Bakara suresi · 153–157. ayetler

Sabır, namaz ve imtihan

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Bakara suresi, 153. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 153. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَعِينُوا۟ بِٱلصَّبْرِ وَٱلصَّلَوٰةِ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! dipnot 1 Sabır ve salât dipnot 2 (fedakârlık) ile (Allah'tan) yardım isteyin! Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da 89 kez geçen [yâ eyyühellezîne âmenû] "Ey iman edenler" hitabı, müminleri inşa eden mesajlar içermektedir. Bu ifadelerin geçtiği yerler: Bakara 2:104, 153, 172, 178, 183, 208, 254, 264, 267, 278, 282; Al-i İmrân 3:100, 102, 118, 130, 149, 156, 200; Nisâ 4:19, 29, 43, 59, 71, 94, 135, 136, 144; Mâide 5:1, 2, 6, 8, 11, 35, 51, 54, 57, 87, 90, 94, 95, 101, 105, 106; Enfâl 8:15, 20, 24, 27, 29, 45; Tevbe 9:23, 28, 34, 38, 119, 123; Hacc 22:77; Nûr 24:21, 27, 58; Ahzâb 33:9, 41, 49, 53, 56, 69, 70; Muhammed 47:7, 33; Hucurât 49:1, 2, 6, 11, 12; Hadîd 57:28; Mücâdele 58:9, 11, 12; Haşr 59:18; Mümtehine 60:1, 10, 13; Saff 61:2, 10, 14; Cum‘a 62:9; Münâfikûn 63:9; Teğâbun 64:14; Tahrîm 66:6, 8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki [salat] kelimesi, "yardım, destek, fedakârlık" demektir ve namaz dâhil bütün tevhid içerikli ibadetleri kapsamaktadır. Benzer mesaj: Bakara 2:45.

    Mustafa İslamoğlu

    Ey iman edenler! (Allah'tan) sabır ve salat ile yardım isteyin. Zira Allah sabredenlerle beraberdir.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Sarsılmaz bir sabır ve namaz ile yardım arayın; zira, unutmayın, Allah zorluklara karşı sabredenlerle birliktedir.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler, hakikatinizin açığa çıkartacağı sabır (dayanma kuvvesi) ve salat (hakikatiniz olan Esma mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede) ile yardım isteyin. Muhakkak ki Allah sabredenlerledir (Es Sabur Esma'sıyla - maiyet sırrı).

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin. Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Dirençli olarak ve namazla yardım dileyin. Kuşkusuz, Allah, Dirençli Olanlarla Birliktedir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Sabır ve dua ile yardım elde etmeye çalışınız. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar! Güçlüklere karşı sabır (direnme) ve salat (dayanışma) ile yardım dileyin. ALLAH direnenlerle beraberdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar! Güçlüklere karşı sabır ve namaz ile yardım dileyin. ALLAH sabredenlerle beraberdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, sabır ve namazla yardım isteyin! Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iman edenler sabr-ü salat ile yardım isteyin, şüphe yok ki Allah sabr edenlerle beraberdir

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Sabır ve salatla dipnot 1 yardım dileyin. Kuşkusuz, Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan destek almak için dua ederek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Sabır ve salatla dipnot 1 yardım dileyin. Kuşkusuz, Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan destek almak için dua ederek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Sabır ve salatla dipnot 1 yardım dileyin. Kuşkusuz, Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dua ile.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, sabırla ve namazla yardım dileyin. Tanrı sabredenlerle beraberdir.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, (taate ve belaye) sabr ile, bir de namazla (Hakdan) yardım isteyin. Şübhesiz ki Allah (ın yardımı) sabredenlerle beraberdir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler, sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Alagaş

