En'âm suresi

En'âm suresi, 61. ayet

En'âm suresi, 61. ayet. وَهُوَ ٱلْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِۦ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ

vehüve-lḳâhiru fevḳa `ibâdihî veyürsilü `aleyküm ḥafeżah. ḥattâ iẕâ câe eḥadekümü-lmevtü teveffethü rusülünâ vehüm lâ yüferriṭûn.

Diyanet İşleri

O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 58–64 · surenin 61. ayeti / 165
  1. En'âm 58

    De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.

  2. En'âm 59

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

  3. En'âm 60

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.

  4. 61

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

  5. En'âm 62

    Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

  6. En'âm 63

    De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"

  7. En'âm 64

    De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

61. “O” Yüce Allah “kullarının üstünde kâhirdir.” Yani her şeyi kapsayan iradesi ve genel kapsamlı meşieti onlar hakkında geçerlidir. Onlar bu işte hiçbir şeye sahip değildirler. O’nun izni olmaksızın hareket de edemezler, hareketsiz de duramazlar. O kullarına meleklerden “koruyucular” görevlendirmiştir. Bu koruyucular hem kulları korur, hem de onların neler yaptıklarını tespit ederler. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki üzerinizde koruyucular, çok şerefli yazıcılar vardır. Onlar ne yaparsanız bilirler.” (el-İnfitar, 80/10-12); “Sağında ve solunda oturan, yaptıklarını tespit eden iki (melek) vardır. O bir söz söylemeyedursun mutlaka onun yanında (yazmaya) hazır bir gözetleyici vardır.” (Kaf, 50/17-18) Bu Yüce Allah’ın kullarını hayatta oldukları sürece korumasıdır.

“Nihâyet birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz” yani ruhları kabzetmekle görevli olan melekler “onun ruhunu alırlar ve” bu hususta “hiçbir kusur etmezler.” Allah’ın o kul hakkında takdir edip hükme bağladığı ömre bir an ilâve de etmezler bir an eksiltmezler de. Onlar bu konuda ancak ilâhi hükümlere ve Rabbanî takdirlere uygun uygulamalar yaparlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah kulları üstünde mutlak galip olan; her hususta onlardan yüce ve üstlerinde olan, her şeyin kendisine boyun eğdiği, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Celaline yakışır bir şekilde kullarının üzerinde olandır. -Ey insanlar!- Sizden birinin eceli sona erip ölüm meleği ve yardımcıları onun ruhunu alana kadar amellerini kaydedecek değerli melekleri size gönderir. Zira onlar emredildikleri hususta hiçbir kusur yapmazlar.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve ve O
  2. ٱلْقَاهِرُ l-kahiru tek hakimdir kök: قهر
  3. فَوْقَ fevka üstünde kök: فوق
  4. عِبَادِهِۦ ۖ ibadihi kulların kök: عبد
  5. وَيُرْسِلُ ve yursilu ve gönderir kök: رسل
  6. عَلَيْكُمْ aleykum size
  7. حَفَظَةً hafezeten koruyucu(melek)ler kök: حفظ
  8. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  9. إِذَا iza zaman
  10. جَآءَ ca'e geldiği kök: جيا
  11. أَحَدَكُمُ ehadekumu birinize kök: احد
  12. ٱلْمَوْتُ l-mevtu ölüm kök: موت
  13. تَوَفَّتْهُ teveffethu onun canını alırlar kök: وفي
  14. رُسُلُنَا rusuluna elçilerimiz kök: رسل
  15. وَهُمْ ve hum onlar
  16. لَا la
  17. يُفَرِّطُونَ yuferritune hiç geri kalmazlar kök: فرط

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur.…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Ölüm

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Ölüm

    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Ölüm

    De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)

    Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, kullarının üzerinde her türlü etkinliğe sahiptir ve size koruyucular göndermektedir. dipnot 1 Sonunda birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz (melekler) dipnot 2 onu vefat ettirirler. Onlar (görevlerinde) kusur etmezler. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Ra‘d 13:11. ayetle birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:93; A‘râf 7:37; Enfâl 8:50; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.
  3. metne dön, dipnot 3
    Melekler kendi tercihlerine göre hareket edemezler; Yüce Allah'ın verdiği emirleri harfiyyen uygularlar. Benzer mesajlar: Nahl 16:50; Meryem 19:64; Enbiyâ 21:27; Tahrîm 66:6.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan yalnızca O'dur. İçinizden birine ölüm gelip de elçilerimiz onun canını alıncaya dek size kol kanat geren koruyucular gönderir ve bunlar hiç bir şeyi gözden kaçırmazlar.

Muhammed Esed

Yalnız Odur kulları üzerinde hüküm sahibi olan. Ve O, birinize ölüm yaklaştığında elçilerimiz onun canını alıncaya kadar sizi gözetlemek için semavi güçler gönderir: ve bu güçler (hiç kimseyi) atlamazlar.

