Diyanet İşleri
Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Fâtır suresi
Fâtır suresi, 14. ayet. إِن تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا۟ دُعَآءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا۟ مَا ٱسْتَجَابُوا۟ لَكُمْ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ
in ted`ûhüm lâ yesme`û dü`âeküm. velev semi`û me-stecâbû leküm. veyevme-lḳiyâmeti yekfürûne bişirkiküm. velâ yünebbiüke miŝlü ḫabîr.
Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rüzgârlar, şan ve şeref, iki deniz Fâtır 9–14 3
Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır.
İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.
Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.
Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.
Eğer Allah dilerse, sizi giderir ve yeni bir halk getirir.
Bu, Allah'a göre zor bir şey değildir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
14. “Onlara dua etseniz dualarınızı işitmezler.” Çünkü bu uydurma ilâhlar ya cansızdır ya ölüdür yahut da Rablerine itaatle meşgul olan meleklerdir. Faraza bunlar “işitseler bile karşılık veremezler.” Çünkü hiçbir şeye sahip değildirler. Ayrıca onların çoğu da kendilerine ibadet edenlerin bu ibadetlerinden razı değildirler. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:
“Üstelik Kıyamet günü (onları Allah'a) ortak koşmanızı da inkâr edeceklerdir.” Sizden uzak olduklarını bildirecek ve şöyle diyeceklerdir: “Tenzih ederiz Seni! Bizim dostumuz onlar değil, Sensin!” (Sebe, 34/41)
“Kimse sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.” Yani hiç kimse sana her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Allah’tan daha doğru haber veremez. O’nun sana verdiği bu haberin gözle görülürcesine bir gerçek olduğuna kesin bir kanaat getir, en ufak bir şüphe ve tereddüte düşme!
Bu âyet-i kerimeler, Yüce Allah’ın yegane ilâh olduğuna delil olan pek açık ve kesin delilleri içermektedir. Buna göre O’nun dışındaki hiçbir varlık ibadetin zerresine dahi layık değildir. O’nun dışındaki varlıklara ibadet de batıldır, bu ibadetin kendisine yöneltildiği varlıklar da batıldır. Onların kendilerine ibadet edenlere en ufak bir faydaları da olmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kendilerine ibadet ettiğiniz mabutlarınıza dua etseniz dahi onlar sizin dularınızı işitmezler. Çünkü onlar hayat sahibi olmayan ve duymayan cansız varlıklardır. Duanızı işitecek olsalar dahi size cevap veremezler. Kıyamet günü ise onlar, şirkinizden ve onlara ibadet etmenizden beri olduklarını söyleyeceklerdir. Ey Resul! Sana, hiç kimse Yüce Allah'tan daha doğru haber veremez.
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua
İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua
(Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının)…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Dua
Onlara, "Haydi ortaklarınızı çağırın!" denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken)…
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu…
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber…
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder…
Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Mesel (örnek)
De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilah'ınız ancak bir tek ilahtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı…
Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar. Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. dipnot 1 Kıyamet günü (onları) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. dipnot 2 Haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez.
Onlara yalvarsanız bile sizin yalvarıp yakarışınızı duymazlar; duysalar bile sizin imdadınıza yetişemezler: kıyamet günü de kendilerine yakıştırdığınız ortaklığı reddederler.(Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberder olan (Allah'ın) verdiği türden bir haber veremez!
Onlara yalvarırsanız çağrınızı duymazlar; duyabilseler bile size cevap ver(e)mezler. Ve (üstelik) Kıyamet Günü onları Allah ile eş tutmanızı kabul etmezler. Hiç kimse her şeyi bilen kadar size (gerçeği) göstermez.
Eğer onlara seslenirseniz, sizin çağrınızı işitmezler! Diyelim ki işitseler, size cevap veremezler! (Üstelik) kıyamet sürecinde, sizin onlara tanrılık atfetmenizi inkar ederler. . . Habiyr'in (haberdar olanın) benzeri (kimse) sana haber veremez.
Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.
Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
Onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size yanıt veremezler. Üstelik onları Allah'a ortaklar koştuğunuzu, Yeniden Yaratılış Günü'nde inkar edeceklerdir. Zaten hiç kimse, Haberli Olan gibi sana haber veremez.
Eğer Allah'tan başka taptıklarınızı çağırırsanız sizin çağırmanızı işitemezler; işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. Bu gerçeği sana, her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.
Onları çağırsanız sizin çağrınızı işitemezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Diriliş gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Her şeyden Haberi Olan gibi kimse sana haber veremez. dipnot 1
Onları çağırsanız sizin çağrınızı işitemezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Diriliş gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Her şeyden Haberi Olan gibi kimse sana haber veremez.
Kendilerine dua ederseniz, duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkar ederler. Sana, herşeyden haberdar olan (Allah) gibi, haber veren olmaz.
Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler, işitseler bile size cevabını veremezler, Kıyamet günü de şirkinize küfrederler, sana bir habir gibi haber veren olmaz
Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.
Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.
Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.
Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır (yekfürune). (Bunu her şeyden) Haberi olan Tanrı gibi sana (hiç kimse) haber vermez.
Eğer onlara düa ederseniz duanızı işitmezler, (bilfarz) işitseler bile size cevab vermezler. Kıyamet gününde de onlar sizin müşrikliğinizi tanımayacaklardır. Her şeyden hakkıyle haberdar olan (Allah) gibi sana (hakıykatı hiçbir şey) haber vermez.
Onları çağırsanız; çağrınızı işitmezler. İşitseler dahi size cevap veremezler. Kıyamet günü de şirk koşmanızı inkar ederler. Haberdar olan gibi, kimse sana haber veremez.
(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.
Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
Onları çağırsanız sizin çağırmanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, herşeyi bilen (Allah) gibi gerçekleri haber veremez.
Onları yardıma çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler bile olumlu cevap veremezler dipnot 1 . Kıyamet /mezardan kalkış dipnot 2 gününde de sizin onları Allah'a ortak koştuğunuzu kabul etmezler dipnot 3 . Kimse sana bunları, her şeyin iç yüzünü bilen Allah gibi haber veremez.
Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.
Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. her şeyden haberi olan gibi sana kimse haber veremez.
Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberi olan gibi sana kimse haber veremez.
Onlara çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin onları ortak koştuğunuzu inkar ederler. Hiç kimse sana, Habir olan Allah'ın verdiği gibi haber veremez.
And if you invoke them for no matter what they do not hear your invocation and even if they heard it they would not be able to respond favourably or unfavourably; and in Day of Judgement they shall deny your irreverence to Allah and what you attribute to Him of plurality. And no one can inform you of the truth like Him. Who is Khabirun.
if you call them they cannot hear you; if they could hear, they could not answer you; on the Day of Resurrection they will disown your idolatry. None can inform you [Prophet] like the One who is all aware.
If ye invoke them, they will not listen to your call, and if they were to listen, they cannot answer your (prayer). On the Day of Judgment they will reject your "Partnership". and none, (O man!) can tell thee (the Truth) like the One Who is acquainted with all things.
If you call upon them, they cannot hear your prayer. And if they hear it, they cannot answer it. dipnot 1 On the Day of Resurrection they will disown you for associating others with Allah in His Divinity. dipnot 2 No one can inform you of the truth save the All-Aware. dipnot 3
If you call on them they will not hear your call, and were they to hear, they would not respond to you. On the Day of Rising they will reject your making associates of them. No one can inform you like One who is All-aware.
If you invoke (or call upon) them, they hear not your call; and if (in case) they were to hear, they could not grant it (your request) to you. And on the Day of Resurrection, they will disown your worshipping them. And none can inform you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) like Him Who is the All-Knower (of everything).[1]
If you invoke them they will not hear your invocation, and even if they heard they cannot respond to you, and on the Day of Resurrection they will forswear your polytheism, and none can inform you like the One who is all-aware.
If you pray to them they do not hear your call; and even if they could hear it at all they could make you no response (so as to be of any use to you). And on the Day of Resurrection they will deny that you associated (them as partners with God). And none can inform you (about the all important truth) like (Allâh) Who is All-Aware.
