Bakara suresi · 158–163. ayetler

Safâ ile Merve; hakkı gizleyenler; tek ilah

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Bakara suresi, 158. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 158. ayet. إِنَّ ٱلصَّفَا وَٱلْمَرْوَةَ مِن شَعَآئِرِ ٱللَّهِ فَمَنْ حَجَّ ٱلْبَيْتَ أَوِ ٱعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ أَن يَطَّوَّفَ بِهِمَا وَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَإِنَّ ٱللَّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Safa ile Merve dipnot 1 Allah'ın sembollerindendir. Kim Ev'i (Kâbe'yi) hacceder veya umre yaparsa, o ikisini (Safa ve Merve'yi) tavaf etmesinde dipnot 2 kendisine herhangi bir vebal yoktur. Kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz ki Allah şükre çok karşılık verendir, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Safa] ile [Merve], Mekke'de Kâbe'nin yakınında bulunan ve haccın uygulamalarından birisini oluşturan [sa‘y] denen "dört gidiş ve üç dönüş"ten oluşan hareketlerin yapıldığı iki tepeciğin adıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Literatürde Safa ile Merve arası gidiş-gelişler için her ne kadar [sa‘y] ifadesi kullanılıyor olsa da bu cümlede [yettavvefe] (tavaf etmek) fiili kullanılmaktadır. Anlaşılıyor ki Safa ile Merve arası gidiş-gelişler tavafı çağrıştırmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    "Hiç kuşkusuz Safa ile Merve Allah'ın sembollerindendir. Kim hac ya da umre amacıyla Kabe'yi ziyaret ederse, o ikisi arasında sa'y etmesinde herhangi bir mahzur yoktur. Eğer biri kalkar da emredilenin ötesinde hayır işlerse, iyi bilsin ki Allah yaptığının karşılığını bol bol verendir, (insan için iyi olanı) tarifsiz bir biçimde bilendir.

    Muhammed Esed

    (O halde) unutmayın, Safa ve Merve, Allah tarafından konulmuş sembollerdendir; böylece hac veya umre için Mabede gelen birinin bu ikisi arasında gidip gelmesinde bir mahzur yoktur. Zira, eğer kişi, yapılması gerekenden daha çok iyilik yaparsa bilsin ki Allah, şükre bol karşılık verendir, her şeyi bilendir.

    Ahmed Hulusi

    Safa ve Merve, Allah işaretlerindendir. Kim hac veya umre niyetiyle El Beyt'i (Kabe) ziyaret ederse, onları da (Safa - Merve) tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Kim hayır olması için daha fazlasını yaparsa, Allah (varlığındaki Esma mertebesinden) Şakir'dir (yapılanları fazlasıyla değerlendiren), Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, 'Safa' ile 'Merve' Allah'ın işaretlerindendir. Böylece kim Evi (Ka'be'yi) hacceder veya umre yaparsa, artık bu ikisini tavaf etmesinde kendisi için bir sakınca yoktur. Kim de gönülden bir hayır yaparsa (karşılığını alır). Şüphesiz Allah, şükrün karşılığını verendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullah'ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz Allah kabul eder ve (yaptıklarını) hakkıyla bilir.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Safa ve Merve, Allah'ın simgelerindendir. Artık, hac veya umre için, Ev'i kim ziyaret ederse, ikisi arasında gidip gelmesinde bir sakınca yoktur. İsteyerek kim bir iyilik yaparsa, kuşkusuz, Allah, Şükredenlere Karşılık Verendir; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın nişanlarındandır. Her kim Beytullah'ı hac veya umre niyetiyle ziyaret ederse, onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz ki, Allah onu kabul eder ve hakkıyla bilir.