    (146-153) Onlar kitabı babalarını tanıdıkları gibi tanırlar / bilirler, onlardan bir bölüm gerçeği bildikleri halde saklarlar, Rabbinden gelen gerçektir, tereddüt edenlerden olma. (Bana gelen ya gerçek değilse tereddütü) Herkes için yöneleceği bir cephe vardır, hayırlarda yarışın, nerede olursanız olun Allah sizi bir araya toplar, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Hangi taraftan çıkarsan çık yüzünü Mescid -i Haram’ın yönüne çevir, m uhakkak ki o , Rabbinden bir gerçektir , Allah yaptıklarınızdan gafil değildir / b ihaber değildir. Hangi taraftan çıkarsan çık yüzünü Mescid -i Haram’ın yönüne çevir, nerede olursanız olun yüzlerinizi onun / Mescid-i Haramın yönüne çevirin, ola ki kendilerine zulmedenler hariç, insanlar için, sizin aleyhinize tartışacakları bir delil olmasın , o nlardan ürpermeyin benden ürperin k i üzerinizde nimetimi tamamlayayım, böylelikle belki yola girersiniz. Size sizden bir Resul gönderdik, size ayetlerimizi seli okuyor ve sizi arındırıyor, size kitabı ve gerekçesini öğretiyor, size bilmiyor olduğunuz şeyleri öğretiyor. Beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım, bana teşekkür edin kafirlik etmeyin. Ey iman edenler sabır ve namazla yardım isteyin, Allah muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin! Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, sabır ve namazla (Allah'tan) yardım isteyin, muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Sabırla /duruşunuzu bozmadan ve görevlerinizi aksatmadan dipnot 1 (Allah'tan) yardım isteyin! Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen es-salat (ٱلصَّلَوٰةِ)'ın kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Allah'ın yardımını hak edebilmek için sabırlı olunması ve başta namaz olmak üzere bütün görevlerin yerine getirilmesi gerekir (Bakara 2/45).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Müminler! Sabırlı davranarak ve namaz kılarak yardım isteyin! Allah sabredenlerin yanındadır.

    Şaban Britch

    Ey inananlar, sabır ve namaz/dua ile (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Şaban Piriş

    -Ey inananlar, sabır ve namaz/dua ile (Allah'tan) yardım dileyin, şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

  2. Bakara suresi, 154. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 154. ayet. وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَن يُقْتَلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمْوَٰتٌۢ بَلْ أَحْيَآءٌ وَلَٰكِن لَّا تَشْعُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

    Mehmet Okuyan

    Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler' demeyin! Aslında onlar diridir ancak siz anlayamazsınız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bilinen anlamdaki "şehit" kelimesi Kur'an'da geçmez. Kur'an'da [şehid] ve [şüheda] kelimeleri, "şahit" ve "şahitler" anlamındadır. Allah yolunda öldürülenler, bedenen ölmüş olsalar da hayatlarıyla ve ölüm anlarıyla hak ve hakikate şahit olmuşlardır. İmanını hakka, hakkı da imanına şahit tutanlar Allah katında bir dirilikle varlıklarını devam ettirmektedir. Allah yolunda öldürülenlerin diğer insanlar gibi ölü olmadıkları, aksine Allah katında durumunu bizim bilemeyeceğimiz şekilde rızıklandırılmakta oldukları Al-i İmrân 3:169-170'de ifade edilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah yolunda öldürülenler için "ölü" demeyin! Aksine onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.

    Muhammed Esed

    Allah yolunda öldürülenlere "ölü" demeyin: Hayır, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.

    Ahmed Hulusi

    Allah için (iman ehli olduğu ve iman mücadelesi verdiği için) öldürülenlere "ölüler" demeyin. Bilakis onlar diridirler, ancak siz bunu idrak edecek kapasiteye sahip değilsiniz.

    Ali Bulaç

    Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın yolunda öldürülenler için, "Ölüler!" demeyin. Hayır, onlar diridir; fakat siz ayırdında değilsiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah yolunda öldürülenlere"ölüler" demeyiniz; aksine onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.

