Bakara suresi

Bakara suresi, 265. ayet

Bakara suresi, 265. ayet. وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمُ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ وَتَثْبِيتًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍۭ بِرَبْوَةٍ أَصَابَهَا وَابِلٌ فَـَٔاتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِن لَّمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

vemeŝelü-lleẕîne yünfiḳûne emvâlehümü-btigâe merḍâti-llâhi veteŝbîtem min enfüsihim kemeŝeli cennetim birabvetin eṣâbehâ vâbilün feâtet ükülehâ ḍi`feyn. feil lem yüṣibhâ vâbilün feṭall. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

Diyanet İşleri

Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 262–268 · surenin 265. ayeti / 286

Konu İnfakın örnekleri ve âdâbı Bakara 261–274 3

  1. Bakara 262

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

  2. Bakara 263

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

  3. Bakara 264

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

  4. 265

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  5. Bakara 266

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size ayetlerini böyle açıklıyor.

  6. Bakara 267

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.

  7. Bakara 268

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 264–266. ayetler için yazılmıştır.

264-266. Allah, bu âyet-i kerimelerde (farklı tiplere dair) üç misal vermektedir: Kendi rızası için infak edip bu infakının akabinde başa kakma ve herhangi bir eziyet bulunmayan kişi, yaptığı infakın akabinde başa kakıp eziyet eden kişi ve bir de riyakârlık yapan kişi.

Birincisinin infakı iman ve tam bir ihlâs ile verildiğinden dolayı makbuldür ve kat kat mükâfaat görecektir. Çünkü bu infak, “Allah’ın rızasını arayarak ve nefislerinden bir sebat ile” yapılmıştır. Yani bunlar cömertlikle, doğru ve samimi niyet üzere sebat eder halde infaklarını yaparlar. İşte böyle bir amelin misali “yüksek bir tepenin üstünde bulunan... güzel bir bahçeye benzer.” Böyle bir yer rüzgar ve güneş alır ve böyle bir bahçede su da boldur. Eğer bu bahçeye bol bir yağmur isabet etmeyecek olsa dahi bir çisinti bile yeterlidir. Çünkü onun yeri ve verimi güzeldir. Ayrıca bu bahçenin mahsullerinin gelişmesi, serpilmesi ve güzel meyve vermesi için gerekli bütün sebepler bir arada bulunmaktadır. İşte bundan dolayı bu bahçe “meyvelerini iki kat verir.” Bu niteliğe sahip olan bahçe insanın istediği en mükemmel türden bir bahçedir. O halde böyle bir faziletli amel de en yüce mertebeye sahip bir ameldir.

Allah için infak etmekle birlikte bu infakın akabinde onu başa kakan, eziyet veren yahut da bir amel işleyip arkasından o ameli iptal edecek bir iş yapan kimsenin misali ise diğer örnekte sözü geçen bahçe sahibi kimseye benzer. Yüce Allah bu bahçeye “içinde ateş olan bir kasırga” yani şiddetli bir fırtına musallat eder de o bahçe yanıp kül olur. Üstelik bu bahçe sahibinin güçsüz çoluk çocuğu vardır ve kendisi de yaşlanmış, güçsüz düşmüştür. İşte böyle bir durum en çetin durumlardan biridir. Bundan dolayı Yüce Allah bu misalin başında: “Sizden herhangi biriniz ister mi ki...” diye muhataplarca çok kötü olduğunun kabul edileceğini ifade eden bir soru ile başlamaktadır. Çünkü böyle bir bahçenin ağaçlarının güzel bir hal almasından ve mahsullerini vermesinden sonra aniden yok olup gitmesi, çok büyük bir musibettir.

Diğer taraftan böyle bir facianın meydana geldiği sırada o bahçenin sahibinin çalışamayacak kadar zayıflamış yaşlı biridir ve güçsüz çoluk çocuğu da vardır. Onlar kendisine yardımcı olamamakta, üstelik onların ihtiyaçlarını da kendisi karşılamaktadır. Bu da bir başka facia! Buna göre önceleri Allah için bir amelde bulunan sonra da bu amelini ona aykırı bir işle iptal edip boşa çıkaran kişi, bu örnekteki gibi, bahçesine son derece muhtaç olduğu bir sırada karşı karşıya kaldığı böyle bir musibetle her şeyini kaybeden kimsenin durumuna benzer.