    Edip Yüksel

    Sükunet ve mertlik ALLAH'ın işaretlerindendir. Konferans veya ziyaret (umre) için Ev'e varan birisi o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, ALLAH teşekküre karşılık verendir, Bilendir...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Safa ve Merve (tepeleri) ALLAH'ın işaretlerindendir. Hacc veya ziyaret (umre) için Ev'e varan birisi o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, ALLAH Şükrede, Bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka'be'yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakikat, Safa ile Merve Allahın şeairlerindendir onun için her kim hac veya ömre niyyetiyle Beyti ziyaret ederse tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz Allah ecrile meşhur kılar alimdir

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz Safa ile Merve Allah'ın belirlediği nişanelerdir. dipnot 1 Kim hacc ya da umre amacıyla Beyt'i ziyaret ederse, ikisini de tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Ve yine kim gönülden bir iyilik yaparsa; kuşkusuz, Allah Karşılık Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet mekanlarındandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz Safa ile Merve Allah'ın belirlediği nişanelerdir. dipnot 1 Kim hacc ya da umre amacıyla Beyt'i ziyaret ederse, ikisini de tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Ve yine kim gönülden bir iyilik yaparsa; kuşkusuz, Allah Karşılık Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet mekanlarındandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz, Safa ile Merve, Allah'ın belirlediği nişaneleridir dipnot 1 . Kim hac ve umre amacıyla Beyt'i ziyaret ederse, ikisini de tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Ve yine kim gönülden bir iyilik yaparsa; kuşkusuz, Allah, onu bilen ve karşılığını verendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet mekanlarındandır.

    Gültekin Onan

    Kuşkusuz Safa ve Merve (tepeleri) Tanrı'nın ayetlerindendir. Böylece kim Evi (Kabeyi) hacceder veya umre yaparsa, artık bu ikisini tavaf etmesinde kendisi için bir sakınca yoktur. Kim gönülden bir hayır yaparsa (karşılığını alır). Kuşkusuz Tanrı şükrün karşılığını verendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki "Safaa" ile "Merve" Allahın şeairindendir. İşte kim o "Beyt" i (Ka'beyi) hacc veya Umre (kasdı) ile ziyaret ederse bunları güzelce tavaf etmesinde üzerine bir beis yokdur. Kim gönlünden koparak (vacib olmayan amellerden) bir hayır işlerse (mükafatını görür). Çünkü Allah taatlerin ecrini veren, (her şey'i de) hakkıyle bilendir.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki Safa ile Merve Allah'ın nişanelerindendir. Artık kim hacc veya umre niyetiyle Ka'be 'yi ziyaret ederse bu ikisini de tavaf etmesinde bir beis yoktur. Kim gönüllü olarak iyilik yaparsa muhakkak ki Allah; Şakir'dir, Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Safâ ve Merve Allah'ın nişanelerindendir. Her kim Kâbe’de hac veya umre yaparsa, o ikisini tavaf etmesinde de bir sakınca yoktur. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, muhakkak ki Allah şükrün karşılığını veren ve her şeyi bilendir.

    Süleyman Ateş

    Safa ile Merve Allah'ın nişanlarındandır. Kim Ev'i hacceder, ya da umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Kim kendiliğinden bir iyilik yaparsa bilsin ki, Allah karşılığını verir, (yaptığını) bilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Safa ile Merve (tepeleri), Allah'a kulluğun simgelerindendir. dipnot 1 Kim o Beyt'te dipnot 2 hac veya umre yaparsa o ikisini sa'y etmesinde dipnot 3 bir günah yoktur. dipnot 4 Kim bir iyiliği fazlasıyla yaparsa dipnot 5 bilsin ki Allah, her iyiliğin karşılığını veren ve daima bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Maide 5/2, Hac 22/32.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bakara 2/125'in dipnotuna bkz.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sa'y, hac veya umre yapan kişilerin Safa ile Merve tepelerine gidip gelerek yaptıkları ibadettir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Cahiliye Arapları, Safa ile Merve tepelerine İsaf ve Naile adında iki put koymuştu. Müslümanlar sa'yin, onlar için yapıldığını sanarak sa'yi terk ettiler (İbn-i Hacer el-Askalani, Feth'ul-Bari Şerhu Sahih'il- Buhari). Bu ayet, Safa ile Merve'nin, Allah'a kulluğun bir simgesi olduğunu ve hac ve umre yapanların say' etmesinin günah olmadığını bildirir. Daha sonra inen "Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın" (Bakara 2/196) emri de bu iki ibadette eksik bırakılan şeyin sa'y olduğunu ve bu eksikliğin mutlaka tamamlanması gerektiğini ifade eder. Bu da hac ve umre yapanların, safa ile merve arasında sa'y etmelerinin farz olduğunu gösterir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Buradaki 'fazlasıyla iyilik', Safa ile Merve arasında nafile sa'y yapmaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Safa ile Merve Allah'a kulluğun simgelerindendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kabe'yi tavaf ederse, o ikisini sa'y etmesinde bir günah yoktur. dipnot 1 Kim bir iyiliği içinden gelerek yaparsa bilsin ki, her şeyi bilen ve yapılan iyiliğin tam karşılığını veren Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye Arapları Safa ile Merve tepelerine İsaf ve Naile adında iki put koymuştu. Müslümanlar bu yüzden sa'y'i terk ettiler. Bu ayet sa'yin o putlardan dolayı yapılmadığını bildirmektedir. "Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın"  (Bakara 2/196) emri de say'i terk etmenin, bu iki ibadet için eksiklik olduğunu, mutlaka yapılması gerektiğini bildirmiştir.

