A'râf suresi

A'râf suresi, 127. ayet

A'râf suresi, 127. ayet. وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ أَتَذَرُ مُوسَىٰ وَقَوْمَهُۥ لِيُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِهَتَكَ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبْنَآءَهُمْ وَنَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَٰهِرُونَ

veḳâle-lmeleü min ḳavmi fir`avne eteẕeru mûsâ veḳavmehû liyüfsidû fi-l'arḍi veyeẕerake veâlihetek. ḳâle senüḳattilü ebnâehüm venestaḥyî nisâehüm. veinnâ fevḳahüm ḳâhirûn.

Diyanet İşleri

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 124–130 · surenin 127. ayeti / 206

Konu Firavun ailesine gelen musibetler ve kurtuluş A'râf 127–137 3

  1. A'râf 124

    "Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."

  2. A'râf 125

    Dediler ki: "Biz mutlaka Rabbimize döneceğiz."

  3. A'râf 126

    "Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al."

  4. 127

    Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi.

  5. A'râf 128

    Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.

  6. A'râf 129

    Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde (Mısır'da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır" dedi.

  7. A'râf 130

    Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

127. Firavun, onun ileri gelenleri ve onlara uyan avam, Allah’ın âyetlerine karşı büyüklük tasladılar, onları zalimlik ederek ve büyüklenerek bile bile inkâr ettiler. Firavun’u Mûsâ’yı cezalandırmaya teşvik ederek getirdiklerinin batıl ve bozgunculuk olduğu iddiası ile “Mûsâ ve kavmini yeryüzünde” Allah’ın yoluna, üstün ahlakî değerlere, yeryüzünde ıslahın ta kendisi olan güzel amellere davetlerini kastederek: “fesat çıkarsınlar... diye mi (serbest) bırakacaksın?” dediler. Oysa Firavun’un ve beraberindekilerin yaptıkları fesadın tâ kendisidir. Ancak zalimler ne söylediklerine aldırmazlar. “...Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi…?” Mûsâ’nın hem seni hem de ilahlarını bırakıp sana yönelmeyi engellemesine, insanların sana uymalarına mani olmasına imkân mı tanıyacaksın?

Firavun da onlara, İsrailoğullarını Mûsâ ile birlikte çoğalmalarına fırsat vermeyecek bir halde bırakacağını ileri sürüp kendi kanaatine göre bu şekilde hem kendisinin hem de kavminin onların zararlarından yana emin olacağını söylerek şöyle cevap verdi: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız.” Yani kadınlarını öldürmeyeceğiz. Biz böyle yapacak olursak çoğalmalarından yana emin oluruz, geri kalanlarını da hizmetimizde kullanırız ve istediğimiz işlerde onları çalıştırırız. Çünkü “Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz.” Bizim hükmümüz dışına çıkamazlar, buna güçleri yetmez. Bu ise Firavun’un zorbalığının, azgınlığının ve katılığının en ileri derecede olduğunu ortaya koymaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun'un kavminden ileri gelenleri Firavun'u Musa'ya ve onunla birlikte olan Müminlere karşı kışkırtarak: "Ey Firavun! Musa ve kavmini yeryüzünde fesadı yaymaları, seni ve ilahlarını terk etmeleri ve yalnız Allah'a ibadet etmeye davet etmeleri için mi bırakacaksın?" dediler. Firavun: "İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını öldüreceğiz, kadınlarını da hizmet etmeleri için hayatta bırakacağız. Biz şüphesiz onların üzerinde tam bir hakimiyet, ezici ve mağlup edici üstünlüğe sahibiz." dedi.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale dedi ki kök: قول
  2. ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelen bir topluluk kök: ملا
  3. مِن min -nden
  4. قَوْمِ kavmi kavmi- kök: قوم
  5. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  6. أَتَذَرُ etezeru bırakacak mısın? kök: وذر
  7. مُوسَىٰ musa Musa'yı
  8. وَقَوْمَهُۥ ve kavmehu ve kavmini kök: قوم
  9. لِيُفْسِدُوا۟ liyufsidu bozgunculuk yapsınlar diye kök: فسد
  10. فِى fi
  11. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  12. وَيَذَرَكَ ve yezerake ve seni terk edip kök: وذر
  13. وَءَالِهَتَكَ ۚ ve aliheteke ve tanrılarını kök: اله
  14. قَالَ kale dedi kök: قول
  15. سَنُقَتِّلُ senukattilu biz öldüreceğiz kök: قتل
  16. أَبْنَآءَهُمْ ebna'ehum onların oğullarını kök: بني
  17. وَنَسْتَحْىِۦ ve nestehyi ve sağ bırakacağız kök: حيي
  18. نِسَآءَهُمْ nisa'ehum kadınlarını kök: نسو
  19. وَإِنَّا ve inna ve biz daima
  20. فَوْقَهُمْ fevkahum onların üstünde kök: فوق
  21. قَـٰهِرُونَ kahirune eziciler olacağız kök: قهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor,…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut…

