Mü'min suresi

Mü'min suresi, 22. ayet

Mü'min suresi, 22. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَكَفَرُوا۟ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ قَوِىٌّ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

ẕâlike biennehüm kânet te'tîhim rusülühüm bilbeyyinâti fekeferû feeḫaẕehümü-llâh. innehû ḳaviyyün şedîdü-l`iḳâb.

Diyanet İşleri

Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkar ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 19–25 · surenin 22. ayeti / 85

Konu Yeryüzünde dolaşın; Mûsâ ve Firavun Mü'min 21–27 3

  1. Mü'min 19

    Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.

  2. Mü'min 20

    Allah, hak ve adaletle hükmeder. Allah'tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  3. Mü'min 21

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah'ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.

  4. 22

    Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkar ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.

  5. Mü'min 23–24

    (23-24) Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a, Haman'a ve Karun'a gönderdik. Onlar ise; "Bu çok yalancı bir sihirbazdır" dediler.

  6. Mü'min 25

    Musa onlara tarafımızdan gerçeği getirince, "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın" dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–22. ayetler için yazılmıştır.

21. “Yeryüzünde” kalpleri ve bedenleri ile ibret alıp düşünmek, geride kalan eserler üzerinde tefekkür etmek sureti ile “gezip de kendilerinden öncekilerin” yalanlayan kimselerin “âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı?” Bunların âkıbetlerinin en kötü sonuç olan helâk, yıkım, rezil ve rüsvay olmaktan ibaret olduğunu göreceklerdir.

Üstelik “onlar güç” sayı, araç-gereç ve beden iriliği itibariyle “ve yeryüzündeki” yapı, ekim-dikim gibi “eserleri itibari ile bunlardan daha üstün idiler.” Eserlerin güçlü oluşu, o eserleri meydana getirenlerin güçlerine ve bunlar ile kendilerini koruma altına almaya çalıştıklarına delildir.

“Yine de Allah onları günahları” üzerinde ısrar edip onları sürdürmeleri “sebebiyle” cezalandırmak sureti ile “yakaladı. Allah’a karşı onları koruyan kimse de olmadı.”

22. Onların güçlerinin Allah’ın gücü karşısında kendilerine hiçbir faydası olmadı. Hatta ümmetler arasındaki en güçlü kavimlerden olan ve: “Bizden daha güçlü kim var?” (Fussilet, 41/15) diyen Âd kavmine bile gücünün bir faydası olmadı. Yüce Allah’ın onların üzerlerine gönderdiği rüzgar, güçlerini zayıflatmış ve onları darmadağın ederek yok etmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara isabet eden bu azap, ancak Yüce Allah tarafından kendilerine resulleri apaçık deliller ve parıldayan hüccetler ile geldiği halde onların Allah'ı küfretmeleri ve resullerini yalanlamaları sebebiyle gelmiştir. Onlar ne kadar güç sahibi olsalar da Yüce Allah, onları yakalayıp helak etmiştir. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, kendisini küfredenlere ve resullerini yalanlayanlara karşı güçlü ve azabı çetin olandır.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu
  2. بِأَنَّهُمْ biennehum onların (sebebiyledir)
  3. كَانَت kanet olmaları kök: كون
  4. تَّأْتِيهِمْ te'tihim onlara getirirdi kök: اتي
  5. رُسُلُهُم rusuluhum elçileri kök: رسل
  6. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati açık kanıtlar kök: بين
  7. فَكَفَرُوا۟ fekeferu ama inkar ediyorlardı kök: كفر
  8. فَأَخَذَهُمُ feehazehumu bu yüzden onları yakaladı kök: اخذ
  9. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah kök: اله
  10. إِنَّهُۥ innehu zira O
  11. قَوِىٌّۭ kaviyyun güçlüdür kök: قوي
  12. شَدِيدُ şedidu çetin olandır kök: شدد
  13. ٱلْعِقَابِ l-ikabi cezası kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunun sebebi, elçileri kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde inkâr etmeleriydi. Allah da onları yakalamıştı. Şüphesiz ki O kuvvetlidir, azabı da şiddetlidir.