Üçüncü örnek ise Allah’a imanı bulunmayan, onun mükâfaatını da ummayan ve insanlara karşı riyakarlık yapan kimseye dairdir. Böyle bir kimsenin kalbi kaypak bir kayaya benzer. Kayanın üzerinde bir parça toprak vardır. Onu gören kişi bu toprağa yağmur isabet edecek olursa onun güzel araziler gibi bitki bitireceğini zanneder. Ancak o, oldukça şiddetli bir yağmurun isabet ederek üzerindeki toprağı alıp götürdüğü, böylece cascavlak bıraktığı bir kayadan ibarettir.

Bu misal, içinde imanın bulunmadığı, aksine katılaşmış, yumuşamayan ve Allah korkusu da duymayan riyakâr kimsenin kalbine uygun bir örnektir. Böyle bir kimsenin amel ve infaklarının üzerinde yükseleceği bir temeli olmadığı gibi varacağı bir gayesi de yoktur. Aksine böylesinin ameli -kabul şartını taşımadığından dolayı- geçersizdir, boşa gitmiştir.

Bundan önceki misalde sözü edilen kişinin ameli ise kabul şartının var olmasından sonra -kabulüne engel hususlar ortaya çıktığı için- boşa gitmiştir. Birinci örnekteki kişinin ameli ise makbuldür, kat kat mükâfaat görecektir. Çünkü bu amel iman, ihlâs, sebat vb. gibi şartları taşımakla birlikte, ameli boşa çıkaracak engellerden de uzaktır.

Bu üç misal, amel sahibi herkes için geçerlidir. O nedenle herkes kendisini ve başkalarını bu adaletli ölçülerle ve uygun misallerle ölçüp tartsın. “İşte misaller... Biz bunları insanlara örnek veriyoruz. Ancak onları alimlerden başkası düşünüp anlamaz.” (el-Ankebut, 29/43)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nefisleri sıdk ile mutmain olmuş bir şekilde mallarını Allah'ın hoşnutluğunu talep etmek ve içlerindeki imanı sağlamlaştırmak için sarf edenlerin durumu ise, bir tepe üzerindeki bahçenin durumu gibidir. Bol yağmur isabet edince meyvelerini kat kat verir. Bol yağmur yağmazsa hafif bir yağmur yağsa, toprağının güzel olması sebebi ile bu ona yeter. İşte ihlas sahibi kimselerin harcamalarını Allah böyle kabul eder ve onların harcamaları az dahi olsa Allah onların ecirlerini kat kat verir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. İhlas sahibi kimselerin ve riya yapan kimselerin durumu Allah'a gizli kalmaz. O, herkese hak ettiğinin karşılığını verendir.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَثَلُ ve meselu durumu da kök: مثل
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  3. يُنفِقُونَ yunfikune infak eden kök: نفق
  4. أَمْوَٰلَهُمُ emvalehumu mallarını kök: مول
  5. ٱبْتِغَآءَ btiga'e kazanmak kök: بغي
  6. مَرْضَاتِ merdati rızasını kök: رضو
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  8. وَتَثْبِيتًۭا ve tesbiten ve kökleştirmek için kök: ثبت
  9. مِّنْ min
  10. أَنفُسِهِمْ enfusihim kendilerindekini (imanı) kök: نفس
  11. كَمَثَلِ kemeseli benzer kök: مثل
  12. جَنَّةٍۭ cennetin bir bahçeye kök: جنن
  13. بِرَبْوَةٍ birabvetin tepe üzerinde bulunan kök: ربو
  14. أَصَابَهَا esabeha değince kök: صوب
  15. وَابِلٌۭ vabilun bol yağmur kök: وبل
  16. فَـَٔاتَتْ fe atet veren kök: اتي
  17. أُكُلَهَا ukuleha ürününü kök: اكل
  18. ضِعْفَيْنِ dia'feyni iki kat kök: ضعف
  19. فَإِن fein eğer
  20. لَّمْ lem
  21. يُصِبْهَا yusibha değmese bile kök: صوب
  22. وَابِلٌۭ vabilun yağmur kök: وبل
  23. فَطَلٌّۭ ۗ fetallun çisinti olur kök: طلل
  24. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  25. بِمَا bima şeyleri
  26. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل
  27. بَصِيرٌ besirun görmektedir kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir.…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin.…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz;…