    Edip Yüksel

    ALLAH yolunda öldürülenlere, "Onlar ölülerdir" demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İman edenlerin bu dünya ile ilişkileri kesilmesine rağmen, bir başka boyutta yaşantıları vardır. * Bak 3:169.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH yolunda öldürülenlere, 'Onlar ölülerdir,' demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, hayır diridirler, fakat siz sezmezsiniz

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ve Allah yolunda katlolunanlara ölüler demeyin hayır diridirler ve lakin siz sezmezsiniz

    Erhan Aktaş

    Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler, dipnot 1 ancak siz, bunu kavrayamazsınız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'a göre her canlı ölümlüdür. Dolayısı ile şehitler de ölürler. Bu kesin bir bilgidir. Bu ayette söz konusu edilen "diri olmak" ile, kastedilen şey, "Allah yolunda ölmenin karşılığında, sahip olunacak mevki, makam ve itibarın değeridir." Bu, öyle güzel bir makamdır ki hiçbir canlılık ona denk olamaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler, dipnot 1 ancak siz, bunu kavrayamazsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'a göre her canlı ölümlüdür. Dolayısı ile şehitler de ölürler. Bu kesin bir bilgidir. Bu ayette söz konusu edilen "dirilik" ile, kastedilen şey, "Allah yolunda ölmenin karşılığında, sahip olunacak mevki, makam ve itibarın değeridir." Bu, öyle güzel bir makamdır ki hiçbir canlılık ona denk olamaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler. dipnot 1 Ancak, siz, bunu kavrayamazsınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'a göre her canlı ölümlüdür. Dolayısı ile şehitler de ölürler. Bu kesin bir bilgidir. Bu ayette söz konusu edilen "dirilik" ile, kastedilen şey, "Allah yolunda ölmenin karşılığında, sahip olunacak mevki, makam ve itibarın değeri"dir. Bu, öyle güzel bir makamdır ki hiçbir canlılık ona denk olamaz.

    Gültekin Onan

    Ve sakın Tanrı yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz şuurunda değilsiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Allah yolunda öldürülmüş olanlar için "ölüler" demeyin. Bil'akis onlar diridirler. Fakat siz iyice anlamazsınız.

    İbni Kesir

    Allah yolunda öldürülenlere; ölüler, demeyin. Bilakis onlar, diridirler, ama siz farketmezsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (154-157) Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Bilakis diridirler ve fakat siz bilincinde / şuurunda değilsiniz. Sizi korku ile açlıkla, mallardan, kişilerden ve ürünlerden eksiltmelerle sınayacağız, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki muhakkak ki biz Allah içiniz ve muhakkak O’na döndürüleceğiz. (Resul lamba sönse bu duayı okurmuş) İşte onlara Rablerinden destek / salavat ve rahmet vardır, işte onlar yola girmiş olanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.

    Süleyman Ateş

    Allah yolunda öldürülenlere, "ölüler" demeyin; hayır, onlar diridirler, ama siz farkında olmazsınız.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin! Aslında onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda öldürülenlerin diriliği, bizim anlayabileceğimiz bir dirilik değildir (Al-i İmran 3/169).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin! Onlar diridirler, ama siz fark edemezsiniz. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda öldürülenlerin diriliği, bizim anlayabileceğimiz bir dirilik değildir.

    Şaban Britch

    Allah yolunda öldürülenlere “Ölüler” demeyin. Onlar, diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.

    Şaban Piriş

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Onlar, diridirler fakat siz hissedemezsiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.

  3. Bakara suresi, 155. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 155. ayet. وَلَنَبْلُوَنَّكُم بِشَىْءٍ مِّنَ ٱلْخَوْفِ وَٱلْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَنفُسِ وَٱلثَّمَرَٰتِ وَبَشِّرِ ٱلصَّٰبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki sizi biraz korku ve açlık; (ayrıca) mallardan, canlardan ve ürünlerden azaltma (fakirlik) ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Nisâ 4:62, 79, Kasas 28:47, Rûm 30:41, Şûrâ 42:30 ve 48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kesinlikle sizi korkuyla, açlıkla, mal, can ve verim kaybıyla sınarız. Ama sabredenleri müjdele!

    Muhammed Esed

    Muhakkak ki, ölüm tehlikesiyle ve açlıkla, dünya malının, canın ve (alın teri) ürünlerinin kaybı ile sizi sınayacağız. Ama zorluklara karşı sabredenlere iyi haberler müjdele.

