Mü'min suresi

Mü'min suresi, 21. ayet

Mü'min suresi, 21. ayet. أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوا۟ هُمْ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

evelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne kânû min ḳablihim. kânû hüm eşedde minhüm ḳuvvetev veâŝâran fi-l'arḍi feeḫaẕehümü-llâhü biẕünûbihim vemâ kâne lehüm mine-llâhi miv vâḳ.

Diyanet İşleri

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah'ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 18–24 · surenin 21. ayeti / 85

Konu Yeryüzünde dolaşın; Mûsâ ve Firavun Mü'min 21–27 3

  1. Mü'min 18

    Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.

  2. Mü'min 19

    Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.

  3. Mü'min 20

    Allah, hak ve adaletle hükmeder. Allah'tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  4. 21

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah'ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.

  5. Mü'min 22

    Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkar ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.

  6. Mü'min 23–24

    (23-24) Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a, Haman'a ve Karun'a gönderdik. Onlar ise; "Bu çok yalancı bir sihirbazdır" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–22. ayetler için yazılmıştır.

21. “Yeryüzünde” kalpleri ve bedenleri ile ibret alıp düşünmek, geride kalan eserler üzerinde tefekkür etmek sureti ile “gezip de kendilerinden öncekilerin” yalanlayan kimselerin “âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı?” Bunların âkıbetlerinin en kötü sonuç olan helâk, yıkım, rezil ve rüsvay olmaktan ibaret olduğunu göreceklerdir.

Üstelik “onlar güç” sayı, araç-gereç ve beden iriliği itibariyle “ve yeryüzündeki” yapı, ekim-dikim gibi “eserleri itibari ile bunlardan daha üstün idiler.” Eserlerin güçlü oluşu, o eserleri meydana getirenlerin güçlerine ve bunlar ile kendilerini koruma altına almaya çalıştıklarına delildir.

“Yine de Allah onları günahları” üzerinde ısrar edip onları sürdürmeleri “sebebiyle” cezalandırmak sureti ile “yakaladı. Allah’a karşı onları koruyan kimse de olmadı.”

22. Onların güçlerinin Allah’ın gücü karşısında kendilerine hiçbir faydası olmadı. Hatta ümmetler arasındaki en güçlü kavimlerden olan ve: “Bizden daha güçlü kim var?” (Fussilet, 41/15) diyen Âd kavmine bile gücünün bir faydası olmadı. Yüce Allah’ın onların üzerlerine gönderdiği rüzgar, güçlerini zayıflatmış ve onları darmadağın ederek yok etmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu müşrikler yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki geçmiş ümmetlerin sonlarının nasıl olduğunu düşünsünler. Muhakkak ki onların sonu çok kötü oldu. O ümmetler bunlardan daha güçlü idiler. Yapmış oldukları bina ile yeryüzünde onlardan daha fazla etkili oldular. Günahları sebebiyle Yüce Allah onları helak etti. Yüce Allah'ın onları cezalandırmasına mani olacak kimseler de yoktu.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَلَمْ evelem
  2. يَسِيرُوا۟ yesiru gezip dolaşmadılar mı? kök: سير
  3. فِى fi
  4. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  5. فَيَنظُرُوا۟ fe yenzuru görsünler kök: نظر
  6. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  7. كَانَ kane olduğunu kök: كون
  8. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonunun kök: عقب
  9. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  10. كَانُوا۟ kanu olan kök: كون
  11. مِن min
  12. قَبْلِهِمْ ۚ kablihim kendilerinden önceki kök: قبل
  13. كَانُوا۟ kanu idiler kök: كون
  14. هُمْ hum onlar
  15. أَشَدَّ eşedde daha üstün kök: شدد
  16. مِنْهُمْ minhum kendilerinden
  17. قُوَّةًۭ kuvveten kuvvet bakımından kök: قوي
  18. وَءَاثَارًۭا ve asaran ve eserleri bakımından kök: اثر
  19. فِى fi
  20. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzündeki kök: ارض
  21. فَأَخَذَهُمُ feehazehumu fakat onları yakaladı kök: اخذ
  22. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  23. بِذُنُوبِهِمْ bizunubihim günahları yüzünden kök: ذنب
  24. وَمَا ve ma ve
  25. كَانَ kane olmadı kök: كون
  26. لَهُم lehum onları
  27. مِّنَ mine karşı
  28. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  29. مِن min hiçbir
  30. وَاقٍۢ vakin koruyan kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? dipnot 1 Onlar kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden bunlardan daha da üstündüler. dipnot 2 (Böyleyken) Allah onları günahları yüzünden yakalamıştı. dipnot 3 Onları Allah'(ın gazabın)dan koruyan da olmamıştı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Fâtır 35:44; Mü'min 40:82; Muhammed 47:10.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Fâtır 35:44; Mü'min 40:82; Zuhruf 43:8; Muhammed 47:13; Kâf 50:36.
  3. metne dön, dipnot 3
    Burada insanların işlediği günahlar "sebep", onların azapla yakalanması ise "sonuç"tur.