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın rızasını kazanmak ve nefislerini güçlendirmek için mallarını infak edenlerin (verenlerin) durumu, bir tepedeki bahçeye benzer ki üzerine sağanak yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Sağanak yağmur yağmasa bile bir çise (ile de ürün verir). dipnot 1 Allah yaptıklarınızı görendir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah söz konusu bahçeye bol yağmur isabet etmemesi durumunda bile az bir çisenin de yeteceğini haber vermekte, böylesi az bir çisenin bile o bahçenin ürün vermesine kâfi geleceğini bildirmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette Allah rızası için yapılan infakın mutlak kazanç olduğu belirtilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Geçici servetlerini Allah rızasını elde etmek ve kişiliklerini güçlendirmek için harcayanların durumu da verimli bir bahçe gibidir: bir sağanak yağar, bu sayede ürünü iki kat biter. Tut ki sağanak yağmadı, çiselese dahi yeter. Neticede Allah yaptığınız her şeyi görür.

Muhammed Esed

Servetlerini Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak harcayanların durumu (ise), verimli topraklar üzerindeki bahçe gibidir: Bir sağanak vurur, bu sayede ürün iki misli artar; sağanak olmadığı zaman da hafif yağmur (düşer oraya). Ve Allah yaptığınız her şeyi görür.

Ahmed Hulusi

Allah rızasını isteyerek veya enfüslerindeki bir tespitten dolayı (Esma bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile) mallarını infak edenlerin misaline gelince. . . Kendisine şiddetli bir yağmur isabet edip, yemişlerini iki kat vermiş tepedeki bir bahçeye benzer. Ona böyle bol yağmur yerine çiseleyen bir yağmur dahi yeterlidir. Allah yaptıklarınıza Basıyr'dir.

Ali Bulaç

Yalnızca Allah'ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştirip güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi (vardır). Allah, yaptıklarınızı görendir.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir). Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için ve bunu benliklerinde güçlendirerek, yardımlaşmak amacıyla mallarını paylaşanların durumu, verimli bir tepe üzerindeki bahçe gibidir. Güçlü bir yağmur aldığında, iki kat ürün verir. Güçlü bir yağmur almasa da çiseleme bile yeterlidir. Çünkü Allah, yaptıklarınızı Görendir. dipnot 55

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 55
    Verimli bahçe benzetmesi, İncil,
    Markos 4:13-20 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Markos 4:13

    İsa sonra onlara, “Siz bu benzetmeyi anlamıyor musunuz?” dedi. “Öyleyse bütün benzetmeleri nasıl anlayacaksınız?

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "İsa, şöyle dedi: ‘Ekincinin ektiği, Allah sözüdür. Kimi insanlar, yol kenarına düşen tohumlara benzer. Bunlar sözü işitir işitmez, şeytan gelir; yüreklerine ekilen sözü alır götürür. Kayalık yerlere ekilenler ise sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadıkları için, ancak bir süre dayanan kişilerdir. Böyleleri, Allah sözünden dolayı sıkıntıya uğrayınca, hemen sendeleyip düşerler. Diğer kimi insanlar, dikenler arasında ekilen tohumlara benzerler. Sözü işitirler; ama dünya kaygıları, zenginliğin aldatıcılığı ve daha başka tutkular araya girip sözü boğar ve ürün vermesini engeller. İyi toprağa ekilenler ise sözü işiten, onu benimseyen; kimi otuz, kimi altmış, kimi de yüz kat ürün veren kişilerdir.'"

Bayraktar Bayraklı

Mallarını Allah'ın rızasını kazanmak ve kalben tatmin olmakiçin hayır yolunda harcayanların durumu, yüksek bir yerdeki bir bahçe gibidir: Bir yağmur yağar, bu sayede ürün iki misli artar;yağmur olmadığı zaman da oraya çise düşer de yine ürün verir. Allah yaptığınız her şeyi görür.