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hayat

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hayat

    Musa onlara tarafımızdan gerçeği getirince, "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın" dediler. Fakat kafirlerin…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun'un kavminden yöneticiler: "(Büyücüleri kesip) Musa'yı ve kavmini hem seni hem de ilahlarını dipnot 1 terk edip yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye serbest mi bırakacaksın?" demişlerdi. (Firavun) "(Hayır hayır), oğullarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakacağız. dipnot 2 Elbette biz onlara üstünüz (onları ezecek güçteyiz)!" demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kasas 28:38 ve Nâzi‘ât 79:29 gereği kendini tek ilah gören Firavun'un "ilahları" ifadesi onun peşi sıra belirlediği tanrıcıklar olabilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:141; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4; Mü'min 40:25.

Mustafa İslamoğlu

Firavun toplumunun seçkinleri dedi ki: "Şimdi sen Musa'yı ve halkını seni ve ilahlarını bırakıp ülkede kargaşa çıkarsınlar diye kendi başlarına mı bırakacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarını öldürdüp kadınlarını sağ bırakacağız: Ve böylece biz onların üzerindeki ezici baskımızı sürdürmüş olacağız" dedi.

Muhammed Esed

Ve Firavun uyrukları arasından önde gelenler: "Peki," dediler, "Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp (uyruklarını) senden ve senin topraklarından uzaklaş(tır)malarına göz mü yumacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarından çoğunu öldürecek ve (yalnız) kadınları sağ bırakacağız: Çünkü, gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!" dedi.

Ahmed Hulusi

Firavun çevresindeki ileri gelenler: "Musa'yı ve halkını, yeryüzünde bozgunculuk yapıp, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" dediler. . . (Firavun da): "Oğullarını öldürüp, kadınlarını diri bırakacağız. . . Biz onların üzerinde kahredici güce sahibiz" dedi.

Ali Bulaç

Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?" (Firavun) Dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz."

Ali Özek ve heyeti

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksınız? (Firavun): «Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz» dedi.

Ali Rıza Safa

Firavun toplumunun ileri gelenleri, şöyle dediler: "Musa ve toplumunu, bu toprakta bozgunculuk yapmaları; seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi bırakacaksın?" Dedi ki: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını da sağ bırakacağız. Aslında, onların üzerinde, ezici bir gücümüz var!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar diye mi bırakacaksın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi.

Edip Yüksel

Firavunun halkının elit takımı, "Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakıyorsun" dediler. "Kadınlarını utandırıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onlardan çok daha güçlüyüz" dedi. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak: 2:49

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun'un halkının elit takımı, 'Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakıyorsun,' dediler. (Firavun:) 'Kadınlarını yaşatıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onlardan çok daha güçlüyüz,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun kavminin yine ileri gelenleri: "Seni ve ilahlarını terk etsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürür, kadınlarını sağ bırakırız. Yine tepelerinde kahrımızı yürütürüz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avnın kavmından yine o cemiyyet ya, dediler: Musayı ve kavmini bırakacaksın ki seni ve ilahlarını bıraksın da yer yüzünde fesad çıkarsınlar? Yine, dedi: Oğullarını öldürürüz ve kadınlarını diri tutarız, yine tepelerinde mutlak kahrımızı yürütürüz

Erhan Aktaş

Firavun halkının meleleri dipnot 1 : "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun halkının meleleri dipnot 1 : "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun halkının ileri gelenleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

Gültekin Onan

Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi (serbest) bırakacaksın? (Firavun) dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç kuşkusuz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz."

Hasan Basri Çantay

Fir'avn kavminden olan ileri gelenler şöyle dedi: "Musayi ve kavmini — fesadcılık etmeleri, seni de, Tanrılarını da terk etmesi için mi — bu toprakda (Mısırda) bırakacaksın? O da: "(Eskiden olduğu gibi yine) oğullarını öldürtürüz, yalınız kadınlarını sağ bırakırız. Şübhesiz ki biz onların tepesinde kahredicileriz" dedi.