Mustafa İslamoğlu

Onlar hiç yeryüzünde dolaşmazlar mı ve görmezler mi kendilerinden önce geçip gitmiş olanların (feci) akıbetini? Onlar kendilerinden daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmıştılar. Buna rağmen Allah günahları sebebiyle onları cezalandırdı ve kendilerini Allah'a karşı koruyacak kimse olmadı.

Muhammed Esed

Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan (inkarcı)ların sonunun ne olduğunu görmezler mi? Onlar, (kendilerinden) daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ama Allah onları günahlarından dolayı hesaba çekti ve (o zaman) kendilerini Allah'a karşı koruyacak bir kimse bulamadılar.

Ahmed Hulusi

Yeryüzünde seyretmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl oldu; nazar edip görsünler? Onlar (öncekiler), bunlardan hem kuvvetçe ve hem de yeryüzünde meydana getirdikleri eserler itibarıyla daha ileriydiler. . . Nihayet Allah onları suçlarının getirisiyle yakaladı. . . Onlar için Allah'tan (hakikatlerinden) bir koruyucu da olmadı.

Ali Bulaç

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler. Onlar, kuvvet ve yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha üstün idiler. Fakat Allah, onları günahları dolayısıyla (azabla) yakalayıverdi. Onları Allah'tan koruyacak kimse olmadı.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin akıbetinin nasıl olduğunu görsünler! Onlar, kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden bunlardan daha da üstündüler. Böyleyken Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Onları Allah'ın gazabından koruyan da olmadı.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde dolaşıp da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Onlar, güç yönünden daha üstündüler. Üstelik yeryüzünde daha üstün eserler bırakmışlardı. Fakat Allah, suçları yüzünden onları yakaladı. Ve Allah'ın karşısında, onları koruyan olmadı.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler! Öncekiler, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri yönünden bunlardan daha da üstündüler. Böyleyken, Allah onları günahları sebebiyle yakaladı. Onları Allah'ın gazabından koruyan da olmadı.

Edip Yüksel

Kendilerinden öncekilerin sonucunun nasıl olduğuna bakmak için yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Onlardan daha fazla güce sahiptiler, yeryüzünde daha çok üreticiydiler. Ancak ALLAH onları günahlarıyla yakaladı. ALLAH'a karşı onları koruyabilecek yoktur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerinden öncekilerin sonucunun nasıl olduğuna bakmak için yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Onlardan daha fazla güce sahiptiler, yeryüzünde daha çok üreticiydiler. Ancak ALLAH onları günahlarıyla yakaladı. ALLAH'a karşı onları koruyabilecek yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeryüzünde bir dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğuna bir bakmadılar mı? Onlar gerek kuvvet, gerekse yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha çetindiler; öyle iken Allah, onları günahları yüzünden tutup alıverdi ve kendilerini Allah'a karşı bir koruyan bulunmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yer yüzünde bir gezmediler de mi? Baksalar a kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Onlar, gerek kuvvetçe ve gerek Arzda asarca kendilerinden daha çetin idiler, öyle iken Allah onları günahlariyle tuttu alıverdi ve kendilerine Allahdan bir koruyucu bulunmadı