Edip Yüksel

ALLAH'ın rızasını kazanmak istedikleri ve buna ikna oldukları için paralarını harcayanların örneği, bol yağmur aldığında iki kat ürün veren, bol yağmur almasa bile çisentiyle yetinen yüksek verimli bir bahçe örneği gibidir. ALLAH yaptıklarınızı görmektedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın rızasını kazanmak istedikleri ve buna ikna oldukları için paralarını harcayanların örneği, bol yağmur aldığında iki kat ürün veren, bol yağmur almasa bile çisintiyle yetinen yüksek verimli bir bahçe örneği gibidir. ALLAH yaptıklarınızı görmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın hoşnutluğunu aramak ve kendilerini veya bir kısmını Allah yolunda pay sahibi kılmak için mallarını harcayanların durumu ise bir tepenin üstünde bulunan, üzerine kuvvetli bir sağnağın yağıp meyvelerini iki kat artırdığı bir bahçenin durumuna benzer. Bir sağnak yağmazsa, ona mutlaka bir çisinti düşer. Allah, yaptıklarınızı gözetliyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın rızasını aramak ve kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda paydar kılmak için mallarını infak edenlerin meseli ise bir tepedeki güzel bir bağçenin haline benzer ki kuvvetli bir sağanak düşmüş de ona yemişlerini iki kat vermiştir, bir sağanak düşmezse ona mutlak bir çisenti vardır, Allah amellerinizi gözetiyor

Erhan Aktaş

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete dipnot 1 benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bahçeye.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete dipnot 1 benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bahçeye.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete dipnot 1 benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bahçeye.

Gültekin Onan

Yalnızca Tanrı'nın rızasını istemek ve nefslerinde olanı kökleştirip güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi (vardır). Tanrı yaptıklarınız görendir.

Hasan Basri Çantay

Allahın rızasını istemek ve ruhlarında olan (iman) ı kökleşdirib takviye etmek için mallarını harcayanların hali de bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir bağçenin haline benzer ki ona bir yağmur isaabet etmiş de meyvelerini iki kat vermişdir, ona bol bir yağmur düşmese de (hiç olmazsa onda) bir çisinti (bulunur) Allah, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyle görücüdür.

İbni Kesir

Allah'ın rızasını kazanmak ve kalblerindekini sağlamlaştırmak için mallarını infak edenlerin hali, bir tepedeki güzel bir bahçenin haline benzer. Kuvvetli bir sağanak düşünce; yemişlerini iki kat verir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisenti bulunur ve Allah işlediklerinizi görür.

