Diyanet İşleri
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.
En'âm suresi
En'âm suresi, 39. ayet. وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
velleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ ṣummüv vebükmün fi-żżulümât. mey yeşei-llâhü yuḍlilh. vemey yeşe' yec`alhü `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yalanlanan peygamberler; "her canlı bir ümmettir" En'âm 33–39 3
(Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler.
Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" (Ey Muhammed!) De ki: "Şüphesiz Allah'ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor."
Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.
(Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).
Hayır! (Bu durumda) yalnız O'na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah'a ortak koştuklarınızı unutursunuz.
Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
39. Bu buyruk, Allah’ın âyetlerini ve O’nun peygamberlerini yalanlayanların halini beyan etmekte, kendi kendilerine hidâyet kapısını kapatmış olduklarını ve helâke götüren kapıyı açtıklarını açıklamaktadır. Onlar hakkı işitmekten yana “sağır”, hakkı ifade etmekten yana da “dilsiz kimselerdir”, konuşurlarsa ancak batıl konuşurlar. Üstelik “karanlıklarda kalmış” kimselerdirler. Yani cahilliğin, küfrün, zulmün, inadın ve günahların karanlıklarına gömülmüşlerdir. Bu da Yüce Allah’ın onları saptırmasına dahildir. Çünkü “Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yol üzerinde tutar.” Lütuf ve hikmetinin gereğine göre hidâyete ileten ve dalâlette bırakan yalnızca O’dur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ayetlerimizi yalanlayanlar; duymayan sağırlar, konuşamayan dilsizler gibidir. Bununla birlikte onlar karanlıkta da göremezler. Bu halde olan hiç hidayet bulabilir mi? Allah insanlardan kimleri saptırmak isterse saptırır ve kimlere hidayet etmek isterse de onları hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yola yönelterek hidayet üzerine kılar.
Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…
Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş)
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صمم (15 geçiş)
(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…
Aynı kök: صمم (15 geçiş)
Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. dipnot 1 Allah dilediğini (layık olanı) saptırır; dilediğini (layık olanı) da doğru yola ulaştırır. dipnot 2
Mesajlarımızı yalanlayanlar, karanlığa mahkum olmuş sağırlar ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır; ve kimi de dilerse onu dosdoğru bir yola yönlendirir.
Mesajlarımızı yalanlayanlar, zifiri karanlığa gömülmüş sağırlar ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır; ve dilediğini de dosdoğru yola yöneltir.
İşaretlerimizdekileri yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağırlar (hakikatlerini algılayamayanlar) ve dilsizlerdirler (Hakk'ı itiraf etmeyenler). Allah dilediğini saptırır, dilediğini de sırat-ı müstakimde tutar!
Bizim ayetlerimizi yalan sayanlar karanlıklar içinde sağırdırlar, dilsizdirler. Allah, kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, kimi dilerse de onu dosdoğru yol üzerinde kılar.
Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola iletir.
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içindeki sağırlar ve dilsizlerdir. Çünkü Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yola eriştirir.
Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklara gömülmüş sağır ve dilsizlerdir. Allah, sapmayı dileyeni saptırır; doğru yola girmeyi dileyeni de doğru yola yöneltir.
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde bulunan birer sağır ve dilsizdirler. ALLAH kimi dilerse saptırır, kimi de dilerse doğru yola iletir.
Ayetlerimizi yalan diyenler karanlıklar içinde bulunan birer sağır ve dilsizdirler. ALLAH kimi dilerse saptırır, kimi de dilerse doğru yola koyar.
Ayetlerimize yalan diyenler karanlıklar içinde bir sürü sağırlar ve dilsizlerdir. Kim dilerse Allah onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru bir yol üzerinde bulundurur.
Ayetlerimize yalan diyenler, bir takım sağırlar ve dilsizlerdir, zulmetler içindedirler, kimi dilerse Allah şaşırtır, kimi de dilerse bir tarikı müstekim üzerinde bulundurur
Ayetlerimizi yalanlayan kimseler, karanlıklar dipnot 1 içinde kalmış, sağırlar ve dilsizlerdir. Allah hak edeni saptırır dipnot 2 hak edeni dipnot 2 de dosdoğru yola iletir.
Âyetlerimizi yalanlayan kimseler, karanlıklar dipnot 1 içinde kalmış, sağırlar ve dilsizlerdir. Allah hak edeni saptırır dipnot 2 hak edeni dipnot 2 de dosdoğru yola iletir.