    Ahmed Hulusi

    Sizi, korkacağınız bir şeyle, açlıkla, malınızı, canlarınızı (canınız gibi sevdiklerinizi), çalışmalarınızın mahsulü olan şeyleri eksiltmekle sınarız. Bu olaylara karşı sabredenleri (tepki koymayıp olayın nasıl sonuçlanacağını bekleyenleri) müjdele!

    Ali Bulaç

    Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!

    Ali Rıza Safa

    Korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksilterek, kesinlikle sizi sınayacağız; dirençli olanlara, sevinçli haberi ver.

    Bayraktar Bayraklı

    Elbette sizi korku, açlık; mallar, canlar ve ürünlerden eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele!

    Edip Yüksel

    Sizi korkuyla, açlıkla, para, can ve ürün kaybıyla sınayacağız. Müjde ver sabredenlere... dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Dünyadaki sınav, her koşul altında SADECE Tanrı'ya kulluk edeceğimizi kanıtlamak için düzenlenmiştir (29:2).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizi korkuyla, açlıkla, para, can, ve ürün kaybıyla sınayacağız. Müjde ver sabredenlere…

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çaresiz sizleri biraz korku, biraz açlık, biraz maldan, candan ve ürünlerden eksiklik ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabırlıları.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    çaresiz sizleri biraz korku, biraz açlık, biraz maldan, candan ve hasılattan eksiklik ile imtihan edeceğiz, müjdele o sabırlıları

    Erhan Aktaş

    Kesinlikle sizi belalandıracağız: dipnot 1 Korku ve açlıkla; mallarınızı, canlarınızı ve ürünlerinizi kayba uğratarak. Sabredenleri müjdele.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sınava tabi tutacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kesinlikle sizi belalandıracağız: dipnot 1 Korku ve açlıkla; mallarınızı, canlarınızı ve ürünlerinizi kayba uğratarak. Sabredenleri müjdele.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sınava tabi tutacağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun! Biz; sizi, korku ve açlıkla; mallarınızı, canlarınızı ve ürünlerinizi kayba uğratarak belalandıracağız dipnot 1 . Sabredenleri müjdele.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sınava tabi tutacağız.

    Gültekin Onan

    Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabır gösterenleri müjdele.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun, sizi biraz korku, (biraz) açlık, (biraz da) mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere (lutf-ü keremimi) müjdele.

    İbni Kesir

    Andolsun ki sizi, biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiklikle imtihan edeceğiz, sabredenlere müjdele.

    Mehmet Alagaş

    (154-157) Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Bilakis diridirler ve fakat siz bilincinde / şuurunda değilsiniz. Sizi korku ile açlıkla, mallardan, kişilerden ve ürünlerden eksiltmelerle sınayacağız, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki muhakkak ki biz Allah içiniz ve muhakkak O’na döndürüleceğiz. (Resul lamba sönse bu duayı okurmuş) İşte onlara Rablerinden destek / salavat ve rahmet vardır, işte onlar yola girmiş olanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun ki sizi, biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiklikle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!

    Süleyman Ateş

    Andolsun, sizi korku, açlık, mallar(ınız)dan canlar(ınız)dan ve ürünler(iniz)den eksiltmek gibi şeylerle deneriz; sabredenleri müjdele.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mallarınızdan, canlarınızdan ve ürünlerinizden eksilterek, sizi biraz korku ve biraz açlıkla yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz, bundan kaçış olmaz. Sen sabırlı davrananlara müjde ver.

    Şaban Britch

    Sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden yana eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele!

    Şaban Piriş

    Sizi, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan, ürünlerden yana eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki sizi korku, açlık; mallardan-canlardan-meyvalardan eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele.

  4. Bakara suresi, 156. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 156. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَٰبَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوٓا۟ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّآ إِلَيْهِ رَٰجِعُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.