Mehmet Alagaş

(265-274) Allah’ın hoşnutluğunu elde etmek / rızasını kazanmak ve kendilerini sebatkar etmek için mallarını infak edenlerin misali tümsekte duran bir bahçe misali gibidir. Ona yağmur yağmış ve iki kat yemiş vermiştir , ona yağmur yağmasa da çiseli haldedir, Allah yaptıklarınızı görür. Herhangi biriniz, altlarından nehirler akan hurma ve üzüm bahçeleri varken ürünlerinin hepsi de ona aitken, ona yaşlılık nasip olduğunda, neslinin / zürriyetinin zayıf kalmasını, ayrıca içinde ateş olan bir kasırganın da bahçesini yakmasını arzu eder mi? İşte bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki fikir üretirsiniz. (Malların hepsi benim diyenin çoluğu çocuğu aç kalır , gösteriş ve eza içeren vermeler ise bahçeyi yakıp kavuran ateşli kasırgadır) Ey iman edenler, kazandıklarınızın hoş olanlarından ve sizin için arzda çıkardıklarımızdan verin, onların pis / habis olanlarını infak etmek için yeltenmeyin. Size verildiğinde gözünüz kapalıyken bile alabileceğiniz şeyleri verin, Bilin ki Allah muhakkak ki zengindir, övülendir. Şeytan size fakirliği vaat eder ve iğrençliği / hayasızlığı size emreder, Allah ise size kendi tarafından bağışlanmayı ve bolluğu / fazlı vaat eder, Allah kapsayıcıdır/ geniştir, bilendir. İstediğine gerekçeyi / hikmeti verir ve kime hikmet verilirse de kesin olan şu ki ona büyük bir iyilik / hayır verilmiştir , Akıl ulularından başkası hatırlayıp anmaz. Mal olarak / nafaka olarak neyi harcasanız veya adak olarak neyi adarsanız (olursa koç keseceğim) Allah onu bilir. Zalimlere yardım yoktur. (Sadaka, zekât, adak ve mehirde sen sadece veriyorsun yiyemiyorsun dahi harcamayı verdiğin kişi yapıyor nafakada infakta ise sen başkası için harcamada bulunuyorsun) Eğer sadakalarınızı görünür şekilde verirseniz (övülen niğma kelimesi, bi’sa kınanan kelimesinin zıddıdır) o bir nimettir, eğer onu gizleyerek fakirlere verirseniz o sizin için daha iyidir / daha hayırlıdır , s izin kötülüklerinizi örtüyor, yok ediyor. Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Onların yola girmeleri / hidayete ermeleri senin üzerine vazife değil ve fakat Allah istediğine kılavuzluk eder / yola iletir. İyilikten ne infak ederseniz kendiniz içindir , ancak Allah’ın yüzüne erişmek / ulaşmak için verirsiniz, iyilikten ne infak ederseniz size tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz. Allah yolunda kendilerini izole eden / sınırlandıran / hapseden o fakirler; arzda darbelemeye / yere vurmaya güç yetiremezler, cahil biri onları çekingen davranışlarından dolayı zengin hesap eder / zengin olarak değerlendirir , onları yüzlerinden / simalarından tanırsın, aşırı ısrarcı olup insanlardan isteyemezler, İyilikten her neyi infak ederseniz kesinlikle Allah, onu bilendir. Gizli ve belirgin / aleni, gece ve gündüz infak edenler, işte onların ücretleri / ecirleri Allah yanındadır. (Gidince alacaklar) Onlara korku yoktur onlara hüzün de yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mallarını Allah'ın rızasını kazanmak ve içlerindeki imanı sağlamlaştırmak için sarf edenlerin durumu ise bir tepe üzerindeki bahçenin haline benzer. Kuvvetli bir sağanak düşünce meyvelerini iki kat verir. Bol yağmur isabet etmezse de çisinti vardır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Süleyman Ateş

Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki(ima)nı kökleştirmek için mallarını harcayanların durumu da tepe üzerinde bulunan bir bahçeye benzer ki, bol yağmur değince ürününü iki kat verdi. Yağmur değmeseydi bile çisinti olurdu. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın rızasını kazanmak ve kendi duruşlarını sağlamlaştırmak için mallarını harcayanların durumu, dipnot 1 yüksek yere kurulu bir bahçenin durumu gibidir. Oraya bol yağmur yağarsa iki kat ürün verir. Yağmur yağmasa bile (ürün vermeye yetecek kadar) çiğ düşer. Allah yaptığınız her şeyi daima görür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın rızasını kazanmak ve kendilerini sağlama almak için mallarını harcayanlar, yüksekçe yere kurulu olup bol yağmur alan ve iki kat ürün veren bir bahçenin sahibi gibidirler. Yağmur yağmasa bile bir çisenti olur. Yaptığınız her şeyi gören Allah'tır.

Şaban Britch

Mallarını, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerinde olan (imanı) sağlamlaştırmak için harcayanların durumu ise, yüksekçe bir tepede bulunan, oraya sağanak yağmur isabet edince meyvelerini iki misli veren bir bahçeye benzer. Sağanak yağmur olmasa da orada bir çisinti vardır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Şaban Piriş

Mallarını, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerinde olan (imanı) sağlamlaştırmak için harcayanların durumu ise, yüksekçe bir tepede bulunan, oraya sağanak yağmur isabet edince meyvelerini iki misli veren bir bahçeye benzer. Sağanak yağmur olmasa da orada bir çisinti vardır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve öz benliklerindekini kökleştirmek için infakta bulunanlara gelince, onların durumu kendisine bol yağmur isabet edip de ürününü iki kat veren bir bahçenin durumuna benzer. Böyle bir bahçeye bol yağmur düşmese de bir çisenti, bir nem bile yetişir. Allah, yapmakta olduklarınızı tam bir biçimde görmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The example of those who spend their wealth in divine service acting upon inspiration and stronger volition than their own, is comparable to an orchard at a high elevation with rich subsoil. The orchard is exposed to torrential rain effecting a yield double its normal produce. And in the absence of torrential rain it catches the moisture of the early morning and the light showers drifting down the valley. And Allah is Alimun of all you do.

