Bakara suresi

Bakara suresi, 157. ayet

Bakara suresi, 157. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَٰتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُهْتَدُونَ

ülâike `aleyhim ṣalevâtüm mir rabbihim veraḥmetüv veülâike hümü-lmühtedûn.

Diyanet İşleri

İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 154–160 · surenin 157. ayeti / 286

Konu Sabır, namaz ve imtihan Bakara 153–157 3

  1. Bakara 154

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  2. Bakara 155

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  3. Bakara 156

    Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.

  4. 157

    İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.

  5. Bakara 158

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.

  6. Bakara 159

    İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.

  7. Bakara 160

    Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

157. “İşte” sözü geçen şekilde sabır niteliğine sahip olanlar “Rab’lerinden bir övgü” yani bir yüceltme ve hallerinin güzelliğine bir iltifat “ve” çok büyük “bir rahmet onların üzerinedir.” Onlara olan rahmetinin bir tecellisi de onları kendisi sebebi ile mükemmel ecir ve mükâfata nail olacakları sabra muvaffak kılmasıdır. “ve hidayete erdirilenler de işte onlardır.” Yani onlar hakkı bilenlerdir -ki bununla burada Allah’a ait olduklarını ve O’na dönecek olduklarını bilmeleri kastedilmektedir- ve bu bilgiye uygun hareket edenlerdir ki bununla da Allah için sabretmeleri kastedilmektedir.

Bu âyet-i kerime şunu da ifade etmektedir: Sabretmeyen kimse sabredenlerin görecekleri karşılıkların zıddını görecektir. Böyle bir kimse Allah tarafından yerilecek, ceza görecek, dalalet ve hüsran ile karşı karşıya kalacaktır. Bu iki kesim arasındaki fark ne kadar da büyüktür! “Sabredenlerin yorulmaları ne kadar az, tahammül gösteremeyenlerin sıkıntıları ise ne kadar büyüktür!”

Bu son iki âyet-i kerime musibetler meydana gelmeden önce ruhları onlara hazırlamaktadır ki meydana geldikleri zaman ruhlara hafif gelsin. Böyle musibetler meydana geldiği takdirde musibetlere ne ile karşı konulacağı da belirtilmektedir ki bu da sabırdır. Sabra neyin yardımcı olduğu ve sabredenlerin alacağı mükâfatlar da açıklanmaktadır. Sabretmeyenin durumunu ise sabredenin halini bilmek suretiyle öğreniyoruz ki bu da sabredenin durumunun tam zıddıdır. Ayrıca böyle bir imtihan Allah’ın öteden beri var olan bir sünneti/kanunudur ki Allah’ın sünnetinde değişiklik olmaz. Yine bu âyetlerde musibetlerin çeşitleri de açıklanmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu sıfatlarla nitelenen kimselere, yüce melekler topluluğunun arasında Allah'tan bir övgü ve üzerlerine inen bir rahmet vardır. İşte onlar hak yola giden doğru yolu bulmuş kimselerdir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike İşte
  2. عَلَيْهِمْ aleyhim hep onlar içindir
  3. صَلَوَٰتٌۭ salevatun salatlar kök: صلو
  4. مِّن min -nden
  5. رَّبِّهِمْ rabbihim Rableri- kök: ربب
  6. وَرَحْمَةٌۭ ۖ ve rahmetun ve rahmet kök: رحم
  7. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte
  8. هُمُ humu onlardır
  9. ٱلْمُهْتَدُونَ l-muhtedune doğru yolu bulanlar kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte Rablerinden salavat (destekler) ve merhamet hep onların üzerinedir; doğru yolu bulanlar da onlardır.

Mustafa İslamoğlu

İşte bunlar, Rablerinin sürekli destek ve bağışına mazhar olanlardır. Doğru yolda olanlar da bunlardır.

Muhammed Esed

İşte Rablerinin nimetleri ve lütfu onlar içindir ve doğru yol üzerinde olanlar işte onlardır!

Ahmed Hulusi

İşte bunlar üzerinedir Rablerinin salavatı (hakikatlerini fark ettirmek üzere tecellisi) ve rahmeti (Esma'sının açığa çıkış seyri güzellikleri). . . İşte bunlardır hidayet bulanların ta kendileri. . .

Ali Bulaç

Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır.

Ali Özek ve heyeti

İşte Rablerinden (gelen) mağfiret (bağışlama) ve rahmet hep onlaradır. Ve hidayete erenler de onlardır.

Ali Rıza Safa

İşte onlara, Efendileri tarafından bağışlanma ve rahmet vardır. Doğru yola erişenler, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İşte Rablerinden af ve rahmet onlaradır ve doğru yola girenler de onlardır.

Edip Yüksel

İşte onlara, Efendi'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar doğruya ulaşanlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte onlara, Rab'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar doğruya ulaşanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte onlar! Onlara Rablerinden mağfiretler ve rahmet vardır ve işte onlar, doğru yola erenlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

işte onlar, rablarından salavat-ü rahmet onlara ve işte hidayete erenler onlar

Erhan Aktaş

İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar dipnot 1 ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Destek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar dipnot 1 ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Destek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte Rabb'lerinden, onlara bağışlama ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

Gültekin Onan

Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar (o teslimiyyet ve istircaı gösterenler yok mu?) Rablerinden mağfiretler ve rahmet hep onların üzerindedir ve onlar doğru yola erdirilenlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

İşte onlar için Rabbları tarafından mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete erenler de onlardır.