Erhan Aktaş

Onlar, yeryüzünde gezinip, kendilerinden önce gelip geçmiş olanların sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar, yeryüzünde güç olarak ve bıraktıkları eserler bakımından daha üstündüler. Yine de Allah onları, suçları nedeniyle cezalandırdı. Kendilerini Allah'tan koruyan kimse olmadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, yeryüzünde gezinip, kendilerinden önce gelip geçmiş olanların sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar, yeryüzünde güç olarak ve bıraktıkları eserler bakımından daha üstündüler. Yine de Allah onları, suçları dipnot 1 nedeniyle cezalandırdı. Kendilerini Allah'tan koruyan kimse olmadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette, "zenb" sözcüğü yer almaktadır. Bu sözcüğü "günah" olarak çevirmek doğru değildir. Zenb, suç işlemek demektir. Günahın karşılığı "ism"dir. Zenb, kavram olarak sonucu kötü olan her şeyi kapsamaktadır. Zenb: (çoğulu "Zunub") Sözcük olarak bir şeyin kuyruğunu almak demektir. Dikkatsizlik veya yeteneksizlik nedeniyle ortaya çıkan kusurları, yanlışları ve sonucu iyi olmayan bütün eksiklikleri içerir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, yeryüzünde gezinip, kendilerinden önce gelip geçmiş olanların sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar, yeryüzünde güç olarak ve bıraktıkları eserler bakımından daha üstündüler. Yine de Allah onları, suçları dipnot 1 nedeniyle cezalandırdı. Kendilerini Allah'tan koruyan kimse olmadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette, "zenb" sözcüğü yer almaktadır. Bu sözcüğü "günah" olarak çevirmek doğru değildir. Zenb, suç işlemek demektir. Günahın karşılığı "ism" dir. Zenb, kavram olarak sonucu kötü olan her şeyi kapsamaktadır. Zenb, (çoğulu "Zunub") : sözcük olarak bir şeyin kuyruğunu almak demektir. Dikkatsizlik veya yeteneksizlik nedeniyle ortaya çıkan kusurları, yanlışları ve sonucu iyi olmayan bütün eksiklikleri içerir.

Gültekin Onan

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler. Onlar, kuvvet ve yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha üstün idiler. Fakat Tanrı, onları günahları dolayısıyla (azabla) yakalayıverdi. Onları Tanrı'dan koruyacak kimse olmadı.

Hasan Basri Çantay

Onlar yer (yüzün) de gezib dolaşmadılar mı ki kendilerinden evvelkilerin akıbetinin nice olduğuna baksınlar? Onlar kuvvet ve yer (yüzün) deki eserleri i'tibariyle bunlardan daha üstündü. Böyle iken Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Onları Allah (ın azabın) dan bir koruyan da olmadı.

İbni Kesir

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki; kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler? Onlar; kendilerinden daha kuvvetli ve yeryüzünde daha çok eser bırakan kimselerdi. Allah; onları günahlarıyla yakalayıverdi. Allah'a karşı onları koruyan yoktur.

Mehmet Alagaş

(10-22) Kafirlere seslenilir / nida edilir, Allah’ın nefreti sizin kendinizden duyduğunuz nefretten daha büyüktür, siz imana çağrılıyordunuz da o vakit yok sayıyordunuz / küfrediyordunuz . Derler ki Rabbimiz bizi iki defa öldürdün iki kere de dirilttin günahlarımızı da itiraf ettik, bize, çıkmak için bir yol var mıdır? (Yaratılmadan önceki ölü hâl, dünya diriliği dünyada ölüm ahiret dirilişi) Siz tek olan Allah’a çağrıldınız ve ona ortak koşmaya iman ettiniz, artık hüküm vermek yüce ve büyük olan Allaha aittir, size ayetlerini gösteren, semadan erzak / rızık indiren O’ dur, işte bunu ancak gönülden yönelen hatırlayıp anar. Kafirler hoşlanmasa dahi siz, dini O’na has kılanlar olarak Allah’a dua edin. Tahtın / arşın sahibi dereceleri yükseltir, Onun emrinden olan Ruhla, kullarından istediğini , buluşma günü ile uyarmak için buluşturur. O gün onlar ortaya çıkar / bariz hale gelirler, onlara ait hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz, O gün mülk kimindir? Tek ve ezici otorite sahibi / kahhar olan Allah’ındır. O gün her birey kazandığı ile karşılıklan dırılacaktır, o gün zulüm yoktur , muhakkak ki Allah hesabı seri görür / çabuk bitirir. Yaklaşan günden onları uyar, o vakit kalpler konuşamaz haldeki gırtlaklara / boğazlara dayanmıştır, zalimler için samimiyet / içtenlik ve tabi olunacak bir aracı da yoktur. O, bakışların hainliğini ve kalplerin gizlediğini bilir. Allah hak ile / hakikatle hükmünü gerçekleştirir, O’nun dışında çağrıda / duada bulundukları ise herhangi bir şey gerçekleştiremezler, Allah kesinlikle işitendir, görendir. Arzda gezinmediler mi? Onlardan öncekilerin sonucu / akıbeti nasıl olmuş bakmadılar mı? Onlar arzda kuvvetçe, eserlerce onlardan daha şiddetli idiler, Allah onları günahları nedeniyle onları yakaladı , Allah’tan onları koruyan da olmadı. İşte bunun nedeni , onlara Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldi, onlar da yok saydılar / küfrettiler. Allah ta onları yakaladı ve muhakkak ki O sağlamdır şiddetli sonuçlandırır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.