Abdul Haleem

But those who spend their wealth in order to gain God’s approval, and as an affirmation of their own faith, are like a garden on a hill: heavy rain falls and it produces double its normal yield; even if no heavy rain falls, it will still be watered by the dew. God sees all that you do.

Abdullah Yusuf Ali

And the likeness of those who spend their substance, seeking to please Allah and to strengthen their souls, is as a garden, high and fertile: heavy rain falls on it but makes it yield a double increase of harvest, and if it receives not Heavy rain, light moisture sufficeth it. Allah seeth well whatever ye do.

Abul A'la Maududi

The example of those who spend their wealth single-mindedly to please Allah is that of a garden on a high ground. If a heavy rain smites it, it brings forth its fruits twofold, and if there is no heavy rain, even a light shower suffices it. dipnot 1 Allah sees all that you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    'Heavy rain' signifies here charity motivated by a high degree of benevolence and sincerity. 'Light shower' refers to charity deficient in sincerity and goodness, though not altogether devoid of them.

Aisha Bewley

The metaphor of those who spend their wealth, desiring the pleasure of Allah and firmness for themselves, is that of a garden on a hillside. When heavy rain falls on it, it doubles its produce; and if heavy rain does not fall, there is dew. Allah sees what you do.

Al-Hilali & Khan

And the likeness of those who spend their wealth seeking Allâh’s Pleasure while they in their ownselves are sure and certain that Allâh will reward them (for their spending in His Cause), is the likeness of a garden on a height; heavy rain falls on it and it doubles its yield of harvest. And if it does not receive heavy rain, light rain suffices it. And Allâh is All-Seer (knows well) of what you do.

Ali Quli Qarai

The parable of those who spend their wealth seeking Allah’s pleasure and to confirm themselves, is that of a garden on a hillside: the downpour strikes it, whereupon it brings forth its fruit twofold; and if it is not a downpour that strikes it, then a shower, and Allah sees best what you do.

Amatul Rahman Omar

But the case of (charity on the part of) those who spend their wealth seeking the good pleasure of Allâh and for their own consolidation and with firm faith, is like the case of a garden situated on a highly fertile land. It is hit by heavy rain so it yields its fruit manifold; but even if heavy rain does not hit it then a mere drizzle (is sufficient) for it. And Allâh sees well what you do.

Arthur John Arberry

But the likeness of those who expend their wealth, seeking God's good pleasure, and to confirm themselves, is as the likeness of a garden upon a hill; a torrent smites it and it yields its produce twofold; if no torrent smites it, yet dew; and God sees the things you do.

Bijan Moeinian

Those who spend on charity to sincerely please the Lord are like gardens on a high and fertile land. If heavy rains falls upon such land, it will increase its production (instead of ruining it.) Even if it does not rain heavily, light moisture suffice to keep it growing. Know that God sees what you are doing.

E. Henry Palmer

But the likeness of those who expend their wealth craving the goodwill of God, and as an insurance for their souls, is as the likeness of a garden on a hill. A heavy shower falls on it, and it brings forth its eatables twofold; and if no heavy shower falls on it, the dew does; and God on what ye do doth look.

Edip-Layth

The example of those who spend their money seeking God's grace, and to save themselves, is like the example of a garden on a high ground which is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop! If no heavy rain comes, then light rain is enough. God is Seer over all you do.

George Sale

And the likeness of those who lay out their substance from a desire to please God, and for an establishment for their souls, is as a garden on a hill, on which a violent rain falleth, and it bringeth forth its fruits twofold; and if a violent rain falleth not on it, yet the dew falleth thereon: And God seeth that which ye do.

Hamid S. Aziz

But the likeness of those who expend their wealth craving the goodwill of Allah, and to strengthen their souls, are as the likeness of a fertile garden on a hill. A heavy shower falls on it, and it brings forth its yield twofold; and if no heavy shower falls on it, the dew does; Allah is Seer of all you do.