İbni Kesir

Firavun'un kavminin ileri gelenleri: Musa'yı ve kavmini yeryüzünde fesadçılık etsinler, seni de, tanrılarını da terketsinler diye mi bırakıyorsun? dediler. Dedi ki: Oğullarını öldürtürüz, kadınlarını sağ bırakırız. Elbette biz, onları ezicileriz.

Mehmet Alagaş

(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun kavminden ileri gelen kesim: "Mûsâ’yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler, seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. Firavun: "Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlar üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz." dedi.

Süleyman Ateş

Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Musa'yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve tanrılarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir'avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz daima onların üstünde eziciler olacağız!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Firavun'un halkından ileri gelenler dediler ki: "(Sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Onlar bu topraklarda bozgunculuk çıkarsınlar, Musa da seni ve tanrılarını bıraksın diye mi? Firavun dedi ki: "(Yok öyle şey!) Yakında onların oğullarını öldürecek, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun'un halkından itibarlı kişiler dediler ki "Şimdi Musa'yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Bırak da bu ülkede bozgunculuk çıkarsınlar; seni de, tanrılarını da bir kenara atsınlar." (Firavun) Dedi ki "Oğullarını öldürecek, kızlarını yaşatacağız. Onların tepelerine bineceğiz."

Şaban Britch

Firavun kavminden ileri gelen kesim: Musa’yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın? dediler. Firavun: Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlar üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz, dedi.

Şaban Piriş

Firavun kavminden ileri gelen kesim: -Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın? dediler. Firavun: -Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlara hakim bir konumdayız, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun kavminin kodamanları dediler ki: "Musa'yı ve toplumunu, yeryüzünü fesada verip seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" Dedi ki Firavun: "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını diri bırakacağız/kadınlarının rahimlerini yoklayıp çocuk alacağız/kadınlarına utanç duyulacak şeyler yapacağız. Üstlerine sürekli kahır yağdıracağız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then said those of Pharaoh's people in whose hearts reigned vice, malice and falsehood: "O Pharaoh, would you set Mussa and his people free so as to create discord in the land and play the mischief with your subjects and renounce you and your gods, disclaiming obedience to your statutes!". " But, Pharaoh said: We will kill their sons, and to serve our purpose, spare their women, and we will gain mastery over them and be their supreme controlling power".

Abdul Haleem

The leaders among Pharaoh’s people said to him, ‘But are you going to leave Moses and his people to spread corruption in the land and forsake you and your gods?’ He replied, ‘We shall kill their male children, sparing only the females: We have complete power over them.’

Abdullah Yusuf Ali

Said the chiefs of Pharaoh's people: "Wilt thou leave Moses and his people, to spread mischief in the land, and to abandon thee and thy gods?" He said: "Their male children will we slay; (only) their females will we save alive; and we have over them (power) irresistible."

Abul A'la Maududi

The elders of Pharaoh's people said: 'Will you leave alone Moses and his people to spread mischief in the land, and forsake you and your gods?' Pharaoh replied: 'We will kill their male children and spare their female ones. dipnot 1 For indeed we hold irresistible sway over them.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    There were two periods of persecution. The first was during the reign of Rameses 11 and took place before Moses' birth, whereas the second period of persecution started after Moses' assumption to the office of prophethood. Common to both periods is the killing of the male issue of Israelites while the female was spared. It was a calculated design to rob the Israelites of their identity and to bring about their forcible assimilation. An inscription discovered during the archaeological excavations of 1896 probably belongs to this period. According to this inscription, Pharaoh Minpetah rounds off the narration of his achievements and victories in these words: 'The Israel have been exterminated, and no seed of them is left.' For further explanation see(al-Mu'min 40: 25)

Aisha Bewley

The ruling circle of Pharaoh’s people said, ‘Are you going to leave Musa and his people to cause corruption in the earth and abandon you and your gods?’ He said, ‘We will kill their sons and let their women live. We have absolute power over them!’

Al-Hilali & Khan

The chiefs of Fir‘aun’s (Pharaoh) people said: "Will you leave Mûsâ (Moses) and his people to spread mischief in the land, and to abandon you and your gods?" He said: "We will kill their sons, and let live their women, and we have indeed irresistible power over them."

Ali Quli Qarai

The elite of Pharaoh’s people said, ‘Will you leave Moses and his people to cause corruption in the land, and to abandon you and your gods?’ He said, ‘We will kill their sons and spare their women, and indeed we are dominant over them. ’

Amatul Rahman Omar

Then the chiefs of the people of Pharaoh said (to Pharaoh), `Will you leave Moses and his people (free) to create disorder in the land and to desert you and your gods?' He said, `We shall certainly go on gradually killing their sons and will let their women live, seeking to make them immodest. Surely, we are dominant over them.'

