Diyanet İşleri
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Bakara suresi
Bakara suresi, 154. ayet. وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَن يُقْتَلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمْوَٰتٌۢ بَلْ أَحْيَآءٌ وَلَٰكِن لَّا تَشْعُرُونَ
velâ teḳûlû limey yuḳtelü fî sebîli-llâhi emvâh. bel aḥyâüv velâkil lâ teş`urûn.
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabır, namaz ve imtihan Bakara 153–157 3
Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.
İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
154. Yüce Allah bütün konularda sabır ile kendisinden yardım dilemeyi emrettikten sonra, kendisine karşı sabır ile yardım isteyeceğimiz örnek bir ameli söz konusu etmektedir ki bu da Allah yolunda cihaddır. Allah yolunda cihad bedeni ibadetlerin en faziletlisi, nefislere de en ağır gelenidir. Çünkü cihad bizatihi zordur. Öldürülmeye götüren, hayatın son bulmasına sebep teşkil eden bir yoldur. Oysa bu dünya hayatını arzu edenler, sadece hayatta kalmayı ve bunu sağlayacak şeyleri isterler. Böylelerinin yaptığı her bir iş, hayat için çalışmadan ve hayata zıt şeyleri önleme için gayretten ibarettir. Bilindiği gibi aklı başında bir kimse sevdiği bir şeyi ancak ondan daha üstün ve daha büyük bir şey için feda edebilir.
Bu buyruğu ile Yüce Allah -başka herhangi bir maksat için değil sırf- Allah yolunda Allah’ın adı en üstün, dini en yüce olsun diye çarpışmak sureti ile Kendi yolunda öldürülen kimsenin o çok sevilen hayatı elden kaçırmamış olacağını, aksine insanların zan ve tahmin ettiğinden daha üstün ve daha mükemmel bir hayatı elde etmiş olacağını bildirmektedir. Çünkü şehitler: “Rableri katında diridirler, rızıklanırlar. Allah’ın lütfundan kendilerine verdikleri ile hepsi de sevinç içindedirler ve arkalarından henüz kendilerine katılamayanları; ‘Onlar için hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir’ diye müjdelemek isterler. Onlara Allah’tan bir nimet, bir lütuf ve Allah’ın mü’minlerin ecrini kaybetmeyeceği müjdesini de vermek isterler.” (Ali İmran, 3/169-171)
Yüce Allah’a yakın olma, son derece lezzetli yiyecekler ve içeceklerden oluşan bedeni rızıkların yanı sıra sevinç ve müjde ile her türlü korku ve üzüntünün ortadan kalkması gibi ruhi rızıklar ihtiva eden böyle bir hayattan daha üstün ne olabilir?! Berzahtaki bu hayat, dünya hayatından daha mükemmeldir. Dahası Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şehitlerin ruhlarının Cennetin nehirlerine giden, Cennet meyvelerinden yiyen ve Arş’a asılı kandillere tüneyen kuşların kursaklarında olduğunu haber vermektedir.
Bu âyet-i kerime’de Allah yolunda cihada ve cihadda sabır ve metanet göstermeye çok büyük bir teşvik vardır. Eğer kullar Allah yolunda öldürülenlerin alacakları mükâfatın farkına gereği gibi varacak olurlarsa, hiçbir kimse cihaddan geri kalmaz. Ne var ki bu konudaki tam ve yakîni bilginin yokluğu, insanların azimlerini kırmakta, uyuyanların uykusunu derinleştirmekte, pek büyük ecir ve ganimetlerden mahrum kalmalarına sebep olmaktadır. Yüce Allah: “Mü’minlerden canlarını ve mallarını onlara Cenneti vermek karşılığında satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşır, öldürür ve öldürülürler.” (et-Tevbe, 9/111) buyurduğuna göre bunun başka bir sebebi olabilir mi? Allah’a yemin ederim ki eğer insanın bin tane canı olsa ve bunları Allah yolunda teker teker feda edecek olsa bu yaptığı, bu büyük mükâfat yanında az kalır. Bundan dolayı şehitler Allah’ın mükâfatını ve güzel ecirlerini gördükten sonra dünyaya geri döndürülüp ardı ardına defalarca Allah yolunda öldürülmek dışında bir şey istemezler.
Bu ayet-i kerimede ayrıca -bu konudaki diğer pek çok nasta da belirtildiği gibi- berzah/kabir alemindeki nimet ve azap hakkında delil vardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Müminler! Allah yolunda cihat ederken öldürülen kimseler hakkında "Muhakkak onlar da başkalarının öldüğü gibi ölmüş kimselerdir" demeyin. Bilakis onlar, Rablerinin katında diridirler, fakat sizler onların yaşamını idrak edemiyorsunuz. Çünkü onların hayatı, Allah Teâlâ’dan gelecek bir vahyin dışında anlaşılmasının herhangi bir yolu olmayan, özel bir yaşamdır.
Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Hayat
(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Hayat
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Hayat
O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse,…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Hayat
Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Hayat
Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…
Aynı kök: شعر (40 geçiş)
Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler' demeyin! Aslında onlar diridir ancak siz anlayamazsınız. dipnot 1
Allah yolunda öldürülenler için "ölü" demeyin! Aksine onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.
Allah yolunda öldürülenlere "ölü" demeyin: Hayır, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.
Allah için (iman ehli olduğu ve iman mücadelesi verdiği için) öldürülenlere "ölüler" demeyin. Bilakis onlar diridirler, ancak siz bunu idrak edecek kapasiteye sahip değilsiniz.
Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.
Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.
Allah'ın yolunda öldürülenler için, "Ölüler!" demeyin. Hayır, onlar diridir; fakat siz ayırdında değilsiniz.
Allah yolunda öldürülenlere"ölüler" demeyiniz; aksine onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.
ALLAH yolunda öldürülenlere, "Onlar ölülerdir" demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz. dipnot 1
ALLAH yolunda öldürülenlere, 'Onlar ölülerdir,' demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz.
Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, hayır diridirler, fakat siz sezmezsiniz
ve Allah yolunda katlolunanlara ölüler demeyin hayır diridirler ve lakin siz sezmezsiniz
Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler, dipnot 1 ancak siz, bunu kavrayamazsınız.
Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler, dipnot 1 ancak siz, bunu kavrayamazsınız.
Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler. dipnot 1 Ancak, siz, bunu kavrayamazsınız.
Ve sakın Tanrı yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz şuurunda değilsiniz.
Allah yolunda öldürülmüş olanlar için "ölüler" demeyin. Bil'akis onlar diridirler. Fakat siz iyice anlamazsınız.
Allah yolunda öldürülenlere; ölüler, demeyin. Bilakis onlar, diridirler, ama siz farketmezsiniz.
(154-157) Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Bilakis diridirler ve fakat siz bilincinde / şuurunda değilsiniz. Sizi korku ile açlıkla, mallardan, kişilerden ve ürünlerden eksiltmelerle sınayacağız, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki muhakkak ki biz Allah içiniz ve muhakkak O’na döndürüleceğiz. (Resul lamba sönse bu duayı okurmuş) İşte onlara Rablerinden destek / salavat ve rahmet vardır, işte onlar yola girmiş olanlardır.
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.
Allah yolunda öldürülenlere, "ölüler" demeyin; hayır, onlar diridirler, ama siz farkında olmazsınız.
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin! Aslında onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız. dipnot 1
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin! Onlar diridirler, ama siz fark edemezsiniz. dipnot 1
Allah yolunda öldürülenlere “Ölüler” demeyin. Onlar, diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Onlar, diridirler fakat siz hissedemezsiniz.
Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.
Do not consider the martyrs in Allah’s cause to be dead. They carried truth’s banners against odds and have acquired the glorious privilege of martyrdom through resisting shedding blood with spiritual armour. Do not say, "They are dead", for they are alive in heaven's realm but your senses do not perceive this fact.
Do not say that those who are killed in God’s cause are dead; they are alive, though you do not realize it.
And say not of those who are slain in the way of Allah: "They are dead." Nay, they are living, though ye perceive (it) not.
And do not say of those who are killed in the way of Allah that they are dead; they are alive even though you have no knowledge of their life. dipnot 1
Do not say that those who are killed in the Way of Allah are dead. On the contrary, they are alive but you are not aware of it.
And say not of those who are killed in the Way of Allâh, "They are dead." Nay, they are living, but you perceive (it) not.
And do not call those who were slain in Allah’s way ‘dead. ’ Rather they are living, but you are not aware.
And do not count as dead those who are killed in the cause of Allâh. Rather (they are) living, only you perceive not (their life).
And say not of those slain in God's way, 'They are dead'; rather they are living, but you are not aware.
Do not consider those who give up their [worldly] life to please God as "dead. " As a matter of fact, they are alive but your brain is not capable of understanding this concept.
And say not of those who are slain in God's way (that they are) dead, but rather living; but ye do not perceive.
Do not say of those who are killed in the sake of God that they are dead; no, they are alive but you do not perceive.
And say not of those who are slain in fight for the religion of God, that they are dead; yea, they are living: But ye do not understand.
And say not of those who are slain in Allah's Way (the Way of striving, sacrifice and restraint) (that they are) dead. Nay, they are living; but you do not perceive it.
And do not say of whomever are killed in the way of Allah, " (They are) dead. " No indeed, they are alive but you are not aware.
And call not those who are slain in the way of Allah "dead." Nay, they are living, only ye perceive not.
O you who believe, seek courage in fortitude and prayer, for God is with those who are patient and persevere.
And say not of those who are slain in God's cause, "They are dead": nay, they are alive, but you perceive it not.
Never say that those martyred in the cause of Allah are dead—in fact, they are alive! But you do not perceive it.
And do not say of those who are killed in the sake of God that they are dead; no, they are alive but you do not perceive.
Do not say of those who are killed in the cause of GOD, "They are dead." They are alive at their Lord, but you do not perceive.,
And do not say about those who are killed in the way of Allah, "They are dead. " Rather, they are alive, but you perceive [it] not.
And say not of those killed in the cause of God: “They are dead.” The truth is, they are living, but you perceive not.
(Establishment of the Divine Value System will meet with harsh opposition from people and nations with vested interests. ) Say not of those who are slain in the Cause of Allah, "They are dead." Nay, they are alive, but you perceive it not. (While death is a prolonged state of sleep until the Resurrection Day, in their case emergent evolution of the "Self" takes place and they are instantly in a state of Bliss of the Hereafter, and they get honorable provision for mind and body from their Sustainer (3:169)).
And do not say about those (people) who are killed in the sake of Allah: "They are dead. " No! They are living, even though you do not perceive it.
Do not say of those who are slain in the way of Allah that they are dead. Instead, they are alive, but you do not perceive.
And do not say of those who are killed in the cause of God that they are dead; no, they are alive but you do not perceive.