    Şaban Britch

    Safa ve Merve, Allah’ın (koyduğu) işaretlerindendir. Bundan dolayı kim Kabe’yi hacceder yahut umre yaparsa her ikisini tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Kim gönlünden koparak bir hayır işlemek isterse... Çünkü Allah, mükâfat veren ve her şeyi bilendir.

    Şaban Piriş

    Safa ve Merve, Allah'ın alametlerindendir. Bundan dolayı kim Kabe'yi hacceder yahut umre yaparsa her ikisini tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Kim gönlünden koparak bir hayır işlemek isterse... Çünkü Allah, mükafat veren ve her şeyi bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Safa ile Merve Allah'ın belliklerindendir. Beytullah'ı hac veya umre ile ziyaret edenin onları tavaf etmesinde kendisi için bir sakınca yoktur. Kim içinden gelerek bir hayır işlerse Allah Şakir'dir, teşekkür eder, Alim'dir, en iyi biçimde bilir.

  2. Bakara suresi, 159. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 159. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَآ أَنزَلْنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلْهُدَىٰ مِنۢ بَعْدِ مَا بَيَّنَّٰهُ لِلنَّاسِ فِى ٱلْكِتَٰبِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ ٱللَّهُ وَيَلْعَنُهُمُ ٱللَّٰعِنُونَ

    Diyanet İşleri

    İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.

    Mustafa İslamoğlu

    Şimdi, katımızdan indirdiğimiz apaçık belgeleri ve rehberlik delillerini Kitab aracılığıyla insanların önüne koyduktan sonra onu gizleyenler var ya: işte Allah'ın ve lanet etme yeteneğine sahip tüm varlıkların lanet ettiği kimseler onlardır.

    Muhammed Esed

    Bakın, katımızdan indirdiğimiz hakikatin ve rehberliğin delilini ilahi kelam aracılığıyla insanlığın önüne koyduktan sonra onu gizleyip örtbas edenlere gelince: İşte onlardır Allah'ın lanet edeceği ve onlardır yargılama yeteneğine sahip herkesin de lanet yağdıracağı.

    Ahmed Hulusi

    Kitapta apaçık bildirdiklerimizden sonra kim ki o işaret ve hidayet vesilelerini gizlerse, işte Allah onlara lanet eder (Allah'tan uzak düşerler), lanet edebilecek herkes dahi lanet eder (yani hem batından hem de zahirden gelen bir Allah'tan ayrı düşmenin sonuçlarını yaşarlar).

    Ali Bulaç

    Gerçekten, apaçık belgelerden indirdiklerimizi ve insanlar için Kitapta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; işte onlara, hem Allah lanet eder, hem de (bütün) lanet ediciler.

    Ali Özek ve heyeti

    İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, indirdiğimiz açık kanıtları ve doğru yolu Kitap'ta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenler; Allah, işte onları lanetler. Ayrıca, lanet edenlerin tümü lanetler. dipnot 31

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 31
      "Lanet edenlerin tümü" olarak yazdığımız tümce, kimi Kur'an çevirilerinde, "Lanet ediciler" veya "Lanet etmek şanından olanlar" veya "Kötüleyiciler" veya "Yargılama yeteneğine sahip olanlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz doğru yolu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.