Âyetlerimizi yalanlayan kimseler, karanlıklar dipnot 1 içinde kalmış, sağırlar ve dilsizlerdir. Allah dileyeni saptırır dipnot 2 , dileyeni de dosdoğru yola iletir. dipnot 3
Bizim ayetlerimizi yalan sayanlar karanlıklar içinde sağırdırlar, dilsizdirler. Tanrı kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, kimi dilerse onu dosdoğru yol üzerinde kılar.
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda (kalmış) sağırlar, dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır, kimi de dilerse onu doğru yol üstünde tutar.
Ayetlerimizi yalanlayanlar ise; karanlıklarda kalmış sağırlar, dilsizlerdir. Allah; kimi dilerse, onu şaşırtır. Kimi de dilerse; onu dosdoğru yol üstünde tutar.
(33-45) Kesinlikle biz biliyoruz ki onların söyledikleri seni hüzünlendiriyor, onlar kesinlikle seni yalanlamıyorlar, zalimler Allah’ın ayetlerine karşı çaba içindeler, (onların derdi seninle değil bizimle) senden önce de kesinlikle elçiler yalanlandı (yeni bir şey değil ki) yalanlamalarına ve eziyetlerine yardımımız gelene kadar sabrettiler, Allah’ın kelimelerinin yerine başka kelimeler getirilemez, kesin olan şu ki elçilerin haberlerinden sana da geldi, onların sırtlarını dönmeleri senin ağrına gittiyse, eğer ki gücün de yeterse yerde ulaşabileceğin bir tüneli ya da semaya bir merdiveni delil olarak / ayet olarak onlara getir, eğer ki Allah dileseydi onların hepsi yola girmiş olarak / hidayete ermiş olarak biraraya gelirlerdi, Aman ha cahillerden olma. Muhakkak ki işiten kimseler cevap verir, ölüleri ise Allah tekrar diriltir sonrada ona geri götürülürler /rücu edilirler, dediler ki Rabbinden üzerimize bir mucize / ayet indirilse ya! de ki ayet indirmeye güç yetiren muhakkak ki Allah'tır ve fakat onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Arzda hiçbir yaratık yahut kanatlarıyla uçan yok ki sizler gibi bir toplum / ümmet olmasınlar, kitapta biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık, s onra Rabbinizde bir araya geleceksiniz. Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıktaki sağırdırlar dilsizdirler, Allah kimi isterse onu saptırır, kimi isterse de onu doğru yol üzere / istikamet üzere yapar. De ki görebilir misiniz? size Allah'ın azabı gelse ya da saat size gelse , eğer sözünüze bağlı / sözünüze sadık iseniz Allah'tan başkasını çağırır mısınız? Bilakis sadece O’nu çağırırsınız, O da isterse , O’nu ne için çağırdı iseniz onu giderir ve siz de unutursunuz teşekkür etmezsiniz. Kesin olan şu ki senden önceki toplumlara da gönderdik, zararla ve darlıkla onları tutup yakaladık böylelikle belki yakarırlar / belki yalvarırlar diye. Bari darlığımız onlara geldiğinde yalvarıp yakarsalardı ve fakat kalpleri katılaştı / kasetleşti ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Ne zaman ki O ’nu / Allah’ı hatırlamayı unuttular, biz de her bir şeyin kapısını onlara açtık, ta ki onlara verilenlerle şımardıklarında / ferahladıklarında ansızın / birdenbire onları tutup yakaladık ve o zaman da onlar , ümitsizliğe düştüler, zalim kavmin ardı arkası kesildi, evrenlerin / alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun.
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yol üzerinde tutar.
Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola koyar.
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar; sağırdırlar, dilsizdirler, karanlıklar içindedirler. Allah sapıttığına onay verdiği kişiyi sapık sayar, doğru davrandığına onay verdiğini de doğru bir yola koyar dipnot 1 .
Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar, karanlığa gömülmüş sağırlar ve dilsizlerdir. Kim sapıklığı tercih ederse Allah onu sapık sayar. Kim de doğru yolu tercih ederse onu da doğru bir yola koyar.
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de dosdoğru yola yöneltir.
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir; Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de dosdoğru yola yöneltir.
Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklara gömülmüş sağır ve dilsizlerdir. Allah, dilediği/dileyen kişiyi şaşırtır, dilediğini/dileyeni de dosdoğru yol üzerine koyar.
