Diyanet İşleri
De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."
En'âm suresi
En'âm suresi, 64. ayet. قُلِ ٱللَّهُ يُنَجِّيكُم مِّنْهَا وَمِن كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ أَنتُمْ تُشْرِكُونَ
ḳuli-llâhü yüneccîküm minhâ vemin külli kerbin ŝümme entüm tüşrikûn.
De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Karadan ve denizden kurtaran; dinini oyun edinenler En'âm 63–73 3
O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.
De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."
Her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. İleride bileceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
64. “De ki: Ondan da her türlü sıkıntıdan da” yani gerek bu özel sıkıntıdan gerekse genel olarak bütün sıkıntılardan “sizi Allah kurtarır, sonra da siz.” Allah’a verdiğiniz sözde durmaz ve üzerinizdeki nimetlerini unutarak “şirk koşarsınız.” O halde şirkin batıl olduğuna ve tevhidin doğruluğuna bundan daha açık bir delil var mıdır?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtaracak ve selamete kavuşturacak olan Allah'tır. Böyle olduğu halde siz refah ve mutluluk döneminde O'na başkalarını şirk koşuyorsunuz. Yapmış olduğunuzdan daha büyük zulüm var mıdır?"
Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan)…
Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Şirk
Gemiye bindikleri zaman dini Allah'a has kılarak O'na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah'a ortak…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Ortak kavram: Şirk
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Ortak kavram: Şirk
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Allah sizi onlardan (karanın ve denizin tehlikelerinden) ve bütün sıkıntılardan kurtarır. Sonra siz yine O'na ortak koşarsınız."
De ki: "Sizi ondan ve diğer tüm sıkıntılardan kurtaracak olan yalnızca Allah'tır; ama hala Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmayı sürdürüyorsunuz.
De ki: "(Yalnızca) Allah, sizi bundan ve başka her türlü sıkıntıdan kurtarabilir, ama siz hala Onun yanısıra başka güçlere ilahlık yakıştırıyorsunuz!"
De ki: "Allah kurtarır sizi ondan da, bütün gam - kederden de. . . Sonra da siz hala şirk koşarsınız!"
De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarmaktadır. Sonra siz yine şirk koşmaktasınız."
De ki: Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır. Sonra siz yine O'na ortak koşarsınız.
De ki: "Ondan ve tüm sıkıntılardan, sizi, Allah kurtarır. Yine de ortaklar koşuyorsunuz!"
De ki: "Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır. Sonra siz yine O'na ortak koşarsınız."
De ki: "Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi ALLAH kurtarıyor. Buna rağmen siz yine ortak koşuyorsunuz."
De ki: 'Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi ALLAH kurtarıyor. Buna rağmen siz yine ortak koşuyorsunuz.'
De ki: "Allah kurtarır sizi ondan ve her sıkıntıdan, sonra da siz yine ortak koşarsınız."
De ki Allah kurtarır sizi ondan ve her sıkıntıdan, sonra da siz müşriklik edersiniz
De ki: "Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan Allah kurtarır da sonra siz yine O'na şirk koşarsınız."
De ki: "Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan Allah kurtarır da sonra siz yine O'na şirk koşarsınız."
De ki: "Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan Allah kurtarır da sonra siz yine O'na şirk koşarsınız."
De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi Tanrı kurtarmaktadır. Sonra siz yine şirk koşmaktasınız."
De ki: "Sizi ondan ve her sıkıntıdan Allah kurtarır da sonra siz yine (Ona) eş katarsınız".
De ki: Allah kurtarır sizi ondan da, her sıkıntıdan da. Sonra da siz şirk koşarsınız.
(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.
De ki: Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtaracak olan Allah’tır. Böyle olduğu halde siz yine de şirk koşuyorsunuz.
De ki: "Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarıyor, sonra siz yine O'na ortak koşuyorsunuz!?"
De ki: "Sizi hem oradan hem de her sıkıntıdan Allah kurtarır. Sonra siz yine de ona ortaklar uydurursunuz."
De ki "Allah'tır. Sizi ondan ve her türlü sıkıntıdan O kurtarır. Sonra yine de O'na ortaklar uydurursunuz."
De ki: Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtaracak olan Allah’tır. Böyle olduğu halde siz yine de şirk koşuyorsunuz.
De ki: -Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtaracak olan Allah'tır; böyle olduğu halde siz yine de şirk koşuyorsunuz.
De ki: "Ondan da tüm sıkıntılardan da sizi Allah kurtarıyor; sonra siz O'na ortak koşuyorsunuz."
And say to them: "Allah is He who saves you from this dangerous situation and from endless occasions of faintness of the heart from terror, yet and thus still you incorporate with Him other deities".
Say, ‘God rescues you from this and every distress; yet still you worship others beside Him.’
Say "It is Allah that delivereth you from these and all (other) distresses: and yet ye worship false gods!"
Say: "It is Allah alone Who delivers you from this and from every distress, and yet you associate others with Allah in His divinity." dipnot 1
Say: ‘Allah rescues you from it, and from every plight. Then you associate others with Him.’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Allâh rescues you from this and from all (other) distresses, and yet you worship others besides Allâh."
Say, ‘It is Allah who delivers you from them and from every agony, [but] then you ascribe partners [to Him]. ’
Say, `It is Allâh who delivers you from these (horrors) and from every calamity, still you associate partners (with Him). '
Say: 'God delivers you from them and from every distress; then you assign Him associates. '
Yes; it is God who saves you from such disaster and many other distressful situations. Yet, [when you find safety,] you go back to your [old routine of] worshipping beside God!
Say, 'God rescues from the darkness thereof, and from every trouble, yet ye associate others with Him. '
Say, "God will save you from it and from all distresses, yet you still set up partners!"
Say, 'Allah delivers you from them and from every distress, yet you associate partners with Him. '
Say, "Allah rescues from the darkness, and from every affliction, yet you associate others with Him. "
Say, Allah safely delivers you from them and from every agony; thereafter you associate (others) with Him. "
Say: Allah delivereth you from this and from all affliction. Yet ye attribute partners unto Him.
Say: "God delivers you from this and every calamity. Even then you ascribe compeers (to Him)!"
Say: "God [alone] can save you from this and from every distress - and still you ascribe divinity to other powers beside Him!"
Say, "˹Only˺ Allah rescues you from this and any other distress, yet you associate others with Him ˹in worship˺."
Say: "God will save you from it and from all distresses, yet you still set up partners!"
Say, "GOD does save you this time, and other times as well, then you still set up idols besides Him."
Say, "It is Allah who saves you from it and from every distress; then you [still] associate others with Him. "
Say thou: “God delivers you from it and from every distress; then you ascribe a partnership.”
Say, "It is Allah (Whose Laws you trust never to change), that protects you from different afflictions. Even then you attribute partners to Him!"
Say: "It is Allah Who delivers you from these and all (other) sorrows: And yet you worship false gods!"
Say, "Allah delivers you from it and from every pain; Yet still, you associate partners with Him."
Say: "God will save you from it and from all distresses, yet you will still set up partners!"