    Edip Yüksel

    İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti, -biz kitapta halka açıkladıktan sonra- gizleyenleri hem ALLAH ve hem de tüm lanetleyenler lanetler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti, -biz kitapta halka açıkladıktan sonra- gizleyenleri hem ALLAH ve hem de tüm lanetleyenler lanetler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İndirdiğimiz apaçık ayetleri ve doğruyu, Biz onları insanlar için kitapta iyice açıkladıktan sonra, gizleyenlere Allah da bütün lanet edebilenler de lanet eder.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İndirdiğimiz beyyinatı ve ayni bidayet olan ayatı insanlar için biz kitabda beyan ettikten sonra ketm edenler muhakkak ki onlara Allah la'net eder, la'net şanından olanlar da la'net eder

    Erhan Aktaş

    Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; dipnot 1 insanlara Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yolu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; dipnot 1 insanlara Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yolu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; dipnot 1 Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara, hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yolu gösteren bilgileri.

    Gültekin Onan

    Gerçekten, apaçık belgelerden indirdiklerimizi ve insanlar için Kitapta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; İşte onlara hem Tanrı lanet eder, hem de (bütün) lanet ediciler.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, indirdiğimiz o açık açık ayetlerimizi ve doğruyu biz kitabda insanlara onu pek aşikar bir suretde bildirdikden sonra gizleyenler (yok mu?) işte onlar (ın haali:) onlara hem Allah la'net eder ve hem la'net etmek şanından olanlar la'net eder.

    İbni Kesir

    İndirdiğimiz, açık delilleri ve hidayeti, kitabda insanlara açıkça beyan ettikten sonra gizleyenlere; muhakkak ki onlara, Allah la'net eder ve la'net etmek şanından olanlar da la'net eder.

    Mehmet Alagaş

    (158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İndirdiğimiz apaçık delilleri ve dosdoğru yolu, kitapta insanlara açıkladıktan sonra gizleyenlere gelince, onlara Allah da lanet eder, bütün lanet ediciler de lanet ederler.

    Süleyman Ateş

    İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti biz Kitapta insanlara açıkça belirttikten sonra gizleyenler (var ya), işte onlara hem Allah la'net eder, hem bütün la'net edebilenler la'net eder.

    Süleymaniye Vakfı

    İndirdiğimiz açıklayıcı ve yol gösterici ayetleri, insanlar için Kitap'ta açıkça ortaya koymamızdan sonra gizleyenler var ya! Allah, işte onları lanetler /dışlar. Lanet edecek olanlar da onları lanetlerler. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu kitapta açıkça ortaya koyduğumuz halde indirdiğimiz açıklayıcı ayetleri ve ana ayetleri dipnot 1 gizleyenleri Allah dışlar; dipnot 2 dışlayacak durumda olan kimseler de dışlarlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir konuyu özet olarak anlatan ana ayete muhkem, ona benzeyen ve açıklayan ayete de müteşabih denir. Bunları açıklayan iki müteşabih ayette daha olur ve birçok konu çok sayıda ikili ayet ile (mesani) açıklanır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından mealde bu sanat yok sayılmıştır. Bkz. (Bakara 2/49)'un dipnotu.

    Şaban Britch

    İndirdiğimiz açık delilleri ve doğru yolu insanlara kitapta açıkladıktan sonra onu gizleyenler. İşte onlara hem Allah lanet eder, hem de lanet edenlerin hepsi lanet eder.

    Şaban Piriş

    İndirdiğimiz açık delilleri ve doğru yolu kitapta insanlara açıkladıktan sonra onu gizleyenler.. İşte onlara hem Allah lanet eder, hem de lanet edenlerin hepsi lanet eder.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İndirdiğimiz açık-seçik delillerle, kılavuz mesajı; biz onu Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet eder.

  3. Bakara suresi, 160. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 160. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَبَيَّنُوا۟ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    Diyanet İşleri

    Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.

    Mehmet Okuyan

    Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler dipnot 1 ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:89, dipnot 8.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat tevbe edenler, kendini onaranlar ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.

    Muhammed Esed

    Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.

