustafa Khattab

Have they not travelled throughout the land to see what was the end of those ˹destroyed˺ before them? They were far superior in might. But there is nothing that can escape Allah in the heavens or the earth. He is certainly All-Knowing, Most Capable.

Progressive Muslims

Did they not roam the Earth and note how was the consequence for those who were before them And they were even more powerful than they in strength. But nothing can deter God be it in the heavens, or in the Earth. He is Knowledgeable, Omnipotent.

Rashad Khalifa

Have they not roamed the earth and noted the consequences for those who preceded them? They were even stronger than they. Nothing can be hidden from GOD in the heavens, nor on earth. He is Omniscient, Omnipotent.

Sahih International

Have they not traveled through the land and observed how was the end of those before them? And they were greater than them in power. But Allah is not to be caused failure by anything in the heavens or on the earth. Indeed, He is ever Knowing and Competent.

Sam Gerrans

Have they not travelled in the earth and seen how was the final outcome of those who were before them? And they were stronger than them in power; but God is not such that anything in the heavens or in the earth should frustrate Him; He is knowing and powerful.

Shabbir Ahmed

Have they not traveled in the land and seen what happened to those before them? And they were greater in might than these are. Allah is not such that anything in the heavens and the earth could foil His Authority, for He is Knower, Supreme Controller.

Syed Vickar Ahamed

Do they not go through the land (the earth), and see (for themselves) what was the end of those (peoples) before them— Though they were stronger than them. Allah is not to be stopped by anything whatsoever in the heavens or on earth: Verily, He is All Knowing (Aleem), All Powerful (Khadeer).

Taqi Usmani

Did they not travel in the land and see how was the end of those before them? They were stronger than these in power. Allah is not such that something in the heavens or the earth can frustrate Him. Surely He is All-Knowing, All-Powerful.

The Monotheist Group

Did they not roam the earth and note how was the consequence for those who were before them? And they were even more powerful than they in strength. But nothing can inhibit God be it in the heavens, or the earth. He is Knowledgeable, Omnipotent.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