Bakara suresi · 6–7. ayetler

İnkâra saplananlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Bakara suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kâfir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Yâsîn 36:6. Burada uyarı görevinin sürdüğü, ancak inkârcıların uyarılardan etkilenmemesi dile getirilmektedir. Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar: Mâide 5:63, 79; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğâşiye 88:21.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu bir gerçek ki, küfre şartlanmış o kimseleri ha uyarmışsın ha uyarmamışsın, onlar için (ikisi de) bir: iman etmezler.

    Muhammed Esed

    Unutma ki, hakikati inkara şartlanmış olanlar için kendilerini uyarıp uyarmaman fark etmez; onlar inanmazlar.

    Ahmed Hulusi

    Hakikati örten - inkar edenleri uyarsan da uyarmasan da fark etmez, iman etmezler!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, nankörlük edenleri uyarsan da uyarmasan da değişmez; inanmazlar.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkar edenleri uyarsan da uyarmasan da, onlar için aynıdır; iman etmezler.

    Edip Yüksel

    İnkar edenlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; onlar onaylamazlar. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı'yı ve/veya mesajını reddetmek için karar verenler, seçtikleri o yönde yardım görürler. * Onlar böyle bir ön karara bağnazca sarıldıkları sürece hiçbir kanıtı ve hidayeti göremezler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar edenlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; onlar inanmazlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlarca aynıdır. İman etmezler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Amma o küfre saplananlar, ha inzar etmişin bunları ha etmemişin onlarca müsavidir, imana gelmezler

    Erhan Aktaş

    Şu bir gerçektir ki: Kafirleri dipnot 1 uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şu bir gerçektir ki: Kafirleri dipnot 1 uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şu bir gerçektir ki: Gerçeği yalanlayan nankörleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, kafirleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir / aynıdır; onlar inanmazlar.

    Hasan Basri Çantay

    Şu muhakkak ki küfr edenleri inzar etsen de onlarca bir, kendilerini inzar etmesen de inanmazlar.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki o küfretmiş olanları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mim, Bu, içerisinde şüphe olmayan kitaptır, sakınanlara / muttakilere yol göstericidir / kılavuzdur, muttakiler öylelerdir ki gayba iman ederler, namazı kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden harcarlar / infak ederler (hakkı olandan başkaları için harcarlar, harcama yetkisini onlara verirsen zekat yahut sadaka olur, onlar için sen harcarsan infak olur) Muttakiler öylelerdir ki sana indirilene ve senden önce indirilen ne varsa iman ederler ve diğer hayata / ahirete de inanmışlardır / ikna olmuşlardır, Onlar, Rablerinden bir kılavuz üzeredirler ve işte onlar , kurtuluşa erenlerdir. Kafirler öyleleridir ki onları uyarsan da yahut uyarmasan da bu onlar için aynıdır , onlar iman etmezler, Allah onların kalplerini ve işitmelerini mühürledi, görmeleri üzerinde de perde vardır, onlara çok büyük bir azap / azametli bir azap vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da birdir, iman etmezler.

    Süleyman Ateş

    İnkar edenlere gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir; inanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenleri /ayetleri görmezlikte direnenleri dipnot 1 uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arapçada "küfr", örtme; "kafir", örten anlamına gelir (Müfredat). Kur'an'da kafirin ilk örneği İblis'tir (Bakara 2/34). Allah ona, Adem'e secde etmesini emrettiği halde etmemiş, "Sana emrettiğimde secde etmemene yol açan engel neydi?" diye sorduğunda da "Ben ondan daha değerliyim. Beni ateşten yarattın ama onu balçıktan yarattın." (A'raf 7/12) diyerek, sanki Allah ona, neden yaratıldığını sormuş gibi farklı bir cevapla, kendine verilen emrin üstünü örtmüş ve davranışında ısrarcı olmuştu. Bu sebeple kafirlik kelimesini en iyi karşılayan ifade "görmemekte direnmek"tir. Bir kişi, Allah'ın ayetlerine inandıktan sonra onlardan bir tanesini dahi görmemekte direnirse üstünü örtmüş ve kafir olmuş olur (Al-i İmran 3/86-90, 106, Neml 27/14). Bu kişi, direnmesine sebep olan şeyi Allah'ın seviyesine çıkardığı için de müşrik olur. Bundan dolayı her kafir, müşrik; her müşrik de kafirdir (Al-i İmran 3/151).
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetleri görmezlikte direnenler için fark etmese de Müslümanların onları, uygun ortamlarda (A'la 87/9-12) uyarmaya devam etmesi gerekir (A'raf 7/163-166, Hicr 15/94, Yasin 36/10).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kafirleri (ayetleri görmezlikten gelenleri) dipnot 1 uyarsan da uyarmasan da fark etmez; onlar inanıp güvenmezler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Küfür, örtme; kafir, örten demektir (Müfredat). Kur'an'ın Allah'ın kitabı olduğunu anlayan bir kişi, ondaki ayetlerden birini bile görmek veya duymak istemeyince onun üstünü örtmüş ve kafir olmuş olur.

    Şaban Britch

    Kâfirlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

    Şaban Piriş

    Kafirlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki, o küfre batmış olanları sen korkutsan da korkutmasan da onlar için aynıdır; iman etmezler.