    Ahmed Hulusi

    Ancak bunlardan tövbe edenler (yanlışını idrak edip kesin olarak ondan vazgeçenler) ve ıslah olanlar (içinde bulundukları yanlışlar ortamından çıkanlar) ve gerçeği dile getirenler istisnadır. Ben Tevvab ve Rahıym'im (tövbeyi kabul edip, çeşitli güzel sonuçlarını yaşatan).

    Ali Bulaç

    Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.

    Ali Rıza Safa

    Ancak, pişmanlık gösterenler, düzeltenler ve açıklayanlar; işte onların pişmanlıklarını kabul ederim. Çünkü Ben, Pişmanlıkları Kabul Edenim; Merhametliyim.

    Bayraktar Bayraklı

    Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.

    Edip Yüksel

    Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve açıklayanlar hariç; onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul edenim, Rahim'im.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve (kitabı) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak tevbe edip kendilerini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. Ben, onları bağışlarım. Ben, çok çok tevbe kabul ederim ve çok bağışlarım.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ancak tevbe edib hali düzeltib hakkı söyliyenler başka, ben onları bağışlarım, öyle rahim tavvabım ben

    Erhan Aktaş

    Ancak tevbe dipnot 1 edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak tevbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ancak tövbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tövbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tövbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Ancak, tevbe edip (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (kitabı / indirileni) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.

    Hasan Basri Çantay

    Ancak tevbe (ve rücu) edenler, (hareketlerini) düzeltenler ve (hakıykatı gizlemeyib) iyice açıklayanlar başka. Ben artık onların günahlarından geçerim. Ben en çok tevbeyi kabul edenim, en çok esirgeyenim.

    İbni Kesir

    Ancak tevbe edenler, islah edenler ve (gerçeği) söyleyenler müstesna. Ben; onların tevbelerini kabul ederim. Ve ben Tevvab, Rahim'im.

    Mehmet Alagaş

    (158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak tövbe edip ıslah edenler ve gizlediklerini beyan edenler bundan müstesnadır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çokça kabul edip pek çok merhamet edenim.

    Süleyman Ateş

    Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tevbe eden (hatasından tam olarak dönen), kendini düzelten ve gizlediklerini açıklayanlar başka; onların tevbesini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden ve iyiliği bol olan Benim.

    Şaban Britch

    Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, çokça bağışlayan benim!

    Şaban Piriş

    Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.

  4. Bakara suresi, 161. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 161. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَمَاتُوا۟ وَهُمْ كُفَّارٌ أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ ٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    Fakat ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üstünedir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kâfir olanlar ve kâfir olarak dipnot 1 ölenlere gelince, dipnot 2 işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen [küfür] kelimeleri 159 ve 160. ayetler gereği "gerçeği örtenler" şeklinde anlaşılmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Bakara 2:217, Al-i İmrân 3:86, 91, Nisâ 4:137, 168 ve Muhammed 47:34. ayetlerle okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Küfreden ve küfründe sonuna kadar direnip o hal üzre ölen kimselere gelince: Allah'ın, meleklerin ve tüm insanlığın lanetine uğrayacak olanlar onlardır.

    Muhammed Esed

    Hakikati inkara şartlanmış olanlara ve hakikat inkarcıları olarak ölenlere gelince: Onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve tüm (dürüst ve erdemli) insanların lanetine uğramalarıdır.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki kafir olup (alemlerin ve nefslerinin Allah Esma'sının açığa çıkışı olduğunu inkar edenler) ve bu anlayışla ölenlere gelince. . . İşte Allah laneti (Allah'tan uzak düşmenin sonuçları), meleklerin laneti (nefslerini Esma kuvvelerinden ayrı düşünmenin sonuçları) ve bütün insanların laneti (onlardan uzak düşmenin sonuçları) onların üzerindedir!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, inkar edip kafir olarak ölenler, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Âyetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lâneti onların üzerinedir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, nankörlük ederek, nankörler olarak ölenler; Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti, işte onların üzerinedir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Küfredip de kafir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