Mustafa İslamoğlu

Böyle oldu, çünkü elçileri kendilerine hakikatin apaçık belgeleriyle geldiği halde, onlar inkarda direndiler; bunun üzerine Allah da onları cezalandırdı: Zira O güçlüdür, cezası pek çetindir.

Muhammed Esed

Çünkü onlar, elçileri kendilerine hakikatin bütün kanıtlarıyla gelmiş olmalarına rağmen onu reddetmişlerdi, bu yüzden Allah onları hesaba çekti, çünkü Allah güçlüdür, intikamında şiddetlidir.

Ahmed Hulusi

Bunun sebebi şu idi: Rasulleri onlara apaçık delillerle geldi de küfür (inkar) ettiler. . . Bunun üzerine Allah da onları yakaladı. . . Muhakkak ki O, Kaviyy'dir, Şediyd ül 'Ikab'dır (suçu cezalandırması şiddetlidir).

Ali Bulaç

Çünkü gerçekten onlar, Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirirdi; fakat onlar inkar ederlerdi. Bu yüzden Allah, onları (azabla) yakalayıverdi. Şüphesiz O, kuvvetli olandır, cezalandırması şiddetlidir.

Ali Özek ve heyeti

Bunun sebebi, peygamberleri kendilerine apaçık mucizeler getirdikleri halde, inkâr etmeleri idi. Allah da kendilerini tutup yakalayıverdi. Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü elçiler onlara açık kanıtlarla gelmiş olmalarına karşın nankörlük ediyorlardı. Allah, bu yüzden onları yakaladı. Kuşkusuz, O, Kudretlidir; cezası da çok yamandır.

Bayraktar Bayraklı

Bunun sebebi, peygamberleri kendilerine apaçık mucizeler getirdikleri halde inkar etmeleri idi. Allah da kendilerini yakalayıverdi. Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir.

Edip Yüksel

Çünkü, elçiler onlara apaçık delillerle gittiklerinde inkar ediyorlardı. Sonunda ALLAH onları yakaladı. O Güçlüdür, Cezalandırması Şiddetlidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çünkü, elçiler onlara apaçık delillerle gittiklerinde inkar ediyorlardı. Sonunda ALLAH onları yakaladı. O Güçlüdür, Cezalandırması Şiddetlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O şundandı: Onlara peygamberleri mucizelerle geliyorlardı, fakat onlar inkar ettiler. Allah da tuttu kendilerini alıverdi; çünkü O'nun kuvveti çok, cezası çetindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O, şundan idi ki onlara Resulleri beyyinelerle geliyorlardı da küfrettiler, Allah da tuttu kendilerini alıverdi, çünkü onun kuvveti çok, ıkabı şiddetlidir

Erhan Aktaş

Bu, Resuller kendilerine kanıt içeren belgelerle geldikleri halde onları yalanlamaları nedeniyledir. Bunun üzerine Allah onları cezalandırdı. O, Mutlak Güç Sahibi'dir, Cezalandırması Çok Şiddetli Olan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, resuller kendilerine kanıt içeren belgelerle geldikleri halde onları yalanlamaları nedeniyledir. Bunun üzerine Allah onları cezalandırdı. O, Mutlak Güç Sahibi'dir, Cezalandırması Çok Şiddetli Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, rasuller kendilerine kanıt içeren belgelerle geldikleri halde onu yalanlamaları nedeniyledir. Bunun üzerine Allah onları cezalandırdı. O, Mutlak Güç Sahibi'dir, Cezalandırması Çok Şiddetli Olan'dır.

Gültekin Onan

Çünkü gerçekten onlar Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirirdi; fakat onlar küfrederlerdi. Bu yüzden Tanrı, onları (azabla) yakalayıverdi. Şüphesiz O, kuvvetli olandır, cezalandırması şiddetlidir.

Hasan Basri Çantay

Bunun sebebi şu idi: (Çünkü) peygamberleri kendilerine apaçık mu'cizeler getire dursun, onlar küfretdiler. Allah da kendilerini tutub yakalayıverdi. Çünkü O, herşey'e kaadirdir, azabı pek çetindir.

İbni Kesir

Bu; peygamberleri kendilerine apaçık mucizelerle geldiğinde inkar etmelerindendir. Allah da onları yakalayıverdi. Muhakkak ki O; kuvvetlidir, cezalandırması pek şiddetlidir.