Ahmed Hulusi

"HU"dur, kullarının fevkinde (boyutsal derinliğinden açığa çıkan bir yolla) Kaahir! İrsal eder üzerinize hafazayı (koruyucu kuvveleri). . . Nihayet sizden birinin ölüm vakti geldiğinde, Rasullerimiz (kuvvelerimiz - işlevlendirdiklerimiz) onu vefat ettirir! Onlar geç kalmazlar!

Ali Bulaç

O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.

Ali Özek ve heyeti

Kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

Ali Rıza Safa

O, kullarının üzerinde, Yaptırım Gücü Olandır; üzerinize gözetmenler gönderir. Birinize ölüm geldiğinde, elçilerimiz onun canını alır. Onlar, zaten yanlış yapmazlar.

Bayraktar Bayraklı

O, kullarının üstünde yegane kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi, elçilerimiz onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

Edip Yüksel

O, kulları üzerinde egemendir ve üzerinize koruyucu melekler gönderir. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * İnsanların kişilik ve bilincini oluşturan programı ölüm anında kişinin beyninden alıp bir daha döndürülmemek üzere ana kitaba yükleyenler çoğul ifadesiyle anılıyor. Demek ki Azrail adında bir tek meleğin bu işle görevli olduğu inancı bir bidattir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O, kulları üzerinde egemendir ve üzerinize koruyucu melekler gönderir. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, kulları üzerinde hükümranlığını sürdürür ve üzerinize hareketlerinizi kaydeden koruyucular gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği vakit, gönderdiğimiz ve görevlerinde kusur yapmayan melekler canını alırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kullarının fevkında kahir o, üzerinize harekatınızı zabteden hafaza gönderir, hatta birinize ölüm geldiği vakit onu gönderdiğimiz Melekler kabzederler ve onlar vazifelerinde kusur etmezler

Erhan Aktaş

O'dur kulları üzerinde kahir dipnot 1 olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, Resullerimiz dipnot 2 hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karşı konulmaz güce sahip olan; tek hakim olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ölüm melekleri.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O'dur kulları üzerinde kahir dipnot 1 olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, resullerimiz dipnot 2 hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karşı konulmaz güce sahip olan; tek hakim olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ölüm melekleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O'dur kulları üzerinde kahir dipnot 1 olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, rasullerimiz dipnot 2 hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karşı konulmaz güce sahip olan; tek hakim olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ölüm melekleri.

Gültekin Onan

O, kulları üzerinde kahhar olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birine ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler'. Onlar (bu işte ne eksik, ne fazla) kusur etmezler.

Hasan Basri Çantay

O, kullarının üzerine (yegane) kahr-u galebe (ve tasarruf) saahibidir. Size bekçi (melek) ler yolluyor. Nihayet her hangi birinize ölüm geldi mi (o) elçilerimiz, onlar artık ve eksik bir şey yapmaksızın, onun ruhunu alırlar.

İbni Kesir

O, kulları üzerinde yegane hakimdir. Ve size, koruyucular yollar. Nihayet herhangi birinize ölüm gelince; elçilerimiz bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar.

Mehmet Alagaş

(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, kullarının üstünde yegâne hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

Süleyman Ateş

O, kulların üstünde tek hakimdir. Size koruyucu(melek)ler gönderir, nihayet birinize ölüm gelince elçilerimiz onun canını alırlar, onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar.

Süleymaniye Vakfı

O, kulları üzerinde tam hakimdir; size korumalar gönderir dipnot 1 . Birinize ölüm gelince elçilerimiz bir kusur etmeksizin onu vefat ettirirler dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Halk arasında, Azrail adında tek bir ölüm meleği olduğuna inanılır. Bu ayete ve daha bir çok ayete göre, insanların canını almakla görevli meleklerler birden fazladır (Nahl 16/28-33,Secde 32/11). Hadislerde de durum aynıdır (Buhari, Cenaiz, 69, Enbiya, 31; Müslim, Feżail, 157, 158; Tirmizi, Tefsir, 7; İbn Mace, Cihad, 10; Müsned, II, 269, 351; IV, 287; V, 395). Azrail kelimesi Kur'an-ı Kerim'de ve sahih hadislerde yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, kulları üzerinde tam hakimdir; size korumalar gönderir. Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz dipnot 1 onu vefat ettirirler dipnot 2 . Onlar (ölüm melekleri olan o elçiler) hata yapmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    iltifat
  2. metne dön, dipnot 2
    Ölüm(mevt) ve vefat kelimelerin aynı cümle içinde kullanıldığı bu ayetten anlaşılacağı üzere ikisi aynı şey değildir. Ölüm, bedenin canlılığının son bulmasıdır. Vefat ise ruhun bedenden ayrılmasıdır. 60. ayete göre her gece vefat edilmektedir ancak bu esnada beden ölü değil uyku halindedir. Ölen bir bedene ruh geri dönemez. Konu ile ilgili olarak detaylı açıklama Zümer 39/42 ve dipnotunda verilmiştir.

Şaban Britch

Kulları üzerinde yegane galip odur. Size gözetleyiciler (melekler) gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği zaman, elçilerimiz hiçbir kusur etmeden onun canını alırlar.

