Fâtır suresi

Fâtır suresi, 45. ayet

Fâtır suresi, 45. ayet. وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِمَا كَسَبُوا۟ مَا تَرَكَ عَلَىٰ ظَهْرِهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِعِبَادِهِۦ بَصِيرًۢا

velev yüâḫiẕü-llâhü-nnâse bimâ kesebû mâ terake `alâ żahrihâ min dâbbetiv velâkiy yü'eḫḫiruhüm ilâ ecelim müsemmâ. feiẕâ câe ecelühüm feinne-llâhe kâne bi`ibâdihî beṣîrâ.

Diyanet İşleri

Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 42–45 · surenin 45. ayeti / 45

Konu Yeryüzünde halifeler; gökleri tutan; öncekilerin sonu Fâtır 38–45 3

  1. Fâtır 42

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.

  2. Fâtır 43

    Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.

  3. Fâtır 44

    Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

  4. 45

    Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. Daha sonra Yüce Allah, hilminin kemalini, suç ve günah işleyen kimselere mühlet verip süre tanıdığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

“Eğer Allah işledikleri” günahları “sebebiyle insanları (dünyada) cezalandıracak olsaydı yeryüzü üzerinde kımıldayan tek bir canlı bile bırakmazdı.” Onlara vereceği ceza, mükellef olmayan hayvanları dahi kapsardı.

“Fakat O” Yüce Allah, onları ihmal etmemekle birlikte mühlet veriyor ve “onları (cezalandırmayı) belirli bir vadeye kadar erteliyor. O vade gelince (gereğini yapacaktır). Çünkü Allah kullarını çok iyi görür.” Onların hayır ya da şer türünden yaptıklarının karşılığını onlar hakkındaki bilgisine uygun olarak verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer Allah, insanları işledikleri günahlar sebebi ile cezalandırmakta acele etseydi yeryüzündeki varlıkların hepsini helak ederdi de onlar; hayvan ve mal sahibi olamazlardı. Fakat Allah, onları belirli bir süre olan kıyamet gününe kadar erteler. Kıyamet günü geldiği zaman ise Allah, kullarını hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O; onlara yaptıklarına göre karşılık verecektir. Hayır ise hayır, şer ise şer.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer
  2. يُؤَاخِذُ yu'ahizu cezalandıracak olsaydı kök: اخذ
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. ٱلنَّاسَ n-nase insanları kök: نوس
  5. بِمَا bima yüzünden
  6. كَسَبُوا۟ kesebu yaptıkları işler kök: كسب
  7. مَا ma
  8. تَرَكَ terake bırakmazdı kök: ترك
  9. عَلَىٰ ala üzerinde (yeryüzünde)
  10. ظَهْرِهَا zehriha onun sırtı kök: ظهر
  11. مِن min hiçbir
  12. دَآبَّةٍۢ dabbetin canlı kök: دبب
  13. وَلَـٰكِن velakin fakat
  14. يُؤَخِّرُهُمْ yu'ehhiruhum onları erteliyor kök: اخر
  15. إِلَىٰٓ ila kadar
  16. أَجَلٍۢ ecelin bir süreye kök: اجل
  17. مُّسَمًّۭى ۖ musemmen belirtilmiş kök: سمو
  18. فَإِذَا fe iza zaman
  19. جَآءَ ca'e geldiği kök: جيا
  20. أَجَلُهُمْ eceluhum süreleri kök: اجل
  21. فَإِنَّ feinne kuşkusuz
  22. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  23. كَانَ kane kök: كون
  24. بِعِبَادِهِۦ biibadihi kullarını kök: عبد
  25. بَصِيرًۢا besiran görmektedir kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دبب (18 geçiş) · Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş)

    Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler.…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü)…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah insanları yaptıkları yüzünden (hemen) hesaba çekseydi, onun sırtında (yeryüzünde) hiçbir canlı bırakmazdı. Ancak onları belirlenmiş bir süreye erteliyor. Süreleri gelince şüphesiz ki Allah kullarını görendir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nahl 16:61.