Mehmet Alagaş

(10-22) Kafirlere seslenilir / nida edilir, Allah’ın nefreti sizin kendinizden duyduğunuz nefretten daha büyüktür, siz imana çağrılıyordunuz da o vakit yok sayıyordunuz / küfrediyordunuz . Derler ki Rabbimiz bizi iki defa öldürdün iki kere de dirilttin günahlarımızı da itiraf ettik, bize, çıkmak için bir yol var mıdır? (Yaratılmadan önceki ölü hâl, dünya diriliği dünyada ölüm ahiret dirilişi) Siz tek olan Allah’a çağrıldınız ve ona ortak koşmaya iman ettiniz, artık hüküm vermek yüce ve büyük olan Allaha aittir, size ayetlerini gösteren, semadan erzak / rızık indiren O’ dur, işte bunu ancak gönülden yönelen hatırlayıp anar. Kafirler hoşlanmasa dahi siz, dini O’na has kılanlar olarak Allah’a dua edin. Tahtın / arşın sahibi dereceleri yükseltir, Onun emrinden olan Ruhla, kullarından istediğini , buluşma günü ile uyarmak için buluşturur. O gün onlar ortaya çıkar / bariz hale gelirler, onlara ait hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz, O gün mülk kimindir? Tek ve ezici otorite sahibi / kahhar olan Allah’ındır. O gün her birey kazandığı ile karşılıklan dırılacaktır, o gün zulüm yoktur , muhakkak ki Allah hesabı seri görür / çabuk bitirir. Yaklaşan günden onları uyar, o vakit kalpler konuşamaz haldeki gırtlaklara / boğazlara dayanmıştır, zalimler için samimiyet / içtenlik ve tabi olunacak bir aracı da yoktur. O, bakışların hainliğini ve kalplerin gizlediğini bilir. Allah hak ile / hakikatle hükmünü gerçekleştirir, O’nun dışında çağrıda / duada bulundukları ise herhangi bir şey gerçekleştiremezler, Allah kesinlikle işitendir, görendir. Arzda gezinmediler mi? Onlardan öncekilerin sonucu / akıbeti nasıl olmuş bakmadılar mı? Onlar arzda kuvvetçe, eserlerce onlardan daha şiddetli idiler, Allah onları günahları nedeniyle onları yakaladı , Allah’tan onları koruyan da olmadı. İşte bunun nedeni , onlara Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldi, onlar da yok saydılar / küfrettiler. Allah ta onları yakaladı ve muhakkak ki O sağlamdır şiddetli sonuçlandırır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkâr ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.

Süleyman Ateş

Çünkü onlar (öyle kimselerdi ki) elçileri onlara açık kanıtlar getirirdi ama kabul etmezlerdi. Bu yüzden Allah onları yakaladı. Zira O güçlüdür, cezası çetin olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böyle oldu, çünkü elçileri onlara, o açık belgeleri(mucizeleri) getirdiler ama bunlar, görmezlikten geldiler. Allah da onları kıskıvrak yakaladı. Allah güçlüdür, cezası da pek ağır olur.

Şaban Britch

İşte bu, onlara peygamberlerin apaçık deliller getirmesine rağmen, onların kâfir olmasındandır. Allah da onları hemen yakalamıştır. Şüphesiz o çok güçlü ve şiddetle cezalandırandır.

Şaban Piriş

İşte bu, onlara peygamberlerin belgeler getirmesine rağmen, onların kabul etmemelerindendir. Bunun için Allah onları cezalandırmıştır/yakalamıştır. Şüphesiz o güçlü ve şiddetle cezalandırandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sebep şuydu: Resulleri onlara açık seçik mesajlar getirirdi de onlar inkar ederlerdi. Sonunda Allah hepsini yakaladı. O çok güçlüdür, azabı da şiddetlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A penalty imposed on them in the train of their malicious refusal of the clear evidence of His Omnipotence and Authority presented to them by their Messengers, and in conscience did He seize them with a calamity and reduce them into a useless form; He is indeed Omnipotent, He punishes severely.

Abdul Haleem

because messengers repeatedly came to them with clear signs and still they rejected them. God destroyed them: He is truly full of strength, severe in punishment.