Şaban Piriş

Kulları üzerinde yegane hakim odur. Size gözetleyiciler (melekler) gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği zaman, elçilerimiz hiç bir kusur etmeden onun canını alırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kulları üzerinde egemenlik sahibi Kaahir'dir O. Üzerinize koruyucular gönderir. Nihayet ölüm birinize geldiğinde, elçilerimiz onu vefat ettirirler. Ne vaktinden önce iş yaparlar onlar ne de vaktinden sonra.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is the Supreme controlling and influencing power inherent in His servants and in all His creatures, and He sends down guardian angels who keep you in sight and commit to writing all your actions and the thoughts running before them until it is time for any of you to encounter death as predetermined by Allah, then Our Messengers disembody his soul and never are they negligent.

Abdul Haleem

He is the Supreme Master over His subjects. He sends out recorders to watch over you until, when death overtakes any of you, those sent by Us take his soul- they never fail in their duty.

Abdullah Yusuf Ali

He is the irresistible, (watching) from above over His worshippers, and He sets guardians over you. At length, when death approaches one of you, Our angels take his soul, and they never fail in their duty.

Abul A'la Maududi

And He alone holds sway over His servants and sets guardians over you dipnot 1 till death approaches any of you and Our deputed angels take his soul, neglecting no part of their task.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The angels who keep watch and maintain a record of everything, i.e. all their movements, deeds and so on.

Aisha Bewley

He is the Absolute Master over His slaves. He sends angels to watch over you. Then when death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not fail in their task.

Al-Hilali & Khan

He is the Irresistible, (Supreme) over His slaves, and He sends guardians (angels guarding and writing all of one’s good and bad deeds) over you,[1] until when death approaches one of you, Our Messengers (angel of death and his assistants) take his soul, and they never neglect their duty.

Ali Quli Qarai

He is the All-dominant over His servants, and He sends guards to [protect] you. When death approaches anyone of you, Our messengers take him away and they do not neglect [their duty].

Amatul Rahman Omar

And He is the All-Dominant over His servants, and He goes on sending guardians to watch over you. When death comes to one of you, Our messengers (-the angels) take away his soul. They neglect (their duty) in no way.

Arthur John Arberry

He is the Omnipotent over His servants. He sends recorders over you till, when any one of you is visited by death, Our messengers take him and they neglect not.

Bijan Moeinian

God is in absolute control over His creatures. He puts His angels in charge of your protection and, once your moment of death arrives, the angel of death will take your soul away [from your body.] The Lord's angels never fail in their duties.

E. Henry Palmer

He triumphs over His servants; He sends to them guardian angels, until, when death comes to any one of you, our messengers take him away; they pass not over any one,

Edip-Layth

He is the Supreme over His servants, and He sends over you guardians. So that when the time of death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not neglect any.

George Sale

And He is Supreme over His servants, and He sends guardians to watch over you, until, when death comes to anyone of you, Our Messengers take his soul, and they fail not.

Hamid S. Aziz

He is omnipotent over His servants; He sets guardians over you until, when death comes to any one of you, Our messengers receive him and they never fail their duty.

Mahmoud Ghali

And He is The Vanquisher above His bondmen, and He sends preservers over you till, when death comes to any of you, Our Messengers take him up, and they (i. e., the Messengers) do not ever neglect.

Marmaduke Pickthall

He is the Omnipotent over His slaves. He sendeth guardians over you until, when death cometh unto one of you, Our messengers receive him, and they neglect not.

Mohamed Ahmed - Samira

He has power over His creatures, and appoints guardians to watch over them. When death comes to one of you, Our messengers take away his soul, and do not falter.

Muhammad Asad

And He alone holds sway over His servants. And He sends forth heavenly forces to watch over you until, when death approaches any of you, Our messengers cause him to die: and they do not overlook [anyone].

Mustafa Khattab

He reigns supreme over all of His creation, and sends recording-angels, watching over you. When death comes to any of you, Our angels take their soul, never neglecting this duty.

Progressive Muslims

And He is the Supreme over His servants, and He sends over you guardians. So that when the time of death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not neglect any.

Rashad Khalifa

He is Supreme over His creatures, and He appoints guards to protect you. When the appointed time of death comes to any of you, our messengers put him to death without delay.

Sahih International

And He is the subjugator over His servants, and He sends over you guardian-angels until, when death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not fail [in their duties].

Sam Gerrans

And He is the Conqueror over His servants; and He sends guardians over you. When death has come to one of you, Our messengers take him, and they fail not;

Shabbir Ahmed

He is Supreme over His servants. His Laws guard your life until the inescapable Law of death approaches you. When death comes to one of you, Our couriers receive him without delay.

Syed Vickar Ahamed

He is the Irresistible, (Qahhar, Watchful) from above over His servants, and He sets guardians over you. At the end, when death approaches one of you, Our angels take his soul, and they never fail in performing their duty.

Taqi Usmani

He is Dominant over His slaves, and He sends guardians over you until when death comes upon one of you, Our deputies take his soul in full, and they neglect nothing (from their duties).

The Monotheist Group

And He is the Supreme over His servants, and He sends over you guardians. So that when the time of death comes to one of you, Our messengers terminate his life, and they do not neglect any.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 61. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 61. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 61. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