Mustafa İslamoğlu

Eğer Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden (hemen) hesaba çekecek olsaydı, yer üzerinde bir tek canlı (insan) bırakmazdı; ama onları sonu yasayla belirlenmiş bir süreye kadar erteliyor; fakat süreleri dolunca artık anlarlar ki, Allah kullarını her daim görüp gözetmektedir.

Muhammed Esed

Eğer Allah, insanları (hayatta) işledikleri (kötülükler)den dolayı (hemen) hesaba çekseydi, yer üzerinde tek bir canlı varlık bırakmazdı. Ama Allah, onlara (Kendisi tarafından) belirlenmiş bir vadeye kadar mühlet tanır, vadeleri dolunca da (anlarlar ki) Allah kulların(ın kalplerindekin)i görmektedir.

Ahmed Hulusi

Eğer Allah, insanlara, yaptıklarının getirisini anında yaşatmayı dileseydi yeryüzünde hiçbir DABBE (insan bedenini sağ) bırakmazdı! Ne var ki onları (bedenli yaşamlarını) takdir edilmiş bir ömrün sonuna kadar tehir ediyor. Onların ecelleri geldiğinde (dünyada işleri biter)! Muhakkak ki Allah Esma'sıyla kullarının varlığında olarak Basıyr'dir.

Ali Bulaç

Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar) Şüphesiz Allah, kullarını hakkıyla görendir.

Ali Rıza Safa

Allah, yaptıkları yüzünden insanları hemen cezalandırsaydı, onun sırtında hiçbir yaratık bırakmazdı. Fakat belirlenmiş bir süreye dek onları erteliyor. Sonunda süreleri dolduğunda, kuşkusuz, Allah, kullarını Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Şayet Allah, insanları yaptıklarıyla hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirlenen bir vakte kadar ertelemektedir. Vakitleri gelince Allah, onları cezalandıracaktır. Çünkü Allah kullarını kesinlikle gözlemektedir.

Edip Yüksel

ALLAH insanları yaptıkları yüzünden cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir yaratık bırakmazdı. Fakat, onları belli bir süreye kadar ertelemektedir. Ne zaman ki süreleri biter, işte o zaman ALLAH kullarının (hesabını) görür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH insanları yaptıkları yüzünden cezalandırsaydı yeryüzünde hiç bir yaratık bırakmazdı. Fakat, onları belli bir süreye kadar ertelemektedir. Ne zaman ki süreleri biter, işte o zaman ALLAH kullarının (hesabını) görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber Allah, insanları kendi işledikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsa, yeryüzünde bir deprenen bırakmazdı. Fakat onları belirlenmiş bir süreye kadar erteler. Nihayet ecelleri geldiği vakit, işte o zaman şüphe yok ki, Allah kullarını görendir (hiçbirini karşılıksız bırakmaz).

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber Allah insanları kesibleriyle hemen muahaze ediverecek olsa yeryüzünde bir deprenen bırakmazdı ve lakin müsemma bir ecele kadar onları te'hır buyurur, nihayet ecelleri geldiği vakıt işte o vakıt, şübhe yok ki Allah kullarını basir bulunuyor

Erhan Aktaş

Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kim neyi hak etmişse karşılığını alacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kim neyi hak etmişse karşılığını alacaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kim neyi hak etmişse karşılığını alacaktır.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı; ancak onları, adı konulmuş bir ecele kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Tanrı kendi kullarını görendir.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden (hemen) muahaze etseydi (yerin) sırtında hiçbir canlı mahluk bırakmazdı. Fakat O, bunları muayyen bir müddete kadar gecikdiriyor. Nihayet vakıfları gelince muhakkak ki Allah kullarını hakkıyle görücüdür.

İbni Kesir

Şayet Allah; insanları kazandıklarıyla muaheze etmiş olsaydı; onun üstünde hiç bir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar te'hir eder. Süreleri geldiği zaman muhakkak ki Allah; kulları için Basir olandır.