  2. Bakara suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 7. ayet. خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَعَلَىٰ سَمْعِهِمْ وَعَلَىٰٓ أَبْصَٰرِهِمْ غِشَٰوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan

    (Bu nedenle) Allah onların kalplerini ve işitme (duyu)larını mühürlemiştir. dipnot 1 Gözlerinde de (manevi) perde vardır; onlar için büyük bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkârcıların kalplerinin ve kulaklarının mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Câsiye 45:23; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah onların kalpleri ve kulakları üzerine mühür vurmuştur, gözleri üzerinde de bir tür perde vardır; işte onlardır korkunç bir azabı hak edenler.

    Muhammed Esed

    Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir ve gözleri üzerinde de bir perde vardır; dehşet verici bir azap beklemektedir onları.

    Ahmed Hulusi

    Allah, onların, beyinlerindeki hakikat algılamasını kilitlemiştir; basiretleri perdelidir. Yaptıklarının sonucu olarak feci bir azabı hak etmişlerdir.

    Ali Bulaç

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah, onların yüreklerine ve kulaklarına damga vurmuş, gözlerine de perde çekmiştir. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Bu nedenle Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde çekilmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH kalplerini ve kulaklarını mühürler. Gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlar içindir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH kalplerini ve kulaklarını mühürler. Gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlar içindir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş; gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı pek büyük bir azaptır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah kalblerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine bir perde inmiştir ve bunların hakkı azim bir azaptır

    Erhan Aktaş

    Allah, onların dipnot 1 kalplerini dipnot 2 ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafirlerin.
    2. metne dön, dipnot 2
      İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda kalp ile beyin arasındaki iletişim üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda kalbin beyin fonksiyonlarını etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir. Tıpkı göz, kulak vs. ile beyin arasındaki iletişim gibi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, onların dipnot 1 kalplerini dipnot 2 ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafirlerin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Akletme yetilerini. Kalp; akletmenin, idrak etmenin, düşünmenin organıdır, merkezidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, onların kalplerini dipnot 1 ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Akıllarını. Kalp; akletmenin, idrak etmenin, düşünmenin organıdır, merkezidir. "Kalp" sözcüğü, biyolojik anlamı ile kan pompalama organı olan kalp değildir.

    Gültekin Onan

    Tanrı, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlaradır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah onların kalblerine de, kulaklarına da mühür basmışdır. Gözlerinin üzerinde bir de perde var. En büyük azab onlarındır.

    İbni Kesir

    Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir perde vardır ve onlar için büyük bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mim, Bu, içerisinde şüphe olmayan kitaptır, sakınanlara / muttakilere yol göstericidir / kılavuzdur, muttakiler öylelerdir ki gayba iman ederler, namazı kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden harcarlar / infak ederler (hakkı olandan başkaları için harcarlar, harcama yetkisini onlara verirsen zekat yahut sadaka olur, onlar için sen harcarsan infak olur) Muttakiler öylelerdir ki sana indirilene ve senden önce indirilen ne varsa iman ederler ve diğer hayata / ahirete de inanmışlardır / ikna olmuşlardır, Onlar, Rablerinden bir kılavuz üzeredirler ve işte onlar , kurtuluşa erenlerdir. Kafirler öyleleridir ki onları uyarsan da yahut uyarmasan da bu onlar için aynıdır , onlar iman etmezler, Allah onların kalplerini ve işitmelerini mühürledi, görmeleri üzerinde de perde vardır, onlara çok büyük bir azap / azametli bir azap vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

    Süleyman Ateş

    Allah, onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerine de perde inmiştir. Onlar için büyük bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    (Sanki) Allah kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerinin üzerine de perde inmiştir! dipnot 1 Onlar için büyük bir azap vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafirlerin ön yargıları, istiare-i temsiliyye /alegori ile canlandırılmıştır (Keşşaf). İstiarede benzetme edatı gizlenir. Buradaki mecaz gerçek sanıldığı için benzetme edatı, tarafımızdan "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır (Yasin 36/8-10, Lokman 31/6-7, Casiye 45/6-7). "Sanki" edatı yazılmazsa Allah'ın kafirlere, tövbe kapısını kapattığını ve özgürce karar almalarını engellediği anlaşılabilir (Nisa 4/18). Oysa tövbe edildiği yani yanlıştan dönüldüğü takdirde (Bakara 2/160) affedilmeyecek bir günah yoktur (Bakara 2/159-160, Al-i İmran 3/86-89, Zümer 39/53). Ayetleri görmezlikte direnenler, gerçekleri görmek, duymak ve anlamak istemezler (Fussilet 41/5). Sanki Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerine de perde inmiş gibi davranırlar. Ayrıca Allah, kafirleri, en'ama yani koyun, keçi, sığır ve deveye benzetmiştir. Bunun sebebi de kalplerini, kulaklarını ve gözlerini bir insan gibi kullanmamalarıdır (A'raf 7/179, Furkan 25/43-44). Ayrıca bakınız: Nisa 4/155, Maide 5/13, En'am 6/46, A'raf 7/100-101, Tevbe 9/87,93, Yunus 10/74, Nahl 16/106-108, Rum 30/58-59, Mü'min 40/35, Casiye 45/23, Muhammed 47/16, Saff 61/5, Münafikun 63/3, Mutaffifin 83/14.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sanki kalplerini ve kulaklarını Allah mühürlemiş, gözleri de perdelidir dipnot 1 . Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette kafirlerin önyargıları, istiare-i temsiliyye (alegori) denen mecazi anlatımla canlandırmıştır, istiarede benzetme edatı gizlenir ama bu mecaz, gerçek sanıldığı için burada benzetme, tarafımızdan "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır.

    Şaban Britch

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır ve onlar için büyük bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır ve onlar için büyük bir azap vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların kafa gözleri üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.