If you call upon them, they will not hear your prayer, and if they heard, they would not answer you; and on the Day of Resurrection they will disown your partnership. None can tell thee like One who is aware.
God is the One Who merges the night into the day and replaces the day by night. He is the One Who has subjected the sun and the moon to follow His [established natural] laws until they face their pre-determined destiny. Such is your Lord, the owner of [and in control of ] the entire universe. Know that those whom you adore beside the Lord [idols, women, bosses, wealth, etc.] do not own not even the skin of a date [and are of no use to you.] If you ask them for help, they cannot hear it. Even if they hear your prayer, they cannot answer and on the Day of Judgment they will denounce you. None can answer you better than God the Most Knowledgeable.
If you call upon them they cannot hear your call, and if they hear they cannot answer you; and on the resurrection day they will deny your associating them with God; but none can inform thee like the One who is aware.
If you call on them, they cannot hear you. Even if they hear you, they cannot respond to you. On the day of resurrection, they will reject your idolatry. None can inform you like an Ever-aware.
If ye invoke them, they will not hear your calling; and although they should hear, yet they would not answer you. On the day of resurrection they shall disclaim your having associated them with God: And none shall declare unto thee the truth, like one who is well-acquainted therewith.
He causes the night to enter in upon the day, and He causes the day to enter in upon the night, and He has made subservient the sun and the moon; each one follows its course to an appointed time; this is Allah, your Lord, His is the kingdom; and those whom you call upon besides Him do not control as much as a spot on a date stone.
In case you invoke them, they will not hear your invocation; and if they heard, in no way would they respond to you. And on the Day of the Resurrection they will disown (Literally: disbelieve) your associating them (with Allah). And none can fully inform you like One Who is Ever-Cognizant.
If ye pray unto them they hear not your prayer, and if they heard they could not grant it you. On the Day of Resurrection they will disown association with you. None can inform you like Him Who is Aware.
You pray to them, but they do not hear your call; and even if they heard you, they could not answer your prayer; and on the Day of Resurrection they will deny your having worshipped them. None can acquaint you (with the reality) as He who is informed of everything.
If you invoke them, they do not hear your call; and even if they could hear, they would not [be able to] respond to you. And [withal,] on the Day of Resurrection they will utterly disown your having associated them with God. And none can make thee understand [the truth] like the One who is all-aware.
If you call upon them, they cannot hear your calls. And if they were to hear, they could not respond to you. On the Day of Judgment they will disown your worship ˹of them˺. And no one can inform you ˹O Prophet˺ like the All-Knowledgeable.
If you call on them, they cannot hear you. And even if they hear you, they cannot respond to you. And on the Day of Resurrection, they will reject your idolatry. And none can inform you like an Expert.
If you call on them, they cannot hear you. Even if they hear you, they cannot respond to you. On the Day of Resurrection, they will disown you. None can inform you like the Most Cognizant.
If you invoke them, they do not hear your supplication; and if they heard, they would not respond to you. And on the Day of Resurrection they will deny your association. And none can inform you like [one] Acquainted [with all matters].
If you call to them, they will not hear your call; and were they to hear, they would not respond to you. And on the Day of Resurrection they will deny your ascription of partnership. And none can inform thee like One Aware.
When you call them (the dead 'saints'), they don't even hear your call, and even if they were to hear they won't be able to respond to you. On the Day of Resurrection they will disown your 'partnership'. And none can inform you like the One Who is Aware.
If you invoke them, they will not hear your call, and (even) if they were to hear, they cannot answer to your (prayer). And on the Day of Judgment, they will disown your 'partnership'. And no one, can tell you (the Truth) like Him (One Allah), Who is All Informed (Khabir) of all things.
If you call them, they do not hear your call, and even if they were to hear, they would not respond to you. And on the Day of Judgment they will deny your having held them as Allah’s partners. And none can inform you like Him who is Aware.
If you pray to them, they cannot hear you. And even if they hear you, they cannot respond to you. And on the Day of Resurrection, they will reject your partnership. And none can inform you like an Expert.