Those who denied Our revelations and signs betokening Omnipotence and Authority, and denied your mission O Muhammad are indeed deaf and dumb; they are shrivelled into the darkness of want of spiritual and intellectual sight. But Allah misguides the minds of whom He. Will and guides to His path of righteousness whom He will.
Those who reject Our signs are deaf, dumb, and in total darkness. God leaves whoever He will to stray, and sets whoever He will on a straight path.
Those who reject our signs are deaf and dumb,- in the midst of darkness profound: whom Allah willeth, He leaveth to wander: whom He willeth, He placeth on the way that is straight.
Those who gave the lie to Our signs are deaf and dumb and blunder about in darkness. dipnot 1 Allah causes whomsoever He wills to stray in error, and sets whomsoever He wills on the straight way.' dipnot 2
Those who deny Our Signs are deaf and dumb in utter darkness. Allah misguides whoever He wills, and puts whoever He wills on a straight path.
Those who reject Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) are deaf and dumb in the darkness. Allâh sends astray whom He wills and He guides on the Straight Path whom He wills.
Those who deny Our signs are deaf and dumb, in a manifold darkness. Allah leads astray whomever He wishes, and whomever He wishes He puts him on a straight path.
And those who cry lies to Our signs are deaf and dumb, (grouping) in utter darkness. Allâh allows to perish whom He will. And whom He will, He sets on the right and exact path.
And those who cry lies to Our signs are deaf and dumb, dwelling in the shadows. Whomsoever God will, He leads astray, and whomsoever He will, He sets him on a straight path.
Those who choose to disregard My Revelations are like deaf and blind people in the absolute darkness. Whoever God decides [based upon the person's "merit"], will be left in the darkness and whoever He decides, will be guided to the straight path.
Those who say our signs are lies - deafness, dumbness, in the dark! whom He pleases does God lead astray, and whom He pleases He places on the right way.
Those who deny Our signs, they are deaf and dumb, in darkness. Whoever God wishes He misguides, and whoever He wishes He makes him on a straight path.
Those who have rejected Our signs are deaf and dumb, in utter darkness. Whom Allah wills He lets go astray and whom He wills He places on the right path.
Those who rejected Our signs are deaf and dumb, in darkness! Whom He pleases does Allah sends astray, and whom He pleases He places on the Straight Way.
And the ones who have cried lies to Our signs are deaf and dumb in the darkness (es). Whomever Allah decides, He leads away into error, and whomever He decides, He sets (Literally: makes) him on a straight Path.
Those who deny Our revelations are deaf and dumb in darkness. Whom Allah will sendeth astray, and whom He will He placeth on a straight path.
Those who deny Our revelations are deaf, dumb, and lost in the dark. God sends whosoever He wills astray, and leads whom He will to the straight path.
And they who give the lie to Our messages are deaf and dumb, in darkness deep. Whomever God wills, He lets go astray; and whomever He wills, He places upon a straight way.
Those who deny Our signs are ˹wilfully˺ deaf and dumb—lost in darkness. Allah leaves whoever He wills to stray and guides whoever He wills to the Straight Way.
And those who deny Our signs, they are deaf and dumb, in darkness. Whoever God wishes He misguides, and whoever He wishes He makes him on a straight path.
Those who reject our proofs are deaf and dumb, in total darkness. Whomever GOD wills, He sends astray, and whomever He wills, He leads in a straight path.
But those who deny Our verses are deaf and dumb within darknesses. Whomever Allah wills - He leaves astray; and whomever He wills - He puts him on a straight path.
And those who deny Our proofs are deaf and dumb, in darkness. Whom God wills, He leads him astray; and whom He wills, He sets him on a straight path.
Those who deny Our Signs are deaf and dumb, in total darkness. Straying, and Guidance take place according to the Divine Laws (4:88).
Those who reject Our Signs are deaf and dumb— Dwelling in the middle of entire darkness: Whomsoever Allah wills, He leaves to wander: Whomsoever He wills, He places on a Straight Path.
Those who gave the lie to Our signs are deaf and dumb, in layers of darkness. He lets whomsoever He wills go astray, and brings whomsoever He wills on the straight path.
And those who deny Our revelations, they are deaf and dumb, in darkness. Whoever God wishes He misguides, and whoever He wishes He puts him on a straight path.