Mehmet Alagaş

(42-45) Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse , uyarı gelmiş toplumlardan / ümmetlerden herhangi birinden daha iyi yola gireceklerine dair tüm gayretleriyle Allah’a yemin ettiler. Ne zaman ki onlara uyarıcı geldi, nefretlerinden başka bir şeyi artırmadı. Arzda büyüklenme, kötülük tuzaklama, tuzaklanan kötülükler sahibinden başka sının başına gelmez. Evvelkilere yapılanları mı bekliyorlar ? Allah’ın iş yapışında değişiklik / mübadele bulamazsın, Allah’ın iş yapışında değişme de bulamazsın. Arz da hiç gezmiyorlar mı? Öncekilerin sonları / akıbetleri nasıl olmuş bakmıyorlar mı? ki onlar, onlardan daha şiddetliydiler / kuvvetteydiler. Allah’ı, yerde ve göklerde herhangi bir şey aciz bırakamaz. Muhakkak ki O, bilendir, ayarlayandır muktedir olandır. Eğer ki Allah , insanları kazandıkları dolayısıyla hemen cezalandırsa idi , görünür de tek bir yaratık bırakmazdı ve lakin belli bir süreye kadar , süreleri gelinceye kadar erteliyor, muhakkak ki Allah kullarını görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer Allah insanları işlediklerinden dolayı hemen yakalayıp cezalandırsaydı onun (yerin) üzerinde bir tek canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ecelleri geldiğinde artık muhakkak ki Allah kullarını görmektedir.

Süleyman Ateş

Eğer Allah, insanları yaptıkları işler yüzünden (hemen) cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Süreleri geldiği zaman, kuşkusuz Allah kullarını görmektedir (onları yaptıkları işlere göre cezalandıracaktır).

Süleymaniye Vakfı

Allah insanlara, yaptıklarının cezasını hemen verseydi yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Ama onları, belirlenmiş bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince (gereğini yapar). Şüphesiz Allah, kullarını görmektedir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde tek bir hareketli canlı bırakmazdı. Ama onları, o belirlenmiş ecellerine kadar erteler. Sürelerinin sonu gelince gereğini yapar. Allah kullarını görmektedir.

Şaban Britch

Allah, insanları yaptıkları yüzünden hemen yakalayıp/cezalandırsaydı, yeryüzü üstünde bir tek canlı kalmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteler. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir.

Şaban Piriş

Allah, insanları yaptıkları yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde ayaklarının üstünde bir tek canlı kalmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca... Allah, kullarını elbette görmekte.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Allah, insanları, kazandıkları yüzünden hesaba çekseydi, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar, ecelleri gelinceye kadar erteliyor. Allah, kullarını iyice görmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

If Allah were to plant the People's Hereafter in the now and impose on them what is commensurate with their deeds, not one single earthling animate being would be left on its surface. But He mercifully respites them to a predetermined point of time that they might hopefully deviate into sense and turn to Him. When it is time to pay to nature their due debt they shall come to know that Allah has always been Bassirun keeping a vigilant eye upon all this created beings.

Abdul Haleem

If God were to punish people [at once] for the wrong they have done, there would not be a single creature left on the surface of the earth. He gives them respite for a stated time and, whenever their time comes, God has been watching His servants.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah were to punish men according to what they deserve. He would not leave on the back of the (earth) a single living creature: but He gives them respite for a stated Term: when their Term expires, verily Allah has in His sight all His Servants.

Abul A'la Maududi

If Allah were to take people to task for their deeds, He would not leave any living creature on earth, but He grants them respite to an appointed time. When their appointed time comes to an end, surely Allah fully observes His servants.

Aisha Bewley

If Allah were to take mankind to task for what they have earned, He would not leave a single creature crawling on it, but He is deferring them until a specified time. Then, when their time comes, Allah sees His slaves!

Al-Hilali & Khan

And if Allâh were to punish men for that which they earned, He would not leave a moving (living) creature on the surface of the earth; but He gives them respite to an appointed term: and when their term comes, then verily, Allâh is Ever All-Seer of His slaves.

Ali Quli Qarai

Were Allah to take mankind to task because of what they have earned, He would not leave any living being on its back. But He respites them until a specified time, and when their time comes, Allah indeed sees best His servants.

Amatul Rahman Omar

If Allâh were to take people to task for (every little of) their evil doings He would not leave on the surface of this (earth) a single living creature. But He (out of His all embracing mercy) grants them respite till a stated term. And when their appointed time comes (they come to realise that) Allâh has His servants well under (His) eyes (He deals with them according to the nature of their deeds).