Süleyman Ateş

(Onlar) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önce gelenlerin sonunun nasıl olduğunu görsünler. Onlar kuvvet ve yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha üstün idiler. Fakat Allah, onları günahları yüzünden yakaladı. Onları Allah'a karşı koruyan olmadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde dolaşmazlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğunu görsünler. Onlar çok daha güçlüydüler ve daha iyi eserler bırakmışlardı. Allah onları suçlarına karşılık kıskıvrak yakaladı. Allah'a karşı onları koruyacak hiç kimseleri yoktu.

Şaban Britch

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetinin nasıl olduğuna baksınlar. Nitekim onlar, bunlardan kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden daha üstündüler. Ama Allah, onları günahları sebebiyle yakalamıştı da onları Allah’tan koruyacak birisi yoktu.

Şaban Piriş

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetinin nasıl olduğuna baksınlar. Nitekim onlar, bunlardan daha güçlü ve yeryüzünde daha etkili idiler. Ama Allah, onları günahları sebebiyle yakalamıştı da onları Allah'tan koruyacak birisi yoktu.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonları nice olmuş görsünler? Onlar, hem kuvvetçe hem de yeryüzündeki eserler bakımından bunlardan daha zorlu idiler. Ama Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Ve Allah'a karşı bir koruyanları da olmadı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have they not journeyed through the land and looked with their minds' eyes to see what was the end of those who preceded them, who were far mightier and whose diligence never wearied, They left more material indicating prosecution with activity anal perseverance; but Allah seized them with a calamity and reduced them into a useless form in requital of their iniquities, and no tutelary did they have to protect them from Him,

Abdul Haleem

Have they not travelled through the land and seen how those who lived before them met their end? They were stronger than them and made a more impressive mark on the land, yet God destroyed them for their sins- they had no one to defend them against Him-

Abdullah Yusuf Ali

Do they not travel through the earth and see what was the End of those before them? They were even superior to them in strength, and in the traces (they have left) in the land: but Allah did call them to account for their sins, and none had they to defend them against Allah.

Abul A'la Maududi

Have they not journeyed in the land that they might observe the end of those who came before them? They were even greater in strength than they and left behind more splendid traces in the land. Then Allah seized them because of their sins and they had none who could protect them from Allah.

Aisha Bewley

Have they not travelled in the earth and seen the final fate of those before them? They were greater than them in strength and left far deeper traces on the earth, yet Allah seized them for their wrong actions and they had no one to protect them from Allah.

Al-Hilali & Khan

Have they not travelled in the land and seen what was the end of those who were before them? They were superior to them in strength, and in the traces (which they left) in the land. But Allâh seized them with punishment for their sins. And none had they to protect them from Allâh.

Ali Quli Qarai

Have they not traveled over the land so that they may observe how was the fate of those who were before them? They were greater than them in might and with respect to the effects [they left] in the land. But then Allah seized them for their sins, and they had no defender against Allah[’s punishment].

Amatul Rahman Omar

Have they never travelled in the land that they could see how (evil) was the end of their predecessors? They were mightier than these in power and in respect of leaving stronger marks (- monuments etc. ) in the land. But Allâh took them to task (and destroyed them) for their sins and they had no saviour from (the punishment of) Allâh.