    Edip Yüksel

    İnkar edip inkarcı olarak ölenler ise hem ALLAH'ın, hem meleklerin ve hem halkın lanetini kazanır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar edip inkarcı olarak ölenler ise hem ALLAH'ın, hem meleklerin ve hem halkın lanetini kazanır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak, ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüş olanlar işte, Allah'ın laneti, meleklerin laneti, insanların laneti hep onların üstüne olsun.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    amma ayatımızı inkar etmiş ve kafir olarak can vermiş olanlar işte Allahın la'neti, Meleklerin la'neti, insanları la'neti hep onların üstüne

    Erhan Aktaş

    Kafir dipnot 1 olup da kafir olarak ölen kimselere gelince; işte, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 2:88. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafir dipnot 1 olup da Kafir olarak ölen kimselere gelince; işte, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayarak nankörlük edip de kafir olarak ölen kimselere gelince; işte, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

    Gültekin Onan

    Kuşkusuz küfredip kafir olarak ölenler; Tanrı'nın, meleklerin ve tüm insanların laneti bunların üzerinedir.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, küfredib de kendileri kafirler olarak ölenler (yok mu?) işte onlar: Allanın, meleklerine ve bütün insanlarına la'neti onların üstündedir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki küfredip de, kafir olarak ölenlere Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti işte onların üzerinedir.

    Mehmet Alagaş

    (158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnkâr etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlara gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

    Süleyman Ateş

    Ama ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüş olanlar, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların la'neti onların üstünedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Âyetleri gizleyen ve gizlemişken ölenleri; Allah, melekleri ve bütün insanlar dışlayacaktır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ateşe giren her toplum, kendi yoldaşını dışlayacaktır." (Araf 7/38)

    Şaban Britch

    Kâfir olup, o halde ölenler var ya işte Allah’ın, meleklerin insanların hepsinin laneti onlaradır.

    Şaban Piriş

    İnkar edip, o halde ölenler var ya işte Allah'ın, meleklerin insanların hepsinin laneti onlaradır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimizi inkar etmiş ve küfre batmış halde ölenlere gelince; Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların ilenci onlar üstünedir.

  5. Bakara suresi, 162. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 162. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar o lanetin içinde kalıcıdırlar: Onların ne azabı hafifletilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.

    Muhammed Esed

    Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.

    Ahmed Hulusi

    O lanetlerin sonuçlarını sonsuza dek yaşarlar. Bunun azabı asla hafifletilmez ve onlara mühlet (yanlışı düzeltme süreci) de verilmez.

    Ali Bulaç

    Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine (mazeretlerine) de bakılmaz.

    Ali Rıza Safa

    Sürekli onun içinde kalacaklardır. Ne cezaları azaltılacak ne de yardım edilecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Küfredip de kafir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

    Edip Yüksel

    O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar, sonsuza kadar o lanetin altında kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır

    Erhan Aktaş

    Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, sürekli bu halde kalacaklardır. Onlardan bu azap ne hafifletilecek ne de onların yüzüne bakılacak.

    Gültekin Onan

    O durumda/Onda süresiz kalacaklardır. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez/onlar gözetilmezler.

    Hasan Basri Çantay

    Onun (o la'netin, yahud cehennemin) içinde ebedi kalıcıdırlar onlar. Onlardan azab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.

    İbni Kesir

    Onun içinde temelli kalacaklardır. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

    Mehmet Alagaş

    (158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar ebedî olarak lanet içinde kalırlar. Artık onların ne azapları hafifletilir, ne de bir mühlet verilir.

    Süleyman Ateş

    Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar sürekli dışlanmış olarak kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek ne de göz açtırılacaktır.

    Şaban Britch

    Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.

    Şaban Piriş

    Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.

  6. Bakara suresi, 163. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 163. ayet. وَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلرَّحِيمُ

    Diyanet İşleri

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

    Mehmet Okuyan

    İlahınız tek bir ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. Merhametin kaynağıdır, merhametlidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve sizin ilahınız bir tek İlah'dır; O'ndan başka tapılmaya layık hiçbir varlık yoktur; Özünde rahmet sahibi olan O'dur, işinde merhametli olan O'dur.

    Muhammed Esed

    Ve sizin tanrınız, Tek Tanrı'dır; O'ndan başka tanrı yoktur; Rahmandır, Rahimdir.