Arthur John Arberry

If God should take men to task for what they have earned He would not leave upon the face of the earth one creature that crawls; but He is deferring them to a stated term. But when their term is come -- surely God sees His servants.

Bijan Moeinian

If God wanted to punish every one for his sins, not a single creature would have remained on earth. Instead, God gives a life-long time to the people so that [they have the opportunity to purify themselves and] when the Day of Resurrection arrives, they stand in front of their Lord.

E. Henry Palmer

Were God to catch men up for what they earn, He would not leave upon the back of it a beast; but He respites them until an appointed time. When their appointed time comes, verily, God looks upon His servants.

Edip-Layth

If God were to punish the people for what they have earned, He would not leave a single creature standing. But He delays them to a predetermined time. Then, when their time comes, then God is Seer of His servants.

George Sale

If God should punish men according to what they deserve, He would not leave on the back of the earth so much as a beast: But He respiteth them to a determined time; and when their time shall come, verily God will regard his servants.

Hamid S. Aziz

Have they not travelled in the land and seen how was the end of those before them while they were stronger than these in power? And Allah is not such that any thing in the heavens or in the earth should escape Him; surely He is Knowing, Powerful.

Mahmoud Ghali

And if Allah took mankind to task for what they have earned, in no way would He leave upon the surface (Literally: back) (of the earth) any beast; but He is deferring them to a stated term. So when their term comes, then surely Allah has been Ever-Beholding His bondmen.

Marmaduke Pickthall

If Allah took mankind to task by that which they deserve, He would not leave a living creature on the surface of the earth; but He reprieveth them unto an appointed term, and when their term cometh - then verily (they will know that) Allah is ever Seer of His slaves.

Mohamed Ahmed - Samira

If God were to seize men for their doings, not a living being would be left upon the earth. But He gives them respite for a time ordained. When their time is come, surely God will keep (the interest of) His creatures in view.

Muhammad Asad

Now if God were to take men [at once] to task for whatever [wrong] they commit [on earth], He would not leave a single living creature upon its surface. However, He grants them respite for a term set [by Him]: but when their term comes to an end - then, verily, [they come to know that] God sees all that is in [the hearts of] His servants.

Mustafa Khattab

If Allah were to punish people ˹immediately˺ for what they have committed, He would not have left a single living being on earth. But He delays them for an appointed term. And when their time arrives, then surely Allah is All-Seeing of His servants.

Progressive Muslims

And if God were to punish the people for what they have earned, He would not leave a single creature standing. But He delays them to a predetermined time. Then, when their time comes, then God is Seer of His servants.

Rashad Khalifa

If GOD punished the people for their sins, He would not leave a single creature on earth. But He respites them for a predetermined interim. Once their interim is fulfilled, then GOD is Seer of His servants.

Sahih International

And if Allah were to impose blame on the people for what they have earned, He would not leave upon the earth any creature. But He defers them for a specified term. And when their time comes, then indeed Allah has ever been, of His servants, Seeing.

Sam Gerrans

And were God to take men for what they earn, He would not leave any creature upon its surface. But He delays them to a stated term. But when their term comes, then is God of His servants seeing.

Shabbir Ahmed

Now if Allah took mankind to task by that which they earn by their deeds, He would not leave a creature on its surface. However, He grants them Respite unto an appointed term. And when their term comes to an end, then, verily, they come to know that Allah is ever Seer of His servants. ('Not leave a creature' - Life on the planet earth exists for and manifests itself in the highest form as the humans (2:30), (35:39)).

Syed Vickar Ahamed

And if Allah was to punish men according to what they have earned (and deserved), He would not leave a single living creature on the back of the (earth): But He gives them relief for a fixed time: And when the time comes to an end, surely, Allah is All Seeing (Baseer) over His servants.

Taqi Usmani

If Allah were to take mankind to task for what they did, He would have not left a living creature on its back, but He delays them upto an appointed time. So when their time will come, then Allah is the One who will see His slaves.

The Monotheist Group

And if God were to punish the people for what they have earned, He would not leave a single creature standing. But He delays them to an appointed term. So, when their time comes, then God is Seer of His servants.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