Arthur John Arberry

Then said the Council of the people of Pharaoh, 'Wilt thou leave Moses and his people to work corruption in the land, and leave thee and thy gods?' Said he, 'We shall slaughter their sons and spare their women; surely we are triumphant over them!'

Bijan Moeinian

The chief administrators of Pharaoh turned to him and said: "Now what? Do you let Moses and his people to rebel and mock at your gods?" The Pharaoh replied: "I will kill their males and leave their females to live [and subject them to the humiliation] so that they understand that I have the higher hand.

E. Henry Palmer

And the chiefs of Pharaoh's people said, 'Will ye leave Moses and his people, to do evil in the land, and to leave thee and thy gods?' Said he, 'We will have their sons slain and their women we will let live, for, verily, we are triumphant over them. '

Edip-Layth

The leaders among the people of Pharaoh said, "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said, "We will kill their children and shame their women; we will be supreme over them."

George Sale

And the chiefs of pharaoh's people said, 'Wilt thou leave Moses and his people to create disorder in the land and forsake thee and thy gods?' He answered, 'We will ruthlessly slay their sons and let their women live. And surely we are dominant over them.'

Hamid S. Aziz

And the chiefs of Pharaoh's people said, "(O King) Will you leave Moses and his people to do mischief in the land, and to flout you and your gods?" Said he, "We will have their sons slain and their women we will spare, for, verily, we have power over them. "

Mahmoud Ghali

And the chiefs of the people of Firaawn said, "Will you leave Mûsa (Moses) and his people corrupt in the earth, and leave you and your gods behind?" He said, "We will soon massacre their sons and (spare) alive their women, and surely above them we are vanquishers. "

Marmaduke Pickthall

The chiefs of Pharaoh's people said: (O King), wilt thou suffer Moses and his people to make mischief in the land, and flout thee and thy gods? He said: We will slay their sons and spare their women, for lo! we are in power over them.

Mohamed Ahmed - Samira

And the leaders of Pharaoh's people said to him: "Would you allow Moses and his people to create disorder in the land and discard you and your gods?" He replied: "We shall now slay their sons and spare their women, and subdue them. "

Muhammad Asad

And the great ones among Pharaoh's people said: "Wilt thou allow Moses and his people to spread corruption on earth, and to [cause thy people to] forsake thee and thy gods?" [Pharaoh] replied: "We shall slay their sons in great numbers and shall spare [only] their women: for, verily, we hold sway over them!"

Mustafa Khattab

The chiefs of Pharaoh’s people protested, "Are you going to leave Moses and his people free to spread corruption in the land and abandon you and your gods?" He responded, “We will kill their sons and keep their women.[1] We will completely dominate them.”

Progressive Muslims

And the commanders from among the people of Pharaoh said: "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods" He said: "We will kill their children and rape their women; we will be supreme over them. "

Rashad Khalifa

The leaders among Pharaoh's people said, "Will you allow Moses and his people to corrupt the earth, and forsake you and your gods?" He said, "We will kill their sons, and spare their daughters. We are much more powerful than they are."

Sahih International

And the eminent among the people of Pharaoh said, " Will you leave Moses and his people to cause corruption in the land and abandon you and your gods?" [Pharaoh] said, "We will kill their sons and keep their women alive; and indeed, we are subjugators over them. "

Sam Gerrans

And the eminent ones among the people of Pharaoh said: “Wilt thou leave Moses and his people to work corruption in the land, and leave thee and thy gods?” Said he: “We will kill their sons and spare their women; for indeed we have them in subjugation.”

Shabbir Ahmed

The chiefs among Pharaoh's people said, "Will you allow Moses and his people to create disorder in the land, and forsake your rule and your gods?" He said, "We will slay their sons and spare their women. We are in power over them."

Syed Vickar Ahamed

Said the chiefs of Firon (Pharaoh)s people: "Will you leave Musa (Moses) and his people, to spread mischief in the land, and to give up you and your gods?" He (Firon) said: "We will kill their male children; (Only) their females will we save alive; And we have over them (power) supreme. "

Taqi Usmani

The chiefs of the people of Pharaoh said, "Shall you leave Mūsā and his people free to spread disorder in the land and to abandon you and your gods?" He said, “We shall slaughter their sons and let their women remain alive. We have full power over them.”

The Monotheist Group

And the commanders from among the people of Pharaoh said: "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said: "We will kill their children and rape their women; we will be supreme over them."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 127. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 127. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 127. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