Mehmet Alagaş

(154-157) Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Bilakis diridirler ve fakat siz bilincinde / şuurunda değilsiniz. Sizi korku ile açlıkla, mallardan, kişilerden ve ürünlerden eksiltmelerle sınayacağız, sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki muhakkak ki biz Allah içiniz ve muhakkak O’na döndürüleceğiz. (Resul lamba sönse bu duayı okurmuş) İşte onlara Rablerinden destek / salavat ve rahmet vardır, işte onlar yola girmiş olanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, Rablerinden övgü ve rahmete mazhar olanlardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

Süleyman Ateş

İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

Süleymaniye Vakfı

Rablerinin sürekli desteği ve ikramı onlaradır. dipnot 1 İşte onlar, doğru yolda olanlardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah Teala , yapılan iyi davranışları, daha iyisiyle ödüllendirir (Nahl 16/96-97). Allah'ın yaptığı imtihanı, büyük bir sabırla kazanmaya odaklanan kişi, onun sürekli desteğini ve yardımını hak eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sahiplerinin (Rablerinin) sürekli desteği dipnot 1 ve iyiliği onlaradır. Doğru yolda olanlar onlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin metninde geçen salavat = صَلَوَاتٌ , salat = صلاة  kelimesinin çoğuludur. Kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır. (Lisan'ul-Arab) Allah Teala, yapılan iyi davranışları, daha iyisiyle ödüllendirir. Bir ayet şöyledir: "Erkek olsun, kadın olsun, kim inanıp güvenerek iyi iş yaparsa ona güzel bir hayat yaşatırız. Ödüllerini de yaptıklarının en güzeline göre veririz." (Nahl 16/97) Allah'ın yaptığı imtihanları, büyük bir sabırla kazanmaya odaklanan kişi, onun sürekli desteğini ve yardımını hak etmiş olur.

Şaban Britch

Onlara, Rab’lerinden bir mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete ermiş olanlar, işte onlardır.

Şaban Piriş

Onlara, Rab'lerinden bir mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete ermiş olanlar, işte onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyleleri üzerine Rablerinden selamlar, bereketler var, bir rahmet var. İşte bunlardır iyiye ve güzele ermiş olanlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are the recipients of Allah's efficacious grace, on whom Allah, their Creator, has conferred His blessings and mercy. Providence guides them into all truth.

Abdul Haleem

These will be given blessings and mercy from their Lord, and it is they who are rightly guided.

Abdullah Yusuf Ali

They are those on whom (Descend) blessings from Allah, and Mercy, and they are the ones that receive guidance.

Abul A'la Maududi

Upon them will be the blessings and mercy of their Lord, and it is they who are rightly guided.

Aisha Bewley

Those are the people who will have blessings and mercy from their Lord; they are the ones who are guided.

Al-Hilali & Khan

They are those on whom are the Salawât (i.e. who are blessed and will be forgiven) from their Lord, and (they are those who) receive His Mercy, and it is they who are the guided ones.

Ali Quli Qarai

It is they who receive the blessings of their Lord and [His] mercy, and it is they who are the [rightly] guided.

Amatul Rahman Omar

It is they upon whom descend the benedictions from their Lord and His mercy, and it is they who are guided aright.

Arthur John Arberry

upon those rest blessings and mercy from their Lord, and those -- they are the truly guided.

Bijan Moeinian

These are the people who are well guided. God sends His Salutation to them and will shower them with His Mercy.

E. Henry Palmer

These, on them are blessings from their Lord and mercy, and they it is who are guided.

Edip-Layth

To these will be a bonding from their Lord and a mercy; they are the guided ones.

George Sale

Upon them shall be blessings from their Lord and mercy, and they are the rightly directed.

Hamid S. Aziz

These are they on whom are blessings from their Lord and Mercy, and they it is who receive Guidance.

Mahmoud Ghali

Upon those are the prayers from their Lord, and mercy; and those are they (who) are the right-guided.

Marmaduke Pickthall

Such are they on whom are blessings from their Lord, and mercy. Such are the rightly guided.

Mohamed Ahmed - Samira

Who say when assailed by adversity: "Surely we are for God, and to Him we shall return. "

Muhammad Asad

It is they upon whom their Sustainer's blessings and grace are bestowed, and it is they, they who are on the right path!

Mustafa Khattab

They are the ones who will receive Allah’s blessings and mercy. And it is they who are ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

To these will be a bonding from their Lord and a mercy, they are the guided ones.

Rashad Khalifa

These have deserved blessings from their Lord and mercy. These are the guided ones.

Sahih International

Those are the ones upon whom are blessings from their Lord and mercy. And it is those who are the [rightly] guided.

Sam Gerrans

Upon those are duties and mercy from their Lord, and it is they who are the guided.

Shabbir Ahmed

It is they whom their Lord supports and blesses with His Grace. And it is they, they who are guided to the most desirable destination. ((33:43), (33:56)).

Syed Vickar Ahamed

They are those on whom (descends the) blessing from Allah, and (His) Mercy, and they are the ones who receive guidance.

Taqi Usmani

Those are the ones upon whom there are blessings from their Lord, and mercy as well; and those are the ones who are on the right path.

The Monotheist Group

For those there will be contacts from their Lord and a mercy, they are the guided ones.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 157. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 157. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 157. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