Mahmoud Ghali

And the likeness of the ones who expend their riches, seeking gracious satisfaction of Allah and confirming themselves, is as the likeness of a garden upon a mound; a shower hits it, so it brings forth its crop twofold; yet in case no shower hits it, then a drizzle; and Allah is Ever-Beholding of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

And the likeness of those who spend their wealth in search of Allah's pleasure, and for the strengthening of their souls, is as the likeness of a garden on a height. The rainstorm smiteth it and it bringeth forth its fruit twofold. And if the rainstorm smite it not, then the shower. Allah is Seer of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

But the semblance of those who expend their wealth to please God with firm and resolute hearts, is like a garden on a height on which the rain falls and it yields its fruits twice as much; and even if the rain does not fall the dew will suffice. For God sees all that you do.

Muhammad Asad

And the parable of those who spend their possessions out of a longing to please God, and out of their own inner certainty, is that of a garden on high, fertile ground: a rainstorm smites it, and thereupon it brings forth its fruit twofold; and if no rainstorm smites it, soft rain [falls upon it]. And God sees all that you do.

Mustafa Khattab

And the example of those who donate their wealth, seeking Allah’s pleasure and believing the reward is certain,[1] is that of a garden on a fertile hill: when heavy rain falls, it yields up twice its normal produce. If no heavy rain falls, a drizzle is sufficient. And Allah is All-Seeing of what you do.

Progressive Muslims

And the example of those who spend their money seeking God's grace, and to save their souls, is like the example of a garden on a high ground which is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop! And if no heavy rain comes, then light rain is enough. And God is Seer over all you do.

Rashad Khalifa

The example of those who give their money seeking GOD's pleasure, out of sincere conviction, is that of a garden on high fertile soil; when heavy rain falls, it gives twice as much crop. If heavy rain is not available, a drizzle will suffice. GOD is Seer of everything you do.

Sahih International

And the example of those who spend their wealth seeking means to the approval of Allah and assuring [reward for] themselves is like a garden on high ground which is hit by a downpour - so it yields its fruits in double. And [even] if it is not hit by a downpour, then a drizzle [is sufficient]. And Allah, of what you do, is Seeing.

Sam Gerrans

And the likeness of those who spend their wealth seeking the pleasure of God and as a confirmation of their souls, is as the likeness of a garden on high ground: a downpour fell upon it, and it yielded double fruit; and if a downpour falls not upon it, then fine rain; and God sees what you do.

Shabbir Ahmed

On the other hand, there are people who keep their wealth open for the society in sincere submission to Allah, not for show off, and not for putting anyone under obligation. They have joined hands with Allah in Purpose and have strengthened their "Self" (13:33). They have achieved self-actualization and made themselves truly worthy of immortality (20:76). Remember, that a "Self" that has not been developed by giving to community in wealth or labor, merely survives ((14:17), (43:77), (69:27)). Immortality is not a spontaneous gift from Allah; men and women are candidates for it (91:9-10). Such people are creating the Paradise of their own making that is ever-blooming; rain or shine. This glad tiding is relayed to you from Allah. Who can be a better Watcher and Guarantor of explaining the intricacies of your psyche and actions than the One Who created you?

Syed Vickar Ahamed

And the likeness of those who spend what they own seeking to please Allah and to strengthen their souls, is that of a garden, high and fertile: Heavy rain falls on it but make it produce a double increase of harvest, and if it does not receive heavy rain, even light moisture will be enough for it. And Allah All Seeing (Baseer) of all that you do.

Taqi Usmani

The example of those who spend their wealth to seek the pleasure of Allah and to make firm (their faith) from (the depths of) their souls is like a garden on a foothill on which came a heavy rain, and it yielded its produce twofold. Even if a heavy rain does not come to it, a light drizzle is enough, and Allah is watchful of what you do.

The Monotheist Group

And the example of those who spend their money seeking the grace of God, and to save their souls, is like the example of a garden that is on a high ground and is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop. And if no heavy rain comes, then it still gives enough. And God is Seer of what you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 265. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 265. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 265. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