Abdullah Yusuf Ali

That was because there came to them their messengers with Clear (Signs), but they rejected them: So Allah called them to account: for He is Full of Strength, Strict in Punishment.

Abul A'la Maududi

They came to this end because their Messengers would come to them with Clear Signs dipnot 1 and yet they would refuse to believe. So Allah seized them. He is indeed Strong, Terrible in Retribution.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bayyinat means three things:

Aisha Bewley

That was because their Messengers brought them the Clear Signs but they remained kafir. So Allah seized them. He is Most Strong, Severe in Retribution.

Al-Hilali & Khan

That was because there came to them their Messengers with clear evidence (proofs and signs) but they disbelieved (in them). So Allâh seized them (with punishment). Verily He is All-Strong, Severe in punishment.

Ali Quli Qarai

That was because their apostles used to bring them manifest proofs, but they defied [them]. So Allah seized them. Indeed He is all-strong, severe in retribution.

Amatul Rahman Omar

That was because their Messengers (of God) came to them with evident proofs but they refused to believe (in them). So Allâh seized them (with destruction). Powerful is He and Stern His retribution.

Arthur John Arberry

That was because their Messengers came to them with the clear signs; but they disbelieved, so God seized them. Surely He is All-strong, terrible in retribution.

Bijan Moeinian

Their doom was due to the fact that they did not listen to their Prophets in spite of convincing miracles that they came with. Therefore God punished them. Indeed God is mighty and decisive in punishment.

E. Henry Palmer

That is for that their apostles did come to them with manifest signs, and they misbelieved, and God caught them up; verily, He is mighty, keen to punish!

Edip-Layth

That is because their messengers used to come to them with proofs, but they rejected. Thus God seized them; for He is Mighty, severe in punishment.

George Sale

This they suffered, because their apostles had come unto them with evident signs, and they disbelieved: Wherefore God chastised them; for He is strong, and severe in punishing.

Hamid S. Aziz

That was because there came to them their messengers with clear arguments, but they rejected (them), therefore Allah destroyed them; surely He is Strong, Severe in retribution.

Mahmoud Ghali

That was (due to the fact) that their Messengers kept coming up to them with the supreme evidence (s); yet they disbelieved, so Allah took them (away). Surely He is Ever-Powerful, strict in punishment.

Marmaduke Pickthall

That was because their messengers kept bringing them clear proofs (of Allah's Sovereignty) but they disbelieved; so Allah seized them. Lo! He is Strong, severe in punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

This was so because their apostles came with clear proofs to them, but they refused to believe. So they were seized by God. Surely God is powerful, unrelenting in retribution.

Muhammad Asad

this, because their apostles had come to them with all evidence of the truth, and yet they rejected it: and so God took them to task - for, verily, He is powerful, severe in retribution!

Mustafa Khattab

That was because their messengers used to come to them with clear proofs, but they persisted in disbelief. So Allah seized them. Surely He is All-Powerful, severe in punishment.

Progressive Muslims

That is because their messengers used to come to them with proofs, but they rejected. Thus God seized them; for He is Mighty, severe in punishment.

Rashad Khalifa

That is because their messengers went to them with clear proofs, but they disbelieved. Consequently, GOD punished them. He is Mighty, strict in enforcing retribution.

Sahih International

That was because their messengers were coming to them with clear proofs, but they disbelieved, so Allah seized them. Indeed, He is Powerful and severe in punishment.

Sam Gerrans

For it is that their messengers brought them clear signs, but they denied, so God seized them. He is strong, and severe in retribution.

Shabbir Ahmed

This - because their Messengers had come to them with all evidence of the Truth, and yet they rejected it. So Allah seized them. Behold, verily, He is Strong, Strict in grasping.

Syed Vickar Ahamed

That was because their (own) messengers (from Allah) came to them with clear proof, (evidence and signs), but they rejected them: So Allah called them to account (and punish them for their sins): Verily, He is All Strong (Qhavi), Strict in Punishment.

Taqi Usmani

That was because messengers used to come to them with clear signs, but they disbelieved. Then, Allah seized them. Surely, He is Strong, severe in punishment.

The Monotheist Group

That is because their messengers used to come to them with proofs, but they rejected. Thus God seized them; for He is Mighty, severe in punishment.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