Diyanet İşleri
De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 58. ayet. قُل لَّوْ أَنَّ عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦ لَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِٱلظَّٰلِمِينَ
ḳul lev enne `indî mâ testa`cilûne bihî leḳuḍiye-l'emru beynî vebeyneküm. vellâhü a`lemü biżżâlimîn.
De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gaybın anahtarları ve uykuda alınan canlar En'âm 56–62 3
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam."
De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.
Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
58. Bilgisizlikleri, inatları ve zılümleri dolayısıyla azabı çabucak isteyenlere “de ki: Eğer o acele istediğiniz şey benim yanımda olsaydı elbette benimle sizin aranızdaki iş bitirilmiş olurdu” ve ben de bu işi başınıza getirirdim. Ancak bunda sizin için hayır olacak bir taraf yoktur. Fakat iş, Halîm ve Sabûr olan o yüce zatın elindedir. İsyankarlar O’na isyan ettiği, cüretkârlar O’na karşı gelmeye cesaret gösterdiği halde O onlara afiyet verir, onları rızıklandırır, gizli ve açık nimetlerini onlara bol bol ihsan eder.
“Allah zalimleri en iyi bilendir.” Zalimlerin hallerinden hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. O, onlara mühlet verse bile onlara azabı ihmal etmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onlara de ki: Eğer sizin acele istediğiniz azap bende ve benim elimde olsaydı, onu üzerinize indirirdim. O zaman da benimle sizin aranızda olan iş bitmiş olurdu. Şüphesiz Allah, zalimlere ne kadar mühlet verip ve onları ne zaman cezalandıracağını en iyi bilendir.
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Acele istediğiniz (azap) benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmiş olurdu. dipnot 1 Allah zalimleri çok iyi bilendir."
De ki: "Eğer acele gerçekleşmesini ısrarla istediğiniz şey benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda hüküm gerçekleşmiş olurdu. Ama Allah kimin zalim olduğunu daha iyi bilir.
De ki: "Eğer bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda (verilmesi beklenen) hüküm verilmiş olurdu. Ama kimin zulüm işlediğini en iyi Allah bilir".
De ki: "Eğer o acele istediğiniz benim yanımda olsaydı, aramızdaki mesele çoktan kapanmış olurdu!". . . Allah zalimleri daha iyi bilir.
De ki: "Kendisine acele etmekte olduğunuz şey benim yanımda olsaydı, benimle aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu. Allah zulmedenleri en iyi bilendir."
De ki: Acele istediğiniz şey benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti. Allah zalimleri daha iyi bilir.
De ki: "İvedi olarak istediğiniz şey benim yanımda olsaydı, aramızda yargı verilmiş olurdu. Allah, haksızlık yapanları zaten bilir!"
De ki: "Acele istediğiniz şey benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti. Allah, zalimleri hakkıyla bilir."
De: "Sizin acele istediğiniz şeye sahip olsaydım aramızda iş biterdi. ALLAH zalimleri iyi biliyor."
De: 'Sizin acele istediğiniz şeye sahip olsaydım aramızda iş biterdi. ALLAH zalimleri iyi biliyor.'
De ki: "O çabuk gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı, aramızdaki iş çoktan sonuçlanmış olurdu. Bununla beraber Allah haksızları daha iyi bilir."
De ki: O acele istediğiniz benim elimde olsa idi sizinle aramızda iş çoktan huküm giymişti maamafih haksızları Allah daha çok bilir
De ki: "Eğer acelece istediğiniz o şey benim yanımda olsaydı, benimle sizin aranızdaki iş çoktan olup biterdi." Allah, zalimleri en iyi bilendir.
De ki: "Eğer acelece istediğiniz o şey benim yanımda olsaydı, benimle sizin aranızdaki iş çoktan olup biterdi." Allah, zalimleri en iyi bilendir.
De ki: "Eğer acelece istediğiniz o şey benim yanımda olsaydı, benimle sizin aranızdaki iş çoktan olup biterdi." Allah, zalimleri en iyi bilendir.
De ki: "Kendisine acele etmekte olduğunuz şey benim yanımda olsaydı, benimle aranızda buyruk elbette bitirilmiş / yerine getirilmiş olurdu. Tanrı zulmedenleri en iyi bilendir."
De ki: "Eğer o acele isteyegeldiğiniz şey benim yanımda (elimde) olsaydı iş benimle sizin aranızda elbette olub bitirilmiş olurdu". (Bununla beraber) Allah zaalimleri çok iyi bilendir.
De ki: Acele istediğiniz şey, benim yanımda olsaydı; benimle aranızdaki iş bitmiş olurdu. Allah; zalimleri çok iyi bilendir.
(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.
De ki: Sizin çabukça gelmesini istediğiniz şey benim yanımda olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu. Allah, zalimleri en iyi bilendir.