    Ahmed Hulusi

    İlah kabul ettiğiniz, Vahid'dir (TEK'tir, ikincisi olmayan sayılırlıktan beri olan)! Tanrı yoktur, sadece "HU" ve Rahman ur Rahıym'dir (herşeyi kendi rahmetinden, Esma'sından meydana getirmiştir).

    Ali Bulaç

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır; O'ndan başka ilah yoktur; O, Rahman'dır, Rahim'dir (bağışlayan ve esirgeyendir).

    Ali Özek ve heyeti

    İlâhınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir.

    Ali Rıza Safa

    Tanrınız, Tek ve Eşsiz Tanrıdır. O'ndan başka Tanrı yoktur. O, Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hepinizin tanrısı bir tek tanrıdır. O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur; O, iyiliği bütün varlıkları kapsayandır, çok merhametlidir.

    Edip Yüksel

    Tanrınız bir tek tanrı; O'ndan başka tanrı yoktur. Rahman'dır, Rahim'dir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tanrınız bir tek Tanrı; O'ndan başka tanrı yoktur. Rahman'dır, Rahim'dir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her halde hepinizin tanrısı bir Tanrıdır, O'ndan başka hiç bir tanrı yoktur. O, esirgeyen ve bağışlayandır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde hepinizin Tanrısı bir Tanrı, başka Tanrı yok ancak o, o rahmanı rahim

    Erhan Aktaş

    Sizin ilahınız dipnot 1 bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahmeti Bol ve Kesintisiz Olan'dır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlah, (Çoğulu Alihe) hizmet edilen, tapınılan, kulluk edinilen, koruyucu, gönülden bağlanıp sığınılan, yüceliği karşısında hayrete düşülen, duyularla idrak edilemeyen, gibi anlamları olan bir kavramdır. Hakk veya Batıl olsun tapılmaya layık görülüp ibadet edilen her varlığa ilah adı verildiği ve alihe şeklinde çoğulu bulunduğu dikkate alınınca, ilahın tanrı anlamına geldiği, Allah'ın ise bir ve kendisinden başka "gerçek ilah" olmayanın adı olduğu, diğer bir ifade ile Allah'a özgü bir isim olduğu ortaya çıkar. Kur'an'a baktığımız zaman İlah kelimesinin kök harflerinden hiç fiil gelmediği görülür. El-İlah şeklinde bir kullanımı da yoktur. Bu nokta da sadece Allah kelimesinin El-İlahı yansıttığı görülmektedir. Dolayısı ile Allah ve Tanrı kelimeleri birbirinin anlam eşiti değildir. İlahlar denebilir ama Allahlar denemez. Bu da birbirlerinin eşiti olmadıklarını gösterir. Onun için Allah'a tanrı denmesi doğru değildir. "Allah ancak bir tek ilahtır" (4:171).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahmeti Bol ve Kesintisiz Olan'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahmeti Bol ve Kesintisiz Olan'dır.

    Gültekin Onan

    Sizin Tanrınız tek bir Tanrıdır; O'ndan başka Tanrı yoktur. Rahman'dır, Rahim'dir.

    Hasan Basri Çantay

    Hepinizin Tanrısı (zatinde ve sıfatlarında asla benzeri bulunmayan) bir tek Tanrıdır. Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. O, hem Rahmandır, hem rahimdir.

    İbni Kesir

    Sizin İlahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Rahman'dır, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ondan bir başka hak ilah yoktur. O, Rahmân ve Rahîm olandır.

    Süleyman Ateş

    Tanrınız bir tek Tanrı'dır, O'ndan başka tanrı yoktur, O Rahman'dır, Rahim'dir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin ilahınız, bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur. İyiliği sonsuz, ikramı bol olan O'dur.

    Şaban Britch

    İlahınız tek bir ilahtır. Rahman ve Rahim olan O Allah’tan başka ilah yoktur.

    Şaban Piriş

    İlahınız tek bir ilahtır. Rahman ve Rahim olan O Allah'tan başka ilah yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizin İlah'ınız Vahid'dir, bir tek İlah'tır. İlah yoktur O'ndan başka. Rahman'dır O, Rahim'dir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.