    Mehmet Okuyan

    Onlar (sabredenler), kendilerine bir musibet geldiği zaman "Biz Allah'a aidiz ve biz elbette yalnızca O'na döneceğiz" dipnot 1 derler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümleye [istirca‘] "Yüce Allah'a teslimiyetle yöneliş" denmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar bir musibete uğradıklarında: "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve sonunda yine O'na döneceğiz" derler.

    Muhammed Esed

    Ki, onların başına bir musibet gelince, "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve muhakkak O'na döneceğiz!" derler.

    Ahmed Hulusi

    Onlar, kendilerine hoşlanmadıkları bir olay isabet ettiğinde, "Biz Allah (Esma'sının açığa çıkması) içiniz ve O'na dönücüyüz (sonuçta bu gerçeği yaşayacağız)" derler.

    Ali Bulaç

    Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na dönücüleriz."

    Ali Özek ve heyeti

    O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: «Biz Allah'a âidiz ve biz O'na döneceğiz» derler.

    Ali Rıza Safa

    Onların başına bir yıkım geldiğinde, şöyle derler: "Biz, Allah'ın malıyız ve kesinlikle O'na döneceğiz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Sabredenler, kendilerine bir musibet geldiğinde, "Biz Allah'ın kuluyuz ve biz O'na döneceğiz" derler.

    Edip Yüksel

    Ki onlara bir musibet geldiğinde, "Biz ALLAH'a aidiz ve O'na dönücüyüz" derler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki onlara bir musibet geldiğinde, 'Biz ALLAH'a aidiz ve O'na dönücüyüz,' derler

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ki başlarına bir bela geldiğinde: "Biz Allah'a aitiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ki başlarına bir musibet geldiği vakit "biz Allahınız ve nihayet ona döneceğiz" derler

    Erhan Aktaş

    Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, "Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, "Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, "Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler.

    Gültekin Onan

    Onlara bir musibet isabet ettiğinde, "Biz Tanrı'ya aidiz ve kuşkusuz O'na dönücüyüz" derler.

    Hasan Basri Çantay

    Ki onlar kendilerine bir bela geldiği zaman "Biz (dünyada) Allanın (teslim olmuş kulları) yız ve biz (ahiretde de) ancak ona dönücüleriz" diyenlerdir.

    İbni Kesir

    Ki onlara bir musibet geldiği zaman; biz Allah içiniz ve yine O'na döneceğiz, derler.

    Mehmet Alagaş

    (154-157) Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Bilakis diridirler ve fakat siz bilincinde / şuurunda değilsiniz. Sizi korku ile açlıkla, mallardan, kişilerden ve ürünlerden eksiltmelerle sınayacağız, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki muhakkak ki biz Allah içiniz ve muhakkak O’na döndürüleceğiz. (Resul lamba sönse bu duayı okurmuş) İşte onlara Rablerinden destek / salavat ve rahmet vardır, işte onlar yola girmiş olanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar ki, başlarına bir musibet geldiği zaman "Muhakkak biz Allah'a aitiz ve şüphesiz O'na geri döneceğiz" derler.

    Süleyman Ateş

    Ki onlara bir bela eriştiği zaman: "Biz Allah içiniz ve biz O'na döneceğiz," derler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar, başlarına bir şey gelince şöyle derler: "Biz, Allah'a aitiz, biz O'nun huzuruna çıkarılacağız".

    Şaban Britch

    Onlar, bir musibete uğrayınca: "Biz, Allah’a aidiz ve elbette O’na döneceğiz" derler.

    Şaban Piriş

    Onlar, bir musibete uğrayınca: -Biz, Allah'a aitiz ve elbette O'na döneceğiz derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlara bir ıstırap gelip çattığında şöyle derler: "Biz Allah içiniz ve sonunda O'na dönüp gideceğiz."

  5. Bakara suresi, 157. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 157. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَٰتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُهْتَدُونَ

    Diyanet İşleri

    İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.

    Mehmet Okuyan

    İşte Rablerinden salavat (destekler) ve merhamet hep onların üzerinedir; doğru yolu bulanlar da onlardır.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte bunlar, Rablerinin sürekli destek ve bağışına mazhar olanlardır. Doğru yolda olanlar da bunlardır.