De ki: "Eğer acele istediğiniz şey benim yanımda olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş, şimdi (çoktan) bitirilmişti." Allah zalimleri daha iyi bilir.
De ki "Hemen istediğiniz şey (sizi cezalandırmak) elimde olsaydı aramızdaki her şey biterdi. Ama yanlış yapanların kimler olduğunu en iyi bilen Allah'tır."
De ki "Bir an önce olmasını istediğiniz şey benim elimde olsaydı aramızdaki bu iş bitmiş olurdu. Kimin yanlış yaptığını en iyi bilen Allah'tır."
De ki: Sizin çabukça gelmesini istediğiniz şey benim yanımda olsaydı, iş benimle sizin aranızda bitmiş olurdu. Allah, zalimleri en iyi bilendir.
De ki: -Sizin çabukça gelmesini istediğiniz şey benim yanımda olsaydı, iş benimle sizin aranızda bitmiş olurdu. Allah, zalimleri en iyi bilendir,
Şunu da söyle: "Acele istediğiniz şey benim yanımda olsaydı, benimle sizin aranızdaki iş çoktan bitirilmiş olurdu. Zalimleri, Allah daha iyi bilir."
Say to them: "If the punishment you have challenged to be hastened on rested on my hands, your Hereafter would have been planted thereupon and the case as put by both of us would have been decided. " " Allah knows best the wrongful of actions".
Say, ‘If what you seek to hasten were within my power, the matter would be settled between you and me, but God knows best who does wrong.’
Say: "If what ye would see hastened were in my power, the matter would be settled at once between you and me. But Allah knoweth best those who do wrong."
Say: 'If what you demand so hastily were in my power, the matter between me and you would have been long decided. But Allah knows best how to judge the wrong-doers.
Say: ‘If I did have in my possession what you are in such haste to bring about, the affair between me and you would have been decided. Allah has greatest knowledge of the wrongdoers.’
Say: "If I had that which you are asking for impatiently (the torment), the matter would have been settled at once between me and you, but Allâh knows best the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."
Say, ‘If what you seek to hasten were with me, the matter would surely have been decided between you and me, and Allah knows best the wrongdoers. ’
Say, `If I had power over that which you seek to hasten before its (appointed) time, the matter would have been decided between you and me. And Allâh knows best the unjust (and He also knows when to punish them).'
Say: 'If what you seek to hasten were with me, the matter between you and me would be decided; and God knows very well the evildoers. '
Say: "If it was up to me [to have the final word and] to subject you to the punishment (that you are so impatient to be subjected to), then the final word would have been said. [It is up to the Lord to make the final decision as] God knows the unjust people very well [and will deal with them in the most appropriate time.]"
???Missing??? that the matter might be settled between me and you; but God knows best who are the unjust. '
Say, "If I had what you are hastening for, then the matter between us would have been resolved. God is fully aware of the wicked."
Say, 'If that which you desire to be hastened were in my power, surely the matter would have been decided between me and you. And Allah knows best the unjust.'
Say, "If I had that for which you are impatient, then the matter between you and me would have been settled immediately. But Allah is best aware of the wrong-doers."
Say, "If whatever you seek to hasten were in my presence, the Command between me and you would indeed be decreed, and Allah is the Best Knower of the unjust. "
Say: If I had that for which ye are impatient, then would the case (ere this) have been decided between me and you. Allah is Best Aware of the wrong-doers.
Say: "If what you wish to be hastened were in my power, all matters between you and me would have been settled; God is cognisant of those who are unjust. "
Say: "If that which you so hastily demand were in my power, everything would indeed have been decided between me and you. But God knows best as to who is doing wrong."
Say ˹also˺, "If what you seek to hasten were within my power, the matter between us would have already been settled. But Allah knows the wrongdoers best."
Say: "If I had what you were hastening towards, then the matter between us would have been resolved. And God is fully aware of the wicked."
Say, "If I controlled the retribution you challenge me to bring, the whole matter would have been terminated long ago. GOD knows best who the wicked are."
Say, "If I had that for which you are impatient, the matter would have been decided between me and you, but Allah is most knowing of the wrongdoers. "
Say thou: “Had I what you seek to hasten, the matter would have been concluded between me and you; and God best knows the wrongdoers.”
Say, "If the ultimate decision you are hastening for was up to me, the case would have been already decided. Allah is best Aware of the wrongdoers."
Say: "If what you see hastened was in my power, the matter would be settled at once between you and me. But Allah knows best those who do wrong."
Say, "If what you demand to be hastened were up to me, the matter between me and you would have been over. Allah well knows who the wrongdoers are.
Say: "If I had what you were hastening towards, then the matter between us would have been resolved. And God is fully aware of the wicked."