Arthur John Arberry

What, have they not journeyed in the land and beheld how was the end of those before them? They were stronger than themselves in might and left firmer traces in the earth; yet God seized them in their sins, and they had none to defend them from God.

Bijan Moeinian

Have this disbelievers not left their towns to see what happened to the other disbelieving nations before them? They were much stronger and more productive but made God punish them for their misconducts. When God’s punishment came upon them, there was none to save them.

E. Henry Palmer

Have, they not journeyed on in the earth and seen how was the end of those who journeyed on before them? They were stronger than them in might, and their vestiges are in the land, but God caught them up in their sins, and they had none to guard them against God.

Edip-Layth

Have they not roamed the earth and seen what was the consequence of those who were before them? They used to be stronger than them, and had built more in the land. But God seized them for their sins, and they had no protector against God.

George Sale

Have they not gone through the earth, and seen what hath been the end of those who were before them? They were more mighty than these in strength, and left more considerable footsteps of their power in the earth: Yet God chastised them for their sins, and there was none to protect them from God.

Hamid S. Aziz

Have they not travelled in the earth and seen the nature of the consequences for those who disbelieved before them? Mightier than these were they in strength, and in the traces they made in the earth. Yet Allah destroyed them for their sins; and they had no defender against Allah.

Mahmoud Ghali

And have they not traveled in the earth and so (could) look into how was the end of the ones who were before them? They were stronger (Literally: more valiant, more strict) in power than themselves and (left) more tracks in the earth; yet Allah took them (away) for their guilty (deeds), and in no way did they have any protector from Allah.

Marmaduke Pickthall

Have they not travelled in the land to see the nature of the consequence for those who disbelieved before them? They were mightier than these in power and (in the) traces (which they left behind them) in the earth. Yet Allah seized them for their sins, and they had no protector from Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

Have they not travelled on the earth that they could see what happened to those before them? They were greater in strength than they, and have left behind them traces on the earth. Yet they were seized by God for their sins, and had none to protect them against God.

Muhammad Asad

Have they, then, never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [deniers of the truth] who lived before their time? Greater were they in power than they are, and in the impact which they left on earth: but God took them to task for their sins, and they had none to defend them against God:

Mustafa Khattab

Have they not travelled throughout the land to see what was the end of those ˹destroyed˺ before them? They were far superior in might and ˹richer in˺ monuments throughout the land. But Allah seized them for their sins, and they had no protector from Allah.

Progressive Muslims

Have they not roamed the Earth and seen how was the consequence of those who were before them They used to be stronger than they, and had built more in the land. But God seized them for their sins, and they had no protector against God.

Rashad Khalifa

Did they not roam the earth and note the consequences for those before them? They used to be stronger than they, and more productive on earth. But GOD punished them for their sins, and nothing could protect them from GOD.

Sahih International

Have they not traveled through the land and observed how was the end of those who were before them? They were greater than them in strength and in impression on the land, but Allah seized them for their sins. And they had not from Allah any protector.

Sam Gerrans

Have they not travelled in the earth and seen how was the final outcome of those who were before them? They were stronger than them in power and impact in the earth; but God seized them for their transgressions; and they had not from God any defender,

Shabbir Ahmed

Have they, then, never traveled in the land and seen the outcome of those who lived before their times? They were mightier than these, and in the impact they left on earth as evident from their ruins. But Allah took them to task for their trailing behind in humanity. And then they had no defender against the Laws of Allah. (30:9).

Syed Vickar Ahamed

Do they not travel through the earth and see what was the end of those before them? Those (people) were even superior to them in strength, and (see) in the little (that they have left) in the land: But Allah did call them to account (and explain) for their sins, and they had nobody to help them against Allah.

Taqi Usmani

Have they not traveled through the earth and seen how was the fate of those who used to be before them? They were stronger than these in power and in traces left on the earth, but Allah seized them because of their sins. There was no one to save them from Allah.

The Monotheist Group

Have they not roamed the earth and seen how was the consequence of those who were before them? They used to be stronger than they, and had built more in the land. But God seized them for their sins, and they had no protector against God.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