    Muhammed Esed

    İşte Rablerinin nimetleri ve lütfu onlar içindir ve doğru yol üzerinde olanlar işte onlardır!

    Ahmed Hulusi

    İşte bunlar üzerinedir Rablerinin salavatı (hakikatlerini fark ettirmek üzere tecellisi) ve rahmeti (Esma'sının açığa çıkış seyri güzellikleri). . . İşte bunlardır hidayet bulanların ta kendileri. . .

    Ali Bulaç

    Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte Rablerinden (gelen) mağfiret (bağışlama) ve rahmet hep onlaradır. Ve hidayete erenler de onlardır.

    Ali Rıza Safa

    İşte onlara, Efendileri tarafından bağışlanma ve rahmet vardır. Doğru yola erişenler, işte onlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte Rablerinden af ve rahmet onlaradır ve doğru yola girenler de onlardır.

    Edip Yüksel

    İşte onlara, Efendi'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar doğruya ulaşanlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte onlara, Rab'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar doğruya ulaşanlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte onlar! Onlara Rablerinden mağfiretler ve rahmet vardır ve işte onlar, doğru yola erenlerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    işte onlar, rablarından salavat-ü rahmet onlara ve işte hidayete erenler onlar

    Erhan Aktaş

    İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar dipnot 1 ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Destek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar dipnot 1 ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Destek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte Rabb'lerinden, onlara bağışlama ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

    Gültekin Onan

    Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar (o teslimiyyet ve istircaı gösterenler yok mu?) Rablerinden mağfiretler ve rahmet hep onların üzerindedir ve onlar doğru yola erdirilenlerin ta kendileridir.

    İbni Kesir

    İşte onlar için Rabbları tarafından mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete erenler de onlardır.

    Mehmet Alagaş

    (154-157) Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Bilakis diridirler ve fakat siz bilincinde / şuurunda değilsiniz. Sizi korku ile açlıkla, mallardan, kişilerden ve ürünlerden eksiltmelerle sınayacağız, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki muhakkak ki biz Allah içiniz ve muhakkak O’na döndürüleceğiz. (Resul lamba sönse bu duayı okurmuş) İşte onlara Rablerinden destek / salavat ve rahmet vardır, işte onlar yola girmiş olanlardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, Rablerinden övgü ve rahmete mazhar olanlardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

    Süleyman Ateş

    İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Rablerinin sürekli desteği ve ikramı onlaradır. dipnot 1 İşte onlar, doğru yolda olanlardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala , yapılan iyi davranışları, daha iyisiyle ödüllendirir (Nahl 16/96-97). Allah'ın yaptığı imtihanı, büyük bir sabırla kazanmaya odaklanan kişi, onun sürekli desteğini ve yardımını hak eder.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sahiplerinin (Rablerinin) sürekli desteği dipnot 1 ve iyiliği onlaradır. Doğru yolda olanlar onlardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin metninde geçen salavat = صَلَوَاتٌ , salat = صلاة  kelimesinin çoğuludur. Kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır. (Lisan'ul-Arab) Allah Teala, yapılan iyi davranışları, daha iyisiyle ödüllendirir. Bir ayet şöyledir: "Erkek olsun, kadın olsun, kim inanıp güvenerek iyi iş yaparsa ona güzel bir hayat yaşatırız. Ödüllerini de yaptıklarının en güzeline göre veririz." (Nahl 16/97) Allah'ın yaptığı imtihanları, büyük bir sabırla kazanmaya odaklanan kişi, onun sürekli desteğini ve yardımını hak etmiş olur.

    Şaban Britch

    Onlara, Rab’lerinden bir mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete ermiş olanlar, işte onlardır.

    Şaban Piriş

    Onlara, Rab'lerinden bir mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete ermiş olanlar, işte onlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte böyleleri üzerine Rablerinden selamlar, bereketler var, bir rahmet var. İşte bunlardır iyiye ve güzele ermiş olanlar.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.